26 Nis 2010

,

Galatasaray 0-0 Bursaspor


Bu sezon kritik maçlarda hiçbir zaman alınması gereken skoru elde edemeyen Galatasaray'ın bu maçta berabere kalması şaşırtmadı.. Galatasaray taraftarının muhtemelen maçtan en son istediği skor beraberlikti, iki takımın beceriksizliğin kitabını yazdığı, Aykut'un patlayacak maçı bulduğu mücadelede avantaj artık Fenerbahçe'de.. Bizim tarafsa hem CL şansını kaybetti, hem de görünürde Bursaspor'un şampiyonluğunu çalan taraf oldu.. Kendi istediğini yapamayan bir takım ezeli rakibine daha iyi yardım edemezdi..

Hedeflerin artık kaybedildiği ortamda oynanan topun ne olduğu fazla önemli değil.. Balta'nın stopere geçişinin rahatlığı biraz daha ortaya çıktı bu maçta.. Seneye Neill yanı böyle bir stoper hedefi Ali Turan'ın durumuna göre kesin gibidir.. Sezon boyunca kondüsyon sıkıntıları çeken, bu özelliğini de 3-4 sezondur sürdüren bir takımın bu anlamda ligin en iyilerinden biri olan rakibine karşı 90 dakika boyunca bu tempoyu göstermesi ilginçtir, maçın ardında yatan motivasyon unsurları hakkında da fikir verir.. 1 saat boyunca çok iyi oynayan ve rakibini sadece Sercan'la defans arkasına oynamaya çalışan bir yapıya büründüren takım Rijkaard'ın Sarp ve Jo hamleleriyle hakimiyetini sona erdirdi.. Baros'la Jo bu sistemde neden birlikte oynamaz onu tekrar gördüğümüz maçta değişiklik sonrasında iki tarafın da gol atabileceği bir periyot geldi.. Maçın üçte ikilik kısmını gayet güzel götüren Bünyamin Gezer son yarım saatte iki takımın forvetlerine siz durun, ben de biraz damga vurayım ligin en güzel maçlarından birine dedi.. Son 20 dakikayı bir taraftan gol beklerken kahkahalar içinde geçirmemize yardımcı oldu..

Son olarak Bursaspor'un beraberliğe yatmasının anlamı nedir maçı izlerken çıkaramadım.. Şampiyonluk adına beraberlik ya da mağlubiyetin onlar için hiçbir önemi yok.. İki sonuç da Fenerbahçe'nin tek bir beraberliğiyle onları şampiyon yapacak.. Şampiyonluk maçında Ertuğrul'un sağlamcı duruşu şampiyonluktan çok şampiyonlar ligini ön plana aldıklarını gösterdi ki bu duruma gelmiş bir takım daha fazlasını denemeliydi.. Yaşayacakları ikincilik yeni statüde şampiyonlar ligi biletini oldukça zora sokar.. Buna rağmen yeterli pozisyonları buldular ama bu kadar geriye yaslanmaları bu maçta anlamsızdı.. Şampiyonluğu kaybederlerse Belediye maçındaki silik futbola oturup ağlasınlar.. Sercan ise bu muazzam driplingçiliğine 1-2 özellik daha eklemeyi başarırsa çok farklı bir konuma gelebilecek bir oyuncu olduğunu dün yine gösterdi..

14 YORUM:

SirEvo dedi ki...

Sizin dediğinize göre yaslanmışlar.
Yaslandıkları anda bu kadar çok pozisyon verdilerse, yaslanmasalar neler olurdu tahmin bile edemiyorum. Yani Sağlam mantıklı bir hamle yapmış demektir bu mantığa göre.

Fark atıp fark da yiyebilirdi bu maçta Bursaspor, Keita ve Baros'un kaçırdıklarına karşın Sercan'ın tek başına harcadığı 3-4 pozisyon var.
Bol pozisyonlu (her iki taraf açısından da) zevkli bir maç, gerisi hikaye. :)

silent lucidity dedi ki...

bilmiyorum belki de yazasın gelmedi ama bu yazı çok yüzeysel göründü bana..normalde daha uzun ve detaylı maç yazıları yazarsın ya ondan söylüyorum.

90 + 3 dedi ki...

Bursa'nın beraberliğe oynadığını düşünen, CL'deki yeni format nedeni buna anlam veremeyen ve de sezonun en güzel maçlarından birini izlediğimizi düşünen biri çıktı sonunda, allah razı olsun :) Kimle konuşsam bunları söyleyince ne alakası var dediler, bende harbiden anlamıyosun olm bu işten diye düşünüyordum kendi kendime.
Genelde hep yazdığınız "takım tertibi" yok bu sefer, ben oynanan düzeni sayısal şekilde yansıtmayı beceremedim bir türlü, bir umut burada olur diyordum ama.
Bir de Caner konusundaki fikrinizi merak ediyorum. Dün akşam yeni bir yırtıcı sol kanat kazanıyoruz diye bir yorum okudum, sonra kendi yazdığıma baktım, bir terslik var gibi geldi :) Kısaca bir Caner yorumu rica etsek? Kendi Caner yorumum
http://doksanartiuc.blogspot.com/2010/04/galatasaray-0-0-bursaspor.html

Parma Maniac dedi ki...

silent lucidity ve 90 + 3,

Sezona dair hedeflerini büyük ölçüde kaybetmiş takımların sahada ne yaptıklarıyla ayrıntılı bir şekilde ilgilenmek hem anlamsız, hem de bu durum içinde zül geliyor bana..

Caner konusundaysa fikirlerim değişmiş değil.. Berbat sol bek, hala çok iyi sol açık..

serdar dedi ki...

70'inci dakikaya kadar gerçekten soluksuz ve nasıl geçtiğini anlamadığım bir maçtı.

Bu maç Hakan Balta'nın defansif olarak en fazla Servet kadar açık verdiğini, dediğin gibi Caner'in halen kötü bir sol bek olduğunu, Elano'nun kendisini en net göstereceği maçta nasıl saçmaladığını, Baros'un aslında ne işe yaradığını, Mehmet Topal'ın transfer gazını alınca ne olacağını, Türkiye'de hakemlerin ne kadar feci olduğunu falan gösterdi muhtemelen.

Yalnız maçın çok iyi olması değildir herhalde sebep. Öndeki yıldızlarla arkadaki kazmalar gibiydi maç. Tüm pozisyonlarda karbon kopya hareketler vardı. Sağ ayakla kaçırdım, bi de sol ayakla kaçırayım dedi golcüler. Defanslar da nereden çalım yiyeceklerini şaşırdı.

Sabri'nin 50 metrelik geri pasıyla korner yaptırdığı dakika bu sezona damga vurmuştur. Hakan Balta'nın şutunu çıkaran Ivankov'u da büyücü olarak çağıracağım artık. Gecenin en anlamsız değişikliği de Jo'nun alınması gerçekten. Rijkaard'ın bir bildiği vardı kesinlikle ama bir işe yaramayınca anlamsız gözüktü.

Bu arada beraberliğe yatmaktan ziyade son düzlükte fizik gücün çok feci tükendiğini düşünüyorum Bursa adına.

Geçmiş olsun, gitti milyoncuklar...

Mel dedi ki...

Bence Bursaspor oynayacagi en iyi oyunu oynadi. Sonucta tek caresi saldirmak olan bir rakibe karsi hizli adamlar kullanmayi secti ertugrul, bunda da bir gariplik yok. Volkan, Sercan, ve Ozan'in oldugu bir onbirde yapilabilecek en iyi sey zaten kontraatak futbolu oynamak, ki bunu da fazlasiyla iyi becerdiler. Kaybetmeleri halinde - ki daha atak oynamalari durumunda oldukca ciddi bir olasilikti - onumuzdeki haftalarda Fenerbahce'nin bir beraberlik alma sansi dahi dogabilirdi (giovani 12.dakikada atsaydi, bu mac uce dorde de gidebilirdi). Galatasaray hevesliydi, ancak ikinci yaridaki bir kac pozisyon disinda fazla pozisyon uretememesi de ertugrul'un oyun planinin tuttugunu gosteriyor. Ayrica ertugrul'un bu macta alinan beraberlikten her ne kadar pek mutlu olmadigini dusunsem de, bence bursaspor'un sansi hala gayet yuksek. Acikcasi ben Fenerbahce'nin Ankaragucu macinda takilacagini dusunuyorum, ama elbet futbol bu, bakarsin kolayca kazanip donerler. Sahsi kanaatim Bursa'nin bu hafta Kayseriye takilmamasi halinde sampiyon olacagidir, ancak ote yandan Kayseri'nin bu hafta kazanma olasiliginin da yuksek oldugunu dusunuyorum. Bu saatten sonra disiplinlerini koruyabilirlerse elbet. Savunmalari Bursa'ya ters gelecek adamlardan olusuyor, orta sahalari da Bursaspor orta sahasina ustunluk saglayabilir.

Her neyse, Caner konusuna katiliyorum. Duzenli oynamasi halinde iyi bir sol acik, ancak berbat bir bek. Sahsen Fenerbahce'nin almasini isterim eger Galatasaray birakacaksa, ancak agresifligi, hatta cirkeflige kacan tavirlari endiselendirmiyor da degil.

Bu sene Fenerbahce'nin sampiyonlar ligine kalmasi gerekiyor - hem en kotu ucuncu torbadan girecekler kura cekimine, hem de etrafta dolasan soylentilere gore volkan sen ve adrian mutu'yu almak icin ciddi caba sarfediyorlarmis. Guiza'nin yerine de eli yuzu duzgun bir forvet alirlarsa ikinci tur veya ceyrek final yapabilirler. Tabii Bilica'nin yerine Marquez tarzinda bir oyun kurucu almalari da gerekiyor, ama bu vizyonun maalesef Aykut disindaki yoneticilerde oldugunu sanmiyorum.

Volkan konusunda suphelerim vardi, ama bayagi bayagi begendim. O kadar hizli ve seri olup ortalama ustu bir top teknigine sahip olmasi etkileyici. Bir de su anlamsiz sol ayagiyla topu depmelerden vazgecse iyi olacak.

Svetlin dedi ki...

abi bence bursa beraberliğe yatmadı bu maçta. bu taktik zaten sakat veya cezalı oyuncu olduğu durumlarda kullanılan 2.plan gibiydi bütün sezon, sadece bekir ozan-batalla değişiklği vardı. ergic biraz batalla gibi oynamaya çalıştı, tek fark bu.

neden böyle olduğuna gelince; bursa'daki maçta da defanstan ve orta sahadan çıkan uzun toplarla volkan ve sercan'ı kaçırmayı denemiş ve başarmıştık. dün de başardık aslında ama bu kez gol gelmedi. galatasaray'a orta sahada üstünlük kurmak ve bu hızlı oyuncuları kullanmak adına böyle bişey yaptığını düşünüyorum ertuğrul'un ve bence de gayet başarılı oldu.

gerisini sercan düşünsün.

theotheo dedi ki...

bi ara mark hughes'un ağır kankisi tugay kerimoğlu hakkında da bi yazı yazarsın artık.

tugay'ın önü hala açık mı falan?

Adsız dedi ki...

3 te 3 yapıyoruz ve şampiyonlar ligine gidiyoruz.

Olympian dedi ki...

bisey sorucam hocam. sana soruyorum, cunku buraya az cok yorum yazmisligim var ve bu soruyu laf sokmak icin sormadigimi bilecek birisin diye dusunuyorum. neden hicbir galatasaray blogunda son macla ilgili yorum yapilmadi? ortak bi karar filan mi?

Parma Maniac dedi ki...

Olympian benim öyle bir karardan haberim yok.. Tamamen kendi tercihim, hedefin olmadığı yerde yapılan maçları tamamen anlamsız buluyorum.. Benim açımdan kelime sarfiyatı, o yüzden de yazmıyorum..

Kamil dedi ki...

Belki konu dışı olucak ama nereye giriceğimi bilemedim yorumu arkadaşlar çünkü haber karşısında şok oldum.
Gördünüz mü bilmiyorum ama Fenerbahçenin kaptanı Alex De Souza ile yapılan bir röportajın videosu nette dolanıyor. sporx kaynaklı bu transfer haberinin videosunu izlemek için.

http://www.youtube.com/watch?v=AbcXH7so5Vc

aamedya dedi ki...

Fenerbahçenin kaptanı Alex De Souza ile yapılan bir röportajın videosunu izledimde hayrette kaldım inanın ne iş ya anlamak mümkün değil

serdar dedi ki...

Sanırım, bu muhabbet benim yanımda gelişti. Oturduğum cafe'de bir adam telefonda 'abi veriyoruz videoyu akşam alex transferi diye ajansspordan dinlersin' diye gayet geyik muhabbet yapıyordu telefonda. O zaman için demek böyle oluyor transfer haberleri diyordum.

Bunun sporx için bir viral marketing denemesi olduğu ortaya çıktı. Yoksa kokusu çıkardı zati.

Çevirmen sonunda gülüyor zaten...

Blogger tarafından desteklenmektedir.