16 Şub 2008

Karşıyaka 75-74 Galatasaray


Maçın Galatasaray adına kilit noktası Charles Gaines'in diskalifiye edilmesiydi.. Pota altı mücadelesi Gaines'in gidişiyle bir anda bitti, takımın gücü düştü.. Gaines geldiğinde uzun süre şüpheyle yaklaştığım bir oyuncuydu ama artık çok çok önemli olduğunu biliyorum takım için.. Pota altı sertliği konusunda takımın her şeyi durumunda.. İyi savunmacı, iyi rebocu ve Galatasaray'ın savunmacı yapısıyla birlikte çıkılan hızlı hücumlarda iyi bir koşucu olmasıyla bir uzun için gerçekten takıma cuk oturuyor.. Karşıyaka da sakatlık yüzünden guard'larını, faul yüzünden Asım Pars'ı kaybetti tabi, onları da unutmamak lazım..

Murat Özyer bence fazla yanlış yaptı maç içinde.. Öncelikle ilk defa 5 yabancılı bir şekilde izliyorum Galatasaray'ı.. Britton Johnsen yeni katıldı takıma.. İlk olarak onun hakkında bir şeyler söyleyeyim.. Quinton Hosley'ye sarkılmasının etik açıdan doğru olmadığını söylemiştim burada ama Murat hoca o yüzden değil, başka nedenlerle istemedi Hosley'yi.. Hosley'yi almayıp da onun en az 3 gömlek altı gibi duran bu Johnsen'i almak nasıl bir mantıktır anlayamadım, bunu öncelikle belirtmekte fayda var.. Daha izlemek lazım elbette ama savunmada ve hücumda Hosley'den üstün olabileceğini sanmıyorum bu beyaz Amerikalının.. 5 yabancılı ilk maçtır derken kuralın 3+2 olması nedeniyle rotasyonun nasıl oluşacağını merak ediyordum.. Rotasyonu kurmakta da çok zorlandığını gördüm Murat hocanın.. Johnsen'in oyuna ilk girişinde Hite çok uzun süre kenarda unutuldu.. Gayet iyi bir günündeydi şut performansı yönünden ve Karşıyaka'nın uzun süreli alan savunmasına çok kötü hücum ediyordu takım.. Hite'ı kenarda unuttu resmen Murat Özyer ve en önemli hatalarından biriydi..

İkinci olarak Gaines diskalifiye edildiğinde 4-5 numara Johnsen-Owens oldu bir süre.. Takımın pota altı savunması anormal düştü, topu eline alan Karşıyakalı içeri penetre etmeye başladı.. Hem takımın savunma dengesi bozuldu, hem de Karşıyaka o dönemde çok rahat sayılar buldu içeriden.. Hüseyin'in hemen oyuna girip içeriye hacim ve uzunluk getirmesi gerekiyordu ama onda da geç kalındı..

Son hücumda da yürümekte zorlanan Dee Brown'ın o halde oyuna girip pozisyonu kötü bir şekilde harcaması garip geldi.. Gerek var mıydı bilmiyorum.. Son periyotta son dakikaya kadar takımın bir elin parmaklarını geçmeyen miktarda sayı bulmasını da daha dillendirmedim bakınız.. Yine hücum anlamında klasik kötü maçlarından birini oynadı Galatasaray..

Karşıyaka'da Sean Marshall inanılmazdı.. Gary Neal'ın gidişiyle biraz daha öne çıkmak ister gibiydi.. İçeriden dışarıdan paramparça etti ligin en iyi savunmasını..

0 YORUM:

Blogger tarafından desteklenmektedir.