7 Ağu 2009

,

İstanbul B.B. 1-1 Beşiktaş


Bir sezonun ilk haftalarında da Olimpiyat'ta oynanan Belediye - Büyük maçı olmasın yahu.. 2 ay aç kalmışız.. Avrupa'da atılan 5-6'lar ve Süper Kupa'daki mücadele sonrasında ağzımızın suyu akmış.. Şu ligi Olimpiyat'la başlatmayın, insanların hevesini kursağında bırakmayın.. Bu futbolsuzlukta şu maçın arkasında başka bir lig maçı olsa uzun bir süre düşünürdüm izlesem mi diye..

Oyuncuları sistemlere yerleştirirken profillerine bakarsınız.. Kimin nerede oynayıp oynayamayacağı bellidir.. Bazı oyuncular mevkii portföyüyle bazı bölgelere uyarlar ama sistemlerin kendi içindeki dengelerinin devreye girdiği noktalarda bazı yerleştirmeler takımlara, yapılara fazla gelir.. İkinci yarının başından itibaren ortaya çıkan durumun açılımı bu Beşiktaş'ta.. Maçın başındaki yerleşim Fink'in önünde oynayan Tello ve Ernst, soldan gelen Yusuf, geçen seneden beri sağdan yardırmaya çalışan Holosko ve öndeki Nobre.. Fenerbahçe maçında Yusuf sağda başladı, olmadı.. Ortaya girdi, Tello'yu oraya gönderdi, içe kaçtı ve sistemi başka bir hale soktu.. Mustafa Denizli söz konusu olduğunda sistemlerin kalıplarından çıktığı söylenir hep.. Yapının kompleks halinden hoca övülür, yaptığı iş tahmin edilemezlikten övgü alır.. Sezon başındaki Beşiktaş'ta bunu sağlayan oyuncu Yusuf.. Peki amaç sistemi başkalaştırmak mı, yoksa mecburiyet mi bu seçimlerde önemli olan soru bu..

Solda başlayan Yusuf bugün de ortaya geldi, sağa gitti, serbest oyuncu gibi takıldığı bölümler oldu.. Olmadığını gördü Denizli, devre arasında yerine o bölge için daha uygun duran Bobo'yu soktu.. Denizli zeki adamdır, nokta tabirler kullanır.. Bir süredir basında dönen 10.5 geyiğiyle söylemek istediği şey çok açık.. 11 gibi kenardan gelebilen, 10 numaranın yaratıcılığına sahip 4-3-3'ün kenardaki açık/forvet profiline tamamen uyan bir oyuncu istiyor.. Nedeni, elde böyle bir oyuncu olmaması.. Benim Beşiktaş kadrosu içinde bu bölge için çözümümse profiliyle Beşiktaş'ın elindeki en değerli orta saha oyuncularından biri olan Tello.. Geçen sene açıktan gelip çok iş yapan oyuncuyu bu sene tamamen içte düşünüyor Denizli, eldeki bolluktan belki de mecbur kalıyor.. Sadece bu 11'lerde bile, kenarda olmadığı görülen Yusuf'la Tello'nun yeri değişse çok daha iyi bir takım haline gelebilir oysa Beşiktaş..

İkinci yarının başında Yusuf ve Holosko çıktı, Nobre'nin arkasına Nihat ve Bobo geldi.. Bu sefer de sistemdeki denge sorunu ortaya çıktı.. 4-3-3 müthiş bir sistemdir ama oyuncuları dengeli yerleştirmek gerekir.. Bobo, Nihat ve Holosko gibi adamlar tek forvetin arkasında, kenarlarda oynayabilecek oyunculardır, fakat bu 3 oyuncudan 2'si aynı anda kenarları paylaştığında denge sorunları ortaya çıkar.. 4-3-3'ün gerçek açıkları Denizli'nin 10.5 numara diye tabir ettiği oyuncular.. Bu 3 oyuncu da o oyunculardan değil.. Avrupa'daki major takımlar içinde 3'ün tek kenarını bu tip forvetlere emanet eden sayısız takım var.. Ama böyle oyuncular bir kenarda oynarken, diğer kenardan gelen oyuncunun orta saha özellikli, 4-4-2'nin açıklarında oynayabilecek yeteneklere sahip oyuncular olduğu göze çarpar (Kuyt-Riera).. Dönülen 3 forvetli yapı, ortadaki Fink ve Ernst'le beraber takımın ileri hattındaki mesafenin açılmasına neden oldu.. O bağlantıyı kurabilecek tek oyuncu olan Tello da en sonunda kendi kendine düğüm attı.. Maçın ilk 10 dakikasında zaten tempo yapmanın imkansız olduğu statta hakemin düdükleriyle kesilen oyunun devamında Beşiktaş daha iyiydi, ikinci yarıda ise Avcı'nın son dakikalarda takımı geriye yaslama hastalığıyla ortaya çıkan baskı dışında hiçbir şey üretemedi Beşiktaş..

Denizli'nin ısrarla 10.5 demesi Nihat transferinin bu bağlamda ne anlama geldiğini de sorgulatabilir ileriki dönemde.. Nobre'nin ilk 11'de oynadığı her maç, Bobo-Holosko-Nihat üçlüsünden 2 oyuncunun yedek kalması anlamına gelecek.. Nobre'nin attığı imzanın maliyeti onu düzenli bir yedek oyuncu yapmaktan uzak düşürüyor takımı.. CL serüveni düşünüldüğünde iyi bir rotasyon için yeterli, hatta gerekli 3 forvetli hattı 5 kişiden oluşturmak.. Ama bazı oyunculara ödenen paralar ve şöhret sıkıntı yaratabilir.. Olan da bu sistemin kenarı için belki de içlerinde en uygun profile sahip olan Holosko'ya olacak gibi duruyor..

Belediye yaptığı transferlere rağmen geçen seneki yapıdan da geriye gitmiş gibi.. Herve Tum'u forvetin hattının bir basamak arkasında supporter gibi kullanma fikrini Bülent Uygun başarıyla uygulamıştı.. Ana felsefesi orta sahada pas yapıp rakip defansın arasına ve arkasına sarkmak olan bir teknik adamın Tum gibi bir oyuncuyu alıp target striker gibi kullanmasını beklemek anlamsız olurdu.. Tum Sivas'ta bu işi güzel yaptı ama Belediye öyle bir sistem takımı değil.. Takıma oturması için zamana ihtiyaç var.. Efe İnanç yine orta sahada ofansif anlamda bütün iş yükünü çeken oyuncu.. Arkasında onu desteklemek için kullanılan Kanfory Sylla tercihini anlayamadım.. Pas yapmaya çalışan Belediye'yi baltalayan oyuncuydu Sylla.. Yerine giren Mazuwa Nsumbu önlibero için çok daha doğru tercih bence.. Taner Gülleri'nin olmaması Beşiktaş defansı için bir şanstı bugün, onun takıma girişi Tum'un da sistemdeki yerini daha çok sağlamlaştıracak ama bu Belediye'nin, bu statta, geçen seneden fark yaratabileceğini ilk maç için tahmin etmiyorum.. İbrahim Akın'ın muhteşem golü gecenin onlar adına en güzel unsuruydu.. Golde sağa çuval gibi düşen Hakan Arıkan'a da selamlarımı gönderiyorum..

9 YORUM:

apaç dedi ki...

forvet bolluğu sebebiyle iki maçtır manasız eylemlerde bulunuyor mustafa denizli.

fener maçında yusuf'u erken çıkarmıştı.

bu maçta da holosko'yu çok erken çıkardı.

kulübenin zengin olması bazen iyi, çokca kötü.

savunmada sıkıntılar var. sivok-ferrari ikilisi olmaz. toraman'ın bir an önce dönmesi lazım.

sol bek ismail, son iki maçtır vasat olsa da, halihazırda memleketin en iyi sol beki.

milli takıma da çağrılmış. umarım hakan kadir baltasından alır formayı.

bu belediye musluğu da düşsün artık.

türk futbolunun gülen(!) yüzü abdullah avcı'nın sammiyetsiz hallerini, o iğrenç turuncu formalarını ve rezil stadlarını her gördüğümde biraz daha bulanıyor midem.

apaç dedi ki...

şu 10.5 geyiğini başlatan adam da turgay demir bu arada.

Adsız dedi ki...

beşiktaş'ın balonu patlar bu sene.

lesmiserable dedi ki...

kupa maçında da yazmıştım. bek geri dönüşleri o kadar kötü ki beşiktaşta. ama türkiyede bekler tamamen hücuma katkıları oranında değerlendirirler. Bu yüzden Allah ferrari ve sivoka sabır versin devamlı eleştirilecekler.
kanatları iyi kullanmak beşiktaşın canını acıtmanın yegane yolu gibi duruyor.
hücum hattında karışıklıktan medet umuyorlar. kaos sistemi de denebilir buna. pozisyon da buldular gerçi.
Ama hücumdaki üretkenliklerinin daha çok artabilmesi için ilerideki üçlünün orta üçlüye devamlı yakınlaşarak oynaması gerekir beşiktaşta.

Adsız dedi ki...

ciddi bir forvet almamız lazım.bobo yla nobre yle şampiyonlar liginde birşey yapamayız.

kazan nuri

ORHUN dedi ki...

nobre bitmiş. bobo nun kafası başka yerde. beşiktaşa ters çalım atan bir solaçık bir de santafor lazım 4-3-3 için.

nihat kahveci sezonun en berbat transferidir. birincisi bu adam sürekli sakat. 2. si askerlik yüüznden sezonbaşı kampında yoktu. 90 dakka oynaması için mart ayına kadar beklemek lazım. nihattan hiç bişey beklemeyin bjk liler.

Adsız dedi ki...

muhabbet nerden 433 e baglanacak demiştim ilk paragraftan girmişsin zaten beşiktaş 433 sivas 433 ibb 433 sen 433 ben 433 ama apaç düzadam o 352 ya da klasik 442 :)

Hüseyin Altıkıllı dedi ki...

@ apaç,
"kulübenin zengin olması bazen iyi, çokca kötü."

hıı evet.

apaç dedi ki...

@hüseyin

aslında cevap vermeyecektim ama bu blogu takip eden herkesin biraz da olsa futboldan anlamasını istiyorum. o yüzden aydınlatacağım seni. iyi dinle şimdi;

zengin kadro ile alternatifli kadro aynı şey değildir.

arda'nın yedeği kewell'sa bu manasız bir zenginiliktir ve her dem sıkıntı yaratır.

galatasaray gibi bir takımda arda'nın yedeği kewell olamaz. ekrem dağ olur, mehmet eren olur. ama kewell olmaz.

olursa da geçen seneki gibi tarihin en iyi(!) kadrosuna sahip olup, 5. bitirirsin ligi.

beşiktaş'ta da aynı durum söz konusu.

holosko'nun olduğu yerde nihat lükstür. fuzuli bir zenginliktir.

holosko'yu yedekleyeceğin adam nihat değildir.

ya da nobre'yi yedekleyeceğin adam bobo olamaz.

ha cm'de olur, güzel de sonuç verir ama reel dünyada olmaz.

tamam mı canım kardeşim!?

Blogger tarafından desteklenmektedir.