29 Haz 2010

, ,

İspanya 1-0 Portekiz


Grup maçlarında Avustralya ve Kamerun özelinde takımların önemli oyuncularının kulüplerdeki rollerinin milli takımlara kopyalanmasının bence yanlış olduğunu söylemiştim.. Benzer bir sorunu yaşayan takım İspanya.. Son 5 yılın algı değiştiricisi Barcelona'nın tandemine ve merkezine tamamıyla sahip olan Del BosQue bunu yapmaya en çok hakkı olan hoca olarak görülebilir, kendince de haklıdır.. Ama girdiği yol tamamıyla Barcelona'nın izdüşümünden ilerliyor ve Luis Aragones'in tamamen farklı olgulardan beslenen Avrupa şampiyonu takımını başka bir hale getiriyor..

Aragones'in Euro 2008'de yaptığı şey Torres ve Villa'yı ileride beraber kullanıp orta sahayı 4 iç oyuncusuyla kurarak çok daha dar bir alanda top oynayan değişik bir 4-4-2 takımı ortaya çıkarmaktı.. Orta sahada kurulan dominasyonla ve sayısız pasla işi yoktu Aragones'in.. Gereğinde takımı geri çekip kapılan toplarla orta sahayı direkt bir şekilde, en az pasla, hatta uzun paslarla geçmeye çalışmaktı.. 2009'da tavan yapan Barcelona etkisi o zamanlar o kadar kuvvetli değildi belki ama 2006'nın belirtileri de bu kadar güçlüyken önemli bir teknik adam hamlesiydi, son derece direkt top oynayan, uzun paslı ilginç bir şampiyon ortaya çıkarmıştı Aragones..

Del BosQue'nin ise yapmaya çalıştığının bununla ilgisi yok.. Barcelona'nın tandemine sahipken ve BusQuets, Xavi, Iniesta'yla o merkezin de %80'ini elinde tutan bir adam olarak Barcelona mirasından ilerlemeyi uygun görmüş.. Tercihtir, Verbeek ve Le Guen'in tek oyunculu copy-paste'lerine göre daha akla yatkındır, saygı duyulur.. Ama milli takımlarda işler o kadar kolay olmuyor.. 2 ayda bir toplanan, ligler bittikten sonra beraber uzun süreli çalışma fırsatı bulan takımlarda o organizasyonu sürdürmek kolay değil.. İskelet elinde.. Hem tandem, hem de Xavi-BusQuets'le hemen hemen Barcelona'daki aynı rollerle şekillenen takımın işleri daha kolay götürebileceği düşünülebilir.. Yine daha farklı görünen ve açığa yakın duran Iniesta da Barca'dan buna tamamıyla yatkın.. Keza Aragones de Iniesta'yı merkezdeki açığa en yakın oyuncu olarak kullanırdı, bu açıdan da fazla bir uyumsuzluk mevcut değil.. Ama takımın boy problemi İspanya'yı açık bir şekilde etkiliyor..

Tandem yöneticileri aynı ama hem bekler ve kenar oyuncularındaki farklılık, hem de ileri uçtaki Torres'in tamamen farklı bir kültürden gelmesi ortaya bir boy ve en problemi çıkarıyor.. Bu da milli takım olmanın organizasyon sıkıntısından ileri geliyor bence.. İspanya bu maçta hem takımın boyunu kısaltamadı, hem de Barcelona postlarında sıklıkla geçtiği gibi takımın enini genişletemedi.. Kendi yarı sahası önünde çoklu bir savunma anlayışı benimseyen Queiroz'a cevap oyunu genişleterek o kalabalığın arasındaki boşlukları açmaktı ama beklerin Barcelona'dan olmaması da bunun önündeki en büyük engellerden biriydi.. Barcelona'nın oyunu genişletme fikri tamamen Abidal ve çoğunlukla da Dani Alves üzerinden başlar ve İspanya'nın bu konuda benzer bir başarıyı gösterdiğini söylemek zor..

Yine de maçın geneline bakınca ben İspanya'yı beğendim.. Ama Barcelona mükemmeliyetini gördükten sonra onun birkaç model altı milli takımlar seviyesinde insanı pek kesmiyor.. Bugün maç boyunca açık bir dominasyon kurdular Portekiz üzerinde.. Yapılan toplam 750 küsur pastan %85'lik bir isabet oranı çıkardılar.. Genele bakınca çok önemli gibi durmaz ama benim düşüncem bunu başaran bir takımın ancak çok özel futbol akılları tarafından mağlup edilebileceğidir.. Bir örneğini bu sene izledik, çok da keyiflendik.. Inter'in bu seneki şampiyonluğunda keyiflenmiş biri olarak istatistiklere yansıyan bu dominasyon benim futbol fikrimde en tepededir, hücumda çeşitlenmesi durumunda da istikrarlı başarılar kendiliğinden gelir.. Bugün Portekiz'in dar oyunda Iniesta'nın ve arkadan Xavi'nin forvetle bağlantıları kestiği ilk bir saatte görünen sıkıntılar basit bir dominasyondan pozisyon çıkaramama sorunu ama bunun çözümü bazen en iyi oyuncuyu kenara alıp bir target striker sokmak kadar basittir, bazen de açıktaki naturel merkez oyuncusunda rol değişikliği yapmaktır.. Milli takımlardaki organizasyon sıkıntısı nedeniyle bu seviyede iyice tavan yapan defansif anlayış karşısında da bir takımın 750 pasla bu oranları yakalaması bütün kısırlığa rağmen takdir konusu olmalıdır..

Bu İspanya'yı ben seviyorum ama eksikler önemli.. David Villa'nın bugün bütün pozisyon uyumsuzluğuna rağmen Portekiz sağını hırpalayışı büyük olay.. Villa formunu giderek yükseltiyor ve istatistik bazda da takımını taşıyor.. Queiroz'un savunma planlarından ve skor dezavantajından sonra beraberlik için yapmak istediklerinden çok net bir şey çıkartmak mümkün olmadı.. Zamanın en efsane ikinci adamlarından biriydi ama teknik direktörlükte Ten Cate gibi şu ana kadar çok şey gösterebilmiş değil.. Cristiano Ronaldo bir kötü milli maçı daha geride bıraktı.. Bugün kötü oyununda en az suçlu olduğu günlerden biriydi.. Ama gönül rahatlığıyla futbol apaçisi şeklinde sallamalar başlayabilir, muhtemelen de çeşitli mecralarda başlamıştır.. Bu sonuçlar onun ne kadar büyük bir oyuncu olduğuna halel getirmiyor tabii.. Turnuva gittikçe şekilleniyor, İspanya - Arjantin/Almanya ile Brezilya/Hollanda finaline doğru ilerliyor.. Final dahil çok keyifli ve büyük en az 4 maç bizi bekliyor..

8 YORUM:

vakilinchuk dedi ki...

Yemin ediyorum, Ronaldo'ya "Apaçi" denilmesi, yada uzun betimlemelerle bir kısım yurdum gençlerine benzetilmesi beni bile bıktırmıştı artık. Lakin sen kameraya tükürürsen, yaralı sıtaylada derler, lamalı sıtaylada derler aga... Oha artık yani.

Benim bildiğim, milli takım futbolu her daim klüp seviyesinden 2-3 seviye aşağıdadır. Kanat forvet yokluğu Gerradlı Lampardlı İngiltere'yi maymun etmişken İspanya'nın 2 seviye düşmesi yine iyi bence. Senna yerine Busquets var yani, buna rağmen fena değiller.

Topa sahip olmak bu işin idealidir benim anlayışıma göre. İspanya yürüsün kupaya, bence bir sakıncası yok...

Parma Maniac dedi ki...

vakilinchuk, tükürme kısmını sanıyorum çay doldurma esnasında kaçırdım, baya iyiymiş :)

Milli takımlar konusunda haklısın ama Euro 2008 İspanya'sı riskli bir oyun anlayışına rağmen kulüp takımı akıcılığında oynuyordu ve zarar gören de bu zaten.. Turnuva öncesinde kulüp takımı havalı İspanya derken bunu kastediyordum zaten.. İsviçre mağlubiyetinden ve zorlu Şili maçından sonra yine de girilen yol güzel, Torres'in formuna ihtiyaçları var..

lesmiserable dedi ki...

ramos konusunda bence biraz haksızlık etmişsin en azında bhasedilmeyi haketti. tek satır göremedim hakkında. 80mt yi tek başında kullandı adam. ispanyada diğer maçlardan farkı xavinin gene merkezde kumandaya geçmesiydi. şunu da ekleyeyim
busquets inadında vazgeçse iyi olacak del bosque ispanyanın ileriki maçları için.

portekiz cephesinde ise ronaldo bugün cezalı olsa daha iyi olurdu portekiz için. üzerine oyun kurulacak biri değil, genel içinde yani takım oyunu içinde meziyetlerini gösterse daha iyi olur. ve de bu adamı kenarda oynatmak lazım. messi görevi biraz ağır kaçıyor bu kardeşimize. ki kendisini çok beğenirim ama meziyetlerinden doğru faydalanmak gerekir.
queiroza nasıl hücum edilire dair bir kursa gitmesini salık vereyim son olarak.

burak dedi ki...

Torres-iniesta form tutarsa İspanya favori. yarı final için almanya-ispanya-hollanda-uruguay diyorum.

david silva 2008de büyük yıldızdı. neden oynamıyor?

Adsız dedi ki...

Afedersiniz birşey sormak istiyorum. İsimlerde ilk harf olmamasına rağmen Q harfini neden büyük yazıyorsunuz acaba?

Adsız dedi ki...

' delikanlı taraftar kendi takımını destekler, delikanlı olmayanlar rakibin başarısızlığını kendi takımının önüne koyar.. tipik bir kompleks ürünüdür'

bunları sen demişsin zamanında . konu lakers olunca bülbül gibisin. fb nin ve la ın durumları aynı. aynı şeyleri niye fb için yazamıyosun? haa pardon. romantik futbol , objektifim ben, rıdvan bişey bilmiyo yea ..

hücum futbol dedi ki...

torres böyle formsuzken yapılacak şey villayı tek santrafora atıp kanatlara hızlı pire wingerları monte etmek olmalı. kenarda pedro, silva, mata gibid adamlar maç boyunca oturdu.
torres verimsiz kaldı. villa en iyi zamanında bu kadar kaleden uzak tutulmamalı. sırtı dönük oynamasını bilen; barca'nın sistemini işleten eto gibi çabukluğui, deparlanması, duvar olması tekniğine ilaveten bir de son vuruş ustası.
ayrıca xabi alonso varken buskets ne herze yemeye orada yer işgal ediyor anlamadım. hadi valdez ve buskets katalan kontenjanından barca'da oynuyorda İspanya milli takımında bu işi daha yapacak adama varken ilaveye egerek yoktur.
ayrıca iniesta'nın sakatlıktak yeni çıkmış olması beni fabregas opsiyonunu kullanmaya itiyor..
İdeal İspanya 11;
casillas- ramos-capdevilla(arbeloa)-xabi alonso-xavi-iniesta(fabregas) - pedro - silva - villa

bu 11'e torres girerse takım 4-4-2 oynar o zaman pedro-silva'dan birini kenara alırsın ki bence gerek yok...

Kupa final eşleşmesi bence; brezilya (finaldeki yeri garanti)-ispanya'dır.

Parma Maniac dedi ki...

Benim şu Q'lar niye gerdi milleti bu kadar anlamadım.. -de, -da'yı ayıramayan yığınla insan varken gelip benim Q'ya takılıyor herkes süper.. Sevmiyorum adsız küçüğünü 874. kez sana da açıklayayım.. Karar almıştım bi daha açıklamayacağım diye ama değiştirdim, kim sorarsa sabırlı bir şekilde cevap vermeye devam..

lesmiserable yorum kısmı işte bunun için mevcut.. İkinci yarı için katılıyorum..

Rıdvancı adsız, ne demek istediğini anlayamadım.. Okuyorsan buraları daha dikkatli oku, romantik futbolla alakam yoktur, endüstriyelini tercih ederim ben komik romantizmden.. Objektiflik olayına gelince böyle bir şeye inanmam, saha içine bakarken tutmadığın takımlara da hakkaniyetle yaklaşılması gerekeni düşünürüm.. Yapmaya çalıştığım tek şey bu.. Lakers'la Fenerbahçe'nin durumu arasında en ufak bir alaka yok.. Ben Lakers'la ilgili yazarken kullandığım şeyleri Fenerbahçe için kullanmak zorunda değilim, ki dediğim gibi alakaları da yok zaten.. Lakers desteklediğim takımdır, sen oradan çıkararak istediğin takımlara uyarlayabilirsin bunu ama benim tutmadığım takımları burada korumak gibi bir yükümlülüğüm yok ayrıca.. O rolü bana biçmişsen rüyadan uyanmanı öneririm sana..

Blogger tarafından desteklenmektedir.