3 Tem 2010

, ,

Arjantin 0-4 Almanya

"Bir takımdan bir forvet çıkıp, onun yerine orta sahaya savaşan bir oyuncunun gelmesi Türk insanı tarafından hücum adına bir iyileştirme olarak sayılmayan, takımı hücumda geri, savunmada ileri götürecek bir değişiklik.. Bunun tersini sıklıkla savundum burada.. Gelinen nokta nedir? Olympiakos, Metalist, Hertha gibi son 5 yılda ezmenin hayal bile edilemediği gayet önemli takımlara karşı ortaya konan büyük bir futbol dominasyonu.. Ortadan bir ön libero çıkarıp büyük takım kimliğiyle bir forvet ekleyerek aynı oyunu ve sonuçları alabileceğini iddia edenler rüyalarında yaşamaya devam edebilirler futbolu.."

Rijkaard öncesi son sevdiğim Galatasaray hocası, bana göre bu takımın son 20 yılda gördüğü en güzel futbol beyinlerinden Michael Skibbe'yle ilgili bir yazıda geçen bir pasaj bu blog arşivinden.. Gerets ve Kalli'yle Galatasaray'ın alıştığı tek önlibero-çift forvetli garip düzen bizim ülkede ve taraftarlar arasında ciddi anlamda üst düzey takımların oynaması gereken olarak görülüyordu.. Bunu bozup ortaya ikinci içi ekleyen Skibbe'nin muhatap olduğu cümleleri de çok net hatırlıyoruz.. Bu sadece 1.5-2 yıl önce öğrendiğimiz bir futbol gerçeğiydi, şimdi Rijkaard'ın oraya eklediği üçüncü merkez oyuncusu post-Skibbe döneminde büyük sorun olarak görülmüyor.. Kalli'nin 1970'lerde kalan aklı sonrasında bu yapıyla Avrupa'da büyük hüsran yaşayan bir takım ortaya çıkarması (Keza Gerets'in de) bu blogdaki bütün Kalli eleştirilerinin merkezinde yer alır zira dünya futbolunun kendi gerçekleri vardır.. Bu da merkezi en az iki oyuncuyla kaplamaktan geçiyor şu anda..

Dünya Kupası'nın başından itibaren bir Arjantin maçı yazmak mümkün olmadı.. Oysa takımın ilk maçtan beri net sorunları vardı ve bunlardan biri Maradona'nın en az 10-15 yıl öncede kalan bu yapısıydı.. Bunun yanında bir sağ bek sorunu, formu yüksek oyuncularda yapılan değişik tercihler, Messi'nin kenardan içe alınması vb. birçok sorunla Arjantin turnuvaya girdi.. Güney Kore, Yunanistan, Nijerya ve Meksika önünde büyük yetenek farkıyla bu sorunlar olabildiğince tolere edildi ama takımın kendi sınıfına çıktığı ilk maçta bütün defolar ortaya çıktı.. İlk 11'ler belli olduğunda Arjantin'in Almanya'yla baş edebilmesi için Mascherano önündeki Maxi ve Di Maria'dan çok üst düzey iç performansı alması gerekliliği göze çarpıyordu.. Natureli açık olan iki oyuncu elbette bunu gösteremedi ve daha maçın ilk dakikasından itibaren Secweinsteiger, Khedira ve onları bütünleyen Mesut'lu orta saha oyunda üstünlük kurdu.. 10. dakikada gelen duran top golü Müller'in fırsatçılığının ve zekasının uzantısı olarak bu üstünlüğe büyük bir katkı yaptı, ondan sonra da Almanya oyunu tutmaya devam etti..

Maxi ve Di Maria'nın defansif sorunları devam ederken Maradona'nın oyunda iki oyuncunun yerini değiştirerek ters ayak opsiyonu yaratmaya çalışması nazarımda büyük fiyasko ve inatçılığın doz aşımı.. Almanya, Arjantin'in ceza sahası ve orta saha çizgisi arasında istediği zaman at koşturdu ve özellikle kendi sağından Lahm ve Müller'le birkaç deneme yaptı.. Arjantin'in bu süreç içerisinde bireysel yetenekten bile minimum katkı alarak hiçbir şey üretemediğinin altını çizmek gerek..

Maradona'nın oyun planı sol ve sağ içlerin defansif katkısı olması durumunda oyuna katılan bekler ister ve Arjantin'in bu anlamda da üst düzey opsiyonlara sahip olmadığını kabul etmek gerek.. Beklerin özelliği çift açıklı bu düzeni doğurmuş olabilir mi? Opsiyonlar arasındadır ve belki de Maradona'nın hatasını hafifleten boyutta olabilir bu sorun.. Ama bunda bu kadar ısrar edip sahadaki net yanlışlara ve rakip üstünlüğüne karşı hamle yapmamanın anlaşılır bir tarafı yok.. İkinci yarıda Mascherano'nun yanına bir iç eklemesi yaparak belki de Messi'yi kendi bölgesine çekip bir 4-4-2 denemesi yapmak gerekiyordu ama Maradona bunu da yapmadı.. Almanya'nın sahadaki rahatlığı devam etti ve bir karambol pozisyonu içinde Müller'in ultra zekası yine devreye girerek sola atılan bir top Arjantin'in fişini çekti..

Sağ bek sorununda bugünkü gollerin geldiği yerler Maradona'nın kadro seçimini ve bu turnuvadaki oyuncu tercihlerini eleştiri konusu yapacak, bundan kurtulmasının artık şansı yok.. Keza 2-0'dan sonra Otamendi'ye daha fazla dayanamayarak bir değişiklik içine girdi ama 2 farklı skor dezavantajında ön alanda daha radikal değişiklikler gerekiyordu.. Almanya'da Löw bu dönem içinde önce en sorunlu bölgesi sol bekte bir değişikliğe gitti, arkasından da içte ve sağ açıkta yeni kuvvetlerle sistemde oynamadan tazelemeye gitti ve Arjantin'in oyun disiplininin yok olmasıyla farkı artırdı..

4-0'lık skor futbolda modernitenin kazanımıdır benim gözümde.. Görünürde daha ofansif olan bir dizilişin sistemler savaşında nasıl etkisiz kaldığını ve az forvetli yapıların nasıl daha iyi hücum ettiğini bir kez daha göstermiştir bu maç.. Böyle yapıların üst düzey futbolda kazanma ihtimali şans dışında çok küçük, ancak çok özel kenar oyuncularıyla gerçekleşebilir ki onlar da Maxi ve Di Maria değiller.. Sevmediğim bir futbol garabetine Löw'ün başka bir Alman'ın burada yaptığı yenilikle cevap vermesi benim için bu akşam yeterlidir.. Aklımda Michael Skibbe'yle Almanya'nın bu üstün futbolun hem takdir, hem de tebrik ediyorum..

7 YORUM:

Plaseyi Hanri Gibi Vuruyorum dedi ki...

Almanya'yı izledikçe aklıma Skibbe geliyor benimde. Kendi blogumda da her Almanya maçından sonra aynı şeyleri yazdım.

Golü bulduktan sonra kontralarla rakibi çökerten, gol bulana kadar rakibe topu vermeyen, çok iyi alan savunması yapan, iç oyuncularını hücuma sokan bir takım Löw'ün takımı.

Tıpkı Ayhan ve Barış'la buna benzer bir iç kuran Skibbe'nin takımı gibi. Skibbe'ye selam olsun tekrar.

burak dedi ki...

tek korktuğum takım ispanya. müller yok. havaya da girdi ispanyollar. %55-45 ispanya diyorum.

bu maça gelince zaten kadrolardan belliydi. son dakikalarda acıdı bizim çocuklar. yoksa 5-6 yapardık.

almanya sıkıcı, makina, son yıllarda büyüklere galibiyeti yok diyenler buyursun şimdi.

1974 hollandasından sonra tüm devleri ezip geçen ilk dünya kupası takımı..

hagi dedi ki...

Atjantin'in bu 'tek onlibero'lu sistemle mucadele etmesi mucadele gucune eksi olarak yansidi bence de.Bununla birlikte Almanya'nin daha defansiz bir kadroyla oynadigini da dusunmuyorum acikcasi.

Schweinsteiger de -yaniliyorsam duzeltin- 'natureli acik' olan bir oyuncu.Her ne kadar bayern'de bu sene ic olarak oynamis olsa da bir 'on libero' degil.Yani Almanya da orta sahada Khedira disinda daha cok ofansif yonu olan oyuncularla mucadele etti kanimca.Lakin Almanya'yi farkli kilan bu hucum ekibinin mudafaaya olan olagansutu katkisiydi.Ozellikle podolski'nin top rakipteyken yaptigi 'bogusmalar' bence olaganustuydu.Arjantin saldirirken 11 kisi topun arkasina gecip topu kapinca cok seri cikabildikleri icin rahat bir galibiyet aldilar.Ama olasi ispanya karsisinda favori gordugum takim almanya degil benim..

lesmiserable dedi ki...

sayısallar bir şey ifade etmez futbolda. kağıdın üzerinden bakarsak futbola almanya da arjantin de 3 forvetli oynuyor bunun dışında savunmaya gelmeyen mesut u da eklersek kağıt üzerinde sanki almanya daha çok hücum oyuncusuyla çıkmış ama. yani kağıt üzerinden sölediklerinin tersi çıkar. ama işte alm ve arj arasındaki fark messi-higuain-tevez ve klose-podolski-müller top rakipteyken neler yaptığıdır.
yani rakamlar iyidir fikir verir ama pek birşey anlatmaz bazen de tam tersini anlatır. iki iç beş iç üç iç. ama babacığım bu içler kim. almanyadaki gibi oyunun iki yönünü de oynayan arjantin ceza sahasında bile cirit atabilen, bir iç mi? yoksa sadece savunmanın önünde bekçilik yapan karşı sahaya geçmeyen bir iç mi. yani bir iç var içden içeri.
son olarak mesutun gelişimine bir paragraf açayım. bu adamın sol kanat oyunculuğundan zidane vari bir oyuncuğa evrilmesini hayranlıkla izliyorum. bu adama pek çok şey öğretmişler. bu eğitimcilerin ellerinden öperek bitireyim yorumumu.

Parma Maniac dedi ki...

hagi oyuncunun ne olduğu değil, sahada ne yaptığı önemlidir bence.. Schweinsteiger o dönüşümü tamamlamış bir oyuncudur ve bugün de dönüştüğü pozisyonda mükemmel oynadı, Khedira'dan bile daha iyi bir iç performansı gösterdi.. Defansif katkı anlamında takımın en iyi oyuncusuydu diyebilirim..

lesmiserable, iki takım arasındaki tek fark Arjantin'den bir forvet yerine Almanya'da bir fazla iç oyuncusu olması.. Müller ve Podolski forvet değil, çok önemli defansif görevleri de bulunan açık oyuncuları.. Di Maria ve Maxi'den büyük farkları yok, iki forvetin varlığı sadece onları biraz daha geride gösterdi ama devamlı açığı zorlayan oyunları da Mascherano'yu yalnızlaştırdı.. Almanya oyuncu pozisyonları itibarıyla daha defansif bir kadrodur bence ama oyuncu işlevlerini de çok daha iyi kullanarak daha etkili hücum eden bir takımdır..

lesmiserable dedi ki...

benim bahsettiğim şey podolski ve müllerin kulüp takımlarında forvet olarak oynayan oyuncular olması. yani tevez de geriye bekine kadar yardıma gelse açık gibi oynayan forvet olacaktı ki. podolski ile tevez arasındaki fark budur. almanya bu sayede o kadar iyi boş alan buldu ki schweinsteiger 'i ve mesutu yıldız yapan arjantinin bu oyun formatıdır bence.

brk dedi ki...

cambiasso ve zanetti'nin olmaması başlarını ağrıtacktı ve öle de oldu. ayrıca uğur uçar otamendi'den daha iyi bir sağ bek. sabri'yi tartışmam bile o derece :)

Blogger tarafından desteklenmektedir.