13 Tem 2010

Nicolae Dica & Ismael Sosa


Turkcell Super Lig'de bir şeyler değişiyor.. Bursaspor'un şampiyonluğu bu değişimi tetiklemiş ve hızlandırmış olabilir ama kesinlikle başlatıcısı değildi.. TSL, tarihinin en güzel transfer sezonlarından birini yaşıyor ve bunların geneli üç büyüklerden kaynaklanmıyor.. Bundan daha güzel bir şey olabilir mi? Bütün takımlardan çok mantıklı, nihayet işin farkına vardıklarını gösteren muazzam hamleler geliyor.. Kimi tutar, kimi tutmaz.. Ama kağıt üstünde yapılan işlerin güzel olduğunu görmek için bazılarının sahaya çıkması gerekmiyor.. 2.5 sene önce Arsene Wenger'in radarında olan, Londra'ya antrenmanlara davet edilen genç bugün İstanbul'un bir semt takımında Yılmaz Vural için oynayacak, bundan güzel örnek olur mu?

Nicolae Dica, benim son yıllarda en beğendiğim Romen oyuncuların başında geliyordu.. Hagi sonrası sendromunda Galatasaray'ın denemesi gereken oyunculardan biri olduğunu da düşünüyordum.. 30 yaşında Manisaspor'a geldi.. Kusursuz tekniği, saha görüşü ve yeteneğine eklediği pozisyonuna göre golcü kimliğiyle bu adam Catania sınırını neden aşamamıştır benim için merak konusudur.. Romence bilmeden de bunların ayrıntılarına ulaşmak zor muhtemelen.. Belki lokal oyuncu, belki de mental problemleri var.. Manisaspor'da kalıcı olup olamayacağını da şimdiden söylemek imkansız.. Ama bu sene her maçın naklen verileceği ülkede bu adamı her hafta izleyebilecek olmak bence çok güzel bir şey.. Manisalılar hazır olsun, gerçekten çok güzel bir adam geldi şehirlerine.. TSL sertliğine ne kadar tepki gösterecek onu göreceğiz ama topun dibine girmede dünyanın en iyilerinden biri olarak gördüğüm Dica'nın en az 1 tane şahane aşırtma golü atacağına (sahanın her yerinden olabilir) ben şimdiden eminim.. Tebrik ediyorum Manisaspor yönetimini..

Ismael Sosa'nın Gaziantep'e gelişi ayrı olay.. Tabata transferinde bütün Türk kulüplerine Güney Amerika pazarıyla ilgili ufak bir ders vermişlerdi, Ismael Sosa'yla bunu devam ettiriyorlar.. Mali sıkıntı içindeki kulübü takip edip bu sene Arjantin'de iş yapan bir genci Türkiye'ye getirmek büyük olay.. 3 milyonluk, bir Anadolu kulübü için yüklü sayılabilecek bir maliyeti var oyuncunun ama Gaziantep'in son zamanlarda kazandıklarıyla bunu sorun yaptığını zannetmiyorum.. 18 yaşında çıkılan ilk maç, 15 yaşından beri büyük yetenek olarak lanse edilmek, teknik direktörüyle gençliğinde takışmak gibi çok tanıdık bir profili var ama en önemlisi, son senesinin Arjantin'deki en verimli sezonu olması..

Dışarıdan ihraçla ülke futbolu ileriye gidebilir mi? Bence evet.. Gençlerin önüne rol modeli doğru koymak gerekir ve bunu gerektiği zaman Manisaspor bile yapabiliyor.. Bu ligde bir şeyler değişiyor.. Değişimi ve gelişimi her zaman tabandan başlatıp tavana doğru yayamazsınız.. Bu ilk bakışta daha doğru görünebilir ama futbolun her yanında olduğu gibi burada da tek doğru yok.. Son 10 sezonda tam 7 defa 4 büyüklerin arasına en az 1 takım girdi bu ligde ve en sonunda şampiyon geldi.. Bir önceki 10 sezonluk dilimde bu rakam 3'tü ve ikisinde 4. büyüğü 1 puanla geçen takımlar vardı.. Üstte çatırdamalar var ve o kabuğu bu sene Bursaspor kırdı.. Bu ligin gelişimini en çok etkileyen şeylerin başında yıkılmaz 4 büyükler kavramı geliyordu.. Artık bu yok.. Bu güzel transferler devam ettikçe genç oyuncu çıkarma kavramında bile önemli değişimler yaşanacağını düşünüyorum ben.. Bursaspor sadece şampiyonluğuyla değil, bu yönüyle de takdire değer bir takım.. Artık her takım para harcama lüksüne kavuştu ligde, şimdilik en önemli şey bu.. TSL güzel ve çok zor bir lig.. Bunun farkında olup Kezman, Van Hooijdonk, Baros gibi dünya çapında oyuncuların söylediklerine kulak vermek gerek.. Ronaldinho burada kolay oynayamaz dedirtmeyi başarıyorsa bu lig ve takımlar, orada güzel şeyler de oluyor demektir.. Köhne sistemleri biraz daha yenileyip dünya standartlarına doğru çeviren teknik adamlarla burasının tüm yanlışlarına rağmen o kadar da kötü olmadığını fark ettiğimiz gün her şey farklılaşacak..

O zamana kadar hoşgeldin Dica'yla başlayalım..

3 YORUM:

Plaseyi Hanri Gibi Vuruyorum dedi ki...

Bugün NTV Spor'a katılan iki tane sefil gazeteci bu transferleri çok maliyetli bulup eleştirdi.

Sonra futbol niye gelişmiyor diyorlar. Rezil bir spor basınımız var.

CaRtMaNtR dedi ki...

Bucaspor'un Leko ve Eskişehirspor'un Pele hamleleri sonrasında ligin alt ve orta kademesine aday takımların bile yabancı kalitesinde ciddi bir artış olduğunu görmek gerçekten sevindirici. Hele birde bu oyuncuları parlatıp dış pazara karla satabilirsek. Ligin değeri yavaş yavaş artacak ve ilgi genç yabancılardan genç yerlilere kayabilecektir buda gençlerin kendilerini motive edip hedeflerini sadece 5 büyükler olarak sınırlamasına engel olacaktır.

Tabi bu arada her hafta 9 maç yayının yapılacak olmasıda bence ligin kalitesine doğrudan etki edecek ve bu ligi takip edenlerin diğer takımları daha rahat analiz etmesine yardımcı olacaktır.

kuzen larry dedi ki...

ah bir de stadları yenileyebilsek...işte o zaman bu lig çok güzel olacak

Blogger tarafından desteklenmektedir.