7 Nis 2010

,

Türkiye futbolu ne kadar seviyor?


Dün Star Barcelona maçını vermedi ve birçok mecrada eleştiri konusu oldu, insanlar toplu mail gönderimleriyle kanalı eleştiri bombardımanına tuttu.. Sinirlendik mi? Evet, evimde D-Smart yok ve ufacık bir ekrandan böyle güzel bir maçı izlemek beni ziyadesiyle üzdü.. Peki Star bu eleştirilerden içinde bulunduğumuz ortamda ne kadar nasibini almalı? Bu ülke futbolu ne kadar seviyor ki kanal yönetimleri kendi çıkarları doğrultusunda yayın düzenlediklerinde köpürme boyutuna geliyoruz? Star TV'nin yaptığı bir taşla iki kuştur.. Hem iki günün sadece birinde yayın yaparak bütün maçları izlemek isteyenleri D-Smart'a yönlendirmeye çalışıyor, hem de işin en üzücü tarafı olan daha çok kazanacağı programı yayınlayarak haftalık ya da günlük gelirini artırıyor.. Ne kadar seviliyor bu ülkede futbol, ne kadar izleniyor bu maçlar ki yayın akışı toplu öfke seansları ortaya çıkarıyor.. Televizyonların bütün kazançları rating ölçümleri üzerinden şekillenir.. Ashburton Grove'da oynanan 31 Mart tarihindeki ilk maç ne kadar rating almış mesela? Cevap: 4.1 . Peki ondan bir gün önceki Papatyam? 5.6 . Ya dün geceki Papatyam? 6.1 . Nasıl geçeceği günler öncesinde belli olan, ilk 15 dakikası dünya tarihinin en garip maçlarından birinin aldığı rating'e olabildiğince vasat bir güldürü dizisinin 1.5 kat fark attığı ülkede maçı yayınlamayan kanala köpürsen ne yazar? Biliyorum, milletin kendini bilmezliği senin suçun değil.. Ama senin oy vermediğin iktidarlar da geliyor bu ülkeye, icraatları karşısında da elinden gelen hiçbir şey yok.. Zira demokrasinin önemli kural ve sonuçlarından biridir, her ülke hak ettiği gibi yönetilir.. Bunun uzantısını televizyonda da görmek mümkün.. Her ülke hak ettiği televizyon programlarına maruz kalır ve buna gıkını çıkaramazsın.. Bir taşla iki kuşunu vuran adama da bu ortamda kızamazsın.. "Futbol ülkesi" kavramına gelince mangalda kül bırakmayan ama sezonun en önemli eşleşmesine verdiği değer bu olan ülkede de kimse benim maçım nerde diyemez.. Neyi hak ediyorsan, onu alıyorsun..

Afiyet olsun..

17 YORUM:

Arkhe dedi ki...

Futbol ilk defa bu sene dizilerden daha az izlenir hala gelmedi, bu rating oranları geçmişte de böyleydi ve o zamanlar diziler bu maçlara tercih edilmemişti. Bence olayın rating ile alakası yok, iş tamamen D-Smart'da bitiyor. Bu şekilde D-Smart'ı ayağa kaldırabileceklerini düşünmeleri de büyük gerizekalılık.

Zaman bence gerizekalılık yapan yöneticileri mi beni mi haklı çıkaracak göreceğiz. Dileğim tez zamanda, tahminim de en fazla 2-3 sene içinde batmalarıdır.

cüneyt dedi ki...

ben de türkiyede futbolun bir tutku olmadığını düşünüyorum.

çok basit bir örnek. öğrenci yurdunda kalıyorum. odada futbol seven tek benim. diğer arkadaşlar topu görseler bomba diye karakola götürürler.
maçları da seyrediyoruz. lig maçları aşağı yukarı 40-50 kişi avrupa maçları 20 kişi civarı türkiyede futbol kesinlikle popüler değil. daha doğrusu spor popüler değil.

neyse benim de blog var. bir ara uğrarsınız.

siirtlitimsahlar.blogspot.com

rıza yaşar dedi ki...

Bu ülke insanına 2 sene önce UEFA kupası finalini canlı olarak izleme şansı tanınmadı hem de Türk futbolcusunun oynadığı bir takım finalistlerden birisi iken, aynı şekilde geçen sene de kendi ülkesinde düzenlenen son UEFA kupası final maçının seramonisini canlı olarak seyretmek yerine reklamları seyretmesi mübah görüldü. Ve buna kimse çıt çıkarmadı. O açıdan bana artık bu uygulamalar şaşırtıcı gelmiyor. Maalesef insanımız futbolu tarafgirlik çerçevesinde seviyor. Türk takımlarının sezon başında oynadıkları 5. sınıf hazırlık maçları ulusal kanallardan canlı yayınlanıp avrupanın en üst düzey takımlarının karşılaşmaları yayınlanmıyorsa çok fazla konuşmanın anlamı yok derim. Futbolu değil tarafgirliği seviyoruz.

Barakuda dedi ki...

türkiye futbol ülkesi falan değil.. hep laftayız.. o tonlarca laf söylediğimiz diziler her daim spor dallarına tercih edilir bu ülkede.. en son kanıtı da aşk-ı memnu'nun galatasaray- atletico madrid maçını reytinglerde 2ye katlamasıdır.. 2-3 seneye de bombacı mülayimin dediği gibi "aşk-ı memnu, maç pezevengini bohça gibi dörde katlar"..

star'ın yaptığı bir açıdan geçmişlerine ihanet ve etik olmayan yollardan dsmart sattırma politikasına malzeme olması, bir yandan da haklı bir seçim.. halk böyle.. ne yapalım..

Sade dedi ki...

izlemek isteyen ya gider alır D-smartı ya da d-smartı olan bir yere gider, izler. Adamlar parasını vermiş kim ne hak iddaa edebilir ki?

Hem açık kanaldan verse o d-smart'ı alan adamın verdiği paraya yazık değil mi? Onun hakkını kim savunacak!

D-smart maxi paket yıllık 299 TL. Çok mu? Bana kimse paramız yok geyiği yapmasın, kimse de kriz geyikleri yapmasın lütfen! aylık 20 YTL eder. veremiyen katlanacak... Buna ben de dahilim, bende de yok d-smart. Ama bende de yok diye ; açık kanaldan yayınlanmasını isteme hakkını da kendimde görmüyorum.

scapula dedi ki...

Doğru, Papatyam daha çok izleniyor. Ama bu demek değildir ki benim Şampiyonlar Ligi izleme hakkım elimden alınacak. Yayınlamayacaksan almazsın yayın haklarını, yayınlayacak kanal alır. Dolayısıyla ben "Benim maçım nerede?" deme hakkına sahibim. Her türlü köpekliktir bu yapılan...

bonaventure dedi ki...

madem diziler daha çok izleniyor. o zaman dizilerin yayınını parayla satsınlar.

Karamurat dedi ki...

Star'ın politikasını bir kenara koyalım.

Bu ülkede tribün etrafında yetişmeyen etmeyen adamlar çok iyi bilir ki futbol çok az seviliyor. Yurt içinde derbi fanatikliği var biraz o kadar.

Geçen hafta Ankara-Cebeci'nin en işlek caddesinde D-Smart sahibi kahveye gittim Bayern-ManU maçı için. 5 dakika falan geçmişti kahvede çalışan adamın haberi yoktu, ben açtırdım. Sonra da 3-4 kişi daha geldi. Maç parası falan da alınmıyor bir çay sadece. Üzüldüm.

Zaten papatyam falan ile yaşayan adamlara da üzülsek mi ne yapsak bilmiyorum.

joker dedi ki...

fazla duygusal hatta ütopik olacak ama süper lig maçları hariç tüm futbol maçlarının, (ürkiye olsun olmasın milli maçlar, türk takımı olsun olmasın tüm avrupa kupaları) şifresiz kanaldan verilmesi zorunludur diye bi kanun çıkmalı. iğrenç bi ülkede yaşayan mutsuz insanların keyif alabileceği başka şey yok nerdeyse yok yani.. halk o kadar futbol sevdalısı değil ki, reytingler ortada denebilir elbet ama ne biliyim. izleyen de çok her evde rating aleti yok. en iyisi dsmart batsın!

Great White dedi ki...

Reyting sonuçlarına bakarak "Papatyam Barca maçınan daha fazla izlendi" demek havada kalan bir söylemdir. Sonuçta söz konusu raporların ortaya çıkmasını sağlayan cihazlardan her evde yok..

Kaldı ki bu sonuçlar birebir gerçeği de veriyor olsa özellikle komedi dizilerinin kadın, erkek ve çocuklar tarafından da takip edldiğini biliyoruz. Oysa ki Barca maçı genelde yetişkin erkek izleyicilerin ilgisini çekmiştir..

Fakat Papatyam' ı izleyenlerin büyük bir kısmı bu dizinin yerine o saatte Geniş Aile' ye de denk gelse muhtemelen ekran başında olacakken, Barca maçının müşterisi sadece o maç için ekran başındaydı..

Yani ülkenin futbol sevgisini ölçerken bunları da dikkate almak gerek..

Adsız dedi ki...

Rating ölçümleri ne kadar sağlıklı? Onu da değerlendirmek lazım.

Parma Maniac dedi ki...

Bütün kanalların karar organlarının bağlı olduğu bir ölçüme yetersiz demenin anlamı yok, bunların geneli de aşağı yukarı yansıttığı bilinen bir gerçek zira televizyonlardaki bütün programların hayatı bu hanelere bağlı.. Bu ortamda asıl gerçek farklı olabilir demek mantıklı gelmiyor bana, belli bir altyapısı da yok zaten bu düşüncenin..

Kadın ve çocukların sonuca etkisi de erkeklerin yanında bence o kadar büyük değil.. Eğer öyle olsa bile zaten önemli değil.. Sonuç olarak bu maçlardan düzenli bir şekilde daha çok rating alan ve doğal olarak reklam gelirleri daha yüksek seyreden bir yayına sahip kanal.. Bu ortamda bunu değerlendirip aynı zamanda paralı platformuna ilgi çekmeye çalışması anlamsız değil.. Papatyam'dan 2 kat fazla rating alsa bu maçlar kanal tasarufunun böyle olmayacağını düşünüyorum ben..

Great White dedi ki...

Aslında uzatmak da istemiyorum ama bu mantıkla bakacak olursak Papatyam dizisini kaydırırdı adamlar şifreli kanala. Hani onun fanatikleri daha fazla ya, hesapta..

Yahu bu işin rating ile falan uzaktan yakından bir alakası olmadığı açık ve net ortada değil mi?

Şimdiye kadar görülmüş mü evinde star tv çekmeyen bir adamın kahveye ya da bir arkadaşına gidip Papatyam dizisini izlediği..

Ama Barca' nın maçı fizanda olsa bulur, gider, seyreder bir çok insan..

Bir tarafta neredeyse otu boku ayırmadan önüne ne konursa izleyen bir izleyici kitlesi dururken, diğer yanda o maçı söke söke izleyecek bir kitle var..

Herifler tabii ki ikinci kitleye gözünü dikecek. Diğeri zaten bedavacı tayfası konumunda kalıyor..

90 + 3 dedi ki...

Star TV'nin ve bağlı bulunduğu grubun esas eleştireleceği konu, bu maçı yayınlayıp yayınlamaması değil, ne zaman ne yapacağının belli olmamasıdır. İşe ticari bakmakta elbette haklılar, zira kamu hizmeti yapmıyorlar. Abonelik ve reklam açısından iki senaryoyu değerlendirirler, hangisi daha karlı ise onu seçerler, buna kimse itiraz etmemeli.
Ancak, gerek Şampiyonlar Ligi gerek Avrupa Ligi konusunda ne yapacaklarını açıklamazlar, sezon boyunca keyfi uygulamalar yaparlarsa eleştirinin en ağırını hak ederler.
Digiturk 2001 yılının başında ihaleyi aldı, lig maçları bizde dedi, aklına yatan, bütçesi yeten aldı. O tarihten beri neredeyse 10 senedir her ay fatura ödedim Digiturk'e. Hiç bir zaman da demedik, ya bu ay açık kanaldan verin maçları diye.
Star TV ve D-Smart ne yapıyor peki? Sezon başında gazetelere bakıyorsunuz, Şampiyonlar Ligi Smart'ta diyor, sezon başlıyor Beşiktaş'ı Star'dan seyrediyorsunuz. Bir kere receiver parası var başka bir şey yok fatura vs diyorlar, sonra bir bakmışsınız, izlemek istediğiniz maç aylık ödeme yaparak izleyeceğiniz kanallar arasında. Avrupa Ligi bizde diyorlar, sonra bir bakıyorsunuz, Panathinaikos maçı TNT'de.
Ciddi rakamlar ödeyerek alınıyor bu naklen yayın hakları. Bunu bedava izlemek istemek, olmadığında da tepki gösterme hakkımız yok. Ancak, onların da neyi nerede ne zaman yayınlayacaklarını kafalarına göre belirleme hakları yok. Düzeltilmesi gereken sorun bu burada bence.

Parma Maniac dedi ki...

Great White uzatmak istemiyosun ama yazdığın şey anlamsız bir uzatma.. Daha çok rating almasıyla şifreli verilmesi arasında bir bağlantı yok.. Şifreli platforma yönlendirilenler doğal olarak kendisine milyon dolarlar verilenler..

Kaldı ki burada Star'da verilmemesinin tek nedeni Papatyam'ın daha çok izlenmesidir diyen de yok.. Ana neden platform satmak olabilir ama yerine oynayan yayının daha fazla izlendiği bir ülkede bu tepkilerin çok büyük anlamı yok.. Dediğim gibi eğer bu maçlar daha çok rating alsa kanal yönetiminin tasarrufu bence farklı olur.. Maçların verilmediği günlerin hep Papatyam'a denk gelmesi de bunu doğruluyor bir bakıma..

rıza yaşar dedi ki...

Yalnız burada ufak bir düzeltme/bilgilendirme yapmak isterim. Maçların verilmediği günlerin hep Papatyam'a denk gelmesi o dizinin izlenmesi ile alakalı değil. Şampiyonlar liginin resmi günü bu şampiyona başladığından bu yana çarşamba günüdür. Salı günü maçların oynanması tamamen daha fazla maçın izleyiciye ulaşması için izlenmiş bir politikadır. Ve UEFA yayın haklarını elinde bulunduran her ülkenin yayıncı kuruluşuna resmi maç günü olan Çarşamba günleri bir maçı açık kanaldan yayınlama zorunluluğu getirmektedir. Bu sebeple de Star, grup maçlarının ardından başlayan eleme maçlarında her maç haftası çarşamba günü bir maç canlı olarak yayınlamaktadır. Kısaca buna sözleşme gereği zorunludur. Salı günü ise tamamaen kendi inisiyatifine kalmıştır ve doğal olarak star televizyonu da maçları digital platformunda yayınlamaktadır. Eğer papatyam çarşamba günü yayınlanan bir dizi olsaydı da bu durum değişmeyecekti.
Bu kurala göre yarı final müsabakalarında da ilk hafta çarşamba günü B.Münih-Lyon, rövanş haftasında da yine çarşamba günü Barcelona-İnter maçları yayınlanacaktır. Final maçı da aynı şekilde Star'dan yayınlanacaktır.

Bu konuad genel bir yanılgı olduğu için belirtme ihtiyacı hissettim.

Parma Maniac dedi ki...

Evet sanırım çarşamba günü yayın mecburiyeti diye bir şey varmış, teşekkürler bilgi için rıza yaşar..

Blogger tarafından desteklenmektedir.