15 Eyl 2009

Sırbistan 64-69 Türkiye


Hayatımda izlediğim en iyi savunma yapan, savunmada en organize Türk takımı bu.. Bütün sporlar, kulüp takımları dahildir buna.. Bu kadar bilinçli, mücadeleci, planlı, istekli savunmayı hiçbir takımda görmedim ben.. Lucescu'nun özellikle ikinci senesindeki Galatasaray belki kapışır ama bu takım bambaşka..

Sondan başla, uzatma dakikalarında Sırbistan'dan sayı yememek çok müthiş bir olaydır.. Kapasitesiz Polonya'yı saymazsak bugün ilk defa çok sert, hücumu zayıf olmasına rağmen bizim gibi savunmasıyla ilerleyen bir takımla karşılaştık.. Gösterilen dirençten bir şey eksilmedi.. Bugün Sırbistan'ın pota altından bulduğu kolay bir sayı hatırlamıyorum.. İçeriye müthiş gömülen, kenarları harika savunan, hücumda dağılan Hidayet'in savunmada bütün enerjisini harcadığı bir garip maç.. İki takımın kabızlığı olarak değerlendirilebilir maçın genelindeki zayıf hücumlar.. Kısmen de öyle belki.. İki takımın da parçaları savunma yapmaya daha müsait, oyuncu bazında skorerlerden çok mücadeleci topçuların toplandığı takımlar.. Buna zaman zaman çok sertleşen müthiş savunmaları ekleyince hücumdaki düşüş normal.. İlk gruptan, daha zayıf takımlara karşı biraz şişirilmiş hücum istatistikleriyle gelmiştik, düşüş sert oldu ama anormal değil..

İşin en sevindirici kısmı savunma saygısını yavaş yavaş uyandırıyor olmamız.. İyi savunmalarıyla ün yapmış takımların böyle durumları vardır, en büyük etkiyi hakemler üzerinde gösterirler.. Savunmacı takımların sertliklerine ve müdahalelerine toleranslı yaklaşır hakemler.. Bugün bazı pozisyonlarda tatlı sert müdahalelere, faul çıkabilecek birkaç pozisyonun hiçbirine faul çalınmadığını gördüm.. TV'den izleyerek anlamak zor bunları, belki de alakası yoktu ama son maçlarda hakemler üzerinde bu tarz bir saygı uyandırdığımızı hissediyorum ki bu bir savunma takımı adına en önemli başarılardan biridir, çok da önemli bir hadisedir..

İşin savunma kısmı eksiksiz ve tamam.. Hücumda göze çarpan eksikliklerde ise temelde Hidayet var.. 1/16 atması önemli değil, Hidayet'in olayı budur.. Bazı günler hücumda şalteri indirir ve böyle çok kötü yüzdeleri çıkar ortaya.. Son sezonunun game log'unu açıp bakarsanız yığınla 1/14, 1/13, 3/18 gibi rakamlar görürsünüz.. Maç başına 15-20 sayı atan bir oyuncu için hücumda berbat maç çıkarma adedi fazladır Hidayet'in, bir oyun eksikliği olarak görülebilir.. Sakatlığı vardı, etkilemiş olabilir.. Ama sakatlığın etkilediği bir oyuncu savunmadaki o müthiş gayreti gösterebilir miyd? Bunun cevabı hayır.. Çıkılacak nokta ne peki? Takımın en önemli oyuncusu böyle geceler geçirebilir, her takımın yaşayacağı şeylerdendir bu.. Önemli olan, Sırbistan'ın sertliğini görünce zorda kalan takımın böyle bir gecede hep Hidayet'i bulma çabasıydı.. Karşıda katmanlı savunmayı gören, boş alan bulamayan oyuncular kötü gün geçiren yıldızlarını bu kadar zorlamamalıydı.. Bugün 16 top kullandı Hidayet.. En az 2-3 tanesi elinde patlayan toplardı.. Çok kötü seçimler yaptı, anlamsız zorlamalara girdi ama sert savunmayı gören takım arkadaşlarının Hidayet'i daha çok zorlamaması gerekiyordu.. Bunun uyarısını Tanjevic yapmalıdır bu gece.. Hidayet'le beraber sayı bulamadığımız uzun sürelerden sonra kenara gelmesiyle birden Ender'in, Ersan'ın sorumluluk almaya çalıştığını gördük, bunu Hidayet oyundayken yapabilseler maç bu kadar zora girmeyebilirdi..

Kerem Tunçeri'nin önemi takım için çok büyük.. Ersan İlyasova kesinlikle "doğal" bir skorer.. Bu kadar kısır geçen bir maçta yaptığı 22 sayı, 11 rebo inanılmaz gösterişsiz ve bir o kadar değerli göründü.. Oğuz'da 2 maçtır bir duraklama var, Semih ilk maçlardaki dağılış sonrası Ömer Aşık'ın yanını doldurmaya çalışıyor.. Bu geceki galibiyet çok önemliydi.. Yenilgi sonrası sağlam kadrolu Slovenya karşısında gelecek bir mağlubiyet takımı 3.lüğe düşürürdü ki hak etmiyorduk.. 2 mağlubiyet sonrası kazanma alışkanlığını da kaybedebilirdik.. Şu anda ilk 2 garanti.. Rakip gruptaki duruma göre hareket etme şansına sahibiz.. Yunanistan müthiş girmişti turnuvaya ama David Blatt ve Rusya gazlarını aldı.. Bizim için Fransa'ya göre daha kolay eşleşme olacağını düşünüyorum.. Öbür grupta işler hayli karışık.. Yunanistan 3.lüğe de düşebilir, Fransa'yı geçerlerse lider de olabilirler.. Fransa 1-2'yi garantiledi.. Rusya 2-3 olabilir.. 4.lük maçıysa Hırvatlarla Almanlar arasında oynanacak.. Almanların kazanması durumunda Slovenya maçına iki takım da bütün güçleriyle asılacaktır.. Hırvatistan'ın 4.lüğü alması garip hesapları getirebilir.. E Grubu'nun işi bittikten sonra bizim maçlar tam bir taktik mücadelesine dönecek.. Umuyorum karakterimizden vermeden oynayıp fazla bu meselelere takılmadan kaderimizle yüzleşiriz.. Tabii bu arada şans da yanımızda olsa hiç fena olmaz..

4 YORUM:

kalecioyuncu dedi ki...

çok güzel bir yorum önce elinize sağlık diyim ama nacizane eklemek istediklerim var...
* kazanan her zaman haklıdır ama sinan'ın bu kadar az oynaması bana çok mantıksız geldi
* son çeyrekte ender oyun kuramazken takım skor üretemezken tanjevicin keremi oyuna almaması bize çok pahalıya patlayabilirdi ki keremin hidayeti daha iyi noktalarda topla buluşturma ihtimali fazlaydı bence.
* ayrıca sayı atamayan hidayeti topla hiç yerlerde buluşturamadık sadece eline top verip teke tekte birşeyler yapmasını bekledir daha iyi organize olmamamız lazımdı bence

Her Yol Roma dedi ki...

Hidayet'in şut yüzdesi kadar, Ömer Aşık'ın tüm gayretine ve savunmasına rağmen, faulleri de çok önemli. İnsan 1/10 faul atar mı yahu? Shaq bile daha iyisini yapardı :D

Kerem'in müthiş asistlerini de unutmayalım. "Oyun kurucu nedir"in dersi gibiydi..

http://heryolroma.blogspot.com/2009/09/turkiye-srbistan-ilk-5.html

Adsız dedi ki...

del potro şahane ayar verdi valla :)

Adsız dedi ki...

hala hidayet için oynanabilinecek bir oyun çizilmiş değil. al topu bizim potadan 15 saniye geçir salla modunda attı 1/16'i.şu an için en büyük sorun bu. geri kalan rotasyon zaafiyetlerini artık kanıksadık tanyeviç sayesinde.

Blogger tarafından desteklenmektedir.