25 Oca 2010

Kırmızı Forma


Burada özellikle Galatasaray formaları gerek maç yazılarının içinde, gerek ayrı postlarda benim ve bu blog için önemli yer tutar.. Galatasaray bu konuda rakiplerinden biraz geriden geldi ama son yıllarda büyük bir gelişme yaşadığı ve zirveye doğru yol aldığı da ortada.. Parçalı formanın yıllarca esamesi okunmazken önce yönetim bunun farkına vardı ve parçalıyı her sene giyilen, sadece ufak rötuşlarla değiştirilen bir formaya çevirdi.. Arkasından beyaz şort ve çoraplarla beraber kullanmaya başlayarak topçuların şıklığın doruklarına çıkmasını sağladı.. İçinde arma bulunan özel fontlar (şeklini hala beğenmiyorum gerçi), turuncu ve mor gibi güzel alternatif renkler, yine çok sevmesem de 2000 UEFA Finali'nden sonra inanılan beyaz formanın uğuru ve bunun da bir klasiğe döndürülmeye çalışılması, sezon sonu ve ortasında çıkarılan yeni formalarla pazarı hareketlendirme gibi şahane icraatlar geldi, gelmeye de devam ediyor.. Bayıldıklarım var, içime sinmeyenler var.. Fakat daha önce de burada bahsettiğim gibi Canaydın döneminde değiştirilen renkleri hiçbir şekilde kabul edemiyorum.. Kulübün kurucusu Ali Sami Yen'in belirlediği renkler olmasıyla kağıt üzerinde muazzam bir uygunluk olduğunun farkındayım ama ben Galatasaraylı olurken vişneye çalan koyuca bir kırmızıyla, turuncudan iz taşıyan tok bir sarıdan haberim yoktu benim.. Ben Galatasaray'ı gerçek sarısıyla, gerçek kırmızısıyla sevdim.. Şu anki renkler ise bildiğin vişne çürüğüyle yumurta sarısı.. Kişilere rahatsızlık verme derecesi elbette farklıdır bunun ama benim aklım hiçbir şekilde almıyor bu değişikliği..

En başında güzel renkler olduğunu da düşünmüyorum.. Yeni renkler spotlar altında gerçek sarı-kırmızı gibi görünüyor ama stat ve salon spotları zaten bilinen renkleri farklılaştırmasıyla ünlüdür.. İnsanları da çoğunlukla yanıltan bu stat ışıkları oluyor zaten.. Sarı-mor renklere sahip Los Angeles Lakers, Staples Center dahil NBA'in hemen hemen bütün salonlarında sarı-lacivert olarak görünür mesela.. Renkleri olabildiğince orijinal gösteren tek salon vardır NBA'de, Minnesota'nın Target Center'ında Lakers'ın giydiği deplasman forması net bir mor olarak yansır ekrana.. Galatasaray'ın da bu renkleri spotlar altında klasik sarı-kırmızı gibi görünse de Store'larda yakından incelediğinizde foyası ortaya çıkıyor, gayet vasat renkler gözler önüne geliyor.. Tekrarlıyorum, bu subjektif bir yaklaşımdır ama forma pazarlamasında da bunun özellikle kırmızı tandanslı bir şekilde öne çıktığını düşünüyorum.. Özellikle Galatasaray kırmızısıyla ilgili iddiam şudur: Galatasaray yönetiminin bu rengi tek başına kullanarak düz kırmızı bir Galatasaray forması çıkaramayacağını, zira bunun taraftarlar arasında zerre ilgi görmeyeceğini düşünüyorum.. 2007-2008 sezonunda çıkan düz kırmızı formada bu yaklaşımı görmüştük.. Bütün sarı-kırmızı formalarda yeni kırmızıyı kullanan yönetim o formada gerçek kırmızıya döndü ve son yıllardaki en güzel formalardan biri çıktı ortaya.. Parçalı formalar dışında severek aldığım, bende bulunan ender güzel formalardan biridir zaten.. Bu sene sezon ortasında çıkarılan ve Antep maçında deplasman takımının yetersizliği nedeniyle giyilemeyen formada da aynı yaklaşımı görüyoruz.. Bu sefer renk vişne çürüğüyle gerçek kırmızının ortasında bir tona sahip fakat gerçeğin izi yetmemiş, bir de mor formada da gördüğümüz parlak kumaş kullanılarak formaya albeni katılmaya çalışılmış.. Ortaya çıkan forma yine güzel fakat ben yeni renklerle düz bir kırmızı çıkana kadar bu düşüncemin arkasında olmaya devam edeceğim.. Eğer bu rengi düz bir şekilde tek başına kullanamıyorsanız o rengin matah bir ton olmadığını yönetim olarak teyit ediyorsunuz demektir.. İşin kitaba uygunluğunu geçiyorum, ama bu renkler bir taraftar olarak beni memnun etmemeye devam ediyor..

10 YORUM:

dioxide dedi ki...

yalnız belirtmek isterim ki canaydın döneminde kullanılan renkler ile şuanda kullanılan renkler farklı. geçen senelerdeki formayla bu seneki formayı yanyana koyarsanız farkı çok rahat görebiliyorsunuz. ben bu seneki halinin gayet iyi olduğunu ve artık sabitlenmesi gerektiğini düşünüyorum.

father vic dedi ki...

bizim taraftar olurken gördüğümüz renkler onlar olabilir ancak bu klüp kurulurken sahip olduğu renkler(daha doğrusu tonlar) kesinlikle daha kutsaldır.. ayrıca evdeki eski formalarımla yeni formaları kıyasladığım zaman oyumun yeni renklere olucağını söleyeyim..tabi bu da şahsi bir görüş..özellikle eski sarımız çok açık kırmızımız da cırtlaktı..koyu tonları seven biri olarak ben yeni formalar diorm

lions dedi ki...

ben bu renklere bayılıyorum bence harika normal sarı kırmızı cok cirkin bence beğenmiyorsanız sorun sizdedir renklerde değil

koray aykanat dedi ki...

renkler konusunda ben de aynı görüşte değilim. ancak yazıda belirtilen ve birkaç sene önce giyilen düz kırmızı formanın ben de hastası olmuştum (yamulmuyorsam ilk kez bursaspor ile yapılan bir hazırlık karşılaşmasında giyilmişti). bu ara dönemde de çıkarılan formayı da çok sevdim. ne yazık ki lig bitmeden bu formayı alamayacağım, totem gereği.

Cihan.. dedi ki...

yeni renkler bence de daha iyi,hatta bu kırmızı formanın man. utd.ın efsaneleşen klasik forması gibi olup her sene çıkarılması taraftarıyım,home olarak parçalı away olarak bu kırmızı ve 3rd olarak da bu tasarımın sarısı veya beyaz forma gayet cazip seçenekler olur bence..tabi bence..

Lappapzade dedi ki...

@cihan:

evet katılıyorum hocam. home parçalı, away kırmızı düz, 3rd de sarı olmalı dediğin gibi. böylece büyük bir kulüp olmanın gereklerinden birini daha yerine getirmiş oluruz. hatta bir de sezon ortasında çubuklu filan çıkartırsak, of, yeme de yanında yat.

Olympian dedi ki...

kirmizinin tonu falan, bu konular sizi ilgilendirir de emre, kumas cok kotu. gecen barcin da gordum bu formayi, surada gorundugunun yarisi kadar guzel gorunmuyor. ucuz bi goruntu yaratiyor. mor forma da oyle bence, cunku senin dedigin gibi ayni kumas. parcaliyi yakindan hic gormedim ama inanilmaz kaliteli ve sik duruyor tv den bile. dogru secim o kumas bence.

Ceyla dedi ki...

Ben de yeni kırmızıyı beğendim,cart kırmızı da değil, vişne de... Hatta aldım bile :))

Oylum Tanış dedi ki...

Ali Sami Bey'in tasvirini yaptığı renkler elbette başta kullanılması gereken renklerdir. Kişiler bunları beğenip beğenmeme hakkına elbette sahiptirler. Kurucumuzun zamanında ettiği laf, tam anlamıyla gerçekleşmiş midir peki? Asıl soru bu bence! Ben zannetmiyorum mesela. Yani eski dönemlerde bırakın aynı renkleri aynı fontları kullanmak bile mümkün değildi. Ve örneğin bir arma mevzusunda da bu vardır. Galatasaray ismi en başta esastır. Şunun için söylüyorum, Galatasaray tarihine bakıldığında armadan tutun da renklere kadar çoğu şey zamanla oturmuştur ve kısmen değişikliklere gidilmişti. Ali Sami Bey'in söylediği ise kıstas alınması gerekendir. Güzel bir netice verir ya da vermez, beğenilir beğenilmez onlar çok ayrı konular.

Günümüzde teknolojinin bu kadar geliştiği bir ortamda renklerin sabitlenmesi elzemdir. Yani tonları belirlemek bana kalırsa kişilerin insiyatifinde. Yani tarihi kaynaklar kurucumuzun tanımınan fazlasını içeriyorsa amenna. Ama diğer türlü yaklaşık bir tonla devam edilmesi gerekiyor.

Ben küçüklüğümden Show reklamlı ormayı bilirim mesela, giymişliğim vardır. Hani sırf renkleri için sevdim diyebilmek de zor o yaşlardaki kişiler için. Mesela biz küçükken Galatasaray'ın basketbolla ilgisi nedir pek bilmezdik açıkçası. İnsan büyüdükçe sahipleniyor bazı şeyleri, bu renklerde de beğeniden önce sahiplenme aidiyet hissi devreye girer. Benim için durum budur.

Ama tabii yönetim iyi işler yapıyor forma konusunda da. Mor formayı aldıysam ben bugün, uygulamada başarı var demektir. Bu renkler elbette değişecektir, çeşitlilik artacaktır. OLması gereken de bu zaten. Ama tekrar sabitlenme konusunun altını çizmeliyiz. Mesela Avrupa'da sarı-kırmızı (renk de sabitlenmek şartıyla) önceliği olması gerekiyor. Hani beyaz forma uğurdur, kırmızı forma şöyledir böyledir ama. İlk forma önceliği olmalıdır daima. Bugün Manu ve Liverpool dediğimizde hem benzer renkleri söylerler. İz bıraktıkları renkler bellidir. Galatasaray bunu Avrupa maçlarında yapmalıdır özellikle. Yoksa ligde giyiniz efendim kırmızıdır, mordur, turuncudur. Avrupa'da standart şarttır.

Hıncal Uluç şey derdi, Galatasaray'ın ve Fenerbahçe'nin sarıları birbirinden farklıdır. Ama biz bu farkı göremeyiz pek. Yukarıda belirttiğim Manu ve Liverpool'daki kırmızı farkları ise çok nettir. Her neyse. Parçalı iyidir efenim.)

Serdar dedi ki...

Forma önündeki Türk Telekom yazısının fontlarının değiştirilmesi iyi olmuş. Daha önceki çok basit bir fonttaydı.

Liverpool formasındaki kırmızı, benim için vişneye çalan koyuca bir kırmızıdır, idealdir.

Sırttaki Ülker reklamından nefret edenlerdenim. Mor forma adeta Ülker bilboardu gibi, tek göze çarpan Ülker yazısı. Avrupa Kupası maçlarında sırt reklamı yasaklı sanırım, bu maçları daha bir zevkle seyrediyorum desem yeridir. Formanın zarar göreceğini bilmesem anında sökerim, nasıl söküleceğini bilen duyan var mı?

Blogger tarafından desteklenmektedir.