22 Oca 2010

Tobi


Galatasaray'da geçirdiği 2.5 senede o kadar az maça çıktı ki Galatasaray formasıyla büyük bir fotosunu bulmak bile çok zor oluyor Tobias'ın.. Galatasaray'ın son yıllarda yaptığı en iyi transferlerden biriydi.. 2.5 senelik süreç içinde yaşadığı kepazelikler bu özelliğine halel getirmiyor elbette.. Galatasaray eşofmanları içinde en çok yaptığı aktivite düz koşu, en çok çalıştığı ortam ise spor salonuydu.. O kadar salonda çalışıp kendisinden nasıl orta karar bir basketbolcu çıkmadı hala anlayamam mesela ben.. Galatasaray'a geldiğinde sağlam fizikli İsveçli futbolcu profili nedeniyle çok sağlam bilindi, önceki kulüplerindeki sakatlık serüvenleri hiç önüne gelmedi.. Burada yaşadığı sakatlıklar içinde muhakkak şanssızlıklar da mevcuttur zira Galatasaray'a gelmeden önce son sezonlarında belli bir istikrarı bulan adamın 2.5 senede 10-15 maça çıkamaması injury prone kavramıyla bile açıklanamaz.. Geldiğinde çift içten biri olarak oynaması konusunda az da olsa şüphelerim vardı fakat bütünleşik üçlü içinde en arkadaki oyuncu için biçilmiş kaftandı, ne yazık ki deneme fırsatına bile sahip olamadı takım.. Beklenen gerçekleşti, Jo'nun gelişiyle birlikte kontratı tek taraflı feshedilen oyuncu Tobias oldu.. Yaz döneminde bu kadar şanssızlığa rağmen camia içerisinde kendisine hiç tepki gösterilmemesine şaşırdığını söylemişti ülkesindeki bir gazeteye verdiği röportajda.. Muazzam insani özellikleri ve onu tamamen sürecin dışında bırakan faktörler taraftar arasında bile tepki görmesini engelledi, 2 seneden sonra bile acaba olur mu sorgulamasını yaptırdı.. Öyle de büyük bir hayal kırıklığıdır camia içinde.. Bundan sonrası ülkesine dönüp sessiz bir şekilde futboldan çekilmek üzerinden şekillenecektir Tobi için.. Kim bilir, belki de 5 yıl sonra süper bir İsveçli'nin bize gelmesinde rol oynayarak kendi transferine ön ayak olan eski Galatasaraylı Roger Ljung'un izinden giderek kulübe olan az miktardaki borcunu öder Tobi..

Yolu açık olsun güzel adamın..

13 YORUM:

Ata İsmet Özçelik dedi ki...

Ben bu adam konusunda doluyum. Benim için yolu açık filan olmasın, yattığı yerden 2.5 sene para aldı bir de hala kalmakta diretti. İnsanda biraz utanma olur hakikaten maç bile yapamadım bari alacaklarımdan vazgeçeyim filan der, nerede.. Kulüp yine tek taraflı feshetmiş sözleşmesini yani alacağını da almış yine, haram zıkkım olsun o paralar..

Russell dedi ki...

ne güzel adamı, yapma abi allah aşkına.. sözleşmesi tek taraflı feshedilmiş, ki bu, adamın kalan 6 aylık maaşını da ödeyeceğimizi gösteriyor.. 2,5 sene 20 tane maç oyna, ona rağmen bütün paranı sorunsuz al, gönderileceğin zaman 6 aylık alacağın için uğraşıp al.. yazık..

Parma Maniac dedi ki...

Ne yapacaktı adam, ben sakatlandım paramı almıyorum, hak etmiyorum mu diyecekti Russell? 3 senelik garanti sözleşmeler yaparsanız kulüp olarak bu riskleri de alırsınız.. Adam senin forman altında sakatlanıyor, senin kulübün için ter dökerken yaşıyor sakatlıkları, kariyeri bitme noktasına geliyor.. Nedir yani, 6 ay kala göndermek istiyorsunuz adamı, doğal olarak da parasını verip kontenjan açmaya çalışıyorsunuz.. Aynı işi 2.5 yıl sakatlık yüzünden oynayamamış Türk oyuncuya yapsanız gaddar olursunuz bu ülkede.. Tobias olunca ne değişiyor ki? Bu işin milliyeti yok, sadece yabancı sınırı yüzünden göndermek istiyorsun ve yaptığın sözleşme gereği parasını ödeyerek gönderiyorsun.. Hangi insan alabileceği milyon doları reddedip ben takıma bir şey veremedim feshedin para almadan der ki? Kaldı ki adam şu anda da sağlam, gayet vasat orta sahada yine de iş yapabileceğini düşünüyor.. Kaç tane örneği vardır ki dünyada sakatlık yüzünden 2 sene oynayamamış adamın ben bu paranın tamamını almayayım, sözleşmeyi de bedelsiz feshedelim dediği? Futbolda etiği bunlar üzerinden değil, farklı mecralarda değerlendirmek gerek bence..

ali anıl şahinci dedi ki...

kısa, net...
çok haklısın...

GSRock dedi ki...

Parma biraz haklısın ama şöylede düşünmek lazım eminimki isveç takımlarından teklif vardır. bunuda göreceğiz bu hafta içinde bir isveç takımına imza atar. Jo geldiği için kontenjan doldu bunu tobbi ve menejerleride çok iyi takip ediyor ve sözleşmesinin fes edileceğini biliyor. Yani birazcık ahlaklı bir adam olsaydı bonservisini alır onu isteyen isveç takımlarından birine giderdi. Ama ne kadar koparırsam kar mantığı var bu işte... Böylede düşünmek lazım biraz..

Can dedi ki...

Tobias ve Meira benim hayalimdi.İkisine de doyamadım, ikiside tutmadı maalesef. Yaşadığım süre içerisinde gördüğüm transferlerden, içime oturan tek adam Tobias Linderoth. Şu an bile gittiğine üzülüyorum.

Hem taraftarın, hem basının Galatasaray'ın muhasebecisi, yöneticisi gibi davranmasına da bayılıyorum. Tesislerde çekirdek çitleyip gezdi sanki adam.

Adsız dedi ki...

Oynasa ne güzel olurdu. Kızamıyorumda kerataya. Kısmet...

Muhammet

Russell dedi ki...

bakış açılarımız çok farklı. :)

Aslantepe dedi ki...

Galatasaray'dan yarım dönemde alacağı parayı muhtemelen bir sonraki kontratında bir bir buçuk senede kazanamaz Linderoth. Hiç bir takımın ona bu sakatlıklarından sonra ona yüklü bir kontrat önermez. Sakatlıklar yüzünden kariyerinin ne yönde gideceği belli olmayan bir insanın (insanı, futbolcunun değil) ailesinin geleceğini garanti altına almak adına kendisine verileceği taahüt edilmiş bir paradan vazgeçmediği için ona hakaret etmek endüstriyel futbol dediğimiz meretin klüp merkezli anlayışının tam karşılığı olsa gerek. Önemli olan kurumlar değil insanlardır önce bunu idrak edebilmek gerek.

shelbyl dedi ki...

Futbolcu eger alacaklarindan vazgecerse vs. takdir edersin; ama profesyonel davranirsa da kinamazsin. Adam Isvec Milli Takimi'nin onliberosu iken sakatliklarla kariyeri bitme noktasina gelmisse, oncelikle kendini dusunmelidir.

Ata İsmet Özçelik dedi ki...

Vay anasını aldıkları haram zıkkım olsun yazdık diye ASY'den 1 ay ban yemişiz helal olsun hepsine ne diyeyim :)

Seyyid Ali dedi ki...

acaba hangimiz çalıştığımız bir şirkette hastalık nedeniyle gidemediğimiz günlerdeki alacağımız maaştan fedakarlık eder, hele bu hastalık kronikleşip artık belki çalışamayacak duruma gelmişken.Tobias günümüzde her takımın aradığı 2 yönlü ortasaha oyuncuların başlılarından biriydi,İsveç milli takımında ve klup takımlarındaki oyunu bellidir.Galatasaraydaki ilk senesinde oynadığı maçlarda çok iyi bir performans gösterdi sonrası malum.Rotariu'u kaç kişi hatırlar bilmem ama zamanında Romanya milli takımında Hagi,Lacatusla beraber yıldız oyunculardan biriydi.O da çok büyük umutlarla gelmesine rağmen belindeki rahatsızlık sebebiyle pek çok maçta ya kötü oynadı yada oynayamadı; benzer bir hikaye de Fenerbahçede Pingel,Washington ve Appiah olarak hatırlanabilir.Euro 2008de sakatlanan ve hala kendine gelemeyen Emre Güngör,Gençlerbirliği'ne gönderilen Serkan Çalık da kaç maç oynadı hatırlayanınız var mı.Acaba onlarında mı parasını geri istesek.
Sözün özü, eğer sakatlık yaşamasa son yıllardaki en isabetli transfer olacak oyuncu maalesef şanssızlık ve sağlık ekibinin muammalı yaklaşımı ile fiyasko olarak tarihteki yerini alacak.Yolun açık olsun Vikinglerin torunu.

nuri dedi ki...

bir yandan taraftar olarak tabii ki icim giden paralara cız etse de aklın yolu senin soylediklerin parma,
boyle durumlarda duygusal davranmayip karsi tarafin acisindan ve kosullarin icinden bakabilmek insani olgun insan yapan biraz da. Tebrikler dokuz koyden kovdurucu yazin ve milliyetin verilen tepkilerdeki rolune dikkat cekisindeki isabet icin.

Blogger tarafından desteklenmektedir.