3 Mar 2009

Karel Brückner


Tamamı Çek Cumhuriyeti ve Slovakya'da geçmiş 35 yıllık bir hocalık kariyerinden sonra Avusturya'nın başına geçmesini hiç anlayamamıştım.. Kendisi de anlamamış olacak ki bu ilişki kısa sürdü.. Bugün karşılıklı anlaşma sonrasında görevinden ayrıldı Brückner.. 7-1'lik Sigma maçıyla Fenerbahçeli taraftarların ve Türk futbolseverinin hayatına giren bu müthiş adam, Çek Cumhuriyeti'nde oynattığı futbolla Fenerbahçeli'lerin bile büyük sevgi ve saygısını kazanmıştı.. Milan Baros'un Galatasaray öncesi berbat kulüp kariyeri nedeniyle Baros'a prim yaptıran adam olarak da tanınır bazı çevrelerce..

Avusturya'nın başında 3-1'lik müthiş Fransa galibiyetiyle başlayınca eleme maçlarına bunu Brückner'in dehasına yormuştuk.. Ama işin içinde Raymond Domenech'in kifayetsizliği daha büyük yer tutuyormuş, daha sonra anlaşıldı.. Ondan sonraki Litvanya mağlubiyeti acaba dedirtti, Faroe deplasmanında kaybedilen 2 puan bütün Avusturya halkını çıldırttı.. İçerideki Sırbistan mağlubiyetiyse bugünkü sonu hazırladı..

Sırbistan mağlubiyetinden hemen sonra Avusturya basınında Brückner'le ilgili büyük eleştiriler yer almıştı ve basının önemli kesimi hocanın kovulması gerektiğini ifade etmişti.. Federasyon Başkanı o zaman bu eleştirilere Karel hocayı "specialist" şeklinde niteleyerek cevap vermiş ve böyle bir şey gerçekleşmeyeceğini söylemişti.. Ama köprünün altından çok sular aktı.. Şubat ayında Avusturya Futbolu'nun başına geçen Leo Windtner ilk açıklama olarak benzer tavır sergileyip Brückner'in arkasındayız dedikten sonra Romanya maçının kaybedilmesi halinde Brückner'in orada kalamayacağına dair haberler çıkmaya devam ediyordu.. Beklenen son ise bugün geldi.. Euro 2004'te Almanya karşısında ikili defansın futbol sahalarındaki ilk tezahürünü bana gösteren bu eşsiz adamın umuyorum son durağı olmayacak Avusturya.. Gönül daha yakından takip etmek ister kendisinin son yıllarını..

5 YORUM:

GK dedi ki...

Euro 2004'te oynattığı o müthiş uyumlu ve ofansid futbol ile gönüllere taht kurmuş Euro 2008'de oynattığı "Her yol Koller'e" futbolu ile de hayal kırıklığına uğratmıştı.2006 DK'da sakatlıklar yüzünden başarılı olamadı.Hakettiği değeri ülkesi dışında görememiş bi antrenör.Avusturya'da yapamayacağı belliydi.Umarım antrenörlüğü bırakmaz.

Onur Erdem dedi ki...

"Ikili defansin futbol sahalarindaki ilk tezahuru" lafi olmamis yalniz.

1872'deki ilk Ingiltere-Iskocya macinda olmustur o olay. Ingilizler futbolun yeni yeni sekillendigi o yillarda 1-2-7 seklinde yayiliyormus sahaya, Iskoclar da biraz daha tedbirli olmak icin 2-2-6 duzeninde cikmislar sahaya o macta.

Tabii bu dizilislerdeki en buyuk etken, o yillarda en ilerdeki hucum oyuncusuyla rakip kale cizgisi arasinda ofsayt olmamasi icin en az uc oyuncu bulunmasi gerekliligi.

Hatta 1925'te bu sayi ikiye indirilince Arsenal'in efsane menajeri Herbert Chapman, o zamanlar en yaygin olan sistem 2-3-5'ten vazgecip santrhafi savunmanin gobegine, sag ve sol icleri de azicik daha geriye cekmis, 3-2-2-3 seklindeki dizilisi, yani WM'i icat etmistir ki 1960'lara kadar en revacta sistem olacaktir bu...

Parma Maniac dedi ki...

O tezahür benim açımdan Onur, buradaki birçok yazının olduğu gibi.. Ben Brückner'den önce sahada 2'li defans görmemiştim, benim açımdan Almanya maçı ilktir o yönden.. Yoksa dünya futbol tarihinin ilk ikili defansını denemiş adamdır demeyeceğimi biliyor olman gerekir.. :)

Gala's dedi ki...

yazınızla ilgili değil ama madem parma ile ilgili site yaptınız. hakan şükür resminiz de var. hakanın parmadaki fotoğrafını koysanız daha güzel olur inancındayım.

alessandro del piero dedi ki...

tahmin ediyorum ki parma'dan çok galataraylı bir abimiz parma maniac.. isminin öyle olduğuna bakmamak gerek pek :)

Blogger tarafından desteklenmektedir.