6 Eyl 2009

,

Arjantin 1-3 Brezilya


İki ülkeden çıkan futbolculara ilk aşamada bakınca Brezilyalı'da saf teknik ve yetenek görürsünüz.. Arjantinliler ise yeteneği fizik kalite ve kondüsyonla destekleyip görünürde daha iyi bir karışım sunarlar dünya futboluna.. Avrupa'ya daha yakın dururlar..

Ama her şey futbolculuk özellikleri ve yapısıyla bitmiyor tabii.. Bir de sahaya konan sistem, yedek kulübesindeki adamların sahaya bıraktığı yapılar var.. Brezilya'yı Güney Amerika'da öne çıkaran şey de tamamıyla bu.. Arjantin'in yeteneği daha iyi fizikle destekleyip, altyapıyı dolduramadığı ortamda, Brezilya saf yeteneği sistemle destekleyip çok daha başarılı takımlar kuruyorlar, insanları bireyesel yeteneğin gücüne inandırıyorlar arkadaki sistemi göstermeden.. Uzantısı Avrupa'ya sürekli üretim yapılan bir ülke, çok ayağa düşen ekol kelimesinin içini tamamen dolduran bir futbol yapısı.. Arjantin'de olmayan şey yani.. Çok iyi sistemci hocalar çıkarıp, ülke futboluna hakim bir yapı (Brezilya 4-4-2'si mesela), ekol oluşturacak sistemi sahaya koyamayan böyle bir yapı, tam randımanlı kullanılamayan bir kaynak, bariz bir potansiyel kaybı..


Bu maçın özelinde bu düşüncelerin fazla önemi yok.. Brezilya yine sahaya sistem koyma düşüncesinde, Maradona'nın Arjantin'i ise bundan uzak, bir karmaşa ortamı.. Geçmişin etkisi illa ki vardır bunda.. Kenarın etkisiyse bunu destekleyen ayrı bir argüman.. Maradona oyunun gördüğü en büyük yeteneklerden biri olarak futbol hayatı boyunca sistem yalanlayıcısı konumuna gelmiş, güçlü yapıları tek başına yıkmış bir adam.. Karşısındaki Dunga ise yeni mevkiilerin oluşumuna katkıda bulunmuş, içinde bulunduğu yetenek depolarının arasında başka özellikler ve taktik bilgisiyle ülke futboluna katkıda bulunmuş bir adam.. Bunların ışığında Brezilya'nın daha çok sisteme sadık kalan bir takım görüntüsünde olup Arjantin'in bunu gösterememesi şaşırtıcı mıdır? Ben şaşırmadım fazla..

İki takım da görünürde 4-4-2.. Brezilya'da supporter Kaka üzerinden 4-4-1-1'e giden, Arjantin'de Messi'yi ikincil forvet gibi ileri hatta yaklaştırıp arkasına Veron'u getiren ve açık gibi oynayan Datolo - Maxi ikilisinin iç profillerinden de yararlanmaya çalışan kenarsız, Heinze ve Zanetti'yi bekten oyuna sürmeye çalışan başka bir yapı.. Bu maçlar için çok eleştirilemeyecek, ama iyi bir Avrupa takımı karşısında arızaya uğraması çok olası bir düzen.. Maradona 34 yaşında Veron'un müthiş oyununa dua etsin.. Zirvesini gördüğünde 25 yaşındaydı bu adam, sonrası Avrupa adına kayıp.. United'da Sir Alex'in medyaya ana avrat küfretmesine neden olmuş bir adamdır.. Parma menşei ayrı bir konu.. Ülkesinde mutlu olduğunu görüp 34 yaşında bile ortaya fizik koyabildiğini görmek kendisine bayılan beni yeteri kadar mutlu etti..


Brezilya Dunga'yla, çoğu zaman Brezilya'sı gibi yine toplu bir şekilde topun arkasına geçmeye çalışan, iki için önündeki dörtlüyle iş yapmaya çalıştı.. Melo ve Gilberto'ya çok yük bindi 90 dakika boyunca.. Arjantin'in sahaya düşünce koyamaması şanstı Brezilya için.. İlk yarıdaki temposuz ve sıkıcı oyun içinde 3 tehlikenin 3'ünün de Elano'nun duran toplarından gelmesi bir Arjantin-Brezilya 45 dakikası için büyük kayıp.. Ki 2 gol çıkardı Brezilya bu toplardan.. Elano 3 top kesti, kalan süre içinde tamamen kaçak güreşti.. Dani Alves değişikliği için Dunga fazla bile sabretti.. Diğer kenardaki Robinho'nun da fazla farklı olmayan oyunu Kaka'yı da pasifize etti oyun içinde.. Arjantin'in Velez etiketli tandemi duran toplarda ve oyunun genelinde tamamen paspastı.. İlk defa kadroya seçilen Sebastian Dominguez bugünden sonra bir daha seçilir mi göreceğiz.. Bu beklere, bu orta sahaya ve bu forvet hattına çok zayıf kaldılar.. Karşıtları Luisao ve Lucio özellikle maçın en iyileri arasındaydılar.. Forvetteki Tevez tercihi de kenarda Kun otururken bence mantıksız.. İngiltere'de bile en uca koymuyor kimse bu adamı, kenardan oyuna fizik getirip forvet destekleyicisi gibi kullanılıyor Tevez.. Bu takımın ileri hattı Milito-Kun-Messi'dir gözümde.. Maradona akıllı olsun..

Arjantin'in kalan fikstürü kötü ama arkadaki Uruguay, Kolombiya ve Ekvador'un fikstürü de çok farklı değil.. Bir şekilde çıkacaklar ama ufukta play-off maçı görünebilir.. Brezilya'nın Arjantin deplasmanındaki 3-1'lik skorla garantilemesi büyük bir prestij kazanımı.. Kalan maçlarda Dunga bol bol oyuncu dener artık..

6 YORUM:

La 12 dedi ki...

Evet Maradona'nın teknik direktörlüğü futbolculuğu kadar parlak olmayabilir ama burada başka bir şey var bence.

Nasıl Galatasaray müthiş kadrolar kurup,süper topçular alsa da Kadıköy'de 10 senedir galip gelemiyor,bence onun gibi bir şey bu.

2007 Copa America'da ki final müsabakasında Arjantin açık ara favoriydi.Ama ne oldu,Riquelme'nin topu direkte patladı,ondan sonra Brezilya 3-0 kazandı.

Olmuyor işte olmuyor,ne yapsak yüzümüz gülmüyor

La 12 dedi ki...

Ayrıca bir Arjantin taraftarı olarak bir hayalim var.(ı have a dream)

Arjantin Güney Amerika eleme grubunda 5.oluyor ve baraj oynamak zorunda kalıyor(bu mümkün).

Öte yandan Orta-Kuzey Amerika ve Karayipler grubunun 4.'sü ABD oluyor(bu daha da mümkün).

İlk maç ABD'de ABD 2-0 kazanıyor.

İkinci maçı Tv veriyor ve Arjantin aşırı motive olup,o gazla ABD'ye 7 çakıp evine yolluyor.

Çok mu şey istiyorum acaba?

Sacit Tekin dedi ki...

Transfer haberi gündeme ilk düştüğünde ismini fazlasıyla duymama ve 1-2 defa izlememe rağmen, çok fazla fikir sahibi aşağıdaki cümleleri karalamıştım:

An itibari ile Elano ciddi soru işaretidir Galatasaray oyun kurgusu içerisinde. Neden mi?

Transferi ilk duyduğumda blogda da paylaşmıştım görüşlerimi. İhtiyaç duyulan oyuncu itip Lincoln sonrası forvet arkasında oynayabilecek, oyunu 2 yönlü forse edebilecek bir isimdi.

Geride kalan Ankaraspor ve Talinn maçları, Gel Gidersin'de geçen sene Manchester City'de oynadığı bazı maçlardaki performansının özetleri, gerekse dün gece oynanan Arjantin maçı dikkate alındığında Elano'nun Galatasaray Kurgusu içerisindeki yerini sorgulamak zorunda kalıyorum. Mesele Elano'nun kalitesi değil bunu belirtmek istiyorum, burada mevzubahis olan konu Elano'nun mevcut özellikleri ve Galatasaray'ın oyun yapısındaki eksikliklerin giderilmesi anlamında ihtiyaç duyulan gereksinimler ile ne kadar örtüştüğüdür.

Elano fizik olarak orta sahada oynayacak ve oyunu 2 yönlü forse edecek görüntüden çok uzak şu anda. Daha çok durarak oynayan bir kenar adamı havasında. Kenar adamı olarak da tek toplar ile oyunu yönlendirmeyi tercih ediyor. Bu fizik gücündeki eksiklikten de olabilir. Burada sorulması gereken sorulardan biri ," mevcut durumda sorgulanan fizik kalitesinin genel bir durum olup olmadığı ve bunun nereye kadar geliştirilebileceği" olmalı. Bu tür durumlarda halef-selef karşılaştırması kaçınılmaz olduğundan Lincoln üzerinden gidiyorum. Elano-Lincoln arasındaki temel farklılık, Elano'nun Lincoln kadar "inceci" bir yapıda olmaması. Yani top ile adam eksilten, çalımlar atan bir yapıda değil. Elbette her oyuncunun farklı özellikleri vardır ama burada en azından Lincoln'den hücumda alınan verimin aynı pozisyonda alınabilmesi beklenmelidir. Ek olarak oyunu 2 yönlü oynama konusunda Lincoln'e ek olarak neler vereceği de önemliydi, farklılık olarak elimizde pek bir veri yok o nedenle de bunu da soru işareti olarak ilerleyen zaman bırakıyoruz..

Transfer dönemindeki eksiklikleri belirtirken Galatasaray'ın forvet arkasında oyunu 2 yönlü oynayacak bir oyuncuya ihtiyaç duyduğunu belirtmiştim. Arda'nın burada beklenenden iyi performans göstermesi önemli ama yeterli değil. Burada gözü kapalı oynayabilecek 1 oyuncu mutlaka olmalıydı kadroda. Elano'nun da bu bölgede verilen tarife ne kadar uyarak oynayabileceğidir benim için esas kriter sağ ya da sol içte göstereceği performanstan ziyade. Kalitesine söylenecek herhangi bir şeyim yok ama Galatasaray'ın mevcut kurgusunda eğer bahsettiğimiz pozisyonda verim veremez ise nerede oynarsa oynasın verimli bir transfer değildir Elano. Bu durum takımın Arda'ya olan bağımlılığını arttırır ve tıpkı geçen sezon Lincoln'ün olmadığı maçlarda yaşanılan zorluklara benzer manzaralar sunar bizlere.

Tabloyu bu şekilde okuyunca Manisa'dan Sezer Öztürk transferinin önemi daha da önem kazanıyor, keşke kadroya katılabilseydi, çünkü kenardan gelip forvet arkasında oynama özeliğine sahip oyuncu eksikliği hissedebilen ihtimali ciddi ciddi var Sarı-Kırmızılı ekibin.

An itibari ile Elano'nun performansı üzerinden transfere dair okuduklarımı paylaştım sizlerle. Transferin ilk duyulduğu anlarda yukarıda da bahsettiğim gibi çok fazla izleme imkanı bulmadığım için diğer bloglardan fikirler edinmeye çalıştım. Genel kanı çok çok olumluydu ama ciddi soru işaretlerinin görmezden gelindiğini görüyorum şu an. Umarım zaman içerisinde beklenen olumlu görüntüler ile karşılaşırız ve soru işaretleri eriyip gider.

imperial chekeke dedi ki...

ya kardeşim nasıl 4-4-1-1 oluyor brezilya. sen nasıl robinho gibi bir forveti ortasaha oyuncusuna indirgiyorsun anlamıyorum yani. bal gibi 4-2-3-1 oynuyorlar. sayılarla aran iyi değil galiba tardoni ? adam hücumun solunda oynuyor ortasahanın solunda değil.

lesmiserable dedi ki...

arjantinin kalesinde iş yok, iki stoperinin bu maçı kaldıracak tecrübe eksikliği mevcutken, kötünün iyisi brezilya biraz fabiano biraz kakayla hücumu sürekleyip, savunmada topun arkasına geçerek yaptığı iyi müdafaa ile maçı kazandı. Maçın özeti bu sanırım.
Burda kaydedeğer noktalar ise, İspanyol milli takımı ile bu iki takım arasında kaç gömlek fark olduğu, ve bu iki takımın dünya kupasında bu teknik adamlarla neler yapabilecekleri, bununla ilgili blog sahibinin diğer yorumcu arkadaşların düşüncelerini merak ediyorum doğrusu. İyi günler :)

Parma Maniac dedi ki...

"Aynı sistemi 3 farklı kişi 4-3-3/4-4-1-1/4-2-3-1 olarak yorumlarsa ikisini yanlışlayıp diğerine sen doğru söylüyorsun diyebilir misin? Futbol sistemleri ve dizilişleri böylesine tek doğrusu olan, sadece rakamlarla yorumlanabilecek konular değil.. Rakamlara bu anlamda fazla anlamlar yüklememek gerek.."

2-3 hafta bu blogda geçen bir bölümdür bu adsız.. Bu kadar takılma derim rakamlara.. 4-4-1-1'le 4-2-3-1'in hiçbir farkı yoktur bana göre, sana göre vardır.. Ama yarın biri çıkar, sol açık Robinho'yken sağda Elano'nun yerine Dani Alves girdiğinde noldu peki Brezilya'nın diziliş der, verecek cevap bulamazsın..

Matematiğim çok zayıftır bu arada, bu yazımdan sayılarla aramın iyi olmadığını müthiş tespit etmişsin.. Tebrik ederim..

Blogger tarafından desteklenmektedir.