11 Nis 2010

21 YORUM:

berserk dedi ki...

heyecanla girdim sayfaya ama maç yazısı yazmamışsın.
sen de mi protesto ediyosun takımı?

ne diyelim umarım tüm kırılan kalpler yeniden kazanılır.

beggii dedi ki...

bu bir protesto mu sayın parmamaniac?

Adsız dedi ki...

bu bir protesto mu?

E dedi ki...

Frank Rijkaard, rakibin zayıflığını da hesaba katarak, 5 hücum karakterli oyuncu (Elano, Arda, Gio, Keita, Barso) ve 2 hücumcu bek (Sabri, Caner) ile, toplamda 7 kişilik bir ofans ordusu ile başladı maça. Şüphesiz bu seçimin asıl amaçı; maçın hemen başında oyunu rakip sahaya yıkmak ve olabildiğince orada oynamaktı 90 dakikayı.

Maçın genelinde, Kieta sağ kanatta etkili olurken, Arda sakatlıktan kurtulamamış bir görüntü çizdi sol tarafta. Kimi zaman forvet arkası kimi zaman da serbest oynayan Gio’da etkisizdi. Elano ise her zamanki gibiydi(!)

Falan, filan...

Bu maçta altının çizilmesi gereken önemli bir şey vardı Galatasaray’ın geleceğine dair. Evet, Rijkaard’ın ilk 11’ini iyi okumak lazım. Servet, Emre Aşık ve Emre Güngör üçlüsünden hiçbiri sakat ve cezalı değilken, o bölgeye Hakan Balta’yı kaydırdı. Rijkaard Neill dışında o bölgede oynayan oyuncularından memnun değil. Aynı şekilde Rijkaard, Ayhan ve Sarp forma beklerken, fizik olarak bu iki futbolcu kadar güçlü olmayan Elano’yu monte etti Topal’ın yanına. Üstelik Topal’da maske ile idare etti bütün maç. Bu kadro seçimi ile transfer döneminde defans ve orta sahanın göbeğine yönelik hamleler yapılacağını net olarak görüyoruz.

p.s Bence Servet ve Ayhan kesin gidici. Sarp ve Barış'tan biri, Emre Aşık ve Emre Güngör'den de biri gider. Yani defansın göbeği ve orta alanın göbeğinden 4 Türk oyuncu gidici. Yerlerine Rijkaard sistemine uygun yerli/yabancı alırsak olur bu iş! Jo kalsın demiştim hayvani party'leri su yüzüne çıkmadan önce. Jo gider, başka bir yabancı forvet gelir.

Parma Maniac dedi ki...

Hayır, sadece bu kepazelik içinde daha fazla şey yazmanın gereğini görmedim.. Blog arşivine geçen bir maç postu işte, hepsi o..

Barakuda dedi ki...

sarp hep övdüğümüz mücadelesini 2 aydır tamamen bırakmışsa, servet burnunun dikine gitmeye devam ediyorsa, caner akıl sağlığı konusunda şüphe ettiriyorsa, topal çıtkırıldım halinde ve korkaklığında ısrarcıysa, elano dünya kupası için resmen takımı doğruyorsa, saha dışı hayatını zerre umursamadığım jo haftalardır didinmiyorsa, ayhan'ın kafası hep başka yerlerdeyse vs bir galatasaray taraftarının buna dur deme hakkı vardır.. kötü gün taraftarı olmak aptal olmak değildir, bunun ayırdına iyi varsın herkes.. bu taraftar 14 mayıs 2006'da tamamen umudu yitirmiş olarak mücadeleniz için teşekkürler diyerek güllerle donattı stadı ve maç öncesi futbolcuların üstüne yağdırdı bu gülleri.. bugünkü melodinin aynısıyla "derbiyi kazanamadık diye şampiyonluk gitti zannetme.." ile başlayan besteyi de söyledi.. evet tribün senelerdir rezalet.. grubun neferleri metrobüse kaçak binerken maça zaten para vermez, karaborsa yapar adam da döver bunlar başka mevzular.. ama saydığım nedenlerden ötürü her galatasaray taraftarının protesto hakkı vardır ve buna kimse karşı çıkmamalıdır.. bugün rerererarara çeken numaralı da önce neden tribünün 3te1inin dolu olduğunun hesabını versin.. rerererararaların da asıl nedenlerinden birisinin de frank rijkaard'a sahip çıkan büyük topluluğun malum kafatasçı zihniyetin karşısında engel teşkil etmesi ve bundan doğan karşı tepki verme güdüsü olabilir mi..?!

bugün 4 gollü galibiyet vardı sahada ama ben rakibi deli gibi ısıran ve hırslı bir takım beklerdim.. alakası yoktu, yazık.. iş ahlakı maksiumum düzeydeki canımız baros sağolsun.. emre belözoğlu'na selam olsun..

en kötü anımızda bile şampiyonluğun mevcut fikstürle beraber hiç de hayal olmadığını söylemiştim, aynen de devam ediyorum.. futbolcular ahlaklı olmayı seçerlerse 18 puanı s(ö)ke s(ö)ke alırlar ve en kötü ihtimalle cl cepte olur.. ama onların bunu seçeceğine inanmak asıl mesele işte.. zamanında 11 türk diyip yüreklerine methiyeler düzdüğümüz bu adamların şimdi içten içe rijkaard'a bile gıcık olduğu düşüncesi benim beynime yerleşmişse bu benim değil onların bitmeyen icraatların sonucudur..

çalışmaktan didinmekten bıkmayan lucas, gio ve baros'un önünde saygıyla eğiliyorum ve insanımızdan bir kez daha nefret ediyor olmaktan dolayı hem utanıyorum hem kendime hak veriyorum..

yabancı sınırı kalksın, arda gitsin, lucas kaptan yapılsın, kewell'ın kaprisi(bunca zamandır hala iyileşmemiş! olmasına şahsen inanmıyorum ve dünya kupası için bir şekilde beklediğini! düşünüyorum olanca sevgime rağmen, umarım beni yalancı çıkarır ve bu paranoyamdan ötürü utandırır son maçlarda oynayarak) sözleşmesi uzatılmayarak cezalandırılsın, ayhan gitsin, topal sarp barış yontulsun, caner jo gitsin, baros'la gelecek sene spekülasyonlara mahal verilmeden takımın en yüksek ücretli oyuncusu olması sağlanarak yeni sözleşme yapılsın +3 yıllık daha, rijkaard'a güvenilsin, hayat bayram olsun falan filan..

Barakuda dedi ki...

iki kelam etmek gerekir şu gün için..

öncelikle bu protestoyu organize edenlerin alenen karaborsa yapması, tribüne beleş girmesi, birçok ufak grubu bitirmesi ve kişisel hesaplar falan bu konunun dışında bırakılmalıdır..

2 maç önce leo'ya çıldırırken, o'nun ıslıklanmasına da aynı çılgınlıkla da tepki vermiş birisiyim ben.. ilk fırsatta topçuya çakılması hainliktir gözümde.. bir zamanların fenerbahçesi olmaktır.. ancak bugünün galatasarayında durum başkadır.. futbolcuya dayalı düzenin uzun zaman sonra polat'ın da çabasıyla bitmeye yaklaştığı şu dönemde rijkaard'a bu denli destek verilmesi bir devrimdir..

futbolcu kötü oynayabilir, normaldir.. ancak her türlü belaltı sabote etme çabasında bağırlara basılmış(ben dahil) arda ısrarla kendisine duyulan sevgiyi bitirmeye çalışıyorsa; başta elano'yu olmak üzere tüm yabancıları görmezden gelerek, attığı gollerin hazırlıyıcalarının yüzüne dahi bakmadna yanlarından geçerek, sık sık azarlayarak, futbolunu zerre geliştirmeyerek vs bugün tribe girmeye hakkı yoktur.. olanca sevgimi ve saygımı ince ince kıymış birisidir kendisi ve gözümde yeniçeri ağasıdır.. basın o'na saldırdığında yine savunurum o başkadır.. ancak "abi"lerinin izinden gidip yabancıların kuyusunu kazmak, hocalarının arkasından çalışmak, oyununu geliştirmemek, saha içi vefayı unutmak vs gibi sınırsız örnekle çoğaltılabilecek işlere bulaşırsa orada dur derim.. yaptığı her tür sabır taşıran davranışı da ilk golden sonra rijkaard'ın gözü önünde tüm takımı sabri'yle beraber bir araya toplayıp yedeklerin yanına gidip kenetlenmesiyle önce kabul etmiş, sonra kanıtlamıştır.. bu adam kendisini armadan üstün görüyor.. çıbanbaşıdır.. gitsin liverpool'a yine deli gibi desteklerim.. ancak galatasaray'daki misyonu sene artık bitmiştir ve zararı yararından çoktur.. o'nun gitmesiyle birlikte futbolcuya dayalı düzenin bitmesine de çok yaklaşılmış olacaktır.. aklı sadece futbola yöneltilen sabri, ve aynı şekilde yontulabilecek topal vs gibi isimler "abi"leri olmadan zararsızdır ve korkulmaması gerekir..

90 + 3 dedi ki...

Küçüklüğümde Spor Stüdyosu'nu, bir dönem 90 Dakika'yı, sonradan da Maraton'u izlemeden haftayı bitmiş saymazdım. Son dönemde de takip ettiğim bloglardan okumadan maç yazılarını bitmiş gibi gelmiyor o hafta. Kepazelik bile olsa yine de bir şeyler okumak isteriz burada. Mahrum bırakma bizi derim ben.

Kepazelikten kasıt tribünlerdir haliyle, o konuda da neden bu şekilde düşündüğünü merak ettim açıkçası. Nispeten sağduyulu bakabildiğimi düşünüyorum bu oyuna ama bence ortada kepazelik lafını hak edecek bir şey yoktu.

http://doksanartiuc.blogspot.com/2010/04/galatasaray-4-1-diyarbakrspor.html
da kendi fikrimi yazdım ilk bölümde tribünler hakkında. Fikir ve yorumlarına gerçekten değer veren biri olarak kepazelik konusundaki yorumlarını daha doğrusu bu konuda senin ne düşündüğünü değil, bizim neyi kaçırdığımızı/göremediğimizi merak ediyorum.

Plaseyi Hanri Gibi Vuruyorum dedi ki...

Isıran takım diye saçmalamaktan takımın oyununu görememiş bazılarımız.

500'e yakın isabetli pas, ilk yarı yüzde 72 topla oynama, muhtemelen maç sonu da en az yüzde 60 küsür, 4 gol, bir o kadar kaçırılan pozisyon.

Neill ile Hakan'ın oyunu yarısahaya yıkmadaki büyük etkileri. Gio ile Elano'nun iç performansı vs. vs.

Hepsini bırakın. Isıran takım da ısıran takım. İleride 4-5 kişiyle baskı yapan bir takım vardı bugün sahada.

Kör olanlara sevgiler.

Barakuda dedi ki...

takım oyunu kıstaslarını, bugün sahada 2.lig takımı görüntüsü dahi çizememesine bir anlam veremediğim diyarbakır üzerinden değerlendirmeye çalışan, ve gerginlik yaratma çabalarının sözkonusu yoruma duyulan hınç üzerinden mi geliştiği konusunda şüpheye düşüren kartal gözlü insanları bize gösteren karşılaşmadır.. (pek bir entry gibi oldu)

ısırmak lafı niçin kullanılmıştır bunu iyice anlamak lazım başta, dan diye atlamadan önce.. ayrıca bu yalancı ve için boş presleri (baros-gio hariç) görenler fenerbahçe'de emre kişisi önderliğinde ara ara sergilenen 3lü4lü -tabiri caizse- tecavüzler hakkında ne düşünüyorlar çok merak ediyorum.. xavi'nin yaptığı presin -ısırmanın!- 10da1i dahi yoktu bugün sahada.. haa kurşunu 3 kilometreden yüzüğün tam ortasına nişanlayan yetenekli insanlara benden de sevgiler tabii..

herkes net olsun debelenmesin fazla gerçek demek istediklerini saklayarak..

vakilinchuk dedi ki...

Yemişim ısıran takımı... Numaralı hariç ısıran taraftar vardı, borumu? Camia olarak kuduz olmasak bari... Herkes gibi tapmak bir kenara, "takımın sahibi" tavılarından, egosunda ötürü çok sevmediğim Arda Turan başta olmak üzere tüm topçular için üzüldüm hakikaten...

Rakip çok zayıftı ama fena oynamadık. Bakarsın 2. oluruz... Gerçi kesmez, bu "büyük" taraftara en iyisi layik değil mi ama...

cahil dedi ki...

Protesto fenerbahce maclarinda alinan basarisiz sonuclarin, gectigimiz maclarda yasanan puan kayiplarinin, ve goze pasif gelen futbolun dogal bi sonucuydu, bence uzerinde fazla durulmamasi lazim.
Ben her nekadar taraftari hakli bulsam da kantarin topuzunu biraz kacirdiklari kanisindayim. Benim protestom genelde bidahaki maca bilet almamaktir, kombinesi olan arkadaslar da sessiz oturup maclarini izleyebilirler(yuhalamak biraz kirici oldu). Sonucta insanlar maca gelip futbol izlemek icin para ve zaman harciyorlar, ve biletli tum organizasyonlarda oldugu gibi verdikleri paranin karsiligini bekliyorlar. Burada ozveriyi yapan taraftar, futbolcunun yapmasi gereken aldigi paranin karsiligini verip futbol oynamak en azindan caba gostermek. Dusunun ki gittiginiz konserde solist devamli detone, ritm gitar devamli nota kaciriyor sikilip mekani terkedmezmiydiniz?

Parma Maniac dedi ki...

90+3 eksik olma, sağol.. Şu an için fazla bir şey gelmiyor içimden ama kısaca şunu söyleyeyim.. Taraftar her zaman protesto yapma hakkına sahiptir ama bu protestonun yapılacağı tarz, takım ve oyuncular iyi seçilmelidir.. İlk 5 dakikadaki protesto mükemmeldir mesela.. Bunu ister yarım saat yaparsın, ister 90 dakika yaparsın.. Mesajı verirsin ama sonrası? Arda'ya yapılanı geçiyorum, Jo'ya yapılan tam bir fiyaskodur.. Ya rerere rarara diye başlayanları ıslıklamak.. Eğer bu gece bu kepaze tepkileri veriyorsanız Rijkaard'ın başarılı olması için en az 3 sene gerektiğine inanmıyorsunuz demektir.. Keza onun seçtiği, onun oyuna soktuğu adamlara bunları yaparken Franf Rijkaard oleylerin de hiçbir anlamı yoktur.. Bence tabii..

Ozan dedi ki...

rezaletin adı protesto arda yeniçeri ya bende safım

Adsız dedi ki...

elano dünya kupası için takımı satıyor diyenleri anlamıyorum sizce elano bu formuyla dünya kupasına gidebilir mi ve o da bunun farkında değil mi son sözde stadı dolduran çakallara inşallah bir daha stada gelmek nasip olmaz hiçbirinize rezil herifler işin kötüsü de bu ayyaşların yaptığı şeyi sanki bütün galatasaraylılar yapmış gibi gözükmesi ve benim gibilerin oturduğu yerden kafayı yemesi

Serdar Erken dedi ki...

Bence postu Taffarel ya da Hagi göndermiş...

serdar dedi ki...

Maçı izleyemedim, ve ilk kaçırdığım maçta bir sürü olay olmuş, göremedim.

Parma'ya katılıyorum, ilk 5 dakika harika bir protesto şeklidir. Ama sonrası komiktir, sağduyu eksikliğidir, organizasyon bozukluğudur. Neymiş bu Arda'dan çektiği takımın? Bu taraftar değil midir Sabri'yi her maç takımın maskotuna çeviren, geçen yıllarda Aykut'u yuhalayan, Lincoln'u göklere çıkartıp her maçta methiyeler düzen vs.

Taraftar bence tuzağa düşmüştür. Yönetim Jo'yla ilgili sızdırma yapmıştır ve bir anda tüm sorumlu Jo'ya dönmüştür. Yakında Servet ve diğerleri de sızdırılır... Basının tuzağına düşmüştür. Fenerbahçe üzerinden yıllarca aynı şekilde rating kazanmış basın şimdi hedefini Galatasaray'a çevirmiştir. Bu GS'li basın/FB'li basın hikayesi değildir; hasbelkader derbiyi kazansaydık tüm bu muamele Fener için yapılırdı.

Taraftar rasyonel bir organizma değil. Onu bir özne yapıp onun adına yorum yapmak (ki birazdan yapacağım sarkastik olmak adına) gereksiz değil mi?

Protestonun doğru yanları yoktur demiyorum. Ruhsuzluk var. Bariz bir takım olamama sorunu var sene başından beri. Yerli oyuncularda sistemi anlamama, zeka ortaya koyamama ve sorumluluk al(a)mama eğilimi vardır. Geçen hafta da gördük ki birileri gene basına konuşuyor, teknik direktör şikayet ediyor, yabancı kafatasçılığı yapıyor. Ama fatura neden Arda'ya çıkıyor anlamıyorum.

50 maç oynadı bu adam. Şu anda Türkiye'nin gelmiş geçmiş ve gelecek açık ara en yetenekli ve en bütünsel orta saha oyununu çok genç bir yaşta oynuyor. Kendini futbol olarak geliştirmedi, antremanda cep telefonu çalana kızdı, sinema kapattı gibi komik olaylar konu ediliyor.

Peki aynı taraftar değil midir Fenerbahçe maçında susan ve 20-25 dakika boyunca (0-0 iken) homurdanıp çekirdek çitleyen, ya da maçın bitmesine 30 dakika kala kaleciyi yuhalayan? Saracoğlu'nda 1-0 geriye düşen Fener taraftarının yaptığı baskıyı unutmamalı. 4-1 olmuştu o maç. Keita'yı attıran, Alex'e penaltı verdiren gene Fener taraftarı olmuştu kurduğu baskıyla.

Son olarak gene başladık o gitsinler bu gelsinlere... Fatih Terim'in ikinci döneminden beri vazgeçtiğimiz şey istikrarlı kadro. 10 yılda 100 transfer yaptık ve halen uslanmadık. Bütün yabancıları değiştirdik, olmadı sıra yerlilerde. O da olmaz teknik direktörü değiştirelim. yetmezse gene yabancıları değiştiririz.

Yanlış anlaşılmasın, Servet'in, Barış'ın, Sabri'nin meraklısı değilim. nakde dönüşebilirse satsınlar gitsin. Ama nereye kovuyorsunuz? Jo kiralık, gitsin ama Franco halen değerlidir. Satarsın gider, satamazsın kalır. Elano'nun, Kewell'ın dünya kupası için oynamadığı gibi saçma iddialarla vakit kaybetmemek lazım. Baros'un yeri garanti değil mi Çek milli takımı için? kim oynayacak? Ama Baros mücadele ediyor, kendini riske atıyor. Biliyor ki aldığı parayı sürdürebilir kılması gerekiyor. 4 aylık sakatlıktan çıkan Kewell, hiç bir takımda bu parayı alamaz.

90 + 3 dedi ki...

@ Serdar
Baros'un yerini bilemem milli takımda da, Çekleri göreceğimizi sanmam pek Afrika'da. Son dakikada Danimarka gibi çıkmazlarsa yoklar Dünya Kupası'nda. Baros kaçırırsa ancak Türkiye maçını kaçırır ABD kampındaki. 22 Mayıs'ta New Jersey'de oynayacakmışız.

serdar dedi ki...

@90+3

dünya kupası spesifiğinde söylememiştim Baros'u.. Ama tekrar okuyunca komik durmuş. Giderler inşallah ne diyelim... :)

pclion dedi ki...

'Anlaşılamayan sanatçı' Parmamaniac. :)) Herkes yazının anlamını çözmeye çalışıyor.

"Şair burada bayrağa seslenmiş."

arnawut dedi ki...

kimsenin rerayı ıslıkladığı yok abi. biraz geç bi yorum oldu ancak orada olmadan kulaktan dolma bilgilerle yazmayın bazı şeyleri lütfen. ukalalık gibi de anlamamanı temenni ediyorum.

Blogger tarafından desteklenmektedir.