22 Mar 2008

Fenerbahçe-Galatasaray Farkı


Kura çekildiğinde Ankara'da değildim, o yüzden geç de olsa bir şeyler yazmak isterim o konuyla ilgili de.. Chelsea bence şanssızlık Fenerbahçe için.. Sevilla maçları öncesinde ve de her zaman söylediğim gibi burada, Fenerbahçe için ideal takım hücumu savunmadan daha iyi yapan takımlar bence.. Kendi karakteristiği olan takım savunmasını ön plana çıkarması için hücuma yönelik takımlar biçilmiş kaftandı Fenerbahçe için.. Sevilla maçlarında bunu gösterdiler.. Chelsea Fenerbahçe'nin bu sene uzmanlaştığı konuda yıllardır dünyanın en iyilerinden.. Jose Mourinho'nun gidişi sonrasında da Avram Grant takımı o sistemden çıkarmadı.. Türk ve hatta dünya basınında yazanların aksine Avram Grant'in de kötü performans gösterdiğini düşünmüyorum ayrıca Chelsea'de.. Yarın Arsenal'i yendikleri takdirde 2. sıraya oturacaklar ve şu anda 5 puan gerisindeler United'ın.. Chelsea-United maçı da Stamford Bridge'de oynanacak.. Yani? Kupadaki Barnsley şoku dışında gayet iyi durumdalar, oynadıkları topu da kötü bulmuyorum..

Fenerbahçe ilk defa karşısında bu kadar dirençli bir orta saha ve defans bulacak ve açıkçası o orta sahaya üstünlük kurma şanslarını da çok düşük görüyorum.. Grant'in otoritesiyle ilgili takımda son haftalarda anormal gelişmeler oluyor ve bunların devam etmesi durumunda bir çözülme gösterebilirler ama bunun da gerçekleşeceğini sanmıyorum açıkçası..

Asıl post konusuna gelince.. Fenerbahçe'nin bu seneki performansıyla Galatasaray'la arasındaki Avrupa başarısı çekişmesi de yeniden gündeme geldi.. Galatasaray taraftarları bu konuda yanlış sularda yüzüyorlar.. Fakat, işin ilginci Fenerbahçeli taraftarlar da gerçeğin pek farkında değil, onlar da Galatasaraylılarla çekişme halinde kendi durumlarından açılıyorlar, yanlış yapıyorlar..

Fenerbahçe'nin bu seneki başarısı çok büyük, bunu kabul etmeyen adam ya fanatiktir ya da futboldan anlamıyordur.. Ama sorun Fenerbahçe'nin CL'de Galatasaray'ın çıkabildiği en üst noktaya çıkması değil.. Çekişme de buna dayanmamalı.. Senelerdir CL'de oynuyorlar ve illa ki bu tip bir başarı gelecekti.. Yıllarca bu seviyede oynayıp da seviye atlayamayan bir takım yok.. Tecrübe her şeyin ilacıdır bu tip organizasyonlarda.. 7-8 yıl öncesinde hiç Avrupa birikimi olmayan takımın da düzenli olarak buralarda 5 yıl göründükten sonra bu tip bir başarı kazanması çok da yadırganmamalı.. Fenerbahçe'nin 20 yıl da oynasa buralara çıkamayacağını düşünen Galatasaraylılar vardı, fanatiklikten öte bir şey değil bu..

Peki iki takım arasındaki fark bu kadar büyük mü? Bence evet ama maalesef tartışılan bazda değil.. İki takımın kadrosu arasında büyük bir fark yok.. Fenerbahçe belki biraz daha iyidir ama birinin UEFA'da saçma sapan maçlar çıkarıp diğerinin CL'de çeyrek finale çıkması salt kadro kalitesiyle alakalı değil.. İşin özü sistem, bundan da çok bahsettik burada tekrar dile getirmeye gerek yok..

Peki fark nerede? Fark maalesef kulüp içi organizasyon ve mali güçte.. Galatasaraylılar hala Fenerbahçe'nin elde ettiği mali gücün farkında değil ve korkulması gereken nokta da tam burası.. Fenerbahçe sadece stat ve merchandising'den senede 90 milyon civarı kazanıyor.. Galatasaray'da bu para 25 milyonu geçmiyor.. Galatasaray'ın en büyük mali geliri Digiturk'ten alınan yıllık 14-15 milyon civarı para.. Bu para Fenerbahçe'nin gelir portföyünde 4. ya da 5. sırada büyüklük olarak.. Sadece stattan ve forma vb. satışlarından yıllık 65 milyon fark atıyor Fenerbahçe Galatasaray'a.. Ve sadece bu, her sene 35-40 milyon civarı daha fazla para ayırabileceğini gösteriyor transfere.. Galatasaraylı kongre üyeleri ve taraftarlar hala bu gerçeklerin farkında değil, 2 seneye Fenerbahçe biter, biz eski halimize geliriz diye aldanıyorlar.. Ama bu mali güç farkı varken Fenerbahçe oralarda tutunmaya devam eder, Galatasaray da daha alt klasmanda takılır..

Galatasaray taraftarı kulübüne para kazandırmıyor.. Türkiye'nin en büyük iki kulübünden biri 50 milyon dolarlık satış yaparken diğeri 10 milyonda kalıyorsa çok temel yanlışlar var demektir.. Ve bunda taraftarın hiçbir suçu da yok.. Galatasaray taraftarı çapulcu, militan vb. kelimelerle, iş bilmez yöneticileriyle o kadar küstürüldü ki takıma artık kulübüne katkı yapmaz hale geldi.. Fenerbahçeliler takımlarına bu benim takımım derken, Galatasaray'da kendisini takıma ait gören o derece büyük bir topluluk yok.. Düzelmesi gereken ana nokta bu ve bunun da kısa vadede düzelmesini imkansız görüyorum.. Kulüp taraftara yaklaşmadıkça her sene 75 milyon dolarlık fark düzenli bir şekilde Fenerbahçe'nin Galatasaray'a göre çok daha büyümesine yol açacak ve 3-4 sene daha geç kalındığı takdirde bu farkı ne Riva, ne de Florya kapatabilir.. İş oraya doğru ilerlemeye başladı.. Yeni yönetim umarım bunun farkındadır, umarım taraftarın da bunların farkında olmasını sağlar.. Söylenebilecek başka bir şey yok şu aşamada zira..

6 YORUM:

Hernan Crespo dedi ki...

Güzel bir karşılaştırma olmuş. Gönül ister ki tüm takımlarımız maddi olarak birbirine yakın olsun, rekabet artsın ama yöneticilerin beceriksizlikleri, gelir dağılımı farkları gibi sebeplerden çok zor görünüyor.

Adsız dedi ki...

Ben o kadar karamsar değilim.

Liseyi koruyan zihniyet yaaş yavaş kırılacaktır. Onlardan da bunu bir anda beklemememiz haksızlık olur. Sonuçta hepsi abisinin büyüğünün yolunu izleyen insanlar. Ama aptal insanlar kesinlikle değil. Riva ve Florya iyi değerlendirilirse, yeni stad projesi doğru düzgün hayata geçirilirse güçlü altyapıya sahip çıkılırsa yavaş yavaş toparlanılır diye düşünüyorum. Taraftara yaklaşma konusunda ise zamana ihtiyaç var. 100 senelik kulüp ilk defa canaydın zamanında böylesine bir kopukluk yaşadı taraftarından. Bu kulüpte güvendiğim tek nokta son canaydın dönemindeki tutum hariç mayasının doğru, vizoynunun geniş, ayrıca sevgi ile saygı
üzerine kurulmuş olması.

Sonuçta tüm türk takımları ortak değerlerimiz. Hepsine başarılar...

Adsız dedi ki...

Kuluplerin mali yapılarını inceleyen bir şirketin iç bilgisine dayanarak şunu söyleyebilirim:

Mali gelirlerde fb ve gs arasında öylesine uçurum yok. temele indirgersem fb sürümden gs yüksek fiyattan kazanıyor. potansiyel olarak da fb'nin taraftarı daha çok alışveriş ediyor. Bunu gs kulubu fiyatları indirerek yakalayabilir. Gayrimenkul olarak gs inanamayacağınız güçte. Değil Türkiye Avrupa'nın gıptayla bakılan kulüpleriyle yarışacak düzeyde. Pasif görüntünün nedeni korumacı mali sistem. Bunu kırmak için 2 sene gibi kısa bir süre yeterli. Fb yönetimi bunu biliyor ve çalışıyor, tesisleşme olayına büyük önem veriyor. yabancı danışmanların da katkılarıyla hazırlanmış projeksiyonlar bu yönde.

Adsız dedi ki...

galatasaray taraftarı -ki bu güruha ben de dahilim- hiçbir şeyi haketmiyor. 17.000 kişilik stad derbiler dışında dolmazmı ya!

keşke sadece kulüp yönetiminde,finansal konularda geri kalmış olsaydık. taraftar bazında da çok gerilerde kaldığımızı söyleyebilirim. kimse yıldzı transfer yok,taraftar hala hakanları-ümitleri mi seyretmeye gelicek demesin. lincooln lincoolnlerin,nondaların olduğu maçlarıda gördük biz.

hayır başiktaş taraftarına bakıyorum. adamların her yıl çekmediği çile,görmediği olumsuz tablo kalmıyor ama tüm bunlara karşın adamlar her maç tribündeki yerlerini alıyorlar. verdikleri destek de cabası tabi.

biz ise bir hafta deplasmanda berabere kaldığımızda ertesi hafta içerdeki maça acaba stad bugün dolar mı geçen haftaki puan kaybından sonra endişeleriyle geliyoruz. yağmur yağdı böyle oldu,cuma iş günüydü olmadı,lincoooln lincooln sakat niye gideyimleri hiç saymıyorum.

sizi bilmiyorum da ben 14 subat 2001 galatasaray deportivo maci'ndaki tribünleri özledim.

kemal başaran

Adsız dedi ki...

özhan canadın'ın payı büyük.
1. normal taraftarı küstürdü
2. paralı taraftara bilet vermeyerek onu küstürdü.

ilkinde hatalı ikincisinde doğru.

orkun dedi ki...

Bir Fenerbahçeli olarak "bravo" diyorum, çok güzel bir analiz.

Blogger tarafından desteklenmektedir.