22 Tem 2010

,

Galatasaray 0-1 Fenerbahçe


Bu maç öncesindeki düşük profilli hazırlık maçlarından fazla çıkarım yapmak mümkün değildi takımda.. Ligin başlamasına 1 aydan az süre kalmışken, transferi bitirememiş Galatasaray'da bu maçların dikkat çektiği birkaç önemli konu vardı.. Sistem özelinde bu sene geçen seneki hangi yapı üzerinden devam edileceği ve oyuncu tercihleri.. Rijkaard, Kleve maçı sonrasında 4-3-3'e devam edeceğiz diyerek kapıyı gösterdi.. Maçlarda da göze çarpan çoğunlukla geçen senenin genelinde kullanılan saf önlibero önü iki iç oyuncusuyla 4-3-3'ün devam ettiği şeklindeydi.. 3 maçta bunu cebe attık ve oyunculara geçtik.. Arda geçen seneki gibi solda devam ederken forvet ve sağ açık yeni transferlerle şekillendi.. Lorik Cana hariç arızalı merkezi korunan takımda buradaki tercihler de Emre Çolak faktörü dışında kayda değer değildi.. Öne çıkan iki konu vardı burada benim için.. Birincisi, Hakan Balta'nın nerede tercih edileceği.. İkincisiyse Ali Turan'ın benzer şekilde hangi bölgede değerlendirileceği.. Balta'yı daima stoperde, Ali'yi ise yine düzenli sağ bekte kullandı Rijkaard.. Balta - Neill tandeminin devam edebileceği düşüncesi doğuyorken bu maçtaki tercihler biraz rahatlattı.. Geçen seneki özel durum nedeniyle tandeme yapılan ikinci top çıkaran oyuncu eklemesinin "o" takıma artıları oldu ama yeniden düzenleme yapılan bu seneki kadro içinde taşıdığı riskler vardı.. Geçen sene Bursaspor maçında savunmayı önde kurarak takımın boyunu kısaltan Galatasaray'a karşı Sercan Yıldırım'ın tandemi paçavraya çeviren koşuları bu ikili için en büyük uyarıydı ve büyük şüpheler doğurdu.. Hem tandemin boyunu kısaltan, hem de ağırlaştıran bu ikilinin, top kullanma yeteneği bu eksiklikleri tolere edecek düzeyde değil bence ve bu açıdan Neill yanında farklı bir oyuncunun değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum..

Benim adayım stoper Ali Turan'dı ve onun sağ bek tercihi bunu başlamadan bitirdi.. Ali de fazla uzun değil, topla haşır neşirliği de muazzam sayılmaz.. Ama hızı ve sertliği bence yeterli o bölge için.. Rijkaard şu anki tercihleriyle bunun üzerini çizmiş görünüyor.. Bugün maça başlayan Servet ve Zan'dan birinin Neill'ın partnerliğini yapacağını düşünürsek tandem ağırlaşmaya devam edecek ama ikilinin boyunun uzuyor olması yine dezavantajı nötrleyen cinsten ve daha mantıklı..

Maça geçelim, ilk yarıdaki kadro ve oyun tamamen geçen senenin devamı.. Cana önü Sarp ve Musa üçlüsüyle neden başladı Rijkaard bilmiyorum ama böyle top tutamayan/yapamayan bir merkezin sistem adına ortaya bir şey koyamadığını geçen seneden biliyoruz.. Fenerbahçe'nin 10 dakika sonra kırmızı görmesi üzerine eksik rakibin üzerine bile gidemeyen, Arda ve Serdar'ı ileri itmesi gerekirken özellikle Arda'yı devamlı içe çekerek takımın hücum gücünü iyice düşüren ve Arda merkezli bir hale getiren seçim bu üçlü üzerinden işledi.. Takım oyuna hükmedemedi ve 10 kişi kaldıktan sonra geriye yaslanarak fırsat kollamaya başlayan Fenerbahçe'ye yine direnç kazanma şansı verdi.. Musa Çağıran'ı merkezde hücum hattına en yakın oyuncu olarak kullandı Rijkaard ki görüntüde yaratıcılık ve top kullanma adına en doğru seçim oydu.. Ama oyuncunun top kayıplarından sonra rakip merkez oyuncuyu takibi, pozisyon alışları ve tercihleri klasik bir defansif orta saha oyuncusu olduğunu ve bu rolün üzerinde durmadığını gösterdi.. Keza böyle bir üçlünün Baroni'nin ters bir hamlesiyle böylesine ortadan yarılması ve sonrasında sağ kenar oyuncularının savunma hatalarıyla skor dezavantajına düşülmesi de ayrı bir hayal kırıklığıydı.. Açık oyuncuları geriye geldi, Batdal arkadaki 5'liden tamamen kopunca oyuncu özellikleri değerlendirilemedi ve devreye çok etkisiz bir oyunla gidildi..

Rijkaard'ın oyuna müdahale yapmasını bekliyorduk devrede.. Cana ve Musa'yı oyundan aldıktan sonra merkeze Ayhan'ı ekleyip Arda'yı Batdal'ın arkasına çekerek kanatları Serdar - Barış yapan Rijkaard mantıklı bir şekilde sistemi 4-4-1-1'e çevirdi.. Serdar ters kanada geçti ve Barış sağ kenarı destekledi.. Merkez sayısını ikiye indirirken bir kenarda savunma ağırlıklı bir tercih yapması Rijkaard'ın oyuna bakışının bir yansıması bence.. Serdar solda Arda'nın yapamadığı katkıyı yaparken Batdal-Arda yakınlaşmasıyla orada oluşan üçgenden pozisyon üretmeyi deneyecekti Galatasaray ve başlangıç da gayet iyiydi.. Ama 15 dakika sonra, kaçırdığı gol sonrası Batdal'ı kenara alarak oyuna Emre Çolak'ı sokması benim adıma maçı bitiren hamle oldu.. Galatasaray, yine özellikle soldan Serdar'la etkili gelmeye devam etti ama sağdan ve soldan yapılan sayısız orta forvet yokluğu nedeniyle değerlendirilemedi.. Tamamen kendi kalesi önüne yığılan ve savunma arasındaki boşlukları da minimuma indiren Fenerbahçe'ye sol kenar dışında zarar verilemedi ve Galatasaray bir Fener maçını daha istediğini alamadan bitirdi..

Oyunculara bakalım tek tek.. Yeni transfer Lorik Cana'nın hazır olmadığı çok belli.. İlk yarıda üç tane skandal pası var ama bu kadar ağır partnerlerle ve söylediği fazla kilolarıyla çok önemli değil.. Mehmet Batdal hazırlık maçlarının en iyi performansçılarından biriydi.. Bu maçta çok etkili olamadı ama ilk yarıdaki arızalar onu çok etkiledi.. Maç ikinci yarıda Batdal'a doğru dönecekti ama Rijkaard'ın 15 dakika sonra onu da kenara alması bunu görmeyi engelledi.. Yine de sırtı dönük oyunun yanında yüzü dönük oyunu da biliyor görüntüsü ve ayaklarına hakimiyeti tekrar göze çarptı.. Şu ana kadar gösterdikleri forvet alternatifi olabileceği yönünde.. Devamlı tekrarladığım gibi bunu artırarak sürdürebilirse sezon içinde Baros'la birlikte de sahada sık sık yer alma şansına sahip olacaktır..

Serdar Özkan maçın en iyisi Galatasaray adına.. İlk yarıda sağ açıkta oyuna hiç giremedi ama devreyle birlikte sola geçince oyunu tamamen değişti.. Önce Fener sağında ikinci şeridi açtı, arkasından Bekir'i tamamen dağıtıp orayı otobana çevirdi.. Yetenekleri belli, doğal kondüsyonu da eğer sağlıklı bir yaşamla destekleyebilirse önemli artı.. Kafasının ne şekilde çalışacağı, bu dar ve açık alan yeteneklerini takım adına ne kadar kullanabileceğini gösterecek..

Musa'ya değindik, Arda'nın bel kısmında biraz incelme var gibi, tabii çok daha fazlası olmalıydı.. Kilo problemi devam ediyor ama bütün bunlar takımın en önemli oyun zekası olduğu gerçeğini değiştirmiyor.. Servet - Zan ikilisi fena değildi, eğer Neill yanında bu ikiliden biri tercih edilecekse Servet'in savunma yetenekleri daha ileride olmasına rağmen topla daha iyi olan Zan'ın ilk tercih olacağını düşünüyorum.. En azından sakatlanana kadar..

Bu geceki ilk 45 dakikadan sonra bence takımın önüne çıkan bir yol ayrımı var.. Eğer çok özel bir merkez oyuncusu gelmeyecekse yeni transferi Cana'nın yanına çekerek sistemi Michael Skibbe'nin mirası olan 4-4-1-1'e çevirmek zorlu ilk 5 hafta öncesinde takım için en doğru yol gibi görünüyor.. Arda'nın supporter'da olması geçen senenin ilk 6 haftasındaki gibi tercihim olur ve bunun yine skora yansıyacağını düşünüyorum.. Elano'nun takımdaki durumu belli değil ama antrenmanlara bu kadar geç kaldıktan sonra ilk aşamada 11'e girmesi zor görünüyor.. Eğer takımda kalacaksa City'deki gibi forvete yakın bir forvet arkası rolü sağda Pino ve solda Arda'yla ilerleyen günlerde bir opsiyon olabilir.. İlk aşamada çift defansif orta saha önü Kewell(Serdar) - Arda - Pino(Serdar) üzerinden ilerlemek bence en mantıklısı olacak.. 4-3-3'ü bir türlü işletemeyen takımın, zorluk seviyesi iyice tavana doğru giden ligde iyi bir başlangıç yapmak için geçmiş senelerin daha işler sistemlerine bir yeniden bakış yapmasının daha iyi sonuçlar vereceği inancındayım..

Eksikler adına güzel maç, kötü skor.. Takım olsun dedi ve galibiyet umutlarını sezona devretti..

15 YORUM:

massimo dedi ki...

stoperde emre güngör'ün üzerine düşülseydi iyi olmazmıydı. zamanında talihsiz bir sakatlık yaşadı ve dolayısıyla performansı düştü. geldiği günler türkiye'nin en çabuk stoperi konumundaydı. trabzonspor maçında çok üstüne gidildiğini düşünüyorum.

Parma Maniac dedi ki...

Büyük gelecek vadediyordu ilk senesinde bence de ama sadece kötü performans değil, kötü yaşam haberleri de geliyordu ondan.. Onunla birlikte bir tasarruf yapılmış olabilir..

Oylum Tanış dedi ki...

460 geyikleri niye var o zaman.) bu arada sen de transferden umudu kesmiş olacaksın ki farklı kombinasyonların reçetesini yazmışsın. kader utansın.)

Parma Maniac dedi ki...

Her forvetsiz takımı gördüğünde coşanlar yüzünden var :) Transferden umudu kesmedim ama o özel oyuncular gelir mi ondan emin değilim sadece..

Frank Baumann dedi ki...

Aykut Kocaman, en iyi ilk 11'ini Young Boys maçı öncesinde denerken; Rijkaard yeni transferleri ve geçen sezon fazla şans bulamayan oyuncuları denedi. Çok da iyi yaptı Hollandalı, özellikle yeni transferler hakkında bu maç iyi fikir verdi....

Rijkaard hatasında ısrar ediyor; Mustafa Sarp'ı ön liberonun sağ önüne çekiyor ve Sarp bu bölgede oynamayı beceremiyor. Pas yeteneklerinin yetersiz olmasını geçtim, bu bölgde nasıl defans yapması gerektiğini de bilmiyor.

Geçtiğimiz sezon; 2 Atletico Madrid, Dolmabahçe'deki Beşiktaş, deplasmandaki Bursa-Kayseri maçları... Hepsinde hücumun en ilerisinde Arda ile oynadık, bu maçların hiçbirini kazanamadık. Bugün de Battal'ın çıkışından sonra forvetsiz kalıp, gol noktalarında takımın can çekişini izledik. Yeter yahu:) Neyse ki, Kewell ve Pino bu bölgede oynayabilecek isimler. Yine de Holosko alınabilir...

Tello, yıllık ücreti diğer yabancılarımıza göre oldukça cüzi iken, niye düşünülmez?

Koray Özdemir dedi ki...

Rijkaard bütün hazırlık maçlarında ilk yarıda yeni transferlerin sağlıklı olanlarını oynattı hep birkaç istisna dışında. Bu hiç değilse ilk 11'de çıktıkları için doğru bir psikolojik hamle.

Ben ilk yarısının hepsini izleyemedim, o yüzden Musa Çağıran konusunu biraz daha açar mısın? Beklentinin yüksek olduğu bir oyuncu o.

Bir de Arda artık ayak içi şutların yanına ayaküstü şutları da eklemiş. Yani kalçadan da şut çıkarabiliyor. Bu onun en önemli eksiğiydi bunu gidermesi iyi olmuş.

Rijkaard'ın bu maçı kazanma gibi bir amacının olmadığı çok açık. Yoksa başka türlü kadrolar görürdük sahada.

Bununla birlikte yazabildiğim her yere yazıyorum: Yerli box to box yok Emre Belözoğlu dışında. Galatasaray'ın altyapıdan kendi box to box'larını yetiştirmesi gerek. Gana bunu yapıyor. Fiziksel avantajları da var tabii ama yeteneklerini nereye kanalize edebileceğini görüyorlar oyuncunun. Bizim de bunu yapmamız gerek. Yabancı bir box to box almamız çok kolay değil, çünkü bu oyuncular çok değerli. O yüzden kendimiz yetiştirmeliyiz. Okan, Suat, Emre, Ayhan gibi...

Bunun dışında maç tam bir Galatasaray Fenerbahçe maçı oldu: Bizim bir topumuz direkten döndü, boş kaleye atamadık, üç metreden vuramadık, Fenerbahçe bir şut çekti ve 1-0 yendiler. Her zamanki gibi.

Ben olumlu sinyaller gördüm Galatasaray'da genel olarak. Özellikle ikinci yarıda. Ancak ortasahaya bir oyuncunun gelmesi şart.

E dedi ki...

Bu maçın kazanımları olmuştur.

Serdar Özkan'ın teknik olarak Arda Turan'dan hiç bir eksiği olmadığını görmüş oldum. İstikrar sorununu bu forma altında aşarsa çok iyi bir yeteneği kattık kadromuza.

Mehmet Batdal cidden bir Hakan Şükür olabilir. Hem güç, devamlılık, rakip savunmayı dağıtma bakımından, hem de gol kaçırma bakımından :) Bu sene kesin bir forvet almalıyız, ancak gelecek seneler için Batdal umut verici.

Bu maçtan çıkarımlarda olmalı. Ayhan, Mustafa Sarp gibi DÜMDÜZ topçulara ortasahanı emanet edersen 10 kişilik rakibini bırak yenmeyi, gol bile atamazsın işte böyle! Çünkü Ayhan, Sarp gibi DÜMDÜZ adamlar Galatasaray'ı 10, hatta 9 kişi oynatmaktadır her maç. NE ADAM GİBİ OFANSTA BİR BECERİ GÖSTEREBİLİRLER, NE DE SIKI BİR DİRENÇ HATTI OLUŞTURABİLİRLER ORTA ALANDA. 10 kişiden gol de yersin, o gölü de çeviremezsin işte böyle! Etrafta gezinip durur bu DÜMDÜZ ayaklar.

Halı saha maçına koysak, yemin ediyorum maç bitince Sarp'a dönüp "ne yaptın abi sen bu akşam, ne oynadın?" diye sorarım mesela.

Bizim 1 değil, 2 ortasahaya ihtiyacımız var.

!!!Rakip 10 kişi kalınca, bizim 11 kişi olduğumuzu hissettirecek adamlara ihtiyacımız var!!!

Gelelim Gökhan Zan'a. Hiç mi hiç hazır değil. Oynadığı bütün hazırlık maçlarında basit top kayıpları vs. Yine Neill-Servet ikilisini izleyeceğiz ve Servet geçen sezon gözden çıkarılmışken Rijkaard'ın tekrar Servet'e kalması düşündürücü. Yönetim olarak teknik direktörüne bir opsiyon sunamıyorsun demek ki ve başarısızlıkta hepberaber Rijkaard'a yüklenmeyelim bu defa.

Koray Özdemir dedi ki...

Bir de unutmuşum: Cumhur Yılmaztürk önemli bir oyuncu olacak. Mustafa Sarp'ın yerine rotasyona o dahil edilebilir ki bu çok yüksek bir ihtimal. Emre Çolak'tan sonra altyapıdan gelecek ikinci oyuncumuz o olacaktır, eminim. Çok da hayati bir mevkinin oyuncusu. Kendisi adına çok umutluyum ben.

Parma Maniac dedi ki...

Frank, oraya oyuncu geleceği düşünülürse Tello ancak artı olabilir bir takımda.. Olabilir tabii, bence özel oyuncudur ama Tello'nun da merkezde oynarken zayıf halka olma durumu ortaya çıkıyor bazen..

Koray Özdemir, Musa'yla ilgili söylenebilecek şeyler sınırlı.. Hazırlık maçları pek bir şey söylemedi.. Bu maç da keza öyle, kendisine uymayan role rağmen elinden geleni yaptı.. Fiziğine ve pozisyonuna göre teknik bir çocuk ve zekası da iyi görünüyor.. Zaten Galatasaray'ı gelmesini de bunlar sağlamıştır ama daha hızlı olma şart tabii.. Çok genç, onunla ilgili karar vermek için 2-3 maçla değil de, sezonluk bir seyri takip etmek daha mantıklı bence..

E, 1 değil 2 oyuncuda haklısın.. Her zaman söylediğim şey.. Tamamının değişmesi gerekiyordu merkezin ama büyük ihtimalle olmayacak öyle bir şey..

CaRtMaNtR dedi ki...

Cana önünde gelecek bir b2b oyuncu onunda önünde Elano şeklinde biraz yamuk bir üçgen orta saha ile oynanabilir. Yada rotasyon zamanlarında 4-2-3-1'e dönerek Skibbe dönemindeki öndeki KLAB ve arkadaki süpürücüler tarzı denenebilir.

onur dedi ki...

Anlaşıldı ki Serdar Özkan solda çok daha etkili. Bu durumda solda Arda, Kewell, Serdar; sağda ise Pinto'ya kalıyoruz. Geçen sene de sağda Keita'nın yedeği yoktu; iş işten geçtikten sonra Dos Santos'u kiraladık onu da solda oynattık çocuk bas bas "ben sağda daha rahatım" demesine rağmen! Yani 2 senedir bir sağ açık yedekleyemedik; bir de üzerine Keita yerine Pinto'ya kaldık!

Aha şuraya yazıyorum; 4-3-3'te ısrar eder ise Rijkaard, 10. haftayı göremez bence! Bu kadronun tek çıkarı 4-4-1-1 oynayıp Elano'yu forvet arkasına, Arda'yı da FB'deki Emre rolünde soyundurmasıdır. Ha biri çakma Alex, diğeri de çakma Emre olur ki gerçekleri şampiyon yapamamışken takımı bunlar ne yapabilir bilmem!

PS: "abi durun daha transfer sezonu bitmedi ki" diyecek arkadaşlar da bir zahmet piyasadaki genç, sağlam, disiplinli, tekniği ve oyun zekası yüksek, aynı zamanda da ucuz orta sahaları yazarlarsa biz de öğreniriz makbule geçer. Ne demişler: bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp...

Parma Maniac dedi ki...

onur, Elano'nun arkasına Arda'yı atarsa göbek eleğe döner.. Geçen sene Arda arkası Elano denediği maçlar tam hayal kırıklığı oldu.. Günün futbolunda zor zaten bunlar.. Hiçbir zorlu maçta diş geçiremez rakibe takım öyle bir yapıyla..

Serdar'ın dün ilk yarıda sağdaki etkisizliğinde en büyük neden sahadaki takımdı bence.. Merkez değişince sola geçen Serdar etkili oldu.. Bence de solda genel olarak daha etkili olacak ama sağda çok silik olacağını sanmıyorum, o açıdan Pino'nun iyi bir yedekleyicisi olur bence..

metak dedi ki...

ben arda arkası elanonun denenmesi gerektiğini düşünüyorum geçen sene sadece 1-2 maçta hatırlıyorum, tabi onlarında arkalarındaki sarp olunca herşey bozulur, ama linderoth tekniğinde savaşçı bir cana ile bu sağlanabilir. tabi arda ve elano nun xavi-iniesta tarzı ekstra performanslarıyla. hayal kurarken herşey güzelde, ama göbek çevresindeki 1-2 kiloyu bile vermekten ve profesyonellikten uzak oyuncular hayalleri yıkabilir.

Adsız dedi ki...

sizi yenmek zevkli.2010-11 sezonunda da 6 puan alırız.yada minimum 4

sembolist dedi ki...

Musafa Sarp'ı izlerken tüylerim dike diken oluyor,gS'ı birisi sabote etmek istersen herlade Sarp gibi bir 'hiçbi vasfı olmayan' oyuncuyu ilk 11 başlatırdı..
Musta Sarp'ın yalancıktan koşuları,zamanlaması yanlış pas tercihleri,Arda'nın müsait poisyonlardaki arakdaşlana tek pas vermeyip,ısrarla Serdar'a atmak için sahayı enine geçmeleri,sal sollu açılan nafile ortaları..
Bu yıl ilk 3 büyük başarı olur..

Blogger tarafından desteklenmektedir.