3 Tem 2010

, ,

Uruguay 1-1 Gana (4-2 pen)


Sondan başlayalım, Asamoah Gyan 120. dakikanın içinde penaltıyı kaçırdığında Gana'yı çok seven biri olarak koltuğa çöktüm.. Bir daha da kalkamadım.. O penaltının kaçışı zaten daha iyi tekniğe sahip oyuncuları nedeniyle penaltılarda biraz daha avantajlı olan Uruguay'a müthiş bir moral enjekte edecekti.. Gana'da da tam tersi bir etki.. Yarı finalin kıyısına gelmişken bir anda onu kaybetme korkusu ve onun gerginliği.. Beklediğim gibi oldu, Uruguay çok zorlanmadan penaltıları aldı ve yarı finale gitti..

Gyan'ın kaçırdığı penaltıdan sonra takımının ilk penaltısını kullanması ve vuruşu büyük takdir konusu.. Orada çok soğukkanlıydı, daha önce hiç görmediğim şekilde bir stoperin gerilmeden penaltı kullanıp kaçırmasından sonra Mensah'a da moral vermeye gitmişti ve ilginç gelmişti bana.. Ama Uruguay işi bitirdikten sonra o dirayet bir anda eridi ve arkasında ruhsal yapısı müthiş zedelenmiş bir genç bıraktı.. 115. dakikada arka arkaya iki pozisyonda önce Victorino'ya, arkasından da Fucile'ye sahada dayak atacak gücü içinde barındıran turnuvanın en önemli yıldızlarından Gyan bu maçın etkisinden belki de uzun süre çıkamayacak.. Futbol çok enteresandı değil mi?

Gana'nın maça girişi beklediğimden bile kötüydü.. Bu takım bütün numaralarını merkezde gösterdi.. Asamoah Gyan ve Andre Ayew'i hücumda rahatlatan da, bazı dengesiz ve fundamental eksikleri bulunan defans oyuncularını olduğundan daha iyi gösteren de bu takımın bu turnuva için eşsiz merkeziydi.. Günün futbolu merkezde kazanılır düşüncemi destekleyen ve bunu iyi örnekleyen Gana büyük sempati duyduğum bazı oyuncularıyla Sırbistan maçından beri en sevdiğim iki takımdan biriydi..

Andre Ayew'in yokluğunda takımın hücuma çıkışlarında sorun olması beklenen bir şeydi.. Yine onun yokluğunda beklendiği gibi Muntari orta sahaya "bir merkez oyuncusu daha" şeklinde eklendi ve Gana en önemli yaratıcı gücü yokken en güçlü olduğu bölgeyi upgrade ederek Uruguay'ın sorunlu bölgesinde hakimiyet kurmaya çalıştı.. Ama maçın başında hücuma Ayew üzerinden çıkmaya alışmış takımın bocalaması vardı.. Uruguay da oyununu kabul ettiremedi ve ilk 20 dakika kaos içinde geçti.. İki takım da %50 pas oranlarında dolaştı, Uruguay ilk yarım saatin içinde bir ara %50'nin altını gördü.. Daha sonra orijini bek olan ama açıkta görev alan Inkoom üzerinden beklenen çıkışlarını yapmaya başladı Gana.. Kwadwo'nun sol açığa alınarak Muntari'yi merkezde kullanmasını bekliyordum ben Rajevac'ın ama solda başlayan ve devamlı içe giren Muntari oldu.. Uruguay'ın birkaç kontra denemesi dışında hiçbir şey üretemediği ilk yarıda son 15 dakikada Gana etkisi vardı ve 45. dakika içinde Muntari'nin piyango golüyle Gana soyunma odasına moralli gitti..

İkinci yarıda Gana oyunu skor avantajıyla rölantide götürürken 55. dakikada Forlan'ın frikiği maça tekrar denge getirdi.. Topun falsosuna rağmen sağa boş bir hamle yapan ve ters ayakta kalan Kingson golün tek suçlusu.. Uruguay golden sonra yine geriye çekildi ve top tutma üstünlüğü güçlü merkezle Gana'ya geçti.. Burada Rajevac'tan ilginç bir tercih geldi, ikinci yarının ortasında Appiah oyuna girerken sağ açıkta fena oynamayan Inkoom'u çıkardı ve bir anda Gyan'ın arkasına 5 tane önliberolu bir takım oluştu.. Appiah öne çıktı ve maçın dengede gideceğini tahmin eden Rajevac safları sıklaştırdı.. 90 dakikanın sonlarında oyuna giren ve forveti çiftleyen Adiyiah'la da bence takım tamamen dengesini buldu..

Uzatmalarda iki takımın da merkezinin oyundan biraz düştüğünü ve boşlukların arttığını gördük ama kopmalar daha çok Uruguay'daydı.. Bu da Gana'yı biraz daha rahat bir şekilde rakibin üstüne götürdü.. Gana'nın ve Uruguay'ın çok dengeli götürdüğü uzatmaların sonunda rakip kaleye daha çok giden Gana'nın bir yan topta yarattığı karmaşa ve Luis Suarez'in takımı kurtarabilme pahasına kendini attırışı sonrasında yazının başına dönüş ve bu güzel takımın elenişi..

Luis Suarez, Gyan penaltıyı gole çevirse bile en doğrusunu yapmıştı ama tersi bu doğruyu kahramanlık mertebesine çıkardı.. Maçın uzatmaya gitmesi Hollanda için her türlü muazzam oldu.. Suarez'in eksikliği yarı final için bir dezavantaj gibi görünebilir ama onun yokluğunda ben Forlan'ın bomba Hollanda tandeminin içine girmesiyle Uruguay'ın bundan bu maç özelinde fayda sağlayabileceğini düşünüyorum..

Gana'yı ben çok sevmiştim, hala da çöküntüm devam ediyor.. Rakibinin gücü ne olursa olsun, oyun dengedeyken her türlü rakibe karşı oyunu domine edebilen çok özel bir takımdı Gana.. Güçlü taraflarını bu kadar cilalayıp zayıflıklarını gizleyebilen bir takımı bu çap için uzun zamandır izlemiyorum ve Milovan Rajevac kuşkusuz bu organizasyonda ve başarıda aslan payına sahiptir.. Kwadwo hayalim devam ediyor ama artık çok zor.. Yine de bu güzel takımdan bir oyuncu olur da yanlışlıkla Galatasaray'a düşerse ben çok mutlu olurum.. Turnuvanın açık ara en özel maçıydı ve Hollanda - Brezilya varken neden bu maç gece oynanıyor diyenleri aptala çevirecek güzellikleri sundu iki takım..

İkinci penaltı için, büyüksün Gyan..

7 YORUM:

Shareef dedi ki...

BURAYA KADAR BENDE GANA'YI DA KOLLADIM AMA URUGUAY BANA DAHA ÖZEL BİR TAKIM GİBİ GELİYOR.. FORLAN FUTBOLUNU NE SEVİYEYE GETİRDİ. ZAMAN ZAMAN M.CITY DE TEVEZ GİBİ FORVETTE OYUN KURUCU GİBİ OYNARKEN İZLEMEK ZEVKTİ..

BİRDE NE BİÇİM DÜNYA KUPASI DİYORLARDI. URUGUAY, GANA, ŞİLİ, G.KORE, JAPONYA BU DÜNYA KUPASINI BANA HEP HATIRLATACAK TAKIMLAR..

Uprising dedi ki...

sırbistan maçı için tv'nin karşısına geçtiğimde ne yalan söyliyim gana'yı hiç merak etmiyordum ama 90 dakika boyunca tabiri caizse sırpları beklenmedik şekilde madara ettiler benimde turnuvadaki favorim oldular gyan penaltıyı kacırınca kendi milli takımımmıs gibi üzüldüm,ağladım.anlamadıgım şeyse kaleciler niye topa vurulmadan zazan gibi atlarlar o penaltıyı neden mensah gibi bir kazma kullanırda boateng kullanmaz asomoah kullanmaz ben bunu eleştiririm işte çok sevdim çünkü bu takımı, bu jenerasyonla brezilya'da da olacaklardır bizim takımın işi belli olmaz avrupa şampiyonasına katılır dünya kupasını atlarsak yüreğim bu takımla atıcak.

Adam dedi ki...

Her iki takım da sempatimi kazanmış, başarılı olmasını istediğim takımlardı. Gana'ya yakışır epik bir final oldu bence. Gönül şimdi Arjantin-Hollanda finali görmek ister :)

burak dedi ki...

uruguay'ın kazanması iyi oldu. suarez de doğrusunu yaptı.. Gana'ya sinir oluyordum. son hamlelerdeki aptallıklarına özellikle. yine de renk kattılar. kupa çokiyi gidiyor.

lesmiserable dedi ki...

attığın penaltı bi halta yaramadı gyan. o penaltıyı 120. dakkada atacaktın gyan. seri penaltılarda attığın gibi vuracaktın plaseyi 120 de attığın gibi şut atmıycaktın o penaltıyı. bundan büyük hıyarlık olmaz. bi yandan eliyle kesen akıllı suarez. diğer yanda 120. dakikada atacağı penaltı vuruş biçimini penlatılarda kullanan hıyar gyan.
kim yarı finalde belli. çok yazık oldu çok.

Great White dedi ki...

Paraguay bugün elenirse yarı finale çıkan 4 takım arasında gerçek anlamda buraya gelmeyi (hiç hak etmeyen demeyeyim ama) en azından oyunsal anlamda fazlaca hak etmeyen tek takım Uruguay olacaktır nazarımda..

Şimdiye dek oynamış oldukları istisnasız hiçbir maçta rakiplerine karşı belirgin bir dominasyon kuramayan ve G. Kore dahil Gana maçının da büyük bölümünde pasif oynayan bir takım hakkında pek de acımasız bir yorum sayılmaz umarım benimkisi..

Dünya Kupaları tarihinin belki de en "nizami" çakallığına imza atan Suarez' in yaptığı son saniye piyastosu da cabası..

Hiç şık olmadı..

alperensaylar dedi ki...

sen çökmüşsün ben ağlamamak için zor tuttum kendimi maç yorumlarına falan bakamadım.

Blogger tarafından desteklenmektedir.