27 Haz 2010

, ,

ABD 1-2 Gana


Benim için turnuvanın şu ana kadar en özel takımı Şili'ydi ve nedenleri bir alttaki postta mevcut.. En sevdiğim, en sempatik bulduğum takımsa Sırbistan maçından itibaren Gana oldu.. İtalya'nın elenmesiyle birlikte boşluğa düşürmeden kendisine taraf edecek takımlar çıktı Dünya Kupası'nda ki her spor organizasyonunun taraf olarak kat kat güzelleştiğine inanan biri olarak bundan sonra farklı gözlerle izleyeceğim maçlar Şili - Brezilya ve Gana - Uruguay maçları olacak.. Afrika'nın Aslanları bu geceden itibaren Gana'dır, güzel formalarıyla bu lakabı da hak ederler bence..

Gana gerçekten müthiş bir takım.. Afrika takımlarının her zaman için taktik disiplin konusunda eksik oldukları söylenir.. Nedenini bilemem, altı da bilimsel bir şekilde doldurulan önermelerden biri değildir ama inanırım.. Gana'nın daha önce uluslararası ortamda tanımadığımız Milovan Rajevac'la bu konuda kupanın en sağlam takımlarından olması ilgi çekici.. Bugünün futbolunda böyle bir fizik güç her zaman belli bir seviye demektir.. Üzerini tempo, hız, yaratıcılık ve taktik disiplinle sosladığınız zaman ortaya harika bir ürün çıkar.. Gana'nın yaratıcılıkta bu kadar sıkıntı çekerken ve bu konuda sadece kenarda harika işler yapan Andre Ayew'le ve tempolu bir iç oyuncusu olmasına rağmen kısmen yumuşak bilekleriyle katkı yapmaya çalışan Kwadwo Asamoah'ın ayağına bakan bir takım olarak gösterdikleri çok güzel.. Bu ülke her zaman için defansif orta sahalarıyla piyasa yapmıştır ve bu turnuvada da ortalamanın altındaki kadroya ekledikleri üstün nitelikli iç oyuncularıyla "oyun hakimiyeti" başlığı altında büyük iş yapıyorlar.. Anthony Annan ve Kevin-Prince Boateng'e eklenen biraz daha farklı görevlerle özel yetenek Kwadwo Asamoah ana oyun planında oyunu tutarken, kenardan gelen Sulley Muntari, halk kahramanlarından Stephan Appiah ve hatta kulübede bekleyen Derek Boateng'le bu pozisyonda muazzam opsiyonlara sahipler.. Bu oyuncuları bazen mesafenin fazla açıldığı Asamoah Gyan'a bağlayan tek oyuncu genellikle açıktan gelen Andre Ayew ve bu kadar kısıtlı hücum opsiyonlarıyla birçok maçta öne geçerek oyunu tutmayı başarmaları büyük bir futbol olayı benim gözümde..

Sırbistan maçında beklenmedik şekilde iyi oynadılar, maçta önemli bölümlerde turnuvaya piyasa yaparak gelen istim üzerindeki rakiplerine büyük üstünlük kurdular.. Avustralya maçında o galibiyetin etkisiyle turnuvanın kendi adlarına en kötü maçını oynadılar.. Almanya önünde yine çok iyiydiler ve oyun dengede giderken skor avantajını bulabilecek sayısız fırsat yakaladılar ama mağlup oldular.. Ve ABD önünde yine müthiş bir başlangıç, rakipten gelen cevap sonrasında 15 dakikalık bir bocalayış ve üstünlüğü tekrar alarak kontrollü bir şekilde biraz şans, ama büyük bir fiziksel beceriye dayanan golle gelen çeyrek final..

Şaşırtıcı bir şekilde bütün rakiplerine karşı maçın önemli bölümlerinde oyunu domine etmeyi başarıyorlar.. Sınırsız fizik kaliteleri ve tempoları bunda en büyük etken ama bu kadar sınırlı yaratıcılıkla ilginç.. Asamoah Gyan bir target striker olmayan yapısı ve yine bugünün futbolunda gerekli olan tek forvet özelliğinin ne olması gerektiği hakkında güzel bir başka örnek.. Sırtı dönük oyunu olmadan rakip defans nasıl kendi kale önüne çakılır Galatasaray taraftarının Hakan Sukur sonrası Baros'ta gördüğünün karbon kopyası olarak Gana'da izleyicilerin huzurundadır.. Milan Baros da işte bu yüzden sonsuz değerli bir oyuncudur..

ABD'de Michael Bradley'ye hayran oldum.. Yine eksiksiz bir önlibero performansı.. 16 km kat etmenin yanında toplu oyunda daima en doğruları yapan değişik bir profil.. Uzatmalı bir maçta 16 km çok acayip değildir, ortalama 12 km'ye tekabül eder.. Abartı olan adamın uzatmalarda hiç temposunu eksiltmemesi, hatta artırarak devam etmesi ve toplu oyundan bir kez olsun düşmemesidir.. Kusursuz önlibero performansı nedirin 2 saatlik bir cevabını izledik bugün..

Maçı 1-1 bitirdikten sonra yapılan Jozy Altidore - Herculez Gomez değişikliği hemen arkasından gelen golle büyük bir dezavantaja dönüştü takım için.. Futbolun şans yönüdür bu ve hocanın da fazla kabahati yoktur.. Jozy olmadan topu rakip sahaya götüremediler ve 30 dakika boyunca duran toplar dışında bir kez olsun Gana yarı sahasına yerleşemediler..

Gana için bundan sonrası kolay olmayacak.. Takımın en kilit oyuncusu olarak gördüğüm Andre Ayew'in bence ağır bir kararla gördüğü sarı kart takımı çeyrek final adına yakmış olabilir.. Sol kanada Kwadwo'nun atılması ve iki önliberonun arasına eklenmesi muhtemel bir Muntari'yle bunu orta saha kavgası üzerinden mi çözmeye çalışacak Rajevac, yoksa sadece ikinci maçta 35 dakika süre verdiği Quincy-Owusu Abeyie'yi özel bir hazırlıkla bu maçta açıktan oyuna mı sürmeye çalışacak bilmiyorum ama çok sert bir takım olan Uruguay karşısında işler çok zor olacak.. Yine de Gana'ya göre oldukça düşük profilli bir görünümü olan Uruguay merkez oyuncuları yapılacak bir sürprizde etkili olabilir..

Gana ilk 4 maçta gösterdikleriyle burada olmayı hak ediyor.. Çeyrek finallerde de benim kalbim bu güzel gençlerle atmaya devam edecek..

2 YORUM:

lesmiserable dedi ki...

burdan halduna seslenmek istiyorum annan'ı alın. dk yı gs ya önlibero önerebilmek için de izliyorum ve diyebilirim ki annan ı alın. müthiş oyuncu. üründül de
"anan da çok iyiymiş" diyodu spikere :)

montaellis dedi ki...

gana, ulaştığı başarıda, genç topçuların payının hayli fazla olmasıyla tüm övgüleri hakeden, çok değerli bir takım.
owusu-abeyie var ya bi' de. çok tuhaf bu adamın kariyeri yahu. hey gidi mi desem, ne desem, bilemedim.

Blogger tarafından desteklenmektedir.