23 Ağu 2010

,

Çöküş


4-2-4'le başlayan, 4-4-2'yle devam eden, 4-3-3'le dünyayı değiştiren bu sistem üçlüsünün doğuşunda ortak bir futbol düşüncesi var.. Oyunu kenarlardan oynamak, çok moda olan takımların boy kısalığı-uzunluğu yanında hep gözden kaçan genişliği olabildiğince iyi kullanmak.. Oyunu 40 metrede oynamak herkesin en az bir kere bahsettiği bir futbol gerçeğidir.. 70 metreye çıkarsa hani şu rakip o büyüyen alanda cirit atar, sistemini bozar, kendi istediğini sana kabul ettirir vs.. Bu futbolun bir gerçeği, ama fazla bahsedilmeyen genişlik başka bir gerçeği.. 4'lü defansın 3'lülere karşı kurduğu üstünlükte kilit rol oynayan bekler bu genişliğin de ana maddeleri..

2000'lerde Jose Mourinho'yla tekrar moda olan ama Portekizli'nin savunmayı temel alarak ama hücumdan asla ödün vermeden Chelsea'de tekrar parlattığı 4-3-3'ü iyice cilalayan, o senelerin devamında Barcelona'daki uzay futboluyla en tepeye koyan ve bir anda dünyanın en büyük modası haline getiren Frank Rijkaard, Galatasaray'ın başına geçtiğinde düşüncemiz tekti.. Bu hiyerarşinin en tepesindeki, bu en modern yapının Türkiye'de belki de ilk defa, gerçek anlamda yürürlüğe konması ve bu topraklarda onu izleme şansına sahip olarak önemli bir deneyime sahip olacak olmanın mutluluğu.. Kimine göre Robinho'yu, Baros'u, Kewell'ı, Rijkaard'ı, Schuster'i bir takımda görecek olmak büyük bir heyecandır, bana göre döneminin en üst mertebesi olan bir sistemin o takıma transferi de bunlarla yarışır.. Heveslendik, geçen sene bir önceki sezonun ardılıyla yapılan başlangıç sonrasında Elano transferi ve dönülen 4-3-3'ün bekleneni verememesi eşliğinde gelen 5.likle dağıldık, zaten çok da konuştuk geçen sezon, tekrara gerek yok.. Ama merkezdeki 3 oyuncuyla anlam kazanan ve kenarları kullanmanın en geçerli yol olduğu bu sistemi Rijkaard'ın ikinci senesinde bu 11'le gördüğün ortamda kelimelerin kifayeti kalmıyor, maç üstüne içilen bir şişe Niğde Gazozu'yla gece geçirmekten başka yapacak iş olmuyor..

Bugün takımın sağ açığı Pino sakat ve Galatasaray kenar odaklı bu sisteminde sahaya 2 sene öncesinden olmayacağını bildiği bir ikiliyle çıkıyor.. Takım 4-4-1-1'le başlayıp yürütemediği Karpaty Lviv maçını 50. dakikada dönülen bozuk 4-3-3'üyle çevirmiş, sağda atıl kalan Arda'yı solda büyük bir iştah ve harika bir oyun gösteren Kewell gölgelemiş ve Rijkaard muhtemelen biraz da buna güvenerek Arda'yı daha maçın başında sağa atmış.. Skibbe zamanı konusunda bilgilendirilmiş midir Rijkaard bilmiyorum.. Ama sağ açıkta yine sureti mahkeme duvarına dönen Arda Turan'la, şu anda TSL'nin en berbat bek ikilisi olması muhtemel Ali - Balta ikilisiyle ve arada kalmış, Ali Tandoğan tarafından topu ayağına her alışında markaja alınır gibi yapışılan Kewell'la kenar odaklı sistemi ne kadar işletebilirse Galatasaray, o kadar işletti bugün de..

Sarp - Ayhan - Barış üçlüsüyle zaten merkezde yaratıcılığı minimuma inen takım iyice kenar odaklı hale gelirken 3'ü yerlerde sürünün çizgi performanslarıyla Galatasaray'ın bugün Bursaspor karşısında gösterdiği oyun beklentilerin ötesindedir ve tabela 0-2 yazar.. Takım için en acı gerçek bu, ötesi de tandem önü Sarp'ın bu merkezden ceza sahası içine salvo yapmaya çalışan tek oyuncu olması.. İlk goldeki hatası, Volkan'ın kafasına bile bile çarptırdığı topla ikinciyi yedirmeye yaklaşması yanında Sarp, Galatasaray'ın merkezden hücuma çıkmasının tek yolu ve buna neden olan adres de bugün İbrahim Yazıcı'nın yanında beti benzi atmış bir şekilde maç izlerken, adamları maçtan sonra "Transfer 1 Eylül'de bitiyor ve o zamana kadar gerekli oyuncuları alacağız." demekle yetiniyordu..

Geçen hafta Sercan ve Nunez'in nitelikli yapılarıyla sahaya çok klas bir 4-4-2 koyarak lige giren Bursaspor için maçtan sonra başladığım ama asla yayınlayamadığım yazıda "Şampiyon gibi" başlığı atmıştım.. Ertuğrul Sağlam'ın geçen sene Sami Yen'de oynadığı ve Galatasaray'ın sezonu kapamasına rağmen iyi oynadığı maçta iyi bir karşılık vererek sezonun en iyi maçlarından birini çıkardığı mücadeleden copy-paste yaparak sahaya çıkacağını kestirmek zor değildi.. O maç Balta - Neill tandemini perişan eden Sercan'ı Servet ekli Galatasaray stoperlerine karşı yine tek bıraktı ve arkasını Batalla'yla destekleyerek geçen seneki 4-4-1-1'ini sahaya koydu.. Sercan'ın mental problemleri ve futbol dışı işlerinin fazlalığını insan evinden bile sezebiliyor ama niteliklerinin büyüklüğü ayrı bir olgu.. Bugün yine geriye yaslanan takımda daima doğru işleri yapmaya çalışarak potansiyeliyle ilgili yeni bir örnekleme yaptı.. Bursaspor'un bu Galatasaray'a karşı bu kadar geriye yaslanması, çok net olmasalar da pozisyonlar vermesi, pasif bir oyun sergilemesi eleştiri konusu olabilir ama Galatasaray bugünkü Bursaspor gibi İnönü ve Kadıköy deplasmanlarından net galibiyetler alarak çıksa ben çok sevinirdim.. Ertuğrul Sağlam üstüne koyarak takımını yükseltmeye devam ediyor ve bu Bursaspor bu sene de benim gözümde şampiyonluğun net adayı olmayı sürdürüyor.. Geçen senenin sonrasında ilk 5 yeterli diyen "doğru idare" tarzından örnek alması gereken çok adam var bizim protokolde..

15 YORUM:

os dedi ki...

taraftar ?

Parma Maniac dedi ki...

Geçen seneden sonra haklarında minimum konuşmayı yeğliyorum Oğuz..

Adsız dedi ki...

eskişehire de yenilirsek yada berabere kalırak nolacak?

Parma Maniac dedi ki...

Burak kusura bakma ama o yorum bu gece yayınlanmaz bu blogda :)

Adsız, izle ve gör.. Şu anda yapılacak en iyi şey bu takım için..

burak dedi ki...

önemli değil.

sanırım senin için önemli değil ama başkası birşey der diye göstermedin. mesela sana " niye gösteriyon bizimle dalga geçtiriyorsun " diyebilirlerdi

daha evvel buna benzer bir olay görmüştüm çünkü burda. ben değil bir başkası ama

Parma Maniac dedi ki...

Başkasının ne dediğiyle fazla ilgilenmiyorum Burak bu konularda, bu gece benim moralim bozuk ve neden o.. Ama masum bir şekilde yazdığın için tepki göstermedim :)

burak dedi ki...

o dediğim olay şöyleydi.
skibbe zamanı. galiba 5-1 yenildiğiniz kocaeli maçı olabilir. bir fenerbahçeli benim yazzdığım gibi dalga geçen birşey yazmış. sen de göstermişsin bir başka gs li de sana kızmış "dalga geçene değil onu gösteren tardiniye kızıyorum ne biçim galatasaralısın" gibi bişey yazmıştı..sonra uzamıştı mesele.

dediğim gibi yayınlamamanı umursamadım. o yazdığım şey de olmaz zaten

Adsız dedi ki...

@tardini

nolcak derken rijkaardı kastediyorum yav. tabi bekleyeceğiz. rijkaard kalmaz herhalde kovarlar. hem 3 maçta 0 puan kayıp edilen 9puan nasıl telafi olur. olmaz

Back of the Post dedi ki...

İşin acı tarafı önce de bahsettiğim gibi tüm bu çöküş içerisinde her anlamda pasifize edilmiş bir Galatasaray. Melih Gümüşbıçak, Pınar Argun, bilimum tüm gazeteler vs rahatça Galatasaray ile dalga geçip laf sokabilmek, yerden yere vurabilmek cüretindeler. Bunlara bir kişi dur diyemiyor. Sadece Helvacı çıkıyor, sakin bir şekilde tutarsız söylemleriyle adeta bizle dalga geçiyor.

Bilemiyorum Tardini, 6 puanın dışında çok şey yitip gidiyor.. Birde üstüne dolaşan Terim söylentisi vukua gelirse "şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler".

Ozan dedi ki...

bursa iyi diyorsun ama bence bursa bu kafayla şampiyonlar liginde sıfır çeker zaten bu akaşm bursanın birşey yapmasına gerek yoktu oynayan da galatasaraydı yenilende hatalardan golleri buldu bursa ama genelde hiç iyi değildi sen şampiyon olmuş ve 5.büyüğüm diyorsan kontra oynayamazsın galatasaray böyle oynasa basın yerin dibine sokar

serdar dedi ki...

Neill ile Servet'in yer değiştirmesi dikkatimi çekti. Neill sol stopere geçtiğinde daha etkili oluyor sanki.

Bir kaç faktör önemli. Taraftarın bıkkınlığı beni de bıktırdı. 90 dakka boyunca laylaylom. Protesto etmeye çok meraklılar fakat Volkan'a o kırmızı kartı göstertebilirlerdi. Referans: PAOK maçında FB'nin en az iki sarı kartı taraftardan geldi.

Bir de son 3 yılda uzaktan atılan şutlarda birisine çarpıp giren gollerin istatistiğini incelemek lazım. Nedenini anlayamıyorum ama çok klasik bir gol bu artık Galatasaray için. Geçen yıl İBB'den de yemiştik aynısını. Maç söyleyemem ama en az 3-4 gol daha vardır son yıllarda.

Duran toplarda gelişme var diyesim geldi ama istatistiklere bakılınca, 18 korner ve etkili şut yalnızca bir kez geldi. Hep sorarım. Fener'in bir dönem kornerden leblebi gibi gol atması 1)Daum'dan mı? 2)Lugano'dan mı? 3) Alex'ten mi? Galatasaray'da ise sezon başında 2-3 korner golü atılır ondan sonra biter.

Volkan'ın oyunu benim PES 2009'da Barça-Manu maçlarıma benziyor. Her seferinde Tevez 4 tane çalım atar ceza sahasında. Manu'ya 12 gol atarım ama aynı şekilde 4 gol yerim, bunu da bir türlü çözemem...

E dedi ki...

Sevgili Parma,

Tespitlerin çok güzel, futbol bilgin yerinde. Ancak kurduğun en kısa cümle 3 satır. Kurduğun cümleler o kadar uzun ki, sonuna geldiğimde başını unutuyorum.

Elbette bu bir uslüp meselesidir. Misal Fatih Altaylı heceler gibi kısa kısa cümlelerden oluşturur tüm bir yazıyı. Tahmin edersin ki, daha anlaşılır bir biçim.

"Sen de öyle yaz" diyecek halim yok ancak en azından uzun cümlelerinin arasına kısa birşeyler de serpiştirirsen okuyucuya soluklanma fırsatı vermiş olursun.

Parma Maniac dedi ki...

Burak, hatırlamıyorum olayı.. Dediğim gibi benim tahammülüm yoktu o an, neden odur.. Başka zaman yine bekleriz :)

Back of the Post, Mart ayından sonra 5 ayda her şey bu kadar mı değişir, insan hayret ediyor gerçekten..

Ozan, mümkündür.. CL'de kura şansı da çok önemli ama çok şanssız olmadıkları müddetçe ben puanlar alacaklarını düşünüyorum..

Serdar, Fenerbahçe'de kilit Daum'du.. Alex'i ellerinde barındırmaları da bunu cilalıyordu tabii.. Bizde duran top sorunu yıllardır mevcut.. Hocalara sallayıp işin içinden çıkmak mümkün ama hep mi hocalardaydı suç? Onun cevabı yok işte..

E, haklı olabilirsin ara ara geliyor böyle eleştiriler.. Bunun nedeni yazıyı çok çabuk yazmam ve üzerinde fazla çalışmamam.. 15 dakika civarında yazıyorum bunları ve imlaya çok özen göstersem de söylediğin gibi sorunlar olabiliyor.. Teşekkür ediyorum, önemli geri dönüşler bunlar.. Dikkate almaya çalışacağım :)

fazıl dedi ki...

Back of The Post : "..rahatça Galatasaray ile dalga geçip ..." Önemli değil .Tüm Kanallar öne çıkma savaşında.Bunun için de "Skora" göre oluyor tabii konuşmalar.Maaş meselesi .

Geçen sezon erken form tutup skor yapıyorduk ve cümle "bilenler" bizi kafadan şampiyon ilan etmişti . " Fantastik " vs..Bu sene de tersi oluyor.. Lig uzun .Ümit ve sabırla bekliyecez.İş değişirse , "bilenler" yine minareye kılıfı başarı ile giydirirler . Nasıl olsa en kolay şey , "ahkam" kesmek...Siyasette de öyle olmuyor mu ? Nasıl olsa unutmak ana özelliğimiz .

Benim korktuğum ; Yönetim

Arda'yı "baba" ayakları ile bitirdiler . Şimdi de baskıya dayanamayıp Rijkaad'ı yerlerse , "Crisis Managemet" yapamıyorlar olur..Bülent Korkmaz'a ne olduysa , gelecek olanlara da bu saatte o olur .
Bu hiç de GS tarzı değil . Bu "tarz" bizi ayıran bir özellik idi . Diğer kulüplerin aksine : Severiz-sevmeyiz bizim köklerimizde "gelenekcilik" vardır . Eski başkanları şöyle bir hatırlayın ...Aralarında "fevri" olanları pek hatırlamayız . Ali Uras , S.Beyazıt , Alp Yalman ... bunlar hep soğukkanlı adamlardı.

Camia bunları hep takip etti . Bizim tarzımız "4 sene kontrat yapıp " birinci sene göndermek değildir. Olursak..Esas tehlike burada ... Diğerlerine benzeriz.

Bu yazı biraz "Tutuculuk" kokuyor gibi gelebilir ama kati olarak değilim . Sadece "belkemiği" - "Omurgalı" bir duruşu savunuyorum .

Takım bu ... Fizik açısından % 50'lerde . Güçlü bir Baroş o golleri atardı . Hakan Balta , Manisa'dakinin yarısını oynayamıyor.. Sakatlanmasalar
bari ...Teşekkür Ederim.

NOT: içimden GSTV yazmak geliyor...
Çok şey var ve beni hasta ediyor .Hani "işi pofesyonel ehline teslim" edecektik ? Berbat üstü barbat . Bir de para alıyorsun !

Adsız dedi ki...

fazıl: harika yorum yapmışsın.Özellikle şu kısmına bayıldım.

"Bizim tarzımız "4 sene kontrat yapıp " birinci sene göndermek değildir. Olursak..Esas tehlike burada ... Diğerlerine benzeriz."

Çok doğru bir tespit.Biz GS'lileri korkutan da bu zaten.Geleneklerimiz,klüp yapımız elden gidiyor.Çok özledim o Avrupa maçlarını bir başka oynayan GS'yi.Ne kadar kötü olursak olalım iş Avrupa'ya geldi mi,herkes değişip canavar gibi korkusuz oynardık.Orda bir anda büyük klüp olurduk.Futbolcular evrim geçirirdi sanki.Ama üzülerek söylüyorum ki bütün bu güzel GS karakteri yavaş yavaş yok oluyor.Bu karakter ki başka bir türk klübünde yok.

Aziz Yıldırım mantığıyla Fatih Terim'leri,Hagi'leri,Bülent Korkmaz'ları harcadık bir kalemde...Tekme atan Barış'ı postalayamadık takımdan.Takım çok kötüye gidiyor beyler.3-5 yenilgi önemli değil.varsın 7. 8. oluruz.Ama bu değerler tamamen giderse bilmiyorum naparız.

Dipnot: Rijkaard GS'de kesinlikle başarısız olmuştur bence.Maç skoruna bakarak söylemiyorum.Elimdeki malzeme bu demekle teknik direktör olunmuyo.Gitsin Mourinho röportajını okusun.Özellikle de bu kısmını....

"Takımların yapılanmaları kültürle ve kazanmak için sahip olduğunuz özelliklere göre yapılmalı. 4-5 sene önceki oyunuyla Barça, Premier Lig’i kazanamazdı. Belki şimdi kazanabilir. Bu yüzden bir hocanın bir ülkeye gelip “ Bu benim sistemim ve oyun anlayışım” demesi mümkün değil. Eğer bir gün Pep Guardiola İngiltere’ye veya İtalya’ya giderse takımının Barça gibi oynayıp oynamayacağını görmek isterim. İnter de yapabildiklerimin aynısını Madrid’de bu oyun seviyesinde yapabilecek miyim acaba? İmkansız. Kültürel yaklaşım çok önemli."

Blogger tarafından desteklenmektedir.