3 Haz 2010

NBA Finals 2010: Lakers vs. Boston


Çok daha geniş bir yazı yazmak isterdim ama yarınki Borçlar Hukuku sınavı birçok şeyde olduğu gibi bunda da engelliyor beni.. Phoenix serisinden önce de söylediğim gibi finalde de istediğim rakip geliyor Lakers'a.. İlk tur, konferans yarı finali, konferans finali ve büyük final.. Var olan adaylar içinde benim düşünceme göre hep doğru takımlar geldi Lakers'ın karşısına.. Oldukça sıkıntılı geçen normal sezon rüzgarının play-off'larda terse dönmesinde biraz da bu uygun rakipler etkilidir.. Boston Celtics, Orlando ve Cleveland'dan daha uygun bir takım mıydı Lakers için? Parkeye baktığımızda değil.. Fakat benim için NBA finalinde ev sahibi avantajı çok önemlidir.. Seri 0-0 başlasa da saha avantajı gözümde yarım galibiyet önde başlamak demek finale.. Avantaj sizdeyken iç sahada yaşayabileceğiniz bir kayıp deplasmanda tek iyi maç çıkararak tekrar ele geçirilebilir ama bu avantaja sahip olmayan takımın böyle bir lüksü yoktur, üstüne içeride kaybettiğinde işi iyice çıkmaza girer, seriyi çevirmek imkansızlaşır..

Oyuncuları karşı karşıya yazıp eşleştirmek ve avantajlı çıkan takımın seriye yakın olduğunu söylemek pek tercih etmediğim bir yöntemdir ama ilginçtir ki Lakers - Boston mücadelesinde her pozisyonda büyük bir savaş olacak.. Lakers adına serinin kilit konuları Fisher'ın Rondo karşısında ne kadar durabileceği, Artest - Pierce eşleşmesinde yaşanacaklar ve Gasol'ün bir kez daha Boston karşısında geri adım atıp atmayacağı üzerinden şekillenecek.. Andrew Bynum'un sakatlığı ilk defa bir seride Lakers'ın başını ağrıtabilir, en çok ihtiyacın duyulacağı rakiple oynuyor takım.. Ve tabii ki Phoenix karşısında iyice çığrından çıkan Kobe Bryant.. İlk 5'teki 5 oyuncunun da takım adına çok kritik olacağı, benzer şekilde Boston açısından da böyle bir değerlendirmenin yapılabileceği bir maç..

Öne çıkan 3 konu var ve hiçbiri Kobe Bryant değil.. Birincisi point guard.. Derek Fisher şu ana kadar normal sezonda sayısız eleştiri aldıktan sonra play-off'ta yine oyununu başkalaştırdı ve farklı bir konuma geldi.. Sezon boyunca kendisine sallayan her Laker bu Fisher'a büyük saygı duyuyor.. Russell Westbrook, Deron Williams ve Steve Nash'e karşı çok önemli işler yaptı.. Fakat Rajon Rondo'ya karşı bu kadar şanslı olabilecek mi emin değilim.. Diğer 3 point guard içinde bence kendisini en çok zorlayan Russell Westbrook oldu.. Fizik yapısı itibarıyla Rondo'nun kendisine benzer yapısı Fisher'a sorun yaratabilir.. Steve Nash eski hızında değil ve Fisher bir şekilde onun karşısında durmayı başardı.. Deron Williams da yine benzer şekilde fazla hızlı bir oyuncu değil.. Hem kendi hacmi, hem de Deron'un hacmini kullanarak Fisher, Utah serisinde de fena bir duruş göstermemişti.. Ama Rajon Rando hem çok hızlı, hem çok atlet, hem de fiziksel temastan kaçınmayan bir oyuncu.. Fisher için en zorlu eşleşme türü.. Şutunun olmaması ise onu rahatlatan tek unsur olacak..

İkinci kritik eşleşme Ron Artest.. Sezon boyunca gösterdiği uyumdan ve gelişimden çok memnun olduğumu hep söylüyorum.. Özellikle Phoenix karşısında yaşananlarla bu iyice su yüzüne çıktı.. Kariyeri boyunca çok sevdiğim ve saygı duyduğum oyunculardan biridir Ron Artest.. Lakers'a gelişini de bu anlamda çok olumlu bulmuştum.. Saha içinde gösterebileceği çok daha fazla şey vardı, şimdilik bunun maksimumunda değil ama işin savunma anlamında takıma kesinlikle boyut atlattı.. Takım savunması yönünden değil ama bireysel savunmada Lakers'ın iyi bir dış savunmacıya çok ihtiyacı vardı.. Trevor Ariza yetersiz değildi ama asla bir Ron Artest değildi ve 'size' açısından fizik dezavantajı vardı.. Ron Artest bir pivot ayarındaki kalınlığıyla bu anlamda önemli iş yapıyor ve büyük kalçalı Paul Pierce karşısında bu önemli bir avantaj yaratabilir.. Artest'in ayakları eskisi kadar hızlı değil.. Hem yaşlılık, hem de vücudunun fazla gelişimi onu çok yavaşlattı ama zaten Pierce da artık tamamen oyun zekasıyla oynayan ve fiziğini daha çok çarpışma itibarıyla kullanan bir oyuncu ve bu özellik tam Ron Artest'in kalemi.. Artest'in sadece savunmada değil, hücumda da abartısız ama istikrarlı bir katkı yapması Lakers'ın bu seride 1-2 sınıf üste taşıyabilir..

Sonuncusu ise pota altı.. Pau Gasol iyi bir play-off geçiriyor ama özellikle içeride kazanılan ilk iki Phoenix maçından sonraki performansından hiç memnun değilim.. Phoenix serisinin sonlarına doğru çok sinerek 2008 finallerini hatırlattı ve Lakers açısından bu hoş görünmüyor.. Eşleşeceği Kevin Garnett diz sakatlığından son yıllarda çok çekti ama play-off'lar başladığından beri sağlığına tamamen kavuşmuş gibi görünüyor.. Ve böyle finallerde oyuna çok farklı bir hırs ve istek koyabilen KG karşısında Gasol'ün geri adım atmaması takım için çok önemli.. Yine benzer şekilde Andrew Bynum'un sakatlığına bağlı performansı da oldukça önemli görünüyor.. Pau Gasol ve Lamar Odom ikilisi fizik ve oyun yapısı itibarıyla tam olarak Perkins - KG ikilisinin karşısında görmek istediği ikili.. Boston front court'una karşı Andrew Bynum'un en az 25 dakika ortalamayla ve yeterli performansla parkede yer alması gerekiyor.. Lamar ve Pau ikilisinin sahada bulunduğu süreler arttıkça Lakers'ın tempoyu artırma taktiği haricinde işler Boston Celtics'in istediği gibi gidecektir diye düşünüyorum..

Esas oğlana son olarak gelelim.. İlk 5'teki diğer 4 unsurun şampiyonluk için Kobe'den daha önemli olduğunu düşünüyorum.. Bunda birinci neden bu oyuncuların iyi oynaması durumunda Kobe'nin kötü bir seri geçirmesi bile saha avantajıyla rahatlıkla tolere edilebilir.. İkincisi, Kobe kötü oynayabilir ama artık gösterdiği mental gelişim takımı kesinlikle baltalamayacağını gösteriyor.. Phoenix serisindeki büyük çıkışı Boston Celtics serisi öncesinde bence pek iyi olmadı.. Şimdi bütün gözler üzerinde ve Celtics gibi iyi bir takım savunması karşısında çok şeyler yapması bekleniyor.. Harika bir seri geçireceğini sanmıyorum.. Bu aralar NBA takımlarıyla görüşen savunma coach'ları Tom Thibodeau önderliğinde yine 5 kişiyle Kobe'yi zor duruma sokmaya çalışıp başarılı da olacaklardır.. Ama 2008 benzeri 5 kişinin bir oyuncuya odaklanışı bu Lakers'a karşı çok da iyi bir fikir olmayabilir..

Seri tahmini: 7-7

Hazır mıyız?

Özel ek: Lakerslılar için mükemmel iki LD2K videosu izledim bugün.. Kobe odaklı Validation ve Lakers açısından final serisi için Revelations.. Christopher Nolan'ın son filmi Inception'un fragman müziği olan Mind Heist'ı barındıran Revelations özellikle tam bir sanat eseri.. Benim diyen yönetmen yapamaz o montajı.. LD2K muazzam ürünler sunuyor Lakers ve NBA için..

10 YORUM:

clive bissel dedi ki...

4-3 boston celtics diyorum ben.

raul gonzalez dedi ki...

staples'ı yakacağız şampiyonluk gelince!!!

Adsız dedi ki...

harika bir analiz ellerinize sağlık.

onur dedi ki...

Bence işi daha çok psikolojik faktörler belirleyecek. Lakers yine 2 yıl önceki gibi korkup sinerse Celtics yine kazanır. Garnett in Howard koluna vurduğu görüntü çok şey anlatıyor.Bakalım Lakers ta aynı şekilde cevap verebilecekmi ? Gerçi kadroya deli bir arkadaş eklendi ama göreceğiz bu gece. Ben sadece Beat L.A.!! diyorm.

Adsız dedi ki...

bence bütün serinin kaderi pau gasol'a bağlı. artest, paul pierce'ı bir şekilde durdurur, odom, bynum, fisher ortalama katkılarını verir, kobe yine çıldırır ama pau gasol ne yapacak? 2 sene önceki gibi, garnett'i 2 eliyle tuttuğu topa ortak ederse, lakers bu seriyi kaybeder. ne olursa olsun, kobe bu seriyi kazanmak için elinden gelenin fazlasını da yapacaktır. onun rekabetçi yönü takımdaki fiziksel mücadeleden kaçan oyuncuları da motive eder diye umut ediyorum.

Adsız dedi ki...

Abi tamam hersey guzel de, senin bu yazilarinda kelimenin ortasina denk gelen "Q" harfleri neden illa "Q" buyuk oluyor?

benden bu kadar dedi ki...

sınav ii gecmistir insallah. borçlar çalışırken bu yazıları çıkarmak da marifet abi :)

Parma Maniac dedi ki...

Adsız konuyla alakası yok ama 79. kez cevap vereyim, sevmiyorum küçüğünü..

benden bu kadar sağol ama pek hoş değil gibi :)

vakilinchuk dedi ki...

Yine ben izleyemedim, yine kaybettik. Play-off başladığından beri böyle oluyor.

@Parma,

Ekşi'de Atatürk'ün küçük Q harfini sevmediğini okumuştum geçenlerde, "Atatürk'ün q harfini sevmemesi" idi sanırım başlık. Senin q'ya aldığın bu sert tavırda bununlamı alakalı, yoksa ilginç bir tesadüf mü? Tamamen gereksiz merak, mazur gör :).

Parma Maniac dedi ki...

vakilinchuk hiç haberim yoktu, ilginç hadiseymiş.. Falih Rıfkı'nın büyük Q'yla ilgili söylemi de tam uyuyor bana.. Güzel karar diyorum Atatürk'ünki için :)

Blogger tarafından desteklenmektedir.