24 Kas 2007

Beşiktaş Cola Turka - Galatasaray Cafe Crown


Fotoğraf: Turkbasket.com

Beklediğim bir sonuç çıkmadı maçtan, 10 sayı civarıyla Beşiktaş rahat kazanır diyordum, Galatasaray beklemediğim kadar iyi oynayıp daima maçı elinde tutmayı başardı.. Akatlar'da bu tip bir performans çıkarmak çok zordur, kutlamak lazım..

Beşiktaş'ı kaybetmesine rağmen yine beğendim.. Yaptıkları, yapabilecekleri, oyun planları her zaman belli.. O standartı erken yakalamış durumdalar ve yılın geri kalanı için iyiye işaret bu.. Efes Pilsen maçından sonra kullandığım "Yabancıları hep belli bir standartın üstündeler, en büyük avantajları da bu ama kaliteli Türkleri bench'e ekleyemezlerse onlara bağlı kalacaklar daima.." demiştim.. Bu maçta Rick Apodaca ve biraz da Preston Shumpert dışında diğer yabancılardan beklediği verimi alamadı Beşiktaş.. Sandro Nicevic'in daha etkili olmasını bekliyordum ama Galatasaray'ın uzunları enerji ve güç bakımından bu maç için biraz ağır geldi..

Galatasaray'da en büyük kazanç Dee Brown.. Bugün son derece kötü oynadı, son periyotta da felaket hatalar yaptı.. Ama genç yaşında takıma verdiği güven ve liderliği inanılmaz boyutlarda.. İstatistik olarak fazla şey vermiş değil sene başından beri ama kattığı diğer değerler çok daha büyük.. İstatistik yönünden etkili olmamasında bir etken de kendisinin bu yolu seçmesi diye düşünüyorum.. Yoksa her maç 15 sayı, 5 asist gibi ortalamaları rahatlıkla tutturabilecek düzeyde bir oyuncu ama arkadaşlarını oyuna katmayı çok seviyor.. Murat Özyer'le birlikte aldığı bir karar mıdır bu bilmiyorum ama takımı daha iyiye götürdüğü gerçek.. Robert Hite da büyük kazanç.. Çok atletik, savunmada etkili, rebolarda yardımcı ve tam bi sharp shooter.. O da geçen seneki Gerald Fitch'in en kötü tarafı olan oyunu fazla tek başına oynamak hastalığını Dee Brown gibi barındırmayan bir oyuncu.. 1-2 numarada gerçekten taşıyorlar takımı..

Charles Gaines ve Chris Owens hala şüpheyle baktığım ve açıkçası harcanan paraya göre yerlerine daha iyilerinin bulunabileceğini düşündüğüm adamlar.. Hüseyin gibi uzun olmasına rağmen mücadele gücü barındırmayan bir oyuncunun yanına güçlü, biraz kalın, kısa olmasına rağmen pota altına gereken "hustle" işlemini yerine getirebilecek bir oyuncu tipi gelmesini doğru buluyorum.. Ama Charles Gaines'ten daha yetenekli ve etkilisi bulunamaz mıydı onda emin değilim işte.. Kısa boyuna rağmen box'lardaki bilgisi, rebolardaki zamanlaması, savunmadaki etkisi ve mücadele gücü gerçekten bu lig için yeterli.. Ama hücumda çok balta.. Sırtı ya da yüzü dönük hiçbir silahı bulunmuyor ve takımı hücumda tamamen 4 kişi bırakıyor.. Chris Owens biraz daha etkili.. Post up oyununa sahip, yüzü dönükken kendi ebatlarındaki oyunculara karşı hızlı ve driplingçi olabiliyor.. Şutu berbat ama yine de atmaktan korkmuyor falan.. Ama bilmiyorum, ondan da yeterli güveni alamıyorum hala.. İkisine de bildiğim kadarıyla piyasaya göre iyi paralar verildi ve daha etkili, yetenekli muadilleri bulunabilirdi diye düşünüyorum.. Yine de Hüseyin'in yanına gerekli kas ve mücadele gücünü getirmediklerini de söyleyemiyorum.. Beşiktaş gibi gerçekten 2 tane etkili uzunu barındıran bir takımın pota altını bu akşam baya bi tarumar ettiler.. (Beşiktaş'ın uzun rotasyonundaki eksiklik de bugün biraz daha ortaya çıktı..)

Sonuç olarak iki takım için de güzel maç oldu.. Galatasaray hala dengesiz.. 3 gün önce içerde Charleroi'ya kaybedip gelip Akatlar'da Beşiktaş yendiler.. Ama başta da söylediğim gibi böyle bir atmosferde maçı 40 dakika boyunca elinde tutmak psikolojik ve takım olabilme yönlerinden büyük kazanç..

Takımla ilgili güven vermeyen bir diğer kişiyse ne yazık ki Murat Özyer.. Savunmacı yapısına saygı duyuyorum ama hücumdaki etkisizliği izlediğim her Galatasaray maçında çileden çıkartmaya yetiyor beni.. Bu akşam sağdan penetre eden oyuncunun üzerine yardım geldiği anda dipten dışarıya çıkıp sol çapraza yerleşen oyuncuya verdiği pas sonrası bir başka cut'la sol dibe yerleşen oyuncuya verilen pasla bomboş şut ve üç sayı bulma imkanını birkaç kez güzel değerlendirdi Galatasaray.. Böyle atraksiyonları her maç görmek istiyoruz ama bir maç içinde bile istikrarlı set kullanımı yok.. Daha çeşitli şeyler lazım bu takıma.. Robert Hite gibi atletik, kendi şutunu yaratabilen ve kusursuz statik şuta sahip bir oyuncu için hala özel bir set görememek pek mutluluk verici bir gelişme değil..

1 YORUM:

farawaysoclose dedi ki...

BJK herşeyi (hemen hemen) doğru yaptı ama işte kader kısmet mi denir nedir, boş şutların hiç biri girmedi. Ergin Ataman da iyi yönetti takımını ama artık kurşun mu döktürürler, başlarında kilit mi açtırırlar naparlar bilemem.
GS rahat, sakin güle oynaya oynadı, onların her attığı girdi.
Son cümlelerim de yayıncı kuruluşa (ey NTV duy sesimi!!). Bu kadar basit olmamalı artık maç yayınlamak. Maçtan 30 saniye önce yayına gir, her molada her boşlukta hemen reklama bağlan, maç bitiminde olmuş olsun diye 10 saniyelik röportaj... yayınlamayın kardeşim madem öyle. hayır aynı kanal NBA yayınlarını da veriyor. neyin nasıl olması gerektiğini biliyorlar. bu kadar olmuş olsun diye yayın yapılmaz ki.

Blogger tarafından desteklenmektedir.