27 Haz 2010

,

Kwadwo - Torrado - Bradley


Dünya Kupası futbolun en güzel vitrinlerinden biri.. Haliyle insan kendi takımındaki eksikleri göz önüne alarak daha dikkatli izliyor turnuvayı.. Her türlü profilden, her türlü ekonomiye uygun sayısız futbolcu kupada yer alıyor ve böyle bir şölen içinde takıma oyuncu beğenmemek gibi bir durum söz konusu olamıyor.. Takıma isim önermek gibi bir düşüncem yok, zaten tamamıyla kelime sarfiyatı olur bu.. Ama şöyle bir organizasyonu izleyip iç geçirmemek ve takıma oyuncu beğenmemek de kendi açımdan mümkün değil.. Zaten böyle kupaları güzelleştiren şeylerden biridir bu içsel düşünce ürünleri..

Galatasaray'ın geçen sene neden bir türlü beklenen oyunu oynamadığına dair sayısız saptama mevcut maç yazılarında.. Hepsinin çıktığı kapı 4-3-3 için uygun profile sahip olmayan merkez oyuncularının sistemi köhneleştirmesi ve takımın her parçasını birinci dereceden etkileyen orta saha probleminin takım içinde bir kangrene dönüşmesi.. Buna takımın zayıf halkaları Mustafa Sarp ve Barış Özbek gibi oyuncular da dahil, Elano gibi yüksek beklentilerle yapılan transferler de.. Sonuç olarak beklenen yaratılamadı ve takımın bütün hedefleri, umutları bu seneki transfer dönemine kaldı..

Turnuvanın başından beri dikkatle izlediğim iki oyuncu var.. Beni en çok etkileyeni klasik bir sol iç olan ama çok yönlülüğüyle Gana'nın şu andaki konumunda bulunmasında en büyük pay sahiplerinden biri olan Kwadwo Asamoah.. Fark etmek için bu Dünya Kupası'nı beklemek gerekmiyordu ama oyuncunun sınıf atlaması için bu turnuvada yaptıkları önündeki kariyer için oldukça önemli yer tutacak.. Turnuva öncesi maksimum 8 milyon euro'ya bitebilecek bir oyuncuydu.. Gana'nın bu yükselişi sonrasında almak isteyen daha yükseğini gözden çıkarmak zorunda.. Hem yüksek tempo, hem küçük fiziğine göre vasatın çok üstünde bir dayanıklılık ve böyle bir profil için oldukça teknik ayaklar.. Gana'nın çok kaliteli 6 iç oyuncusu içinde topla en yaratıcı olanı ve yeteneklisi.. İlk maçından itibaren Galatasaray formasıyla hayal ediyorum, takımın ihtiyacı olan, diğerlerine göre daha yetenekli olan merkez oyuncusunun 4-3-3 için kurgulanmış hali bu çocuk.. Elano'nun neden takım savunmasında zayıf halka olduğunu Kwadwo'yu izleyince daha rahat anlayabilir bir izleyici.. Turnuvanın ilk maçından itibaren radarımda, her maçından sonra bu 21 yaşındaki fırlamaya daha çok hayran oluyorum..


Yine ilk maçından itibaren beni etkileyen bir diğer oyuncu Meksikalı Gerardo Torrado.. Geçmişinde çok uzun süreli olmayan La Liga geçmişi bulunan şimdinin Cruz Azul oyuncusunun turnuvada gösterdiği performansla Meksika'yı sırtında taşıması dikkatleri çekiyor.. Giovani Dos Santos ilk turun en etkileyici Meksika oyuncusu olabilir ama katkı anlamında Gerardo Torrado'nun önüne geçebileceğini sanmıyorum.. Gio takımın klas yüzü, Torrado ise emekçisi.. Grup maçlarının tamamında takımın açık ara en fazla koşan oyuncusuydu.. İlk 3 maçta ortalama 11.9 km koşmuş durumda ve yaşı 31.. Bunun yanında topla gösterdiği yumuşaklık da bu fiziksel yüke göre muazzam derecede.. Galatasaray'ın geçen sezon yaşadıklarından sonra Topal'ın yerine kaliteli bir önliberoyla bütün sorunların çözüleceğini düşünen insanlar var ve bunların içinde bazı yöneticiler de bulunuyor olabilir.. Benim düşüncem kaliteli bir önliberodan çok onun önündeki nitelikli iki iç oyuncusunun eksikliği ve daha ilk maçlarda benim için takımın gediklerine cuk diye oturan bu sol ve sağ iç oyuncuları bu anlamda önemli bir mesaj veriyorlar..

Arka için de bir kalitenin gerekliliği muhakkak.. Ama şu ana kadar net bir şekilde takımın bütçesine uygun bir üst sınıf savunma önü oyuncusu görememiştim.. Michael Bradley de dünkü müthiş imzasıyla benim kafamda bu iki adamı mükemmel tamamlayan bir oyuncu olarak kupanın kayıtlarına geçti.. Dün Gana önünde gösterdiği performans oyunun hiçbir departmanında vasatı bırakın vasatın üstüne bile düşmedi.. Uzun zamandır izlediğim en müthiş önlibero performansıydı dün gösterdiği.. 120 dakikada 16 km ve bunun yanında takımın en verimli top kullanan iç oyuncusu olma özelliği.. İlk 3 maçta da iyiydi ama dün Bradley boyut değiştirdi ve muhtemelen büyük takımların da radarına girdi..


Turnuva öncesinde bu 3 oyuncu maksimum 18-20 milyon euro'ya bitebilirdi ve Galatasaray bütçesi için çok uygun oyunculardı bunlar.. Ama özellikle Gana ve ABD'nin üstün performanslarından sonra Bradley ve Kwadwo'yu 8'er milyona almak kolay olmayacak.. Burada yazarken taraftarlık duygularımız da işin içinde ve ben böyle durumlarda bir taraftarın para konusuna karışmaması gerektiğini düşünürüm.. Hak ettiğinden fazla para verilen bir oyuncu için bir taraftar ancak çok para verilmiş yorumu yapabilir ama bunun için çok da üzülmeye gerek yoktur.. Zira taraftar takımın muhasebecisi değildir, verilen fazla paralar da bu kulüpleri batırmaz.. Şu anda bile bu 3 oyuncu maksimum 25 milyon euro'ya bitirilir elini çabuk tutan bir iş bitirici tarafından.. Yüksek meblağdır, 1 ay önce bütçemiz 5 milyon lira diyen bir takıma da uygun görünmeyebilir.. Ama geçen sene Keita ve Elano'ya sadece bonservis için 15-16 milyon euro civarında sayan bir takım için yaşanan büyük başarısızlık ve ortaya çıkan gerçekler sonrasında böyle bir harcama gelmelidir.. En basit düşünceyle Topal'dan gelen 5 milyon euro ve Elano'dan gelmesi muhtemel bir 10 milyon euro'yla geçen seneki harcamadan çok daha azına ortaya taş gibi bir takım çıkar, bütün taraftarlar gönül rahatlığıyla sisteminin gereklerini sahada yerine getiren bir takım izler.. Başarı gelir ya da gelmez, onun garantisini 100 milyon euro harcayarak bile veremezsiniz ama günün futbolunun gereklerini yerine getiren bir takım kaybettiği zaman bile görevini yerine getirmiş olur, benim taraftarlık anlayışıma göre de yeterli miktarda huzuru verir..

Bu son derece afaki bir yazıdır.. Bir turnuvalık performans hiçbir zaman garanti vermez zira işin içine Dünya Kupası motivasyonu ve ulusal kimlik girince her şey değişir.. Keza böyle bir üçlüyü bir araya getirince çok uyumlu olacakları da garanti değildir.. Zaten hiçbir transferde bunun garantisini veremezsiniz ve işiniz de bir miktar şanstan nemalanır.. Sadece göstermek istediğim 4-3-3 oynamak isteyen ve hemen hemen bütün sancılarını merkez uzantısıyla yaşamış bir takımın nasıl bir üçlüye sahip olması gerektiğidir.. Bu oyun artık sahaya önemli bir fizik koyup aynı zamanda oyunu yönlendirebilen oyuncularla oynanır.. Siz buna ister Xavi - Iniesta klişesi üzerinden iki yönlü oyuncu deyin, ister yabancı basından box to box'ı kullanın.. Galatasaray geçen sezon Sarp, Topal, Barış gibi oyuncuların toplu oyundaki vasatlıkları, Elano'nun da takım savunmasında açtığı gedikler nedeniyle istediği oyunu oynayamamıştır.. Kwadwo - Torrado - Bradley önemli değildir, önemli olan oyuncu profili ve sisteme göstereceği uyumdur.. Oynanmak isteyen düzen geçen senekiyse, başlıkta adı geçenlere benzer oyuncular bulmak bu oyunun en büyük gerekliliğidir..

Bunun farkında olan bir teknik ekip ve yönetim için hala umudumu koruyorum zira bunun için çok büyük nedenlere sahibim.. Ama bu nedenleri baltalayacak olan idareciler işin içine girip yine gösteriş transferleriyle, sorunlar ortada dururken sol açık/forvetlere gidecekse bu takım son yılların en büyük fırsatlarından birini kaçırmış olacak.. Belki de çoktan kaçırmış durumdalar.. Ben hala bu opsiyonu düşünmek istemiyorum, bütün iyimserliğimle Rijkaard'ın burada bazı şeyleri değiştirebileceğine inanıyorum.. Dünya Kupası sonrası gelen hamlelerle bu konuları da daha açık bir şekilde konuşabileceğiz.. Şimdilik ben favori üçlümle kupada eğlenmeye ve problemleri kafamda ötelemeye devam edeceğim..

10 YORUM:

Adsız dedi ki...

geçen sene bi maçtan sonra gaza gelip sarpı gerrardlaştırmıştın. umarım ders olmuştur.

Plaseyi Hanri Gibi Vuruyorum dedi ki...

Çok doğru isimler olmuş fakat Asamoah konusunda biraz tereddütlerim var benim. Özellikle dünkü ABD - Gana maçının ikinci yarısında Edu ve Bradley'nin başını çektiği 4-5 ABD'li oyuncu rakip yarısahada baskı yapınca Gana 2 pas yapamadı. Müthiş iki kanat oyuncusu, bir de deli bir forvetleri olmasına rağmen kontraya çıkamadı. Galatasaray'ın bir çok maçı, dünkü gibi bir baskıyla 3 puandan dönmüştü geçen sene. Bu yüzden Asamoah'ı tam olarak bu özelliklerde göremedim. Fakat Annan ve K. P. Boateng ile iyi bir üçlü oldukları aşikar.

Öte yandan Bradley topla çıkmaktan çekinmeyen, sürekli hücumda, sürekli savunmada görebildiğimiz ve nasıl oluyorsa bir türlü yorulmayan bir adam. Oynadığı takım yanılmıyorsam Bundesliga'dan düştü. Ayrıca Konfederasyon Kupası'nda da böyle maçlar çıkarmıştı fakat pek alıcısı olmadı sanırım. Yani hala alınabilecek bir oyuncu gözüyle bakıyorum ben. Heerenveen'den kalma gol atma yeteneği de vardır. Hani çok konuşuruz box-to-box diye. İşte tam karşılığı olan oyunculardan biri Bradley.

Sonuç olarak üç isimden 2'sini nokta atışı olarak görüyorum. Asamoah konusunda ise dediğim gibi hala şüphem var kendi adıma. Fakat diğer adamların performansına etkisi vardır muhakkak.

Neyse eline sağlık. Çok güzel bir yazı olmuş her zaman olduğu gibi.

Cetin Cem dedi ki...

bradley beni de çok etkiledi. diğerleri de iyi, ama ben bradley'yi liverpool'a da düşündüm. galatasaray da nefis olurdu. ikisinin de transfer bütçeleri düşükken başka birisi kapar bu çocuğu gerçi :(

aks111 dedi ki...

Konfederasyon kupasında bradleyi görüpte transfer etmeyenler şimdi 3 4 katını vermek zorundalar.

onur dedi ki...

Rakamla "0", yazı ile "sıfır" maliyetle çözümü var problemin: 4-4-1-1 oynamak...

Parma Maniac dedi ki...

Adsız hiçbir maçta Sarp'ı Gerrard yapmadım ama oyundaki iki yönde çok iyi olduğunu ve çok etkileyici işler çıkardığını birkaç defa yazdım sezon başında.. Zaten müthiş başlangıcın merkezindeki en önemli oyunculardan biriydi, sıfır maliyet ve beklenti de övgüleri doğal olarak artırdı.. Ama devamı gelmedi, bozulan sistem defoları ortaya çıkardı.. Vardır bunlar futbolda..

Onur haklısın, geçen sezon bu konu da geçmiştir.. 0 maliyetten kastın aynı takımla 4-4-1-1 ise geçen sezon çok önemli bir bölümü böyle oynayarak da geçirdik.. Sağlam bir Lincoln olsaydı gönül rahatlığıyla evet derdim ama eldeki malzemeyle 4-4-1-1'den de istenen futbolun çıkmayacağını düşünüyorum.. Ama Elano satılmayacaksa kesinlikle en uygun yapıdır takıma, 2 sene öncesinden de alışkınlık vardır..

Fuzzy Logic dedi ki...

Bradley'in takimi küme düsmedi. M.Gladbach'da oynuyor kendisi. Eger dünya kupasi sonrasi ciddi bir alici cikmaz ise bir sinif üst bundesliga takimlarindan birine gider gibi geliyor (wolfsburg, leverkusen gibi)

VincentVega dedi ki...

saydigin isimler ancak rijkard gibi bir teknik direktorun altinda ve kredisinde oynayabilecek oyuncular. ve gorunurde rijkard 1 sene daha istanbulda ve sonra gidici. peki rijkard gittikten sonra bu oyuncular ne olacak ? turkiye gibi bi ulkede ortam ,taraftarlar,yonetim o saydigin isimsiz 3 adami yerler. varsayalim bu 3 adam ve mevcut kadro ile ole yada boyle TR sampiyonu olundu ondan sonraki sezon rijlard yok dagilir gider bu adamlar saf gibi muhtemelen verilen 20M ile beraber pic olur.keske boyle transfer politikasi guden bir yonetim ve boyle bir trasfer politikasini anlayabilecek taraftar toplulugu olsa da degisik birseyler izleyebilsek.

hücum futbol dedi ki...

mustafa sarp bence 3. sınıf bir futbolcudur. havadan gelen topu 3 metre ileriye istop eden, top kendisine geldiğinde eli ayağına dolanan, topla dripling yapamayan, topu ayağında hızlıca çıkaramayan, top rakipteyken ancak refakat eden ama asla topu çalamayan bence trübünlere oynmayaı da çok iyi bilen, çok koşuyor kok pres yapıyor süsünü iiy veren bir oyuncu.
rijkaardın gelmesi galatasaraydaki kalitesiz yerlilerin foysını ortaya çıkardı.
sarp, topal, ayhan, barış, servet,gökhan zan...
bunlar nasıl oyuncu anlamak mümkün değil. bu gruba sabriyi de katacaktım ama kısa da olsa bir dönem iyi bir hoca ile çalıştığında değişebileceğini gösterdi. en azından onda hala umutluyum.
bradley konusunda kesinlikle katılıyorum ama bence seneye elano satılmazsa hoca 4-2-3-1- oynayacak. elanoyu baros'un arkasında kanatta arda ve keita. bu sistemi oynatabilmesi için de şu an Almanya gibi khedra - şıvanstayner gibi 2 adam bulması lazım.
bradley bence bu ikiliden biri rahatlıkla olur. bu poziyona totalda 3 adam alması şartt galatasarayın. eğer sarğ, barış falan kalırsa ancak 3-5 maç oynamaları için kenarda bekletilirler. ama onlara güvenipte 2 tane iç oyuncu transferi ile işi bitirmemeleri gerek.
ayrıca bradley'e ilave olarak kamerunlu emana'yı da görsek süper olur bence. torrado, bradley, emana, ayew.. bunlar alınmayacak adamlar değil.
ama hala açık forvet peşinde koşuyorsak bu işte bir terslik var derim ben

CaRtMaNtR dedi ki...

Aslında hayal kurmak serbest olsa önliberoda Alex Song önlerinde Kwadwo ve Bradley ile genç, yorulmak bilmeyen kendi aralarında da yer değiştirebilen über bir orta üçlü kurulurdu. Bunun için Elano ve gerekirse Keita elden çıkarılıp Gio'nın bonservisi alınsa takımın genç ve elden çıkarırken yapılan maliyetin karşılığı fersah fersah alınacak 4 yabancımız olur.

Birde Baros'un kontratının son senesi olduğunu göz önüne alarak Gana'lı forvet Gyan yada Altidore tarzında genç bir oyuncu ve yine orta sahanın ortasında iş yapabilecek yine genç bir isimi beraber ekstra 2 yabancı için değerlendirmek gerek.

Madem yerli oyuncuları Avrupa pazarına yüksek fiyattan çıkarmamız zor o zaman genç yabancıları alıp parlatıp iyi fiyatlara elden çıkarmamız lazım.

Gerçi şu anda transferle ilgilenen isim Adnan Sezgin olduğundan ben burda adı geçenlerden sadece Bradley takıma dahil edilebilir diye düşünüyorum.

Blogger tarafından desteklenmektedir.