31 Ara 2009

Gary Megson


Futbolda oyun hızı, yani tempo arttıkça yapılan taktiksel hamlelerin çok daha net bir şekilde maça yansıdığına inanırım.. Düşük tempolu bir Serie A maçında oyunu idare etmek, fazla hamle yapmadan akışına bırakmak daha kolaydır ama Premier League'de bu şansınız yoktur.. Hem oyun kalitesi yüksektir, hem daha sert ve fizikli defanslara karşı oynarsınız, hem de en vasat takımların bile çok net hücum planları, beklerle bile karşı kaleye çıkma hamleleri vardır.. Üstüne bir porsiyon yüksek kalite takım ve artan tempoyu eklediğinizde ortaya çok daha taktik mücadeleler görürsünüz.. EPL'nin bana verdiği zevkin önemli bir bölümünü de bu teşkil eder.. Dolayısıyla bu ligdeki hocaların işin futbol yönünde de diğer liglere üstün geldiğine inanıyorum.. Wenger, Benitez, buradan geçen Jose Mourinho, ve hatta bu sene gelip kendisini dünyaya tekrar ispat eden Ancelotti gibi örnekleri geçiyorum.. Alex Ferguson'un taktiksel zekasına bir şey demek de pek mümkün değildir ama İskoç'un kendisi benim en zayıf yönüm işin taktiksel boyutudur diyerek bir itirafta bulunur.. Bunda da haklı taraflar vardır fakat bir dilim mütevazılık da işin içine girer.. Ama sadece büyük takımlarda değil küçük takımlardaki adamların da bu işte diğer ülkelerdeki meslektaşlarına göre daha ehil olduğu bana göre ortadaki bir gerçektir.. Nereye bağlayacağım bu paragrafı? Bu kaliteli teknik adam topluluğu içinde içimin almadığı iki adam var.. Biri Hull City'nin Phil Brown'u, diğeri de Bolton'un çok uzun zamandır içine ettiğine inandığım Gary Megson..

18 maçta 18 puan toplayıp, bu serinin son 9'unda da 1 galibiyet, 4 beraberlikle 7 puan gelince bir süredir kulislerde dolaşan dedikodular gerçekleşti, Megson'a Bolton yönetimi tarafından yol verildi.. Hiçbir zaman iyi bir hoca değildi bana göre ama bittiği nokta geçen yaz dönemindeki Anelka'nın gidişi ve sonrasıdır.. Nicolas Anelka'yı 15 milyon pound'a satış güzel bir alışveriştir, büyük oyuncudur ama kalibresinde olmayan takımlarda uzun süreli kalmadığı bilinen bir gerçektir.. Fakat gelen paranın %60-70'ini Elmander'e bağlayıp performans yönünden karavana atarsanız eldeki EPL ortalamasının üstünde sayılabilecek defans dörtlüsüne rağmen ortaya çıkarılan takım bu civarlarda dolanır.. Takımın hücum yükü hala emektar Kevin Davies'in üzerinde ve ona yardımcı olmaya çalışan adam da bir daha eskisi gibi olması imkansız olan Ivan Klasnic.. Nicolas Anelka'nın satışıyla ortaya çıkan Anelka = Elmander + Muamba denklemi Bolton'un dibe vuran performansının kilit noktasıdır.. Fabrice Muamba'nın bütün iyi özelliklerine rağmen forvet seçiminde yapılan bu hata işi bu noktaya getirmiştir.. Bunun faturasını ödemek de birçok ülkede olduğu gibi seçimi yapan hocaya kalır..

2009 biterken en kötü sürprizini Megson'a yaptı..

0 YORUM:

Blogger tarafından desteklenmektedir.