2 Şub 2009

,

Hafta sonundan


-US Open 2008'de kapakları dağıtmıştık çevreye, şimdi dağıtılanları toplama sırası.. 3. sette başlayabildim izlemeye, izlediğim bölümden sonrası mükemmel bir final değildi ama bu iki adamın her zaman tutturduğu standartın üstündeydi yine.. 3. setin tie-break'inde belli olmuştu kupanın gideceği yer, 4. setteki geri dönüş bu açıdan beklediğim bir şey değildi Federer'den.. Son sette de kırıldığı anda topladığı bütün direnç düştü, kazanamayacağını anladığı anda artık tamamen kopar oldu oyundan Nadal karşısında..

Maçtan sonraki duygu patlaması bir zamanlar rakipsiz olan şampiyonun artık aldıklarından çoğunu kaybeder olmasının verdiği kabullenememe duygusunun yansıması.. Ama bunu bile mütevazı bir şekilde rakibine saygı duyarak yapmayı beceriyor bu adam.. Nadal'ın Federer'e karşı her zaman gösterdiği saygı da ikisinin rekabetini Sampras-Agassi boyutlarına taşıyor gözümde.. Nadal da kazanmaya alışınca maç içinde soktuğu kol ve bacaklarda azalma yaşadı, ağlayan Federer'e gidip sarılışı ve başını yaslaması hiçbir spor dalında göremeyeceğimiz bir kareydi.. Tenis, bu işin adabını alan insanlarla güzel.. Federer US Open'ın üstüne Aus Open'ı da kazansa, arada geçen kötü döneme rağmen tam bir tazelenme yaşayacaktı.. Şimdi Wimbledon'a kadar beklemesi gerekecek.. Nadal teknik açığını hızla kapatarak var olan fizik gücüyle tamamen önüne geçti Federer'in.. Djokovic'ten bekliyordum ben Nadal'ın yaptığı bu atılımı ama Nadal boyut değiştirdi toprak kort dışındaki zeminlerde de.. Fedex'çiler olarak bunu kabul etmemiz gerekiyor.. Bir cevap lazım ama o cevap ne ben bilmiyorum.. Bilsem gider hocası olurum zaten.. Her türlü adamımsın Fedo.. Göz yaşlarına kurban oluruz biz senin..


-Ligde sıkıcı cumartesi gününden sonra Gaziantep tek başına futbol ziyafeti verdi dün akşam.. Öyle güzel oynadılar ki devrede Liverpool - Chelsea derbisine geçme düşüncem son buldu.. Bir ilktir benim izleyicilik tarihimde Galatasaray maçı dışındaki bir maçı EPL derbisine tercih etmek.. 90 dakika inanılmaz bir top oynadı Antep.. Tandemi, oyuna katılan bekleri, orta saha ikilisi, açıkları, supporter'ı, forvetiyle dört dörtlük bir takım.. 10 kişi kaldıkları Beşiktaş maçında da harika top oynamışlardı özellikle eksik kalana kadar, sonraki dirençlerini de takdir ettiğimi belirtmiştim zaten burada.. Dün onun 2 adım ötesine gittiler.. Başındaki hoca kim, form durumu ne halde olursa olsun, Kadıköy'de Fenerbahçe'yi 90 dakika boyunca domine ettiler.. Bu deplasmanda bu pozisyonları harcayan bir takıma 10 kişiden gol yemek müstahaktır, onu tamamen çıkarıyorum aradan.. Beto'ya beceriksiz diyenler olmuş, izledikleri ilk Antep maçı olsa gerek.. Ligin en önemli forvetlerinden o da.. Tabata'yla oluşturdukları ikili her Antep maçında olduğu gibi büyük zevk veriyor insana.. Brezilya Ligi'nden çıkıp gelip böyle mücadeleci bir yapı sergileyen Tabata da her geçen gün şaşırtmaya devam ediyor.. Ligin selameti açısından büyük takımların almaması lazım bu oyuncuyu Antep'ten ama sanmıyorum.. 90 dakika boyunca koşup oyundan düşmeden takımın beyni olmayı sürdürebilmek o ligden çıkan adamlarda fazlaca gördüğümüz özellikler değil.. Her geçen gün geriye gidiyoruz diye sayıklayadursunlar, bu seneki lig profilini gayet beğeniyorum böyle adamlar sayesinde..

-Maç bittikten sonra Pool - Chelsea maçına geçtim.. Tam alışma sürecindeydim ki Mike Riley Riley'liğini gösterdi ve son yıllarda gördüğüm en abuk kırmızı kartlardan birini gösterdi Lampard'a.. Ondan sonrası yine 85'ten sonra gelen Pool golleri ve Benitez balı.. Bu maç 0-0 bitse eminim Benitez üzülmeyecekti.. Zaten 38 maçta 38 puan verseler lige çıkmamayı kabul edecek bir kafası var bu adamın.. İlk 10 haftayı izledikten sonra Chelsea'yi en büyük favorim yapmıştım, fena çakıldılar.. United'dan keza böyle bir uçuş beklemiyordum, Sir Alex yine abarttı..Pool ve Chelsea ne kadar direnecekler göreceğiz bundan sonra..

-Inter en altlardaki Torino'yu da yenemedi evinde.. Forvet hattında yine Cruz ve Zlatan.. İki uç oyuncusuyla Mourinho'nun kafasındaki 4-3-3'ü işler bir yapıda sahaya koymanın mümkünatı yok.. Bazen bu ikiliye Adriano ekiyle 3 tane benzer forvetle çıktıkları oldu sahaya.. Doğal olarak tekliyorlar.. Mancini ve Quaresma'dan beklediği açık performansını alamayınca Mourinho elinde bu forvetleri aynı anda sahaya sürme kaldı tabii.. Ortaya da maçların belirli bölümlerinde garabet bir sistemin ortaya çıkmasına neden oluyor bu.. Jose abinin yapacağı fazla bir şey yok.. Juventus'un yaşadığı suni çıkış son buldu, Milan'ın ne yapacağı belli değil.. Ligi yine götürecekler ama kesecek mi camiayı? Moratti'den biraz daha finansal özgürlük gelmesi gerekiyor.. Zlatan'ı sağlam 2 açık oyuncusuyla destekledikten sonra orta üçlüyü kurabilecek en sağlam iç oyuncuları Inter'in elinde mevcut..

-Serie B'de anormal bir mücadele var.. 2.likle 8.lik arasında sıralanan 7 takım 4 puanlık bir diferans aralığında sıralanıyorlar.. Serie B muhtemelen İngiltere Championship'le beraber en kaliteli ikinci ligler.. Ki bizim Bank Asya'yı da bu bağlamda çok beğendiğimi belirtmiştim daha önce.. Parma şu anda play-off potasında, ligin en çok beraberlik ve en az mağlubiyet alan ikinci takımı konumunda.. Bileğini bükmek zor bizimkilerin ama Paloschi, Lucarelli ve Reginaldo'lu hücum hattından daha çok şey bekliyoruz tabii gol yollarında.. Kasarlarsa ilk ikiye girebilirler bence.. Bari koptu gitti biraz ama düşüş gösterecekler.. Livorno, Brescia ve Grosseto ciddi rakipler.. Müthiş bir mücadele olacak lig sonuna kadar.. Empoli de aradan çıkıp beni unutmayın oğlum diyebilir birkaç hafta sonra..

-Evlat James Beattie transfer olduktan sonra ikide iki yaptı.. Dileğim 10'da 10'a götürmesi.. Stoke güzel renklerinden biri EPL'nin.. Yazık olsun istemiyorum.. Bu postu da Ajansspor'un ultra yaratıcı Stoke - City maç başlığıyla bitirelim.. "Stoke City 'Beattie'rdi".. Allah böyle editörlerden razı olsun..

8 YORUM:

vakilinchuk dedi ki...

He-heeeeyt...Fedoş mafiş...

"Kral öldü,yaşasın yani KRAL..."

Noktalı Virgül dedi ki...

Serie B'de 3. ve 4. arasındaki puan farkı 10'dan azsa 3-4-5-6 playoff'a kalıyor değil mi Tardini? Parma'nın çıkacağından umutluyum ben. FM'de çıkarmak üzereyim zaten :) 6 maç kala 7 puan farkla 1.'yim, gerçekte de öyle olsun ister gönül :)

Parma Maniac dedi ki...

Her türlü 3-4-5-6 play-off'a kalıyor Noktalı Virgül.. 1-2 direk Serie A'da..

Noktalı Virgül dedi ki...

Hmm Allah Allah, ben FM'ye dayanarak konuşmuştum, orada 3. ve 4. arasındaki puan farkı 9 ve üstüyse 3 direk çıkar diyordu. Yanlış çıktı o zaman, sağol.

Parma Maniac dedi ki...

"If the 3rd-placed team is 10 or more points ahead of the 4th-placed team, it too is automatically promoted, otherwise the 3rd through 6th-placed teams enter a playoff tournament to determine the other team that will be promoted."

Doğruymuş evet :) Bilmiyordum ben.. FM'nin bu konularda faydası büyük gerçekten..

MOURINHO dedi ki...

Tabatanın asisti nefisti..

Kendisini nedense Bundesligaya çok yakıştırıyorum.

Juan y Fer dedi ki...

Hello,
Federer lost playing well but Fenerbahçe continues with its bad play-although of couse Alex scored a brilliant goal-
Regards,
http://saqueneutral.blogspot.com/
(a blog about sport in English and Español)

hücum futbol dedi ki...

ben federer'in iyi bir hoca tarafından çalıştırılmadığı düşünüyorum. Nadal'a kaybettiği son 3 grand slam'i izledim. hep aynı senaryo. B planı yok resmen.

nadal'dan çok daha teknik ama nadal bir şekilde fizik gücü ve hızı ile bu teknikle başa çıkmanın yolunu bulduç. sürekli çevirdiği olağanüstü toplarla rakibi hataya zorluyor. bazen hakkaten abartıyor ama taktik bu. federer de biraz nadal gibi savunma ağırlıklı oynaması nadal'ı onun taktiği ile vurması gerek. bence fedex'in dönüşü toprak kortta olabilir. çok iddialı ama wimbledon'a kadar bekleyeceğini sanmıyorum. nadal2ı evinde yenmek için ciddi hırs yapacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.