1 Şub 2010

Kan döküldü


Maça dair anlatacak bir şeyim yok fazla.. Öncesinde direkt mağlubiyeti çizik atmıştım Lakers fikstüründe.. Zira Lakers kötü bir dönemden geçiyor ama doğudaki iki rakibine üst üste kaybeden ve son 7 maçta mağlubiyet alan Boston çok daha kötü durumdaydı.. Kendi evlerindeydiler, sezona istatistiki yönden harika giren Lakers savunmasının maskesi yavaş yavaş düşüyordu ve tarihteki en büyük rakipleriyle oynuyorlardı.. Şampiyonluğu hedefleyen takımların normal sezon maçları tamamen rakibe mesaj verme üzerine kuruludur, Celtics'in böyle bir iletiye de ihtiyacı vardı.. Parmak sakatlığından sonra Kobe muazzam maçlar çıkardı ama genele bakınca rahatsızlıktan çok etkilendiği ortada.. Bynum bir süredir kontağı kapatmıştı ve Fisher artık tamamen su kaynatır bir hale gelmişti.. Beklentiyi sıfırlamak güzel oluyor böyle maçlarda.. Lakers maça harika girdi ama Keltler'in döneceğini hepimiz biliyorduk.. Kobe'yi yine savunmanın ana odağı haline getirip muazzam bir direnç gösterdiler.. Böyle durumlarda pelte haline gelen Lakers bir anda geriye düştü, yaklaşık 6 dakika sayı atamadı.. Kobe'ye maç boyunca inanılmaz bir savunma yaptılar.. İki takımın da ortalamalarının fazlasıyla altında olduğunu ve basketbol adına pek bir şey sergilemediği mücadeleye dayalı bu maçta Lakers'ın rakibine cevap verişi ve karakteri galibiyetle birlikte geceden kalan en büyük güzellik olacak.. Bu kadar vasat bir Lakers'a içeride kaybetmek Celtics taraftarlarını 2-3 gün uyutmaz.. Bynum ve Artest'i bu galibiyette bir tarafa ayırıyorum gösterdikleri esktra karakter nedeniyle.. Ama bir de şu var.. %40'larda kalabilir, efsane bir savunmayla 20'nin altında bile tutabilirsiniz bu adamı ki bugün gösterdi Celtics.. Ama yine de Kobe Kobe'dir ya.. Başka bir şeydir.. "W" ile başlayan kelimeler bu adama pek yakışır..

3 YORUM:

Adsız dedi ki...

"Ama yine de Kobe Kobe'dir ya.. Başka bir şeydir.."

benim anlamadığım bu. sorsan millete savaşanın, az yetenekli olup kapasitesini aşmaya kasanın yanındayızdır ama dış spor arenasına gelince birden değişiveriyor. sadece size yönelik söylemiyorum. türkiye'de çok var nba'de kobeci, teniste federerci, formulada ferrarici, futbolda barçacı, baskette lakersçı, snookerda o'sullivancı. tamam herkes istediği isme sempati duyabilir de dikkat ediyorum bir adamda bunların biri varsa hemen hemen hepsi oluyor, ben o zaman biraz şaşırıyorum açıkçası. her sporda kağıt üstünde en yetenekliyi destekleyenler ne desem, samimi gelmiyor fazla.

keymark9 dedi ki...

o son şutu öyle güvenli atabilecek başka oyuncu var mı acaba dünya üzerinde? allen inanılmaz savundu gerçekten ama kobe işte olmadık bir şutu o kadar rahat sayıya çevirdi ki yaptığı şeyin olağanüstülüğü yokmuş gibi gözüktü. ilginç gerçekten :)

Parma Maniac dedi ki...

Adsız o cümleden yapman gereken bir açılım değildi bu, zira maçı izleyip son saniyeye şahit olan bir adam ondan başkasını yazamaz buraya.. Son 1.5 ayda maç kazandıran 5. basketi bu o adamın, çoğu klas basketbolcular kariyerinde ulaşamıyor o rakama.. O yüzden Kobe başka bir şeydir ve bunun desteklemeyle alakası yoktur..

Serzenişin haklı, ben de sevmem öyle insanları.. Bazı örnekler direkt bana uyduğu için kendi üzerimden cevaplayayım, gayet güzel bir dille hesap sormadan dile getirmişsin zira kafandakini.. Lakerslı'yım ama Kobe yüzünden değil.. Magic'in son dönemlerinde çok küçük yaştayken başladım Lakers'i tutmaya ve Magic sonrası dönemde uzun süreli bir kepazelik dönemi vardır, onu yaşamış biriyim.. Keza Federer, yeteneğini fark ettiğimde yıl 2003'tü ve ilk grand slam'ini kazanmamıştı Federer.. Bu yüzden onun bu başarıları benim onu daha çok sevmeme neden olur.. Keza Eurosport'ta izlediysen Ronnie sevgimin de nasıl oluştuğunu söylemişimdir.. Snooker'i ilk izleyişlerimde daha oyuncuların farkını bilmeden ve hepsinin harika oynadığını düşündüğüm zamanda Ronnie'nin tamamen masanın etrafındaki farklı ışığıdır beni kendisine çeken.. Bunun dışında Ferrari ve Barca olaylarında söyleyebileceğim bir şey yok.. Barca'ya büyük saygı duyan biriyim ama futbolun ucundan köşesinden geçen biri onu duymuyorsa zaten buralarda boşuna konuşuyoruz demektir.. Sonuç olarak kendi adıma konuşayım, daha işin başındayken desteklemeye başladığım adamlar en iyi oluyorlar diye kendimi suçlayamam.. Serzenişlerine katılırım, en iyi olduğu için takım ya da adam destekleyenleri ben de sevmem ama bu eleştirileri yaparken insanlara hadiselerin altyapılarına da bakmak gerek..

Blogger tarafından desteklenmektedir.