17 Şub 2010

Milli Takım Guus Hiddink'in


Türk Futbolu'nun vizyonu nasıl bu kadar gelişti son 2 yıl içinde bilmiyorum.. Ortada net bir başarı yok ama gelen giden büyük isimlerin haddi hesabı yok.. 1 haftadır gündem maddesiydi, bugün federasyonun açıklamasıyla tamamen resmileşti.. Birçok büyük kulübün peşinden koşup ikna edemediği bu büyük hoca artık bizim milli takımımız için çalışacak.. Rijkaard üzerine overdose'dan gitmek için fazlasıyla yeterli bir isim..

Federasyonun gelirleri son zamanlarda çok arttı.. Müthiş sponsorluklar, Süper Lig yayın hakkının satılması derken son iki federasyon yönetimin en büyük başarısı da bu gelirleri artırmak oldu zaten.. Bu artan para yükünü doğru kullanmak her yerde olduğu gibi futbolda da önemli.. Terim'in aldığı yıllık paranın saçma sapan bir şekilde 12 aya bölünmesiyle ortaya çıkan 114 milyarlık meblağın çok olduğunu söyleyip popülist bir şekilde bu ülkenin doktor, profesör maaşlarından, asgari ücretten dem vurarak demogojinin şahını yapan köşe yazarlarının, ülke insanının bugünden itibaren Guus Hiddink'in aldığı miktarı öğrenip halkı bilgilendirme görevleri vardır.. Bakalım küçük dillerini mi yutacaklar, o gerzek söylemleri tekrar mı edecekler, yoksa "e bu adam Hiddink mirim.." mi diyecekler.. Muhtemelen üçüncüsü olur ama zaten futbol yönetimi böyle bir şeydir.. Bir futbol takımı yönetim, futbolcu topluluğu ve teknik kadrodan oluşuyorsa oyuna en çok etki edenin teknik direktörler olduğunu ve hocaya harcanan paralara hiç acınmaması gerektiğini düşünürüm ben.. Galatasaray'da Rijkaard için 3.5 alıyor diyen de var, 5 götürdüğünü söyleyen de.. Benim bildiğim bütün teknik kadroyla birlikte Galatasaray'a maliyeti 6 milyon euro civarıdır.. Böyle muazzam bir reputasyon için de oldukça normal, hatta biraz düşük bir rakamdır.. Vasat bir hocanın eline 100 milyon dolarlık bir takım verirseniz aldığınız 15-20 milyonluk oyuncuların, ödenen büyük bonservislerin yalan olma ihtimali oldukça büyüktür.. Fakat yılda 5-10 milyon euro verip bu işin dünyadaki en iyilerini getirirseniz çok daha düşük harcamalarla çok daha büyük başarılar kazanma vaadini elde edersiniz.. Bu olur ya da olmaz, futbol sayısız bilinmeyeni olan, şans faktöründen de nemalanan çok değişik bir oyun ama yapılan işlem doğru olduktan sonra gerisinin çok da önemi yok.. Bir oyuncuya 15-20 milyon bonservis verip ondan beklediğiniz verimin %25'ini bile alamayabilirsiniz.. Zira bir oyuncunun bir takım içinde yapabilecekleri sınırlıdır.. Ama her şeyi etkileyecek, takımın futbol normlarını belirleyecek beyine 10 milyon euro verirseniz işi en baştan garantiye alırsınız.. Şimdi sıra Hiddink'in kaç milyon euro alacağını öğrenip sırf Terim diye ona vurmaya çalışan kendini bilmezlerin yazacağı kepazeliklerde.. Hadi şimdi de asgari ücretin aylık 600 lira olduğunu, doktorların 1.5 milyara çalıştığını, profesörlerin, fakülte asistanlarının ne kadar zor şartlarda çalıştığından bahsedin.. Futbolun hiçbir zaman bunlarla ilgisi olmadı, olmayacak da.. Hiddink'e verilmiş, verilecek bütün paralar o adamın futbol beynine helaldir, bu işin normali de budur.. Belki ayda 114 milyar alan adamın başarısına bile erişemeyecek ama futbolun doğrularının hiçbir zaman bunlarla da işi olmadı..

Türk milletine, Türkiye'nin futboluna bu büyük futbol adamı hayırlı olsun..

10 YORUM:

pooliver dedi ki...

Büyük bir holdingin CEO'sunun yıllık kazancını; medyada yada -daha abesi- mecliste gündeme getirip demogoji yapmak ne kadar saçmaysa, milli takımın hocasının yıllık kazancını da bu şekilde dillendirmek o kadar saçmadır. O holdingin parası vardır CEO'suna isterse yıllık 100 milyon dolar verir. Özerk bir kurum olan federsayonun da senin bahsettiğin kalemlerden oluşan gelirleriyle gayet iyi bir bütçesi var ve milli takımın başına getirdiği adama istediği parayı verir.Ama bu ülkede insanlar bel altına çalışmayı çok sever malesef.

Cem Kalay dedi ki...

Para tartışmasının yanında Türk-yabancı tartışmasını şiddetle bizi beklediği bir döneme giriyoruz.

Federasyona büyük bir iş başardı. Umarım sonuna kadar Hiddink ile gidebiliriz, Rijkaard nasıl Galatasaray için bir devrimse, Hiddink'te Milli takım için bir devrimdir.

Pamukk dedi ki...

ellerine sağlık çok güzel ve doğru yazdığını düşünüyorum para kısmına özellikle katılıyorum.

ve çok mutlu oldum. Hoşgeldin Hiddink.

ynwa dedi ki...

dünya basını apışıp kaldı yannız. herkes juve, city, liverpool vs diye sazanlarken fena kapak oldu. helal olsun demek lazım.

dedi ki...

Özerk kurumlar genel bütçeden bağımsızdırlar. Genel bütçeden pay almazlar. Bu durumun halk dilinde açıklaması şudur: TFF harcamaları bizim ödediğimiz vergilerle finanse edilmiyor. Aynı şekilde TFF elde ettiği sponsorluk gelirlerini de kendi bütçesinde gelir kalemi olarak dikkate almaktadır.

Ayrıca TFF'nin yaptığı harcamaları eleştiren kişiler bu harcamaların emsallik ilkesine aykırı olduğunu ispatlamakla mükelleftir. Eğer devlet hastanesinde çalışan bir doktor ile aynı ücreti verecekseniz Milli Takım hocasına o zaman bir beden eğitimi öğretmeni atamanız gerekecektir. Özerk bir kurum eğer bütçesi de uygun ise istediği hocayı atayıp emsallik ilkesine uygun bir ücret ile sözleşme imzalar. Bu konu yine dillendirilirse ayıp olur. Hiddink gibi bir değeri daha gelmeden harcamaya çalışacaklara engel olalım.

birkan dedi ki...

İyi o zaman bu mantıkla Yılmaz Vural hoca olsaydı aynı parayı verseydik Terim'le.
Guus Hiddink'in kariyerini ve başarılarını Terim'le kıyaslayıp geçmiş eleştirilerin nerede olduğunu sormak ancak bu ülkede olur zaten.Kendini eskiden olduğu gibi dünyanın merkezinde sanan ülkede.

Parma Maniac dedi ki...

birkan yorum yapmadan önce okuduğunu anlaman daha iyi olur.. Ondan sonra konuşuruz belki..

birkan dedi ki...

O halde ben seninle değil çok bilmiş okumuş cahillerle konuşayım.Hani şu CEO, beden eğitimi lafını dillerinden düşürmeyenlerle.Zaten memleketin başına ne geliyorsa okumuş cahillerden geliyor.
Milli takım teknik direktörlüğü seçimi liyakat üzerine işliyor, bu durumda beden eğitimi, profesör vs eğitim ve öğretim yeterliliği gerektiren meslekleri bir kenara bırakacağız.Kimse Milli takım teknik direktörü üç otuz paraya çalışsın demiyor ayrıca.
Buraya kadar cahillerle anlaştık mı?
Liyakatı belirleyen nedir, piyasa ve başarı.Terim Milli takımın başına gelirken piyasası nedir Hiddink'in nedir? Bunu derken okumuş cahiller kulüp takımları Hiddink'e ne öneriyorsa onu verelim dediğimi zannetmiyordur umarım.Gerçi Terim için bunu diyen de gördük ya neyse.
CEO mantığı güdenlere göre Terim İsviçre rezaletinden sonra görevde kalamazdı zaten.Hem sportif hem insani başarısızlık.
Devam etti, takıma verdiği katkının niceliği ve geçmişe göre ilerleme ortada.
Cahiller diyor ki Euro 2008.
Demek ki hasbelkader Yılmaz Vural'la o derece alınsaydı cahillere göre Yılmaz Vural ecnebi tabirle ''top class'' teknik direktör olacaktı.Bir kereye mahsus hasbelkader başarıya göre CEO seçildiğine göre bu ülkenin durumuna çok da şaşırmamak gerek.
Sevgili CEO meraklıları neden bir CEO'nun elindeki kaynakları verimli kullanmadığını sorgulamaz?
Ülke stoper kıtlığındayken İbrahim Toraman'a zinhar yasak koymak, sonra da kritik maçlarda bunun ceremesini seçip kör topal ilerlemek niyedir?
Bu memleket belli ki boşuna Cumhuriyet kurdu, yazı tura atıp şansa ilerlemek ve makam mevki liyakatını sorgulamamak varken ne gerek var kurumsallaşmaya.
Verin Terim'e istediği maaşı ve ömür boyu görevi, belki şans yaver gider de bir yarıfinal daha yaşatır.O da yaşatabilirse..

sxenixd dedi ki...

Hiddink adam falan değil
Hiddink de fos çıktı
Bu milli takımdan 2 takım çıkar biri şampiyon diğeri ikinci olurdu
gibi yorumların yapıldığı bir ülkede kimin geldiği gerçekten hiç önemli değil.

Parma Maniac dedi ki...

birkan istediğinle konuş onun sınırı yok da, dediğim gibi anlayıp yazmak anlaşabilmek yönünden daha önemli.. İlk yorumunla ikinci yorumunun alakası yok, iki yorumunun da burdaki konuyla fazla alakası yok.. Milli takım teknik direktörünün maaşına doktor, profesör, asgari ücret maaşları üzerinden sallayanlara cahil demen güzel.. Fakat yaptığın salt bir Terim eleştirisi, burada yazılan ise Terim'i aldığı para üzerinden eleştirenlerin sorgulanmasıdır.. Bu ülkede kazandığı başarılar, arkasında oluşturduğu teknik direktörlük geçmişiyle o koltuğa Terim'den daha layık birini zor bulursun.. Aldığı 1.5-2 trilyon arasındaki maaş da kendi piyasında gayet ortalama, hatta düşük sayılabilecek bir ücrettir.. Kulüp takımlarıyla milli takımlardaki hocalık arasında belirlenen bir maaş farkı yok.. Capello'nun İngiltere'den ne aldığını araştırmanı öneririm mesela sana, keza Hiddink'in bizden ne alacağını da.. Terim'in aldığı maaş ona helaldi, Hiddink'in alacağı da ona helal olacak.. Hiddink'le Terim'i de karşılaştıran yok zaten.. Piyasalarının belirledikleri ücretlerdir bunlar.. İkidir dilinden düşürmediğin Yılmaz Vural ise zaten ziyadesiyle iyi bir hocadır.. Euro 2008'deki başarı için hasbelkader Yılmaz Vural da o başarıyı kazansaydı demek ki o da iyi bir hoca olacaktı söylemin ise muazzam gereksizdir.. Ben CL'yi kazanan hocaya da aynı şekilde sallarım o zaman.. Haziran'da Dünya Kupası'nı alacak, ya da o turnuvayı üçüncü bitirecek olan adama da yap o eleştiriyi.. Ziya Doğan kazansa o da mı büyük olacaktı de.. Sen ister kabul et, ister etme Euro 2008'de çok özel bir başarı kazanan çok özel bir takım çıkmıştır ortaya.. Dışarıda da bu ülkeden çok değer verilmiştir o başarıya.. Onu kimin kazanabileceği, kimin kazanamayacağının yorumu ise ancak demogoji muhabbetlerinde yapılır.. Kazanan adamın daha öncesinde bu ülkenin en büyük Avrupa başarısını oluşturmasıysa o başarıyı tesadüften çıkaran gayet nesnel bir gerçektir..

Sen bunun dışında istediğin Terim eleştirisini yapabilirsin, stoperler özelinde haklı da olursun.. Ama yeri bu postun altı değildir, konu o hiç değildir zaten..

Blogger tarafından desteklenmektedir.