30 Oca 2010

'Masumiyet'in gidişi


Temiz bir ruh bir kere bozulursa devamı mutlaka gelir.. Yalan söylemeyen bir insan ilk yalanını söyleyip işe yaradığını gördükten sonra arkasını artarak getirir.. Ya da ilk günah, işlendikten sonra eğer buna yatkın bir bünye varsa insanda günahlar artarak devam eder.. O naifliği, o masumiyeti bozduğunuz zaman işin büyüsü gidiyor.. İşte Juventus.. Geçen sene hocasını lig bitmeden gönderip uzun süreli kuralını delen takım işin zevkini kavrayınca bir kere devamı da rahat geldi.. Sezon başında iki kız kardeşin başında iki eski futbolcu, iki yeni hoca vardı.. Bir tarafta Leonardo'lu Milan, bir tarafta Ferrara'lı Juve.. Nedense herkesin Inter'in arkasına şampiyonluk hedefi için koyduğu takım Juventus oldu.. İki tane flaş transfer Felipe Melo ve Diego'nun takıma yüksek bonservis bedelleriyle katılımı, arka tarafın büyük tecrübe, 5 sene öncesinin dünyada en iyisi Cannavaro'yla sağlama alınması, daha çeşitli ve klas ileri uç oyuncularıyla Juventus son şampiyonu zorlayacak takım olarak görüldü.. İlk 4 maçı kazandılar, zorlu iki Roma deplasmanında arka arkaya 6 puan çıkardılar ve öngörüleri ilk aşamada doğru kıldılar.. Yeni mantalitelere alışmak, yeni yola çıkan kulüplerden ilk 5 haftada bir şey istemek ve beklemekse bu oyunun yanlışlarından biri.. Dörtte dörtle lige giren Juve ondan sonraki 17 hafta içinde sadece 21 puan kazanabildi.. İlk 7 maçta 9 puan toplayıp ligin dibine demir atan Milan ise son 13 haftada 31 puan çıkardı ve Inter'in dibine kadar geldi, Jose Mourinho'ya Milan galibiyeti sonrası stand up yaptırdı.. Hocalara mutlaka yeterli zaman verilmelidir ama her hoca da en az 1-2 yılı tamamlayacak diye bir şey yoktur futbolda.. Her şey o adamın mantalitesinde, sahaya koymaya çalıştığı şeyle doğru orantılıdır ve günün futboluna uygun bir yapının izlerini görebiliyorsanız kötü futbol ve berbat sonuçların bile arkasında durulmalıdır.. Ciro Ferrara'nın Juventus'un bu sezon 3 tane 90 dakikada izledim ve bu anlamda buradan fazla bir şey söyleyecek konumda değilim ama son 8 lig maçında 6 mağlubiyeti şampiyonluk hedefi olan bir kulüp alınca sahaya ne koymaya çalışırsanız çalışın arkanızda durmak mümkün olmuyor.. Ferrara'nın o göreve hangi formasyonla geldiğini de belli değil.. Bir süredir Juve'yle gönül bağları tamamen kopmuştu genç teknik adamın.. Inter maçının sonucuna bağımsız bir şekilde maç sonrasında görevden alınacağı da beklenen bir hadiseydi.. Guus Hiddink'e iki defa teklif yaptılar, en son yıllık 5.5 milyona kadar çıktılar fakat Hollandalı'nın aklını bir türlü çelemediler.. Bu arada milli hoca Lippi'nin genel direktör olarak takımın başına getirilmesi bile düşünüldü.. Zaccheroni ise arkada bekleyen stepneydi.. 56 yaşında olup orta vadeli kariyerine önemli takımlar sığdıran Zac'ın son başarısı yaklaşık 10 sene önce.. Bu teknik adamlık portföyüyle kulübün tüm organlarıyla üzerinde karar kıldığı adam olması ilginç.. Her teknik adam, her futbolcu bu oyunda saygı görmelidir tezine fazla katılanlardan değilim.. Her ülke futbolu içinde kötü hocalar, berbat teknik adamlar vardır.. Bunların bir boy büyüğü de büyük takımlarda düzenli görev alıp hiçbir şey başaramayan kötü hocalardı.. Zac o tarafa giren İtalyanlardan biri.. Hoca değişikliği ve taze başlangıç geyiğinden ilk başta Ferrara'nın üstüne çıkacağı kesin fakat eğer sezon sonundaki opsiyonu işletmek istiyorsa ilk 2'yi zorlaması şart.. Juventus bir kere sezon ortasında hoca kovmanın tadını aldı, bundan sonra Torino yakası da teknik adamlar için zorlu cephelerden biridir..

Eğer Ranieri'yle sağlam gelmeye başlayan Roma'yı savuşturabilirlerse Milan'a en azından ikinciliği hayırlı olsun..

1 YORUM:

fds dedi ki...

Fotodaki abi Kurtlar vadisindeki Davut Tataroğluna benziyor :)

Blogger tarafından desteklenmektedir.