23 Ağu 2009

,

Galatasaray 4-1 Kayserispor


Ortaya konan oyun, sistem kalitesi, tempo hedef futbolun kilometrelerce uzağında.. Ama buna rağmen maçların görece rahat geçmesi, atılan bol ve kolay goller taraftarı gaza getiriyor, müthiş bir güvenin oluşmasını sağlıyor.. İlk haftalarda çekingen olan bana, geçen sene savunma yönünden ligin en organize ve sağlam takımlarından biri görüntüsünü veren Kayserispor maçından önce 3 olur dedirtip fazlasıyla zorlanmadan rakibini geçiyorsa Galatasaray, şu an için ölüsü "4" konumuna gelmiştir gözümde.. Bugün ilk 20 dakikayı kaçırdım.. Fakat her Galatasaray maçında vurguladığım oyuna göre şu an için fazla gelen gollerin verdiği rahatlığın ise tıkanmanın geldiği maçlarda tersine dönmemesi taraftarın görevleri arasında en üstlerde geliyor.. Sezon başında elde yeni takımla ilgili hiçbir veri yokken çoğunluğu gençlerle çıkılan Tobol maçından sonra yazılanlar hafızalarda.. Bu oyun skoru getirmediğinde, arka arkaya puan kayıpları geldiğinde taraftar bakışında değişiklik olmamalı.. Ki sezon başından itibaren ortaya çıkan oyundan ve takımdan keyif alan, her oyuncuya destek olan Sami Yen profili bile geçtiğimiz sezonlardan farklı olarak bu konuda da güven veriyor bana.. Gelen rahat goller, Kayseri gibi bir takımı rahat geçiş arızalara rağmen sistem ve mantalitenin nüvelerinin topçular tarafından kısmen anlaşıldığının ispatıdır gözümde..

Europa Ligi için sezon erken açıldı, sürpriz olmaması için işler erkenden sıkı tutuldu.. Sezonu erken açmanın lig başında Galatasaray'ın en formda takımı görünmesini açıklıyor, ama olmamış şeylerin de ortada net ve fazla bir şekilde duruşu Rijkaard'ın çok erken çok büyük bir yükselişi istemediğini de gösteriyor..

Ortadaki Ayhan ve Sarp gibi diğer hücum elemanlarına göre daha az yaratıcı olan savunmacı oyuncuların birlikteliğinin ve alan parselizasyonunun bozulmamasının Galatasaray'ın geleceği için önemi büyük.. Servet ve Gökhan gibi ağır bir tandemle boy kısaltmaya, tempo yapmaya, devamlı kaleye gitme isteğinde olan bir takımın rakiplerine çok ciddi kontra ataklar vermemesi, arızalarla birlikte daha çok önem kazanıyor.. Arda'nın rol ve görevinin ne olduğunu tam olarak anlamak bu sene oldukça zor olacak, üstüne basarak vurgulanmalı bu.. Elano'nun oyuna girişinde çıkan oyuncunun Keita olması, Aydın'ın yine bir maçı 90 dakika tamamlaması, Elano girdiğinde Ayhan ve Sarp ikilisinin bozulmaması, Arda'daki rol değişimleri.. Kayseri maçından sonra geriye kalanlar ve cebe atacağımız olgular olacak maç adına..

İlk çeyrekten sonra Arda Elano girene kadar ortada devam etti.. Ayhan'la Sarp'ın arasına girdi, sağa sola gitti.. Kademe olarak biraz daha geride takıldı.. Elano girdikten sonra çıkan oyuncunun Keita olması ve Arda'nın sola geçmesi bu iki oyuncu arasında paylaşımın birinin kanada atılacağı şeklinde okunabilir.. Elano'lu ilk ciddi maçtı bu, devamında işler değişebilir.. Bana göre Arda merkezde, Elano kenarda daha mantıklıdır.. Ama bunun tersini de görebiliriz elbette.. Burada da eğer konumuz 4-3-3'se, Elano'nun ortada oynayıp oynayamayacağı gelir önümüze.. Arda'dan daha iyi bir üçlü iç yaratılabileceğini düşünmüyorum Elano'yla.. Mark Hughes'ün City'deki sistemi 2 senedir 4-3-3.. Elano bu adamın elindeydi, ama bir kere olsun orta üçlüde düşünmedi Hughes onu.. Bu seneki ilk maçta sağ açık Shaun Wright-Phillips'i orta üçlüde oynatan Hughes Elano'dan iç olmayacağını düşündü.. Elano'nun City'de forma giyebileceği tek mevkii kenarlardı.. Orada bulunan Robinho, Adebayor, Tevez ve arkasındaki oyuncular da Elano'nun Brezilya hedefi için uygun değildi, transfer gerçekleşti.. Sistemi 4-3-3 olan bir hoca, mantık olarak tamamen bir hücum oyuncusu görüntüsü olan Elano'yu orta üçlüde kullanmaz.. Arda'nın değişime uygun yapısı ise opsiyon olarak bunu öne koyar.. Elano'nun City'de başarılı olduğu sezon oynanan sistemin klasik 4-4-1-1 olması, supporter ve sağ açık oynayan Elano'nun bu sistemdeki başarısı da Elano'nun ortadaki konumunu Galatasaray'da da, bazı maçlardaki Arda gibi 4-4-1-1'e götürür.. Bu gece de ikinci yarıda öyle oldu..

Galatasaray'ın önündeki yapısal bir diğer sorun, şu anda sol açık gibi görünen Aydın Yılmaz'ın içe kat eden hali.. Sağ açıktaki Keita çok daha çaprazlamasına ve dikine kaleye yönelen bir oyuncu.. Aydın ise muhtemelen orta sahayı çoklamaya çalışan bir oyun oynuyor Galatasaray'da bir süredir.. Netanya maçındaki efsane oyundan sonraki hiçbir maçında o oyunun yarısını ortaya koyamadı.. Ama hiçbir şey yapmıyorken bile daima sistem içinde kalması, haddini aşan işler peşinde olmaması, savunmaya verdiği önem ve iç oyunculara yardımı alkışlanmalı.. Ama içe kat eden oyununun arkasındaki oyuncunun stoper bek Balta, daha dikine oynayan Keita'nın arkasında ise hücuma çıkmayı seven Sabri'nin olması bir uyumsuzluk.. Gökhan Gönül'ün önünü kapatan Colin, açan Deivid gibi bir örnek önde dururken, kenarlarda bunun tersini yaşamamız ufak ama zamanla önemli hale gelebilecek bir futbol şanssızlığı.. Aydın yedeğe gidince yerine geçen oyuncu Arda ya da Elano olacak gibi durduğu için de bununla yaşamayı öğreneceğiz.. Keza Sabri'nin Keita'nın yapısı nedeniyle açıkla yeterli bağlantıyı kuramaması (ki bu maç gelişme vardı konuda) da ayrı bir sorun.. Hallolması çok daha kolay şeyler bunlar..

Servet'in yenen golde hatası var.. 4. golden önce Arda'ya attığı muhteşem pas ise hanesine büyük bir artı olarak yazılmalı.. İlk 2 gol duran toptan, üçüncü gol Elano'nun fantastik bir kabiliyeti, dördüncüyse Servet'in pasında artık oyundan tamamen düşmüş Kayseri savunmasının hatalar silsilesinin bir sonucu.. Olumsuzluk mu? Belki.. Ama bunlar iyi bir savunmaya 4 gol attığın gerçeğini günümüz futbolunda değiştirmiyor.. 4. golde Eren'in eskortluğu potansiyeline yakışmadı.. Elano'nun takıma entegre olması için zamana ihtiyaç büyük.. Sabri zaten bu takımın en önemli oyuncularından biriydi.. Ama en negatif yönlerinden biri olan Aydın gibi sistemden çıkan yapısı Rijkaard'la birlikte hızla törpüleniyor.. Zan - Servet hala uyumlu.. Sarp hala büyüleyici.. Pozisyonlar arasındaki değişim, Elano ve Arda'nın arada yer değiştirmesi, orta saha oyuncularının hareketli ve dönen hali sistem bozucu silahlar olarak umut veriyor..

Baros'un golünde faul kesin yok.. Hemen sonrasında kendisine yapılan hareket bence penaltı.. Yarın o pozisyona ne var canım diyecek olanlar illa ki çıkacaktır basında, adresim tek.. 2. golden önceki korner tamamen hatalı karar.. Sarp'a yapılan hareket de dışarda bitiyor..

11 YORUM:

os dedi ki...

belirtmeden geçemeyeceğim, kayserispor'un golündeki kornerde hatalı karar...

onun dışında güzel bir yazı, söylenecek her şeyi söylemişsin.. keita'da bi durgunluk vardı, bir kaç pozisyonda top gelmedi diye ilk yarının son 10-15 dakikasında durgundu, yüzünden de belliydi.

uğur'un sol bekte oynaması da göze çok batmadı, her ne kadar karşısında zorlayan birisi olmasa da, her türlü volkan yaman'dan daha iyi bir alternatif.

mustafa sarp kritik yerlerde pas hatalarını da minimuma indirdikçe daha iyi olacak.. rotasyon rotasyon diyoruz, en fazla forma giyenlerden birisidir sarp, topal gelince de onun da süreleri azalacak, o da enerjisini daha verimli kullanabilecek.

mehmet topal'ı da özlemişiz, bi pozisyonda örümcek adam gibi söktü aldı topu rahatlattı defansı..

sabri'de yılda 2-3 iyi maçından 1'ini kullanmış oldu böylelikle, dileğim bunu sürdürmesi, ilk yarıdaki bir ortada ve kaleciden seken bir topta adamla uğraşmayı bırakıp topa odaklandığı için yapması gereken kademeyi layıkıyla yaptı..

iyi yoldayız.

karaktersiz dedi ki...

Ben de yedigimiz golde arka direkte kimsenin durmadigini farkettim. Top o bolumden giderek gol oldu. Yanli$ gormedim herhalde. Sabri Kayserispor maclarinda co$ar genelde.

Bunun di$inda, gecen sezonun 2. yarisi butun maclari "kesin kofti bir gol yeriz." diye bicak sirtinda izliyordum, bu sezon ise "kesin enfes bir gol atariz" diye rahat rahat izliyorum.
Boyle iyi, boyle devam...

The Glorious Strategist dedi ki...

galatasaray'ın maçlarında ilk 20 dakikayı ne yapıp edip kaçırmamak lazım. zira özellikle ASY de kabus gibi çöküyor takım ilk 20 dakika. ben bile taraftar olarak hayranlık ve sevinçle karışık bir korku yaşıyorum, hani devasa bir makineyi çalışırken gördüğünüzde yaşadığınız hayranlıkla karışık korku gibi. 20 lerden sonra rakip dengeyi sağlıyor genelde.

Temur dedi ki...

kadro derinliği: 5 dakikadır okuyorum bir defa Kewell geçmedi opsiyonlarda. :)

SELO dedi ki...

Her gecen gun daha da ustune koyarak gidiyoruz. Herkes cok rahat mac seyrediyor. Kayseri durumu 1-1 yapmis, kimsede endise yok.

Bu goruntuler hic bozulmasin istiyorum. 4-5 hafta sonra transfer taksitleri odenmesi, Cimbom'da para krizi, v.s gibi seyler duymamak icin dilimi isiriyorum. Bu sene bizi yikmak icin cok oyunlar donecek ama yeter ki kendi kendimizi yikmayalim, aksi taktirde acik ara gotururuz bu ligi..

Bugun Baros'un ilk golu temiz. Herkes bizim 2 penaltimizin verilmedigini soyluyor bana gore ikisi de degildi. Kayserinin golunun oncesindeki korner bana gore de yanlis.

Bugunden sonra 4-3-3 ideal kadro olarak defansin onundeki 6'liyi

(cift on libero isteniyorsa)
Sarp- Topal
Elano
Keita- Baros- Arda

olarak,

(tek on liberolu olarak da)
Sarp
Elano-Arda
Keita-Baros-Kewell

seklinde yazarim.

Bana gore Aydin bu takimda ilk 11'de baslamamali..

illetyus91 dedi ki...

Kötü de oynasak 4 tane atmamız umut verici bir gelişme. kötü oynayarakta kazanmayı bilmek önemli.

bu maçta gözüme çarpan oyuncular sabri ve mustafa sarp oldu. sabri, kayseri maçlarında gerçekten coşuyor. mustafa da takıma çabuk ısındı. beklediğimden çok çok daha iyi oynuyor.

defansif olarak sağlamlaşırsa ve de hücumda daha üretken olursa bu takım tutulmaz bu sene.

Cino dedi ki...

aydın netanya maçındaki oyununun yarısını bile ortaya koyamadı ama geçen seneki oyununu ikiye - üçe katladı, bence de alkışı hakediyor. gerçi daha gidecek çok yolu var ama ben umutluyum. en azından deli oğlan sabri bile daha derli toplu oynuyorsa aydın da kendini geliştirecektir.

lesmiserable dedi ki...

sarp iyi yolda ama sarp+ayhan hala önündeki dörtlünün ağırlığını taşıyabilecek seviyede değiller. linderoth'u bekliyorum godotu bekler gibi. topal'ın katkı vermesi güzel, barış da bir alternatif. Yeni oyun sistemimizde bu iki oyuncunun müthiş oynaması gerekiyor, bu yüzden de her maçta sanırım bir oyuncu değişikliği hakkını savunmanın önünde oynayan adamlarımızdan birini değiştirerek kullanacağız, tıpkı dün m.topal'ın oyuna alınışı gibi. Belki her yorumda bunu soluyorum bazılarınız kızacak çünkü 5 tane oyuncu varken neden bir oyuncu daha alıyoruz diye ama hala aurelio'nun alınması gerektiğini düşünüyorum. Bunun dışında ben elano'dan fizik gücünü daha da arttırdığı takdirde ikilinin önündeki adam poziyonunu rahatlıkla kaldıracağının ışıltılarını bu maçta gördüm.

lesmiserable dedi ki...

bu arada değinmeden edemiycem gs'da baros'un yedeği kim. nonda mı hiç sanmam ondan ancak yardımcı santrafor şeklinde faydalanabilirsiniz. alternatifsiz tek adam belki de takımda baros. yani santrafora ihtiyacımız var. su gignac bize kaça patlardı acaba. pogrebnyak'ı 4.5 M Euro bonservis bedeliyle almış mesela Stutgart.

tobias dedi ki...

franco da boş geçmiyor maşallah!

apaç dedi ki...

şimdi bir alıntı yapacağım, kimse aksini iddia etmesin:

''Sabri zaten bu takımın en önemli oyuncularından biriydi''

teşekkürler parma, teşekkürler mustafa sarp, teşekkürler adam gibi adam blumer elano!

Blogger tarafından desteklenmektedir.