9 Eyl 2009

,

Bosna Hersek 1-1 Türkiye


Dünya Kupası biletinin kaybı bu maç mıdır? Bence değildir.. İçerideki İspanya maçının son yarım saatindeki halet-i ruhiye ve 90+2'de yenen gol bizi bu geceki sonuç sonrasında saf dışı bıraktı.. Tribünler farkında değildi, teknik ekip farkında değildi.. Dolayısıyla futbolcuların hadiseden haberi yoktu.. İspanya maçından sonra yazdım, Bosna deplasmanı hedef maçsa ve kazanılacaksa, o maçta alınan galibiyetin beraberlikten hiçbir farkı yoktu.. Galibiyetle 1 puan, beraberlikle 3 puan arkasına geliyorduk Bosna'nın ve deplasmanda alınacak galibiyet iki türlü de takımı daha üste taşıyordu.. Ama Xabi'den yenen gol her şeyi bitirmiş bir etki yaptı bütün statta.. Seyirci buz kesti, takımı maçtan kopardı, kenardan hiçbir uyarı gelmedi.. Oyun disiplininden uzaklaşma üzerine İspanya'ya verilen hücum fırsatları ve mağlubiyet.. Bu geceki beraberlikten sonra o maçı berabere bitirdiğimizi düşün, fark 3 puan.. Sondan ikinci maçları iki takımın kazandığını farz et, İspanya'nın galibiyeti yine play-off'u getiriyor sana.. İzahı yapıldı mı bunun futbolculara? İspanya maçının son yarım saatine şahit olan biri olarak inanmıyorum.. İki beraberlik bile bizim son haftaya umutlu girmemizi sağlayacakken, motivasyon ve disiplin kaybı sonrasında gelen Riera'nın golü bugünün üzerini çizdi attı.. O şekilde gelinen bugünkü maçtaki erken öne geçiş çok daha değişik sonuçlara yol açabilirdi, olmadı.. Teknik, taktik hata, kadro seçimleri, kenar yönetim, oyuncu formsuzluğu, sakatlıklar, cezalar hepsi etkiler bir takımın durumunu, istediğin yerden de vurur ya da korumaya çalışırsın bir takımın tamamını.. Ama benim gözümde bu elenişin en büyük nedeni strateji yokluğudur.. Ulusça zerre nasibimizi alamadığımız bir kavram canımıza okudu..

Erken gol büyük avantajdı ama sonrasına hakim olamadık.. Orta sahada Ceyhun seçimi yersizdi bana göre.. Önder'le birlikte takımı da golden sonra negatif yönde bir hayli zorladılar.. Skor avantajından sonra sakin kalıp rakibi yoldan çıkaramadık, baskıyı yediğimizde topu geriden çıkaramamız kör göze parmak misali sokulurken gelen -bence- hatalı bir serbest vuruş kararı sonrasında golü yedik, Bosna'yı tekrar uyandırdık.. İlk yarı hatalar sağ stoper tarafından geldi ama düzenli gelmeye çalıştıkları yer solumuzdu, Balta uzun süredir S.O.S. veriyor.. Terim ikinci yarıda ilk yarı paspas olan Önder'i çıkarıp Ceyhun'u stopere çekti ve Balta'nın önüne ikinci düğümü attı.. Sağ taraftaki Hamit'i de çıkararak sağ açıksız bir yapıda Gökhan Gönül'ün oyuna katılmasını sağlamaya çalıştı.. Tuncay Ceyhun'un yerine geçti, yine bir iç olarak iyi oyun ortaya koydu.. Semih'in yanına Sercan geldi, Emre ve Tuncay'ın önünden de Arda'yı oyuna sokmayı planladı.. Bence güzel bir düşünceydi ama ikinci devrede orta sahada topu tutmayı kesinlikle başaramadık.. Merkezde topa hakim olamayınca olgun ataklar yerine serseri hücumlarla iş yapmaya çalıştık.. Sercan'ın müthiş bir iş yaparak devrenin başında girdiği pozisyonu değerlendiremeyişi büyük şanssızlık.. Dar alanda 2 çok kilit hamlesi var ikinci yarıda, 2 sene sonra bu takımın değişmeyen forveti olacak bu çocuk.. Böyle plansız hücum etmek zorunda kalan takım içinde Semih, target striker özellikleriyle fizik yönden iş yaptı ama ceza sahası içinde faciaydı.. Başka facia sağdan gelişen bütün atakları öldürmek için özellikle kasar gibi görünen Gökhan Gönül'dü.. Hücum yönünde bu kadar kötü bir maçına ben oynadığı ilk günden beri denk gelmedim, büyük şanssızlıktır Milli Takım için..

Misimovic ve Dzeko'nun çok formda olup Almanya'da şampiyonluğa giderken yapılan anlamsız puan kayıpları sonrasında temiz 3 yeriz düşüncesindeydim ama hem iki oyuncunun Armin Veh sonrası gazı kaçtı, hem de Ibisevic hala tam anlamıyla dönemedi.. Maç öncesi çok umutlu olmadığım halde gelecek galibiyet şaşırtmayacaktı beni.. Ki bu şansları da kötü oyuna ve sistemsizliğe rağmen fazlasıyla elde ettik.. Bosnalıların yakaladıkları pozisyonlardaki son hamle eksiklikleri bizim takımı hatırlattı.. Bu stat için tam anlamıyla cehennem diyorlardı, alakası yokmuş.. Maçın atmosferi final atmosferinin yanında geçmiyordu.. Bosnalılar yenilseler çok üzülecekler miydi bilmiyorum.. Ben de elendiğimiz takım Bosna olunca bu hataların üzerine çok üzülemiyorum mesela.. Buradan çıkış zaten Dünya Kupası bileti anlamına gelmiyor, iki takımın şu durumu play-off'ta şanslı bir kura çekmedikleri müddetçe zaten gitmenin biraz zor olduğunu gösteriyor ama Bosnalılar en azından bir müddet daha bu heyecanı yaşayacaklar.. Terim için artık bir kulüp takımı zamanı gelmiştir.. Başarısızlık halinde bile çok önemli projelerimiz var uzun vadeli, birlikte devam edeceğiz açıklamaları bana geyik geliyor.. Terim sonrasında yerli bir hoca bulmak bu piyasada zor, paraya kıyıp iyi bir yabancı hocanın aklını çelmenin vakti geldi.. 2010'da kalbimde yine sadece İtalya var..

14 YORUM:

eşeko dedi ki...

bosna da play off ta elenecek yav. bosna kim dünya kupası kim. sırbolarla neydi öbürleri onlar iyi de bunlar zayıf

eşeko dedi ki...

hırvatlar yani

burak dedi ki...

bence inanılmaz saçma bir maçtı. ortada abuk sabuk hareketler yapan 20 tane adam var ama bir ton gol pozisyonu var.
bosnanın çok övülen adamlarını pek iyi bulmadım. ama milli takımla kulüp havası çok başka tabii. mesela messi :)

Aceto Balsikimo dedi ki...

http://acetobalsikimo.blogspot.com/2009/09/bosna-hersek1-turkiye1.html

Erdem Karakuş dedi ki...

"Öncelikli amacımız grup maçlarını 2.tamamlayıp play-off turunu da geçerek Almanya 2006'ya katılmak. 2008 ve 2010 için zaten bir sıkıntımız yok."

Şu sözleri söylediği günü dün gibi hatırlıyorum. Ve buna cevap olarak da şunu söylüyorum, NAH SIKINTIN YOK! Bir tarafının zoruyla son anda katılabildiğin Euro 2008'den sonra 2010 Afrika'ya katılamadın. Helal olsun diyorum başka birşey demiyorum sana ben.

Senin elinde Galatasaray'ın defans ve ortasaha oyuncuları var. İstesen Rijkaard'ın kullandığı gibi kullanabilirsin bunları. Zaten adamlar ayağa pas oynamaya alışıklar, 10 tane maça çıkmışlar, birbirleriyle iyi de yardımlaşıyorlar. Ama gidip de kendi saçmasapan komplekslerin yüzünden ne oyuncuları oynatıyorsun, ne de o taktikle oynatıyorsun defans-orta saha blokunu. 10 maçtır canavar gibi oynayan Mustafa Sarp'ı kendin bulup çıkarmadığı için oynatmıyorsun, maç oynamayan Ceyhun'u zamanında Almanya 2.Lig'den bulup kendin çıkarttığın için her maç şans veriyorsun.

Artık bunaldık, bittik, sıkıldık senden. Sen tatmin ol diye koca ülkenin futbol takımıyla oyuncak gibi oynanmanı hazmedemiyorum.

Yürü git ne olursun, biz de rahatlayalım sen de rahatla. Dünyanın en pasif teknik direktörü gelsin ona da razıyım, yeter ki kompleksten arınmış olsun.

Can dedi ki...

70 dakika orta sahayı pas yaparak geçti rakip. Gökhan'ı öne iterek istem dışı dönüştüğümüz 3-5-2 bile dengeleyemedi durumu. Oyundan düşmüş zaten Semih; bu kadar mı zor orta sahaya bir oyuncu sıkıştırıp ön alan oyuncularının rahatlamasını sağlamak.Helak oldular zaten geri koşacağız diye. Okunamayan oyunun, oyuncu saplantılarının kaybettirdiği bir maç daha. Mayıs ayında 40 kişiyle hazırlık maçı yapmaya gideriz işte.

Adsız dedi ki...

Ispanya ile icerde berabere kalsaydik bile Ispanya'nin Bosna'yi yenmesi halinde yine gulen taraf Bosna olurdu cunku eleme gruplarinda ikili averaja bakilmiyor, genel averaja bakiliyor.

sembolist dedi ki...

kompleks-hırs-kabadaylık üçgeninde ben güzel futbol oynayan(2008 de dahil) bi milli takım hatırlamıyorum..
Böyle bir grup da,en iyi 2. olmak kadar basit(ispanya dşındaki rakiplerden 6 puan rahatlıkla alınırdı) bir pozisyonu alamayıp,sahadan-hakemden dem vurmak Fatih Terim gibi bir egoizme çok yakışıyor..
Neden bu ülkede yabancı antrenör istemek 'kendi değerlerimize ihanet etmek,kendimize güvenmemek' gib saçama bir yoruma tabi tutuluyor anlayabilmiş değilim.
İngiltere-Rusya-Yunanistan- vs vs demek ki kendi değerlerine ihanet ediyo:))
Bu ülkede adamakıllı bir Fatih terim eleştirisi yapılamadğı için bugünlerdeyiz.Küstürülen(gökdeniz-Fatih-Topuz) futbolcuların hesabını,Terim'in egoizmi dolaysıyla milli takımdan kaçan gurbetçilerin(mesut özil-serdar taşçı vs vs.) sebeplerini doğru bir şekilde sorgulamamıza Terim engel oldu hep.Hep susturdu.
Mesut Özil özelinde yaşananlar herşeyi özetliyor.Mesut Özül'in 'forma garantisi isterim'in altında Terimin egoizmine kurban gitmeden gelişimini tamamlamak düşüncesi yatar.2008'de Yıldırayı gönderip Kazım-Tümer gibi futbolcuları kadroda tutan Terim artık gurbetçi gençler için korkulan-itici bir fenomen..
saygılar..

sicko dedi ki...

yerli teknik direktör olarak Abdullah Avcı uygun olabilir bence. Egosu yok, komplekssiz, adil. Bence tabi ama bu TFF bunları düşünür mü bilmem.

Turiaf dedi ki...

Terim gitse ve Hiddink'i kandırabilsek süper olur...

Parma Maniac dedi ki...

adsız kaynak var mı? Baktım ama bulamadım ben FIFA'nın dandik web sitesinde.. Sanmıyorum bu devirde genel averaj ama eğer dediğin gibiyse geçerli olmuyor o kısım evet..

arttvendelay dedi ki...

oh oh, fenerbahce'li futbolcular icin daragaci kurulmus yine ilk firsatta

Adsız dedi ki...

turıafa katılıyorum bu takımı hıddınk paklar ayrıca ceyhun nedir ya gökhanda zaten ayrı bi felaket

Alamet-i Fa®ika dedi ki...

Volkan; yapması gerekenleri yapan tek isimdi.

Gökhan; onun yerine dublörü çıkmıştı sahaya. Yoksa bu kötü performansı başka türlü açıklamak imkansız.

Önder-Servet; benim için defansın göbeği tek adamdır, yek vücuttur. O yüzden ikisini bir kabul ediyor ve olmamış diyorum. Uyumsuzluk diz boyu, zaten maç koptuktan sonra pek de anlamı kalmadı.

Hakan; bitik, yitik, ne bileyim işte, varlığıyla yokluğu hissedilemedi.

Hamit; bu yorgunlukla sahaya çıkacağı belliydi. Beyninin istediği şeyleri yapmaya, vücudu izin vermedi.

Emre; özetle "biz babadan böyle gördük" modundaydı. Performans açısından yetemedi. Agresifliğinin kurbanı oldu.

Ceyhun; şu maçta ne amaçla sahaya sürüldüğünü anlayamadığım için hakkında en ufak bir söz dahi söylemeyecek olmama rağmen bana bu uzun cümleyi kurdurtanları kozmosa havale etmemin müsebbibi.

Arda; ne yapması gerektiğini bildiği halde, ne yapmaması gerektiğini uygulamalarıyla göstermiştir. O top, iyi ki direkten döndü. Ben artık usandım bu "ucuz" kahramanlıklardan.

Tuncay; "yaradana sığınıp hücum yapma" ekolünün temsili örneklerini gösteremedi. Zaman zaman hayat belirtileri vardı, ama o da yetemedi.

Semih; kesinlikle kulübeden gelmesinin bir hikmeti var. Başka izahı yok.

Fatih Terim; ne desem bilmem ki!? Katran kaynatmakla olur mu şeker, cinsini sevdiğim cinsine çeker.

Hakem; maçta verdiği tek doğru karar "Adanalı" yı tribüne göndermek oldu. Onun dışında ne yaptığını bilmediği halde, "her şey kontrolümde" modunda gezindi durdu. Bir ara "acaba bacağı kopan biri olsa düdük çalar mı?" diye sordurttu.

12 dev adamla yakaladığım coşku ve heyecan, ruhsuz ve adına futbol denilen bir hengamede yitip gitti. Kanser olursam sebebi ne alkol, ne de tütün; beni bu "güzel havalar" mahvetti.

Blogger tarafından desteklenmektedir.