15 Ağu 2010

,

Sivasspor 2-1 Galatasaray


Maçın daha 7. dakikasında defans çizgisinin arkasına sarkıtılan Arda sağdan inip bakarak ve görerek aklıyla topu kesiyor, bir sezona daha çok iyi giren Mustafa Sarp koşu anında müthiş bir yön değiştirmeyle arka direğe doğru inip golü yapıyor.. Ligin ilk haftasında, ortalamanın üstünde zorlukta görülen bir deplasmanda maça bundan iyi bir başlangıç senaryosu göremez hiçbir takım.. Peki sonrasında yaşananlar? Geçen senenin, hatta 2 sene önce başlayan ama çeşitli nedenlerle ilerlemeyen yapının devamı.. Bir türlü gelmeyen oyun hakimiyeti, ne ileride, ne geride, ne de merkezde topu tutamayan ve başındaki futbol beyinlerinin istediğinin minimumunu bile yapmakta zorlanan bir futbol takımı.. Geçen sene düşüş başladığı günden beri belli olan ve sezon sonunda teknik kadro - yönetim toplantılarında altının net bir şekilde çizildiğine inandığım problemlerin Ağustos'un ortası gelmişken bilerek ve isteyerek çözülmediği ortamda şaşırtıcı değil.. Ama bu sefer yönetimin elinde yeni bir takımız ve uyum gerekiyor klişesi yok..

Maçın başında gelen üstünlüğe rağmen, oyuna fizik güç koymaya çalışmaktan başka bir şey yapmayan ve bariz bir koordinasyon sıkıntısı gösteren rakibe karşı skor avantajıyla ilk set hücumunu yarım bir şekilde 37. dakikada yapıyorsa Galatasaray söylenecek söz kalmıyor.. Bugün yine iyi oynayan Sarp ve beklentilerin üstünde gezinen Ayhan'a, hatta ilk 1 saat içinde geldiğinden beri en iyiyi göstermeye çalışan bir Cana'ya rağmen durum böyle.. 37. dakikada Arda'yla rakip sahaya yerleşmeye çalışan takımda oyunun ritmini tutan ve pozisyonu başlatan oyuncunun bütün tecrübesizliğine ve hamlığına rağmen Emre Çolak olması Galatasaray'ın orta sahaya dair sorunları için yeterli bir açıklama..

Maç kasedini ileri sarıyoruz.. Dakika 60, rakip 2-1 öne geçiyor.. Yaklaşık 50 dakika hiçbir şey oynamamış bir takımın kalan sürede rakip kaleye yerleşmesini ve sarsak hücumlarla olsa da maçı orada oynamasını beklersiniz.. Yapabiliyor mu Galatasaray? Geçen sene de yapamadı ki.. Golden hemen sonra Batdal, Rijkaard tarafından oyuna alınıyor eldeki tek sistem değiştirici kulübe oyuncusu olarak.. Onun varlığının ilk 5 dakika içinde hissedilişi ve sonrasında aynı monotonluk.. Şaşıran var mı? Galatasaray taraftarı için artık kanıksama bu oyun.. Böyle bir ortamda hocanın bu kadar az tepki görmesi Türkiye tarihinde bir ilktir ve olması da gerekendir.. Rijkaard'ın isminin, kariyerinin Galatasaray'a kattığı bir artıdır bu ama biz bu artıların farklı olmasını beklerdik.. Bunun üzerine de söylenmesi gereken şeyler var elbette ama 1.5 sezondur bu kadar berbat top oynayan bir takımın, son hocasıyla ikinci sezonuna da son derece kötü girdiği bir ortamda eleştirilerin tamamen farklı ve olması gereken adrese gitmesi çok sevindirici..

Rijkaard'ın maça başladığı düzen anlaşılır.. Maçtan önce Serdar farkıyla aynı kadroyu bekliyordum ama ortaya çıkan hastalık Emre'yi takıma monte etmiş.. Mehmet Batdal neden yok? Belgrad deplasmanındaki skordan sonra gayet anlaşılır bir tercih bu.. Batdal sadece 1.5 sezon önce iki alt ligde oynayan bir oyuncuydu ve yaşadığı büyük değişimler sonrasında TSL'nin ilk haftasına Galatasaray 11'inde başlamak oyuncu üzerinde anlamsız bir baskı oluşturabilir, Rijkaard da daha kendisini ispatlamaya ihtiyacı olan böyle bir oyuncuya ilk aşamada fazla güvenmiyor olabilir, normaldir.. 2-1'den sonra Batdal'ın oyuna girişiyle Kewell sola geçti ve takım gerçek 4-3-3'e geçti.. Son 20 dakikada Baros'la forvet çiftlendi.. Benim düşüncem Baros'un sağ kenara çekilerek ofansif bir 4-4-1-1'e dönüleceği şeklindeydi ama Rijkaard'dan gelen Arda - Barış değişikliğiyle takım klasik 4-4-2'ye döndü.. Arda'yla aynı düzen olmaz mıydı bilmiyorum, anlamlandırmak bence zordu son değişikliği ama büyük önem arz etmiyor zaten bu..

Sivasspor'un görüntüsü ligin zayıflarından biri olduğu yönünde.. Gerisi idare eden takımda merkezde Mehmet Nas'ın varlığı büyük avantaj.. Mehmet Yıldız bu ligde her zaman büyük iş yapar, bir yansıması da bu akşamki maçtır.. Ceyhun gecenin iyilerindendi ama istikrar sorunu illa ki göze çarpacak ilerleyen günlerde.. Açık oyunları bu kadar zayıf bir takımın büyük bir takımı bu kadar rahat yenmesi Galatasaray'ın bu geceki berbat oyunuyla açıklanabilir.. Ama Cihan'ı da barındıran kaliteli Sivas oyuncuları bu takımı nereye kadar çıkartabilir onu tahmin etmek zor.. Kilit oyuncuların sakatlık vs. olmadan sorunsuz bir yıl geçirmeleri onları orta-alt bölgede tutabilir..

Son olarak Sivas'ın ilk golünde hakemin kararına deliren ve sonrasında devre biterken hakemin etrafını saran tüm takıma Rijkaard dahil anlam veremediğimi söylemek isterim.. Mehmet ve Neill'ın omuz omuza giden bir mücadelesi vardı.. Mehmet'in sarsak koşusu ve gücü Neill'ı bozdu, Neill eliyle Mehmet'in formaya asıldı.. Sonuç? Sadece bir faul.. Ters cepheden görüntü olmadan Neill'ın formaya asılışı o düşmede etkili midir anlamak zor ama ultra yanlış bir karar olsa bile nedir ki toplamda? Bu takım yanlış faul de kazandı, yanlış penaltı da aldı, son 2 yılda bunlarla çokça maç da verdi.. Kesilen topta Ali Turan'ın yarattığı skandaldan daha mı büyüktür hakemin basit bir düdüğü? Daha ilk yarıda Hayrettin'den fırçayı yedikten sonra kontrolü kaybeden Abitoğlu'nun tüm kötü yönetimine rağmen bir faule Rijkaard bile bu kadar deliriyorsa Galatasaray zaten ruhen hastalıklı bir şekilde girmiştir yeni sezona.. Hakem üzerine çullanırken hatanın daha büyüğünü yapan Ali Turan soyunma odasında linç edildiyse sorun yok, aksi halde devre arasına kadar süren tepki bir anlamsızlık girdabı, Galatasaray'ı artık cezayı oyun süresi içinde keserken görmek istiyorum ben, şahsen..

Sivasspor: Ramovic, Abdurrahman Dereli, Sedat Bayrak, Ivanovs, Hayrettin Yerlikaya, Ceyhun Eriş, Mehmet Nas, Bruno Zita (Dk.78 Sedat), Cihan Yılmaz (Dk.85 Uğur), Kadir Bekmezci, Mehmet Yıldız (Dk.90 İbrahim)

Galatasaray: Aykut Erçetin, Ali Turan, Servet Çetin, Lucas Neill, Hakan Balta, Lorik Cana (Dk.72 Milan Baros), Mustafa Sarp, Ayhan Akman, Emre Çolak (Dk.61 Mehmet Batdal), Arda Turan (Dk.79 Barış Özbek), Harry Kewell

Goller: Dk.42 Bruno Zita, Dk.60 Cihan Yılmaz (Sivasspor), Dk.6 Mustafa Sarp (Galatasaray)

15 YORUM:

Adsız dedi ki...

haftaya bursa 3. hafta da eskişehir çelmeyi takar galatasaray havluyu atar.

Chao Grey dedi ki...

"1.5 sezondur bu kadar berbat top oynayan bir takımın, son hocasıyla ikinci sezonuna da son derece kötü girdiği bir ortamda eleştirilerin tamamen farklı ve olması gereken adrese gitmesi çok sevindirici.."

Hangi adres bu, anlayamadım?

talha dedi ki...

adnan sezgin ve menejerler para yemeye devam ettikçe biz taraftar ve teknik direktörlük yapmak isteyen rijkaard kafayı yer bu düzen de böyle devam eder gider... Reçete belli de kimse kimsenin tekerine çomak sokmak istemiyor...

Parma Maniac dedi ki...

Chao Grey, adres yönetim ve onların atadıkları..

talha, belli olan reçeteyi uygulamayıp o çomağı sokmayanların tekeri bir süre sonra dönmez olur.. Etki ve tepki..

mre dedi ki...

Bu ilk hafta yenilgisi herhangi bir yıl alınsa çok dert etmezdik, belki gülüp geçerdik ama bu yıl taraftarın sabrının, toleransının sıfıra yakın olduğu bir yıl. Herkes de sorumluları biliyor yönetim, yönetim, yönetim.Sene başında biz küçülmek zorundayız paramız yok deseler. Bilsek ki gençlerle, altyapıdan adamlarla devam edeceğiz, susardık belki. Hatta Rijkaard başta olduğundan sevinirdik de belki. Sahadaki 11'in bir çok oyuncusu geçen yılın yedeği. hani şu başarısız olarak 3. olduğumuz yılın, kupasız yılın yedeği. Bu sene bu kadroyla başlamak hangi futbol aklının, hangi düşüncenin ürünü ve sonucudur birileri çıkıp anlatmalı. Yazık oluyor Arda'ya.Bari onu da satın da hem cebinize 3-5 kuruş girsin hem de çocuk adam gibi futbolcularla futbol oynasın.
G.SARAY'IN SAHADAKİ EN İYİ OYUNCUSU AYHAN'SA SORUN VARDIR VE BÜYÜKTÜR.

Adsız dedi ki...

takım süper kalli gibilerle şampiyon olacağımıza 32 sezon sabredelim hacı. barcelona olacağız çünkü.

Yunus Emre dedi ki...

Kewell'ın arkasında durabildiği kadar durursa taraftar Rijkaard'ın arkasında, aydınlık günlerin gelişi yakın demektir. Klişe tabirle bugünlerde Galatasaray taraftarının "günü kurtarsınlar yeter" profili edindiğini görebiliyoruz; ne yazık ki düsturu hep "Kasımlar sizin olsun Mayıslar bizim!" taraftarını bastıracak kadar çoğaldılar. Şimdi Rijkaard'ın kellesini istiyorlar; yönetim çerçevesinde hiçbir suçlu aramıyorlar. Bildikleri halde "gün kurtulsun yeter" mantığının gereği olarak eldeki malzemenin yetersiz olduğunu görmezden geliyorlar.

Eh, yamağın çalışmadığı bir mutfakta aşçı ne yapabilir ki?

Acilen kendine gelmesi gerekiyor Galatasaray taraftarının, kendine çeki düzen verip tarihimizde kilometre taşı olabilecek bu teknik heyetin arkasında durması gerekiyor. Gerekirse yönetime rest çekilir, ayaklarını denk almaları gerektiği hatırlatılır; gerekirse kellesi istenir. Yeter ki suçlu arayacaksak gerçeğini bulmakta istekli olalım. Ya da hiç suçlu aramayıp, oyuncusundan teknik heyetimize, malzemecimizden masörüne kadar takımımızın arkasında duralım. Galatasaray taraftarına yakışan budur!

Kayrakli dedi ki...

şu sarpta ne buluyorsunuz anlamıyorum ?
golde ki hareketlenmesi güzel ama bütün maç boyunca başka hiçbir şey yapmadı.

orta saha diye bir şey yoktu sahada alan diğer kaleye aktı. cana-ayhan-sarp gibi adamlar varken ortasahanın bu kadar düşmesinin sebebini anlamak güç.

Altınışık dedi ki...

takım için fazla karamsar olmak istemiyorum ama, transfer ve hazırlık etabı kötü geçildi bariz.
şu yorumu galatasaray yönetimine uygun görüyorum "kel başa ,şimşir tarak."
şimşir tarak rijkaard,kel başı zaten yönetime atfettim...

Ati dedi ki...

Amerikadan GSnin cok daha genel, bir nevi kus bakisi analizini yapmaya calisacagim:
1.Adnan Polat son secimlerde aldigi oydan hic memnun kalmadi Camiada ciddi bir muhalefet oldugu kokusunu aldi. O yuzden butun planlari onumuzdeki secimlere yonelik. Rijkaardin TRye uyumuyla ilgili supheleri ve konjonktur geregi bu seneyi de pekala gozden cikarmaya razi. Adnan Sezgin sadece bir piyon, kimse transferde onu suclamasin.
2. Rijkaard yonetimdeki karmasanin farkinda. Ustelik transferde kendi isteklerine olan kayitsizligin ve gecen seneden bile beter bir kadronun eline verilmesinden sonra, bu sene icin umudini coktan yitirdi ve sene sonu parasini alip ayrilacak.
3. Adnan Polat onumuzdeki sene kongre oncesi son kozunu oynayacak. Bu seneki maas kesintileri de aslinda onumuzdeki seneye hazirlik. Transfere buyuk paralar harcayacak ve muhtemelen Fatih Terimi basa getirecek.
4.Bu seneki oyuncu kadrosuna taraftarin memnun kalacagi iki (Misimovic,Baptista,Ireland vb.)takviye olsa bile basari cok zor. Rijkaard cok ozel bir oyunun pesinde ve benzer bir oyun yapisini daha evvel TRde denemeye kalkan Hiddink, Del Bosque ve Aragones gibi hayal kirikligi yasayacak. Oyuncular butun bu hengamede takima aidiyet ve basari icin sorumluluk alma hislerini kaybetmisler.Ustelik Arda haric cogu Turk oyuncunun ne yonetime ne de Rijkaarda itimatlari yok.
5. Bu oyuncu kadrosu yine de daha basarili olabilirdi. Kalli veya Ersun Yanal tarzi uzun top-ani baskin tarzi bir oyun ve kendilerini pispislayacak bir yonetim tarzi bir de hem doverim hem severim tadinda Dogu kulturlerine has yasca buyuk abilerin motivsyonuyla (bakiniz 2006-08 Hakan Sukur)pekala ligi zorlayabilirlerdi. Bu sekilde Avrupada kalici basari gelir miydi? Hayir.

bb dedi ki...

Yeni bi sezon başladığında geçen seneki hüsranlar geride kalır yeni sezon için umutla bakılır geçen seneden daha iyisi olucağı beklenir ama tam tersi var şuanda galatasaray taraftarının üzerinde geçen seneden daha kötüsü olucak die bekleniyor bukadarda olmaz arkadaşya...

siriusjames dedi ki...

@Tardini,

http://www.rerererarara.net/sozluk.php?id=459861

Bunu gördün mü? Ne düşünüyorsun? Mustafa Sarp'ın biraz daha ofansif oynadığı ortada ama özetteki Sivas ataklarının tümü bu pozisyonlar...

şimal dedi ki...

İnsanlar kötü futboldan ziyade ümitsizliğe kapıldıkları için üzgün ve süzgün! Bunu başaran yönetime alkış!!!!

Parma Maniac dedi ki...

siriusjames güzel bir çalışma olmuş, Sarp'ın Rijkaard tarafından en önde kullanılması ilginç bir durum.. Onun şok presinden yararlanmaya çalışıyor diyeceğim ama o presler merkezde büyük yarılmalar da oluşturuyor, garip bir konu.. Sarp elbet yetersiz ama önde kullanılması gereği bazı dizilimler normalleşiyor.. Takımın bütün yapı arızasının vebalinin tek oyuncuya yüklenmesi de çok anlamlı gelmiyor bana.. Yerinin yedek kulübesi olduğuysa aşikar, bu tamamen ayrı..

siriusjames dedi ki...

Kötü oyunu oyuncuya yıkmak tabii ki de çok anlamlı olmaz. Biraz da Mustafa Sarp'ı mücadele ediyor, koşuyor, Galatasaray ruhu gibi argümanlarla savunanlara karşı tepkiden doğan analizimsi bir yazı olmuştu o. Takımın göbeğindeki arızaların olduğu çok belli, ama yine de ben olsam daha ofansif oynayacak adam için Ayhan'ı veya Musa'yı seçerdim.

Transfer gelecek mi, gelirse ne olacak ona bakalım artık..

Blogger tarafından desteklenmektedir.