10 Tem 2009

Emre Çolak & Yaser Yıldız & Serdar Eylik


Hollanda'daki kamp döneminin ilk fizik yükleme ve yeni sisteme ilk geçiş dışında çok da önemli bir yanı yok.. Zaten Rijkaard'ın tercihleri de bu dönemi tamamen gençlere ayırıp, tecrübelilerden oluşan bir iskelette bu çocukların neler yapabileceğini görme amaçlı olduğunu ayrıca gösteriyor.. 3 tane birbirinden vasat maç oynadı Galatasaray.. Ne sistem, ne taktik, ne de başka bir anlamda, zerre önemi olmayan maçlar bunlar.. Gösterdiği tek şeyse başlıktaki çocuklar.. Yaser Yıldız Kartal'dan Galatasaray'a geldiğinde eski takımını tek başına taşıyan, güçlü, rakibi bozan, topa fena vurmayan çok önemli bir oyuncu olarak gösteriliyordu.. Profil yönünden eşleşme yapılan oyuncu Tuncay Şanlı'ydı Yaser için.. Geçen senesi tam bir fiyaskoydu.. Bu seneki hazırlık maçlarının ise tartışılmaz yıldızı.. Sezon başı olmasına aldırış etmeden fizik kalitesini sol kenardan gelerek düzenli olarak göstermesi bir yana her aldığı topla rakibin üstüne gitmesi geçen sene kısıtlı sürelerde fazla görmediğimiz bir yönüyle karşı karşıya bıraktı bizi.. Hazırlık maçlarında o derece etkili ki, arkasında oynayan Alparslan Erdem müthiş rahat maçlar çıkarıyor ve kalitesini daha rahat gösteriyor.. Bu Yaser'in bu dandik maçlardaki bu performansı çok önemli midir ondan emin değilim, fakat özellikle gösterdiği fizik kalite, bekin önünde onu fiziğiyle rahatlatan yapısı 4-3-3'ün açık/forvetlerinin nasıl oynaması, bekine nasıl yardımcı olabileceği konusunda derstir ki bunun kadrodaki diğer oyuncular üzerinde değişik açılımları da olacaktır ilerleyen dönemde..

Emre Çolak işte o çocuk.. Bu altyapı mübalacılığının her zaman teknik kadro ve yönetimlere yıkılmasının haksızlık olduğundan bahsetmiştim daha önce.. Eğer kaybolan gençler varsa Türkiye'de, biraz da bu çocukların kendilerine bakması gerekiyor.. Yoksa Gökhan Gönül'ü, Arda Turan'ı, hatta milletin beğenmediği Sabri Sarıoğlu'su alttan gelip formayı alıyor bu oyunda.. Emre Çolak da işte "o" oyunculardan biri.. Gösterdiği ilginç çıkış için belki erken ama Arda Turan üzerindeki tasarruflar konusunda söz sahibi olabilir Emre'nin performansı.. Topa dokunuşu, verdiği kararlar o kadar farklı ki.. Ligin tecrübeli oyuncularından Barış Özbek ve Mustafa Sarp'ın arasında bile farklı duruyor.. Özel çocuk Emre Çolak ve onun gibilerdir işte.. Fiziği zayıf ama yaşı için bence çok da kötü değil.. Rahat ekleme yapılabilecek bir yapısı var bence.. Galatasaray bu sene Skibbe dönemindeki gibi, ASY'deki maçların çoğunluğunda 1 farkın üstüne rahat çıkarsa, Emre Çolak'ın son 15-20 dakikalarda oyuna girme fırsatını en az 5-6 kere bulacaktır ki önemlidir.. Kleve yerine Büyükşehir Belediye maçını tercih edecektir kendisi de.. Üçlü iç için müthiş uygun bir yapısı var.. Doğru işlenirse (ki işlesin artık bu teknik kadro) şahane bir oyuncuya kavuşacak Galatasaray..

Serdar Eylik benim açımdan bu dönemin sürprizi.. Gösterdiği kalite ve potansiyel mükemmel.. Ama erken uçuluyor.. Sağda solda Kewell'ın yedeği olur yorumlarını görmeye başladım, bu çocukların çıkamadan bitmesine neden olan şeylerden biridir bu.. Wydad Atletic maçında sağ çizgiye geldiği bir pozisyonda yine basıp geçerken faul yaptılar Serdar'a, yere düştü.. Düşerken bacakları net bir şekilde gördük.. 19 yaşına gelmiş ve A Takım'a çıkma şansını yavaş yavaş elde eden bir oyuncunun Quadriceps'leri (diz ve kasık arasındaki kas grubu) bu kadar ince olmamalı.. Serdar'ın Quadriceps hacmi ancak ve ancak baldırlarında olabilir.. Müthiş bir hacim gerekiyor o bölgeye.. Böyle bir oyuncuyu TSL gibi çok zor bir ligde takıma koyarsanız 4. ya da 5. maçta bir yerleri atar.. Bu gençlerle ilgili yapılan yorumlarda konu hep fiziğe çıkıyor ama ordan gelen bütün topçuların bu kadar zayıf yapıda olmasını benim aklım almıyor.. Kişisel çalışma da önemli bir metoddur ama bu sorundan kulüpler de payını almalı.. Her zaman aynı oyuncu örneklerini veririm bu konuda.. Cristiano Ronaldo ve Fernando Torres.. EPL'ye ilk geldikleri dönemdeki bacak yapılarına ve şimdiki hallerine bakınca gerçek daha net ortaya çıkıyor.. Ronaldo'nun Sporting'ten United'a geldiğindeki dönemden şu ana kadar geçen zaman içerisinde bacaklarında yaklaşık 7 cm'lik bir kalınlaşma yaşadığı söylenir.. Atletico Madrid'deki çırpı bacaklı Torres'te de benzer bir gelişim söz konusudur.. Böyle fizik artışlarında fundamental'ı korumak kolay olmuyor evet ama burada da iş çalışma metodunda ve oyuncunun kendisinde bitiyor.. Sadece yetenekli olan hiçbir oyuncu major liglerde forma giyemez.. Ama sadece fiziğe sahip birçok balta her ligde rahatlıkla görev yapar.. Günün futbolunda fizikle yetenek arasındaki fark budur ve artık Türkiye'den çıkan gençlerin, onu yetiştiren hocaların bunun farkında olması gerekiyor.. Ağırlık salonları güzel şeylerdir.. Bu sporların da olmazsa olmazlarındandır..

30 YORUM:

aşkın dedi ki...

Eğer sadece ağırlık çalışmakla oluyorsa bu işler başım gözüm üstüne, ama işin içine ilaçlar milaçlar kas yapıcılar giriyorsa bu iş spor olmaktan çıkar.
Birçok yönden spor olmaktan çıkmıştır ama mümkünse ana unsur olan futbolcu fizyonomisi hariç kalsın.
''Çırpı bacaklı Prekazi'' nostaljisi yapmayacağım ama şu görüntü normal midir sizce:

http://2.bp.blogspot.com/_vMjTCg_mad4/Sj0QMRE1QDI/AAAAAAAAGwQ/-mdqKsEn3ec/s1600-h/krkic.bolbolfutbol.jpg

os dedi ki...

yaser'den bir cacık olmaz...
toy kalıyor çok..

yani bir şeyler yapsa bile en fazla pinto gibi olur, hıncal tabiriyle bal yapmayan arı.. çalış çalış adam geç, geriye dön hoop atak iptal..

o değilde şu volkan yalan olsa da kurtulsak..

pclion dedi ki...

Parma, burdaki püf noktası Rijkaard'ın bu oyuncuları görmek istemesidir esasen. Geçtiğimiz senelerde bu kesinlikle yoktu ve eleştirilen temel nokta buydu zaten. Arda Turan diyoruz ama Arda bile kendini gösterebileceği bu tip bir hazırlık kampından geçmedi, kendini ispatlamak için kiralık gitmek durumunda kaldı. Eğer orda Ersun Yanal olmasaydı belki de Arda'yı örnek vermiyor olacaktık bugün. O yüzden oyunculara yaklaşımın en az oyuncuların kendi istekleri kadar önemli olduğuna inanıyorum.

Serdar Eylik PAF takımın en formda oyuncusuydu geçtiğimiz sezon ancak biraz kendine oynayan bir yapısı var. Onu aşmayı başarabilirse Emre Çolak'ın yanına yazabileceğimiz bir diğer isim olabilir...

Parma Maniac dedi ki...

Gayet normaldir aşkın, niye olmasın ki.. Tabii ki sadece ağırlık çalışmakla oluyor bunlar, insan vücudunun sınırları bunlar.. Steroid girmesine ne gerek var ki Krkic'in vücuduna.. O ilaçlar sadece hacim kazandırmak, çok daha kaslı görünmek için yapılır bb'ciler tarafından.. Futbolcunun öyle bir ihtiyacı yok, sadece güç elde etmek ister sporcu.. O yüzden de yan madde kullanmadan doğru beslenmeyle yapar ağırlığını.. Bojan Krkic ve Dos Santos'la ilgili post var blog arşivinde.. Bojan o yeteneğini, o küçük vücuduyla ancak öyle bacak yaparak gösterebilir.. Barca'da bu işler doğru gidiyor.. İşte veriyorlar leg press'i, squat'ı, leg extension'ı bacaklara, o hale geliyor Krkic.. Çok güzel bir fotoğraf vermişsin konuya uygun, teşekkür ediyorum o yüzden.. Serdar ve Krkic.. İkisi de 90'lı.. Ama Serdar'ın Quadriceps'ler Bojan'ın baldırları kadar.. O zaman bu işte bir yanlışlık olmalı..

Parma Maniac dedi ki...

Uğur, Rijkaard'ın bu kararında onun getiriliş nedeni, onun üstünden kurulan proje de önemli yer tutar.. Avrupa'nın bütün kulüpleri her sezon başında böyle gençleri götürüp oynatıyorlar mı zannediyorsun mesela.. Bu kadar geniş çaplı bir genç yoğunluğuyla kamp yapmadık belki geçmişte ama bu tip dandik maçlarda her sezon oynama şansı buluyor bu oyuncular.. Emre Çolak o çocuk olduğu için şu anda gösterdi kendisini.. Diğerleri de oynuyor, parlayan var mı? Emre işte, yanında da Serdar.. Geçtiğimiz senelerde olmayan bir şey değildi ki bu.. Arda'da Ersun'un payı var eywallah ama sahaya çıkınca oynayan Arda da var.. Yakalarsın o fırsatı, değerlendirebilirsen değerlendirirsin.. Ki o Arda'yı bile istemedi şu anda ah çekilen Gerets.. Bastırdılar yukardan, öyle girdi sezon başı kadroya.. 1 yıl geç olurdu belki ama yine oynardı o çocuk.. Vardır belki çok yetenekli olup şanssızlıklar yaşamış gençler geçmişte ama bu genelin içinde küçük bir yüzdedir bence.. İş oyuncuda biter.. Yukarıdaki foto eşliğinde fizik gelişim de en az yetenek kadar yer tutar bu muhabbetlerde ve o konuda da çok geridedir bizim çocuklar..

dejavu dedi ki...

Yaser'in sahada sürekli konuşan, hakeme bıdı bıdı yapan tavrına bir son vermesi lazım o formayı giymek istiyorsa. Hazırlık maçında adama arkadan yüklenip yere düşürüyor, üstüne bir de hakemle diyaloga giriyor, ne gerek var dön git işte.. Isınamadım gitti Yaser'e..

Emre Çolak son röportajında benimle alakalı genel görüş fiziğimin gelişmesi yönünde dedi. O da farkında tabii durumun, onu da çalışarak halledebileceği için kafam rahat diye de ekledi. Son maçta attığı gol yağmurun etkisi, kaleci faktörü falan tamam da oradan o şutu çekmeyi düşünecek kaç adam vardı ki o anda?- Mehmet Güven'den şutlara alışığız biz kaleye tıngır mıngır yuvarlanarak giden.. Onu farklı kılan bu bence.. Nazar değmesin, geliyor beklediğimiz Emre Çolak.

Son olarak ''pclion'' 'un dikkat çektiği nokta oldukça önemli. Senelerdir biliyoruz bu hazırlık kamplarını özellikle üç büyükleri yakınen takip ediyoruz. Bunca yıldır üç takımda da bütün hocalar adet yerini bulsun diye az az oynatıyorlardı PAF'dan gelen ya da yeni transfer edilen çok genç oyuncuları. İlk kez birileri, gösterin bakalım yeteneklerinizi işte size fırsat dedi..

Emre Çolak, Serdar Eylik ile beraber Erhan Şentürk'ün de takımda kalacağını düşünüyorum ben şahsen.

solomon dedi ki...

ferdi elmas, özgürcan ve cem sultan noldu ?

SELO dedi ki...

@Solomon

Ferdi'nin sozlesmesi fesedildi, Ozgurcan ile Cem Sultan su anda takimla birlikte kampta..

PAF takimi oyuncularini uzun zamandan beri takip ediyorum, birseyler yazdim kendi blogumda

http://galatasarayantreman.blogspot.com/

Northx dedi ki...

Murat Akça'nın kendine güveni, soğukkanlılığı ve isabetli paslarını bir tek ben mi beğendim acaba?

apaç dedi ki...

şayet arda ortaya çekilirse -ki bu çok manasız olur- sol forvet oynayacak ilk adamdır yaser.

kewell'ın, aydın'ın bu sistemde yeri yok.

4-3-3'ün ileri üçlüsünde oynayacak kalibrede, yetenekte, beceride, yaratıcılıkta, skorerlikte değiller.

ha 4-5-1 belki; ama bu sistemde bu iki arkadaşın da yeri yok, olmamalı da zaten.

baros'un en büyük yedekleyicisi de erhan gibi duruyor.

bu sene diyarbakır'da orta sahanın ortasında, sağ açıkta, sol açıkta, sağ bekte ve forvette..hemen hemen her yerde oynadı.

kısa ama post özellikleri olan, kalçasını muazzam kullananan, iyi zıplayan, baros'dan daha yüksek bir futbol zekasına sahip ve hakikaten gelecek vadeden bir isim erhan.

tıpkı idolü fatih tekke gibi, o da türkiye'nin en kaliteli forvetlerinden biri olacaktır ki zaten oyun tarzı olarak da ileri derecede benziyorlar birbirlerine.

ağırlık konusunda da sana bütünüyle katılıyorum tardini.

ağırlık salonları güzeldir, florya'daki ağırlık salonu hepsinden güzeldir.

apaç dedi ki...

franco

sabri-emre g.-servet-alpaslan

çolak-topal-ayhan

keita-baros-arda

bu da 4-3-3 gerektirdiği, koridor bekli, muasır bir kadro.

geçen sezonun gol(penaltı) kralı olduğu için forvete şimdilik baros yazdım, biraz oynasın, hevesini alsın; zaten en geç en geç 5. haftada erhan olucaktır orda, alıcaktır, almalıdır kralın(!) yerini.

ksenophanes dedi ki...

Bence gençlerin rijkaard ile çalışması çok büyük bir şans.. Her ne kadar fizik yetersizlikleri ve zayıflıkları olsa da rijkaard'ın ekibi bu konuda çok tecrübeli.. Kondisyonerini, yardımcını ve kendisini sanırım yazmaya gerek yok daha fazla... Benim son maçta en çok dikkatimi çeken şey rijkaard'ın uğur uçar'dan sonra en çok şansı serdar eylik'e vermesi oldu... Burda iki şey ortaya çıkıyor..Birincisi ya hala kafasında bu çocukla ilgili soru işareti var ikincisi ise onu artık iyice ilerleyen maçlara hazırlamak istiyor.. Bu ekip gençleri en iyi şekilde hazırlayacaktır..Son röportajında rijkaard leverkusen maçında da ilk yarı as takım ikinci yarı genç takım ağırlıklı bir kadro süreceğini söyledi.. Bu kadar gençlerin üstünde durması bu zamana kadar görmediğimiz, aşina olmadığımız bir şeydi.. umarım nihayetinde emre çolak ile serdar eylik bu takımda kalır.. Özellikle ben serdar eylik'in tribünleri ayağa kaldıracak yeteneği ile türk futbolunun yıldızı olacağını düşünüyorum..

amanteramco dedi ki...

Her yazında aynı şeyi yapıyorsun sana göre varsa yoksa suçlu oyuncular.Sanki çok fırsat veriyorsunda oyunculara oynamıyorlar.Al sana alparslan.Volkan yamana o kadar şans verilirken kaç maç oynadı bu çocuk.Mantalite önemli öncelikle kulübün bi politkası yokki.Ne yapacaktı bu çocuklar 2 maçta hepsi 5 asist 5 golmü atacaktı.Ardanın nasıl çıktığını herkes biliyor.Her daim tekrarlamaya gerek yok.Dediğin gibi belki yarısından bi cacık olmaz ama zaten kadroda bi cacık olmayan birsürü adam var.
Apaçın kadrosu benim içinde ideal sabrinin yerine uğuru kaleyede aykutu koyarım gerisi güsel.
Northx Murat akçayı bende beğendim gökhan zan gibi birinden çok çok iyidir.

sembolist dedi ki...

'Kewel'ın bu sistemde yeri yoktur' cümlesi şaka gibi..4-3-3 'ün ileri 3 lüsü için biçilmiş kaftan.En az 55-60 dk tam performansla oynar.
Parma,yazı harika olmuş..Riccardın en büyük katksı bu gençlerin üzerinde fiziki yeterliliklerni ve gelişimlerini tamamlamaları için bir fırsat olur inşl.
Parma Aydın Yılmaz için bir yazı bekliyorum senden.Sence eksiklik ne bu futbolcuda?

Adsız dedi ki...

4 penaltı atan penaltı kıralı...

Parma Maniac dedi ki...

sembolist Aydın'la ilgili söyleyebileceğim tek şey yetenek abartması.. Hız ve arada sırada gösterdiği çalımcılıktan başka bir özelliği yok oyuncunun.. Top kesemiyor, şut atamıyor, tekniği çok üst düzey değil.. Fizik sorunu vardı, düzeltti biraz ama yapabilecekleri sınırlı.. Hiçbir zaman müthiş bir oyuncu olmasını beklemedim Aydın'dan, o yüzden bende bir hayal kırıklığı yaratmadı.. Ama muhakkak ki vardır son yılların en iyi açığı harcandı diyenler, onu bilemem tabii..

euphrates dedi ki...

Ya biz yanlış Kewell'ı izzledik yıllarca ve geçen sene ya da Ahmet Çakar'dan "Kewell adam değile" gidiyor muhabbet.

Yetenek, beceri yokmuş. Hadi eskisi kadar hızlı değil deyin anlayalım.

tobias dedi ki...

süper ligin gol kralının yerini mi erhan alıcak..bırak allahasen apaç..erhan'ı tekrar kiraya vermesinlerde..

apaç dedi ki...

sadece attığı gol sayısına bakarak bir forvete iyi yaftası yapıştırılmaz.

baros çeyreği penaltıdan olmak üzere belirli sayıda bir gol atmış olabilir, ligin gol kralı da omuş olabilir; ama bu, onun çok iyi bir forvet olduğunu göstermez, göstermemelidir.

gram oyunda olmayan, futbol zekası düşük, çağın kabul etmediği bir forvet baros. evet, hızı var, bazen fantastik goller de atıyor; ama asla tam anlamıyla bir forvet değil.

hele tek forvet oynayan bir takımın, hiç değil.

bugün semih'in 6, bilemedin 7 golü var..ama baros'un yerinde semih olsaydı geçen sene, açık ara şampiyon olurdu galatasaray futbol takımı..

hakan'ın çift haneyi yakalayamadığı, ya da çok formsuz adledildiği zamanlara bakın, hep şampiyon olmuş, hep potada kalmış, hep skorer orta saha oyuncuları çıkarmıştır gs futbol takımı.

egoist, kendisine oynayan ve asla tek forvet oynayacak özelliklere haiz olmayan bir adam baros.

üst üste 6 sene gol kralı olsa ne olur.

apaç dedi ki...

downing, nasıl 4-3-3'ün sol ya da sağ forvetinde oynayamazsa, kewell da aynen öyle oynayamaz.

eski hızında değil, terse çalım atamıyor ve en önemlisi adam eksiltebilme özelliği yok.

ha kanat oynar, kornerden sürpriz goller atar, pozisyonunu buldu mu iyi vurur, arkaya iyi kestiği zamanlar da olur; ama dediğim gibi asla 4-3-3'ün ileri üçlüsünde oynayamaz kewell.

olmaz yani.

obsesif dedi ki...

- Yaser bence potansiyelini sahaya tam olarak yansıtamadı henüz, sonuçta liginin 2.devresinde hiç forma giymeden kartalspor'dan gelmiş 1 oyuncunun, galatasaray forması altında yeteneklerini tam olarak sergilemesi kolay olmasa gerek, 90 dakika şansını en azından birkaç maç yakalamış olması gerekir diye düşünüyorum..

emre çolak ise ilk etap'ta oğuz sabankay'ı anımsattı bana, farklıydı o da.. ama oğuz ne manisa'da ne de eskişehirde forma şansı bile yakalayamadı.. umarım hazırlık maçı bazlı bir farklılık değildir bu..

dipnot: güzel bir inceleme olmuş ;)

solomon dedi ki...

barosu ben de hiç beğenmiyorum nedense. ilk yarı hatırlayın bir maç 3 tane atıyordu sonra 4-5 hafta yok son hoop gene hattrick.

@apaç

gs tek forvet oynamadı ki tek santrafor oynadı geçen senki esas ilk 11 de ki kewell da forvettir. lincoln arda gibi ofansif ortasahalarda bir nevi forvettir. bu sene kewell-baros-keita ile oynayacaksa o 3 forvet demek olur. santrafor başka forvet başka

cNr dedi ki...

@parmamaniac
Güzel yazı,iyi tespitler ama keşke 1-2 de murat akça ve alparslan için karalasaydın.Murat'ın sahada ne yaptığını bilen,rahat bir havası var ligimizde de o kadar çok panik stoper varken bu iyi bi özellik.Alparslan da oynadığı her maçta geçen sene de dahil kendini gösterdi ve her seferinde kayda değer hareketlerde bulundu.Pekala Balta'nın rotasyonunda olabilir artık hele taç çizgisi boyunca top şişirmek ve paytak paytak koşmaktan başka bir şey bilmeyen volkan yaman varken.
@apaç
Kewell belki fiziki açıdan 60 dakikadan fazlasını kaldıramıyor olabilir ama gerek futbol zekası gerek düzgün şutlarıyla 4-3-3 ün her 2 kanadında da ideal oyunculardan birisidir.Demişsin ki adam eksiltemez,terse çalım atamaz vs sanırım sen kewell yerine başkasını izledin sezon boyunca.Bu adam her türlü yeterlilikte bu mevkide oynayabilmek için.Baros'a gelince de hücumda top tutmamızı sağlayan 2 tane adam vardı geçen yıl;birisi Arda diğeri de Baros.Çok maçta stoperleri sırtına alıp 3. bölgede ya faul alıp topu tuttu ya da dribblingleri ile arkadaşlarının yerleşmesi için zaman sağladı.Bu yıl da patlayıcı forvet gibi oynayacağından bir sıkıntı yaşayabilir.Çünkü üst düzey bir bitiricilik yeteneği yok.Ama oyuna alıştığında Baros yine en büyük kozlarımızdan birisi olacaktır bu yıl da (Geçen yıl olduğu gibi)

apaç dedi ki...

solomon'un dediği de var mesela..

2-0-penaltı-0-penaltı-0-penaltı-3-0-0-penaltı..

bu, baros'un maç başı gol istatistikleri.

istikrar yok, süreklilik yok..

iki sene önce nonda 10, ümit 10, hakan 10 attı da geldi şampiyonluk.

keza bu sene beşiktaş'ta da..nobre, bobo, holosko, tello..paylaştılar skor gücünü.

baros gol kralı olur, 5. yapar..

hakan şükür 10 gol atar, şampiyon yapar..

paylaşımcılık, oyun içindeki etkinlik, fonksiyonellik, kesinlikle tek forvet oynayan bir takımın forveti olamaz derken işte bundan bahsediyorum..

baros'la ligi inter toto'ya gidecek seviyede bitirir, sonrasında da gol kralı çıkarttık diye teselli bulursunuz.

ama nobre'yle, mehmet yıldız'la ligi alır, götürürsünüz.

*****

forvet-santrfor ayrımı gözetirsen dediğin sonuca varılabilir solomon. ama ben ikisine birden forvet ya da santrfor dediğim için ayrılıyoruz seninle bu noktada.

kaldı ki gözetsem bile, hiçbir zaman bir forvet ya da tamamlayıcı forvet olarak görmem, göremem ben kewell'ı.

ha holosko desen, belki..

hadesperado dedi ki...

güzel bir yazı olmuş, tv olmadığı için maçları izleyemiyorum ancak umarım Emre Çolak (Serdar da öyle) denildiği kadar potansiyeli yüksektir ve bunları gerçekleştirir...

kişisel olarak algılanmasın da şu yorum olayında "bir" kişinin yorumları var ki ne ciddiye alınır ne de üzerine yorum yapılır... kendi halinde takılması en güzeli ama keşke aynı safta olmasaydık...
atışma olmasın diye ismini yazmaya gerek duymadım, çoğunuz farkındasınız zaten...
uzun zamandır burada rastladığım için yeni tanışanları uyarmak istedim.

eyyy ahmet çakar (hakan ünsal da olabilir) sağ serbest devam et...

@parma; herkes aynı şeyi düşünmek zorunda değil ama "mantık" denen bir şey de var. bir değil iki değil o nedenle söylemeden duramadım, blog sahibi olarak kusura bakma.

apaç dedi ki...

evet, doğru hesperado. kewell'ı, hkb'yi, baros'u, serkan kurtuluş'u beğenmediğim için hakan ünsal'ım ben.

lincooln lincooln, milan baros milan baros oley oley oley diye diye (ki biri runjee runjee, biri de ricardinho ricardinho oley oley oley tezahüratından apartmadır, yaratıcılık da yok yani) takımı 5. yaptınız.

fenerbahçe kupada final oynamasa koskoca gs, intertoto'ya gidecek.

sivrilmek, çıkıklık yapmak, genelin aksine olmak gibi bir düsturum yok benim.

öyle bir şey olsa, en sallanmayacak adam arda'ya sallarım, ya da ayhan, barış'a giydiririm.

benim futbol değerlerim bu.

ben, mehmet yıldız'a memleketin en iyi santrforu derim; sen, öküz gibi adam, iki top süremiyor dersin.

geçen sene ilk maçta söyledim, gs bu sezonu transfer döneminde kaybetti, 4.'lük başarıdır dedim.

keza serkan kurtuluş transfer olduğu ilk gün, aynısından alt yapıda 850 tane var dedim, söylenmeyen şey kalmadı.

bugün görüyoruz serkan kurtuluş'u, 35'lik veteranlar gibi oynuyor. bursa'ya verilen 1.2 euro'nun milyon hatrı olmasa, yarın beylerbeyi'ne kiralanacak.

bu işler sisin sandığınız kadar değil beyler.

çıkın fantezi dünyanızdan..

trollük, alenen başarılı olan mehmet yıldız'a, bülent uygun'a sallamaktır.

geçen sezon bir maç dahi alamayan de sanctis'e, 14. dakikaların adamı kewell'a, yetersizliği pek çok kişi tarafından kabul edilen hkb'ye, danone cup futbolcusu aydın'a, bugün arkasına teneke bağladığınız lincoln'e değil..

amanteramco dedi ki...

Yani kastettiğiniz kişilere direk cevap yazsanız daha güsel olur bence.Kaçak dövüşmeye gerek yok.
Ben baros hakkında bişey söylemek istemiyorum.
Sadece geçen maç emre çolak mükemmel bir arapası attı serkan kurtuluşa kaleciyle karşı karşıya kalacak, tabi karşı karşıların mükemmel bitiricisi baros ofsayttan topu aldı.Pozisyon öldü.Pozisyonun sonundada ofsayt olduğu için duran kaleciye rağmen topu dışarı attı.
Ümit karanın iliç e attırdığı golleri görünce üzülmüyor değilim.

lewo dedi ki...

ben de bu güzelim blog da kişisel tartışmaya ya da türk insanın genel sorunu gibi illa bi taraf olmak istemiyom ama apaç ın tespitleri kesinlikle ciddiye alınmıyacak yorumlar deil. ben bir tek hkb hususuna katılmıyorum. dier tespitlerinde kesinlikle hemfikirim. hkb ye gelince elbette ki hayal ettiğimiz bir sol bek deil ama takıma yaptığı katkıyı es geçmişin bence kondisyonu stopere yardımı şutu. ki tr de alternatifi i. üzülmez bu adamın. sadece teknik üstünlüğünden ötürü alprlan erdem i oraya koymak pek mantıklı deil. fb sol bek in gelmiş geçmiş en büyük adamını aldı (carlos) o ble çare olamadı..

Adsız dedi ki...

Serdar ve Emre nin A takımda olacak olmalarına çok seviniyorum. İkisi de çok kaliteli Emreyi herkes epeyce tanıdı ama Serdar ı anlatmaya ihtiyaç var.Paf maçlarının bir çoğunu izledim Serdar sadece yeteneği ile değil zaman zaman çıkıp takımın tüm sorumluluğunu üstüne almasıyla takdirimi kazanan bir yıldız adayı...Yetenklerine gelince bu sene bir Robinho kazanacağız inş...Bilekler bana tamamen robinho ya benziyo koşu tarzı, topla münasebeti inanılmaz inş tobol maçlarında da şans bulur..

Başkanson dedi ki...

altyapısı ile övünmesi gereken bir takım bence "en az 2 yılda bir" a takıma monte edilebilecek bir oyuncu yetiştirebilmelidir. arda dan beri bunu yapabilmeliydik ve yapamadık. geçen yıl semihten çok şey bekledik ama "kewell ın tecrübesi ne inanmak" adına bir hataya kurban gitti kendisi. şimdide sakat zaten. bu sezon "yaratıcı bir oyuncu adayı" çıkarabildiğimiz için çok mutluyum. hatta rijkaard sayesinde birden fazla genç oyuncuyu sistemimize monte edebileceğiz diye çok mutluyum. adamın şu an takımdaki etkisi "fm oynayıp gençlere durmaksızın yatırım yapan eleman" gibi. yani, sadece oyunlarda olur bu, bizim liglerde olmaz, hele büyük takımlarda asla olmaz dedirten cinsten sanki.
...............
emre den beklentiler beni de çok mutlu ediyor. önümüzdeki bir kaç yıl içinde ardanın kesin gideceğini biliyoruz. yeni arda lar ise işte bu şekilde çıkar. stil olarak birbirinin aynısı oyunculardan bahsetmiyorum tabiki ama şu anda yapılan çalışma bence galatasaray a orta ve uzun vadede en büyük katkıyı sağlayacak hareket olacaktır. 1 2 milyonluk bonservislerle adam satsak da birşey kazanamayız. artık devir, büyük takımlara 7 8 milyonluk, daha da yüksek bedelleri de içine alan maliyetlerle oyuncu satabilme dönemidir.
.............
emre aşık ve servet in önümüzdeki sene takımda olacağını sanmıyorum, gökhan zan da 2 yıllık süreç içinde gönderilecektir. umarım takım, semih dışında birkaç iyi defans oyuncusu daha çıkarabilir.

aslında rijkaard a ve gençlere yer vermesine dair çok şey söylemek isterim ama elmanın konuşulduğu ortamda armutlara daha fazla dalmak istemiyorum. saygılar sevgiler...

Blogger tarafından desteklenmektedir.