1 Ara 2007

,

Denizli garip takım


Alex'in geçen hafta bilerek sarı görmesini anlamsız bulup Denizlispor'u mevki kaosu yaşayan son yılların en garip Galatasaray'ı karşısındaki ezik futboluyla değil, Kayserispor karşısındaki etkili oyunuyla değerlendirmiştim.. Sanırım hata yapmışım.. Standartlarının hayli altında kalıp oldukça kötü bir futbol oynayan Fenerbahçe'yi de aynen Galatasaray maçında olduğu gibi ısıramadılar ve Fenerbahçe'den daha berbat bir futbol oynamayı başardılar.. Öyle ki, hayli kötü ve organizasyonsuz bulduğum Fenerbahçe belki de sene başından beri en pozisyonlu maçını oynadı, 90 dakika boyunca 8-9 tane net pozisyona girmeyi başardılar bu halde bile.. O kadar sıradan ve şuursuz bir yapıdaydı Denizli..

Uğur Boral sol tarafta uzun süre yedek kaldıktan sonra çıktığı ilk maçta inanılmaz oynadı.. Wederson'dan çok daha etkiliydi hücumda ama Fenerbahçe'nin üstüne gelmeye korkan Denizlispor'a karşı savunmada gösterdiği zaafiyetler ortaya çıkmadı.. Wederson'un takıma girişi Roberto Carlos'un ileri çıkışlarının arkasını doldurmasıyla ve defansif yapısıyla değer kazanmıştı, bu bağlamda Uğur Boral'ın sol taraf için hala önünde zaman var diyebilirim.. Bu arada oyundan çıkışı da ilginçti, Zico'yla 5 dakika boyunca hararetli konuşmalarının nedeni oyundan alınmasına tepkisiyse (ki ben öyle anladım) ayıp denen bir şey var.. Gereken ayarı verirler sanırım öyle bir durumsa, ki Zico 5 dakikada bi sekans çekti orada..

Dikkatimi çeken bir diğer konuysa son haftaların popüler ismi Gökhan Gönül'deki ürkeklikti.. Inter maçında kanadından 3 gol yenmesine sebep olan isimlerin başında gelen Gökhan'ın ileriye çıkmakta bu kadar ürkek davranması o maçtaki kötü oyunuysa pek iyi değil, eğer Zico'nun tembihleriyse normal.. Ama bariz bir şekilde görüldü etkisiz futbolu.. 1 haftaya atar sanırım onu..

Hakem ilk yarıda net bir Fenerbahçe penaltısını, ikinci yarıda da Denizlispor golünü yedi (85. dakikadaki pozisyonda emin değilim ama bana ofsaytı bozuyor gibi geldi Carlos..) O iki pozisyon dışında kusursuza yakın bir maç çıkardı Yıldırım..

Bir diğer ilgimi çeken konuysa Alex'in bilerek sarı görmesi üzerine ettiğim kelamlardan sonra Lugano'nun durumu oldu.. Alex'in geçen hafta gördüğü sarının teknik kadroyla beraber alınmış bir karar olduğunu düşünmüştüm.. Ama sanırım Alex'in kendi kararıymış.. O hareketi ne kadar yanlış bulduysam Lugano'nun Denizli'ye getirilmemesi de o kadar yanlıştı bence.. Madem getirilmeyecekti sınırda diye, bari geçen hafta o da görseydi kartını.. Alex'in durumundan daha beter bir hadise olmuş..

0 YORUM:

Blogger tarafından desteklenmektedir.