6 Şub 2010

,

Kayserispor 0-0 Galatasaray


Kader Keita Galatasaray'a geldiğinde Frank Rijkaard'ın transferle ilgili yorumlarından biri dar forvet rotasyonu nedeniyle Keita'nın ileri uçta da oynayabilme yeteneği ve bu nedenle aldıkları açık oyuncusunun forvet özelliği de olması gerektiğiydi.. Mantıklı bir açıklamaydı, zira en uçta tek oyuncuyla oynayan bir takımın bile orada oynayabilen 3 tane oyuncuya sahip olması gerekir.. Üçüncü seçim de yedekte bekleyecek bir oyuncudansa ilk 11'de oynayan fakat farklı pozisyonun oyuncusu olarak tercih edilebilir, gayet doğaldır.. Baros'un sakatlığından sonra ilk devre de Nonda'nın yedek kaldığı bazı maçlarda bile Arda'nın ve Kewell'ın en uçta oynadığı olmuştu.. Keita nedendir bilinmez Rijkaard tarafından burada değerlendirilmiyor.. Nonda'nın gidişi, sonrasında önce Kewell'ın ardından da Jo'nun sakatlığından sonra en azından bu maç için benim düşüncem Keita'nın en uçta değerlendirilmesi gerekliliğiydi.. Ama Kayseri tandeminin arasında yine Arda atıldı.. Gio, kendisini hiç tanımlamadığı sol çizgiye geçti ve Keita yerinde kaldı.. Başlangıç yine normaldir fakat Gio'nun solda tarumar olup 85 dakika hiçbir şey yapmadığı, Arda'nın Kayseri tandemi arasında eridiği maçta bu iki oyuncuyu gerçek pozisyonlarına çekip Kayseri stoperlerini fiziğiyle zorlayabilecek Keita'nın neden bir süre de olsa denenmediğini kendi kafamda açıklayamıyorum.. Bir denemenin daha iyi sonuç verme ihtimali bence mevcuttu..

Kayserispor'un maçın başında takımın genişliğini daraltarak ve Galatasaray'ın hücum sorunlarını da göz önünde bulundurup bekleri de katarak yaptığı presin etkisi muazzamdı.. Takım müthiş bunaldı.. Topla yeteneksiz iki iç oyuncusuna Elano'nun kattığı yetenek ve yumuşaklık Galatasaray merkezinde topun tutulmasına yetecek kadar değildi.. İlk yarım saatte Kayseri bekleri, iki iç oyuncusu Abdullah ve Saidou'ya yaklaşan açık oyuncuları ve sık sık geriye gelerek o baskıya katılmaya çalışan iki forvet oyuncusunun arasındaki mesafe modern bir futbol takımının düşürebileceği minimum noktalardan biriydi.. Sonucu da nitelik bazında fazlasıyla aldı Kayseri.. Galatasaray bugün rakip 10 kişi kalana kadar çalışılmış, rakip yarı sahaya yerleşim üzerinden bir set hücumu geliştiremedi ki üzücüdür bir futbol takımı için.. Merkez top tutamazken, ileri üçlüde iki oyuncu mevkiilerinin dışında oynamaya çalışırken ve bekler bu kadar üretimden yoksunken bu Kayseri karşısında farklısını düşünmek mümkün müydü bilmiyorum.. Emreciksin önünde oynayan Caner ileri çıkmaya çalışsa da fazlasıyla tedirgindi, yine vasatın oldukça altında bir bek performansı koydu ortaya.. Uğur'daki düşüş devam ediyor.. Mehmet Eren hem çizgiden, hem de ortaya yaklaşıp içten Kayseri hücumlarını şekillendirmeye çalışırken stoperlerin de muazzam oyunlarının yardımıyla defansif hata yapmaması bu akşam için yeterliydi belki..

Böyle bozuk bir zeminde, böyle vasat ötesi bir oyundan sonra klavyeden de fazla bir şey gelmiyor.. Rijkaard'ın bu deplasmanlara Antep ve Denizli maçlarındaki düzenle çıkmayacağından emindim, bir sürpriz gelmemesi iyi oldu.. Beşiktaş ve Atletico maçlarında da bu düzenin kesinlikle devam etmesi gerek.. Gio neden bu kadar etkisiz, Elano şu orta sahada neden inisiyatif almıyor, Arda neden böyle, Keita neden bu kadar tercih yanlışı yapıyora girmenin anlamı var mı bilmiyorum.. Bu kadro yapısıyla ve düzenle bu deplasmanlarda daha iyisini oynamak en azından bir süre mümkün olmayacak.. Keita bu kadar hatalı tercih yapıyorken Caner kendisine sol çizgideyken pas vermedi diye dövünmesini böyle bir takım sporunda anlamak, onaylamak mümkün değil.. Bu oyun top kimin ayağındaysa onun tercihleri üzerinden şekillenir ve her oyuncu sahada istediği hareketi yapmakta özgürdür.. Tercih yanlışı illa ki yapılır, bazı oyuncular bomboş arkadaşına pas vermeyip farklı denemelerde bulunabilirler.. Kötü niyet olmadığı müddetçe abartılı tepki verilmemesi gerekir.. Keita nasıl sağdan dip çizgideyken alakasız bir şekilde kaleye vurabiliyorsa Caner'in de boşken kendisine pas vermeme gibi bir seçim özgürlüğü elbette mevcuttur.. Son 2-3 maçta eller kollar fazla kalkıyor takımda, taraftar olarak hoş karşılayamıyorum.. Giovani'nin başlangıcı pek iyi olmadı ama kendi mevkiisinde oynamadığını göz önünde bulundurmak gerek.. Bugünden Galatasaray'da geriye kalan tek güzel şey Emre Güngör'ün müthiş dönüşü ve Neill'ın da ilk klas oyununu sergileyerek takım tandeminin çok zorlayıcı iki forvet ve iki açık oyuncusu karşısında muazzam bir maç çıkarmasıdır.. Emre Güngör bu ligin en kaliteli yerli kesicilerinden biridir ve geldiği sene bunu fazlasıyla göstermiştir.. Kulaklara gelen gece hayatı ve belki de bunun uzantısı olarak vücut sağlığının bozulması Galatasaray'daki kariyerini etkilemiştir.. İlk sezonundan sonraki en iyi performansıdır bu gece ortaya koyduğu.. Böyle zorlu bir deplasmanda, rakip özellikle ilk yarı yeterli baskıyı takım üzerinde kurmuşken ciddi bir pozisyon verilmemesini de bu tandem sağlamıştır.. 3 tane net pozisyona girdi takım fakat değerlendiremedi.. Emre Çolak son dakikalarda o golü atsa Konya ve Aydın Yılmaz üzerinden bir bağ kurup takıma ekstra bir motivasyon sağlayabilirdi ilerleyen dönemde ama olmadı..

Bu kadar yapı bozukluğu, sakatlık ve eksikler içinde oldukça kötü bir 90 dakika sergilense de güçlü rakibe karşı deplasmanda pozisyon vermeden ve çok önemli fırsatlar kaçırarak maç bitirmek şeklen bu kadronun yapabileceği en iyi iştir.. Bu açıdan hem sonuç, hem de kısmen nitelik yönünden ortaya çıkan resmi çok olumsuz bulmuyorum ama şampiyonluk şansı kesinlikle ciddi şekilde azalıyor.. Yapılan transferlerin şaşasıyla gaza gelmeden Şampiyonlar Ligi biletini kapmaya çalışmanın önemine bir kez daha dikkat çekmek gerek Galatasaray'da.. Bekler döndükten ve orta sahayı hallettikten sonra bu takım bir şekilde raya girer yeniden ama o döneme kadar fikstür avantajlı rakibin kopup gitme ihtimali de ciddi şekilde önde duruyor.. 15 günlük ara sakatlar açısından biraz iyi gelecek takıma.. Ondan sonra ise sezonun kaderini çizecek iki maç, Atletico ve Beşiktaş deplasmanları gelecek.. O zamana kadar rakiplerin kolay puan kaydı yapmasını dilemekten başka yapacak bir şey yok.. Bu sistem ve düzen içinde Kewell ve Jo'nun, hatta Baros'un dönüşünden sonra nasıl bir yol izlenecek devrenin ikinci yarısında ben şimdiden onu düşünmeye başlıyorum.. 18 ve 21 Şubat ilk aşama, devamına sonra bakacağız..

17 YORUM:

Ata İsmet Özçelik dedi ki...

Güzel değerlendirmişsin. Bugün rakip 10 kişi kaldıktan sonra mutlaka golü bulmamız lazımdı, aslında zemin düzgün olsa bence golü bulurduk ama zemin yüzünden en güvendiğimiz adamlar bile acaip ortalar yaptı.

Neredeyse tüm forumlarda, bloglarda Keita'nın ileri uçta denenmesi konuşulurken Rijkaard'ın bir kere bile bunu denememesini ben anlayamıyorum gerçekten, 85 dk Gio'nun hiçbir şey yapmamasına sabretmesini de.

Bu arada Emre Çolak'ın girdiği pozisyondaki top kontrolü müthişti, bir de azıcık dibine inebilse mükemmel gol atıp kariyerinde önemli bir ilerleme yapacaktı (en azından Aydın gibi bu takımda 2 yıl kalma şansı elde edecekti) ama kısmet değilmiş diyelim.

berserk dedi ki...

- servet in olmaması bir avantaj, emre g. + lucas neill olduğunda lucas daha çok soorumluluk alabiliyor-ki böylesi daha iyi. ali t. da gelirse servet in yazın satılması iyi olur.

-m.topal çook çekingen oynuyor oynamasını geçtim oyuncularla, hakemle ilişkilerinde çook çekingen ezik bir profil çiziyor.

-keita yı kızdırmayın. fena yapar.

-lucas ın ilk dakikalarda makikula ya atar yapması süperdi. sabri ve baros da döndükten sonra bu tip oyuncular daha fazla olacaktır.

- adam gibi rakibe, hakeme itiraz edebilen hakkını söküp alan adamlar arttıkça daha iyi olacak. öyle biri olsaydı antalyalı yalçın in kaburgasını, ayağını eline verirdi.

Sacit Tekin dedi ki...

Tardini selam,

Keita'nın dengesizliği, Elano'nun bence neredeyse umutsuz vaka haline gelen futbolu, takımın pozisyon üretmekte zorlanan yapısı ve en nihayetinde şampiyonluğun oldukça uzakta görünüşü gerçeklerin uzun zamandır ortadaydı. Geç de olsa değinmen güzel..

Seatue dedi ki...

Açıkcası bende bütün maç boyunca neden Keita'nın ileri uçta oynamadığını düşünüp durdum ama onu da forvete hapsedersek orta sahadan ileriye top taşıyacak bir tane adamımız kalmıyordu. Arda'nın bu formsuzluğunu ile Elano'nun bir türlü sorumluluk almamasını ise anlayamıyorum. Dediğin gibi Fenerbahçe'nin bu fikstür avantajı ile şampiyon olması kesin gibi. Biz ikinciliğin peşinde koşmalıyız. Yazı için ellerine sağlık...

Adsız dedi ki...

Merhaba Parma,,Kayseride yaşayan birisi olrak maçtaydım ben de.Senin de belirttiğin gibi Galatasarayın Emre-Neill ikislisi mükemmel bir oyun çıkardılar.kayserinin tüm iç saha maçlarına giden biris olrak bu Kayserisporu ilk defa bu kadar pozisyon üretmeyen,gol posizyonuna giremeyen bir takım hüviyetinde gördüm..Bunda Neil-emre ikslisinin payı oldğunu düşünüyorum.
Bi de merak ettiğim konu şu,Cem sultan adındaki bir genç futbolcumuz vardı,forvette denenemez mi?

Deniz dedi ki...

Bence Caner'in pozisyonlari konusunda fazla iyimser yaklasmissin. Pas tercihi konusunda diyelim iki secenegi var Caner'in ; topu havadan iceri doldurmak ve sol onde bosa cikan oyuncuya indirmek. Girdigin pozisyonlarin 2 ya da 3'unde bunlarin birini tercih edersen kimse birsey diyemez. Fakat 10'a yakin pozisyonda degisik oyunculara karsi hep ayni tercihi yaparsan bir sorun vardir.

Caner'in ilk sol on tercihi 90. dakikada geldi. o pozisyonda da orada Arda vardi. Arda'nin agirligi karsisinda, yine orta yapmaya hazirlanmisken , Arda elini kaldirinca karar degistip pas verdi.

Sol bek olarak iyi olmayabilirsin. Ama onunde oynayan oyunca saygi gostermelisin.

Ben yine de Caner'den umutluyum. Ama bu mac onun icin buyuk eksidir.

Parma Maniac dedi ki...

Adsız sanmıyorum, muhakkak ki teknik kadronun önünde de duruyordur Cem Sultan opsiyonu ama bu tip maçlarda hiç forma giymemiş bir çocuğa böyle bir sorumluluğu vermek zor..

Deniz, benim bahsettiğim pozisyon tek.. Zaten Keita da o anlığına gelmişti Caner'in önüne, birlikte kullanmadılar aynı çizgiyi maç boyunca.. Gio'ya pas vermemezlik yaptığını görmedim.. Sen 10 pozisyon saydın belki ama ben Caner'in o kadar yanlış tercih içinde bulunduğunu görmedim.. Bakış farkıdır tabii..

Can dedi ki...

Abi oyun hakkındaki yorumuna daha fazla katılamam; hemen hemen benzerlerini yazdım. Bir iki şey var sadece katılmadığım.

Keita delen bir adam. Çok etkili bu konuda; zorlayan bir adam. Bu yüzden Rijkaard'ın onu ortaya atmadığını düşünüyorum. Ama Arda'nın ezilmesine göz yumması hata pek tabi; Dos Santos'u oraya alıp Arda'yı kenara atmak faydayı arttırabilirdi; zira takım göbeği hiç kullanamadı neredeyse. Ben naturel forvet oyuncusunu tercih ederim mevcut halde; Cem'in denenmesinden zarar geleceğini düşünmüyorum. Gerçekten takım çok pasifize oluyor bu şekilde.

Katılmadığım nokta ise Uğur'un performansı. Bana göre defansif anlamda sezonun en iyi topunu oynadı. Hücum anlamında birşey verememesini, Kayseri'nin kenarları iyi kapatmasına bağlıyorum. Keita'yı çok ittiler çizgiye. Kapandı önü hep.

Emre-Neill ikilisi, bana göre bu takımın ideal tandemidir.

Oylum Tanış dedi ki...

Keita, Graz maçında dahi düşünülmedi forvette. Bundan sonra ne değişir bilemiyorum.

Şunu sormalıyım. Elano'yu pek tutmadığını daha doğrusu dişlilerden görmediğini düşünüyorum senin. Özellikle Elano'suz Arda dönemlerini zevkle anlattığını da biliyorum. Merakım şu. Stabil 3'lü orta saha nedir? Ne olmalıdır? Ve bu orta sahada Arda'nın konumu nedir? Atıyorum geri dörtlü Balta-Güngör(Servet)-Neill-Sarıoğlu. İleri üçlü Kewell(Caner)-Baros(Jo)-Keita(Jo)

..?

Adsız dedi ki...

keita forvet oynarsa bu sefer de topu hücuma taşıyamayız. bence keita'nın forvet oynaması şu anda daha olumsuz sonuçlar doğurur. yapılması gereken leo'yu gönderip, nonda'yı kadroda tutmaktı, işte 1 sakatlık daha forvetsiz kaldık. hem keita, nonda uyumu mükemmele yakındı. birde sabri dönsün artık.

Parma Maniac dedi ki...

Oylum bu orta üçlü, ileri üçlü, 4-3-3 ve 4-4-1-1'le ilgili sayısız bölüm var geçmiş maç yazılarında o yüzden tekrarlamak istemem ama bulabilirsin.. Bir örneğini vereyim ben:

http://tardinibufe.blogspot.com/2009/08/galatasaray-4-1-denizlispor.html

Orta üçlü defansif (ve kısmen ofansif) anlamda birlikte oynayabilen üçlüdür benim kafamda.. Elano üzerindeki eleştirilerim de oyuncuyla çok ilgili değildir, sadece sezon başında Arda'nın merkezde başladığı ve çok iyi performans gösterdiği takımın üzerine gelip taşları oynatmasıdır.. Kaldı ki geldikten sonra 4 ay içinde hemen hemen hiçbir şey de verememiştir, bu ayrı konuşulması gereken bir konudur.. Sezon başında Arda'nın iyi performans verdiği takımda ise birlikte oynayan bir merkez üçlüden bahsetmek mümkün değil, Skibbe'nin devamıdır düzen.. Şu anda da olduğu gibi.. İleri üçlü için de şu adam, bu adam gibi seçim yapmaktan ziyade forvetin bir kenarında ileri ve çizgiye inebilen Keita, bir kenarında da içeri kat edebilen ve orta saha özelliği gösteren oyuncular 4-3-3 ve 4-4-1-1'lere işlerlik kazandırmak için yeterlidir bence.. Genelde de dünyada benzer seçimler üzerinden oluşturulur zaten kadrolar.. Onun dışında şu şu olmalı demenin çok da anlamı yok Rijkaard ordayken..

Adsız eğer Keita forvete geçtiğinde kenarlardaki Arda ve Gio topu forvete taşıyamayacaklarsa ikisi de bomboş oyuncular demektir.. Eğer top taşımak için sadece Keita'ya kaldıysa bu takım kulübü kapatıp gidelim zaten.. Keita müthiş adamdır, takımı ileri taşır ama diğerlerini çok küçümsemiyor musun şu saptamayla?

Barakuda dedi ki...

bu senenin başından beri ilk kez birkaç gün öncesinden itibaren kafamı meşgul eden maçtı bu.. çok önemsiyordum, çünkü çok kritik bir dönemeçti bu.. galibiyet için keita'nın ileri uçta oynaması ve de saha içinde psikolojik olarak ezik duruma düşmememiz çok sert oynamamızın şart olduğunu düşünüyordum.. rijkaard bu sefer de keita'yı forvete koymayarak onu bir daha asla forvette göremeyeceğimizin sinyalini verdi bence..

şimdi bir kere keita'nın ne kadar muhteşem bir oyuncu olduğu ve ondan neler beklediğimiz konusunda herkes hemfikirdir sanıyorum.. ancak keita'nın bugün tavan yapan savrukluğu, sene başında mehmet demirkol'un yaptığı ve çok kızdığım "yattara kadar olur" yorumunu en azından bugünlük haklı çıkarır nitelikteydi.. evet keita yine çizgide ince bilek hareketleri yaptı, didindi.. ancak ben böyle bir adamdan çizgiye 20 30 metre kala bir den durup orta yapmasını veya bam diye kaleye vurmasını beklemiyorum.. bu kadar yetenekli ve fizik gücü yüksek bir oyuncunun 90 dakika boyunca bir kez dahi çizgiye inmemesini kesinlikle kabul edemem.. ve bunu sadece tembellikle açıklayabilirim.. neredeyse 30'una dayanmış ve galatasaray'In kendisi için son şans olduğu bir oyuncunun artık her türlü saha dışı etkene kulaklarını tıkayıp sadece oyununa bakması gerek.. hele ki kewell-baros sakatken..

emre güngör bu takımda servet'in önüne yazacağım isimdir benim geldiğinden beri.. ama sakatlıkları bir türlü atlatamadı kendisi.. ligin en iyi kesiciyken yanında da topu kullanabilecek bir lucas neill harika bir tandem oluşturuyor.. evet servet galatasaray'a çok şey verdi ama gücüne güvenen ve çekingenliğini atmış bir emre güngör her zaman ilk tercih olmalıdır benim nazarımda..

senelerdir çok eleştirdiğim, arda'nın oyununu yeterince destekleyemediğini düşündüğüm hakan balta bugün bu takımda baros'tan sonra eksikliği en çok hissedilen adamdır.. onun sakin oyunu ve stoperler ve ortasahalarla girdiği üçgenler takımı maç boyunca çok rahatlatan, kontrolü elimizde tutmamızı sağlayan etkenlerlendi.. bugünlrede en çok ihtiyaç duyduğumuz hareketler yani..

elano'ya çok güveniyorum.. başından beri inanılmaz biçimde destekliyorum.. o bizim xavi'miz olacak diyorum.. servet'ten ve arda'dan ona kasıtlı olarak pas vermediği her anı çıplak gözle izlerken delirdim.. bu adamın yaşam iksiri paslaşmaktır dedim.. ama bugün o'nun sorumluluk almadığını gördüm ve içim acıdı.. yaptığı defanstan, kendisini sakınmamasından çok memnunum ama her türlü pas üçgeninin arasında kendisine ısrarla yer açması gerkeiyor elano'nun.. bu bugüne kadar olmadıysa bu saatten sonra da kesinlikle teknik ekibin müdahelesini gerektiriyor.. bu takımın beyninin elano olduğu takıma açıklanmalıdır.. kimsenin egosu umursanmadan..

arda turan süpermen değil.. onu resmen harcıyoruz şu pozisyonda.. morali de bozuluyor yazık oluyor..

bu arada maçın başlarında lucas'ın makukula'ya yaptığı gidere de gol olmuşçasına sevindiğimi ekleyeyim.. buradan kavga meraklısı apaçi bir tavırda olduğum anlaşılmasın.. ama bu tarz zor deplasmanlarda, fiziksel ve psikolojik olarak ezildiğimiz anlarda bu tür çıkışlar çok önemli bence ve takımın mücadele gücünü ve hırsını çok arttırıyor.. yani oyunun her alanında ısırmamız lazım.. bam güm girmemiz lazım ikili mücadelelerde(kurallar dahilinde).. ve bu sertliği bugün kesinlikle teknik ekibin tembihlemesi olduğunu düşünüyorum.. ben takımımdan hala çok umutluyum.. kötü oynadığımız bir güdne bile mücadelemizle işte böyle 4 tane net gol pozisyonu bulabileceğimizi ve ligin en sert takımlarından birisini sertliğimizle bastırabileceğimizi hem bizler hem takım görmüş oldu.. bu da bana umut verdi.. teknik ayaklardan mahrum kaldığımız şu dönemlerde hırsımızı ve mücadelemizle ne kadar puan kazansak kardır..

belediye maçından çok daha fazla yazık oldu bugün be.. oturdu içe fena..

zapata dedi ki...

Söylediğin gibi ligde 15 günlük bir ara var ama ayın 11'inde Antalya ile kupa rövanşına çıkacak Galatasaray. Oldukça zor geçicektir şu görüntü itibariyle. Ondan bir hafta sonra Atletico maçı var. Atletico son ispanya kupası maçında motive olduklarında neler yapabileceklerini gösterdiler. Tehlikeli takımlar vesselam. Bu iki maçtan kötü sonuçlar gelirse ardından yapılacak Beşiktaş maçı kader maçı olur. Bu maçın sonucu da olumsuz olursa şampiyonlar ligini tehlikeye atmış oluyorlar. Çünkü sadece Beşiktaş değil Kayseri de zorluyor arkadan. Olur da şampiyonlar ligine gidilemezse işte o zaman transferlerin gerçek bedelini ödemeye başlar yönetim gibime geliyor.

Burak Şahin dedi ki...

Cner Maç boyunca santraforda Hakan Şükür varmışcasına Topun dibine girdi. Bu takımda Arda varken (Kewell'ın yokluğunda bahsediyorm) başka birinin sol kanatta oynamasına anlam veremiyorum.

Emre çolak oyuna girdikten sonra sola inip top alan Ardanın önce çalım atıp elanoya verdiği pasta emre'nin nasıl golle burunburuna geldiğini ve yine sol çizgiye inip yaptığı ortayı görmemiş olamz Rijkaard.

Eğer Santraf da o mevkinin adamı olmayan birini kullanacaksak bu takımın en etkili adamı olmamalı.

Plaseyi Hanri Gibi Vuruyorum dedi ki...

Yorumlarını hep çok beğenirim Tardini. Hatta kafamdakilerin yazıldığı tek blog burası sanırım. Fakat ben dünkü takımı kötü bulmadım. 4-5 tane as oyuncusu eksik bir takım, 4-6-0'ı bir şekilde işletebiliyor. 5 net gol pozisyonu, rakibe 0 pozisyon, rezalet zeminde yüzde 85 isabetli pas(420 pasa denk geliyor), yüzde 59 topla oynama ile neredeyse tamamen rakibi silmiş sahadan. Kayserispor 20. dakikadan sonra zaten top oynamadı ki. Özellikle Sarp'ın libero performansı üstdüzeydi bana göre. Rakip uzun toptan ve Galatasaray'ın yaptığı pas hatasından başka atak organizasyonu deneyemedi bile.

Geri 4'lünün ve ileri 3'lünün bu sene ilk defa yanyana oynadıklarını da unutmamak lazım. Belki Arda yerine en uca başka bir adam geçebilir içeri. Elano'nun silik oynamasına rağmen yüzde yüz gol kaçırdığını, Emre Çolak'ın bir adım önüne top bıraktığını, yani bir şekilde maça imzasını atabilecek pozisyonları yine yarattığını düşünüyorum.

Keita'nın öyle ya da böyle oynamalı. Belki orta yerine şut, şut yerine orta, pas yerine dribbling yapıyor fakat bu ligin en farklılık yaratan oyuncusu Keita. Sürekli deneme halinde en önemlisi. Bu yüzden Rijkaard'ın ne kadar kızsa da ne kadar sinirlense de Keita'yı, Gio hazır halde değilken üstelik, keseceğini düşünmüyorum.

Mehmet Topal'ın rezalet oynadığını da eklemeliyiz kötü oynayanlara.

Bunun dışında Neill ve Emre'nin böyle 1-2 maç daha oynamaları durumunda Servet, zamanında Song'un başına gelen yedek kulübesinde kalma durumuna gelebilir. Zira Emre hem Servet'ten daha zeki hem de Servet'ten daha inatçı ve hırslı. Bildiğin Hulk gibi olan Makakula'yı sahadan silmek, üstüne bir de hava topu vermemek.. Bana göre dün Emre Cannavaro gibi oynadı adeta. Neill'in stoper/ön libero tarzı oyununu unutmamak lazım tabi. Öte yandan birebirlerde neredeyse geçilmedi Neill. Son yıllarda izlediğim en iyi çift stoper performansıydı. İlk defa yanyana gelmiş iki oyuncu nasıl bu kadar uyumlu oynadı aklım almadı doğrusu.

Sonuç olarak bu sistemde bence ısrar edilmeli. Zira Antalyaspor maçından sonra özellikle böyle bir oyun ortaya koymak bana göre başarıdır.

Bunun daha iyisi olabilir mi?

Bence olur. Olacaktır da.

Saygılar.

silent lucidity dedi ki...

sabri dönene kadar neill sag bekte oynamalı eger emre bu performansını servetle birlikte de sürdürebilirse.serveti küstürmemek lazım,kurtardıgı mac sayısızdır.öndeki üclü solda arda ortada keita sagda gio olmalıydı,herkes daha verimli olur o sekilde.gio arda gibi ters kanatta oynamayı seven bir oyuncu,topu cekerek adam gecen tipte yani.ardanın sag kenar performansını hatırlayın gecen seneden.

nuri dedi ki...

benim icin bu maç bir dönüm noktası, ligin ilk yarısındaki akıllara zarar ofsayt taktiği hatalarından, kayserispor gibi bir takıma (hem de yedek beklerle) ciddi pozisyon vermeden maç bitirir hale gelmemiz açısından. İlerideki post-Elano organizasyon bozuklukları illa ki uzun vadede Rijkaard tarafından hale yola koyulacak (Atletico maçı maalesef kısa vade, yapacak birşey yok). Ama şişirilen ve tartışmaya açık Jo/Dos Santos transferlerinin gölgesinde kalan, bence en isabetli devre arası transferi Neill, en az 1,5 seneliğine geri organizasyonu hakkıyla yönetir gibi.

Blogger tarafından desteklenmektedir.