28 Eki 2009

,

Galatasaray 2-1 Bucaspor


Planlarım farklıydı bu maçla ilgili.. Ne var ki hafta sonu sonrası yaşananlar üzerine kapalı üst arayışlarının boş çıkması bizi yine burada tuttu, televizyon başından izletti.. Maçla ilgili yazacak bir şey yok.. Ne bunun için keyfim, ne de maçın sunduğu aksiyonlar var.. Linderoth maça 11 başlamış, ki ben olsam zorlu haftalar öncesinde dinlendirirdim(!).. Daha yarım saat olmuş, Elano'nun orada ne işi olduğunu anlamadan yapılan bir hata, üstüne gelen abuk bir hareket ve kırmızı kart.. Baros ve Keita yoktu Sivas maçında, eklenen isim Elano oldu.. Allah'tan adamın içinde bulunduğu psikoloji ve form durumu hadiseyi avantaja dönüştürüyor Galatasaray için.. İmzanın atıldığı gün bir maç öncesinde bunu diyeceğimizi düşünsek gülerdik.. Bunu demekle kalmıyoruz, Elano'nun atıldığı ibretlik pozisyona tanık oluyoruz bir de..

Topçuların ruh halini çözmekte zorlanıyorum ben.. Rakibine yine yenilmişsin, üzgün olacaksın bunda sorun yok.. Bunu biraz belli de edersin maçta, ona da bir şey demez kimse.. Ama gollerde buz gibi hareketler, sevinmemeler, tebessüm dahi etmemeler ne oluyor, Arda özelinde anlayabilmiş değilim.. Diğer oyuncular da böyleydi.. Derbi öncesini yönetemiyor kulüp, bunu bir şekilde ezberledik tamam.. Ama en azından sonrası yönetilsin, maçtan sonra olumlu bir şeyler görelim.. Bu maçı izleyen Fenerbahçeli'ye kahkaha attırmaktan başka bir şeye neden olmaz oyuncuların bu maçtaki halet-i ruhiyesi.. İnadına sevineceksin, bunun fazla önemli olmadığını göstereceksin.. Zaten seni böyle görmek isteyen sayısız insan var, neden onlara meze oluyorsun, bugünkü futbolculara tek tek sormak isterim bunu..

Elano'nun atılışı sonrasında Arda'nın alınışı doğru.. Skor 2-0, Sivas öncesi bir de onu riske etmeye gerek yok.. Maça çıkan kadro sistemler özelinde 4-6-0 olarak bile okunabilir, ama bunu konuşabilecek, lafını dahi edebilecek şeyler yaşanmadı maçta.. 2-0 ve 10 kişiden sonra Bucaspor üstünlüğü maçın sonuna kadar devam.. Bu takımın 4 tane diri oyuncusu var: Servet, Sabri, Keita ve Baros.. 4'ünün de sahada olmadığı bir maçta 10 kişi de kalınca, Bank Asya gibi 2. ligler özelinde dünyada yeri hiç de fena olmayan bir ligin en golcü takımıyla oynayınca içeride de olsa mahkum olabiliyorsunuz.. Normaldir, doğaldır.. Taraftarın bir kısmını mutlu etmeyebilir.. Suçu takımda ya da kulüpte değil, 10 haftada Barcelona futbolu bekleyen futbol bakışlarında aramalılar.. Ben sezon başında bu dönemleri çok daha erken bekliyordum, 10 hafta dayandılar.. Devre arasına kadar çok zor maçları var takımın.. Şampiyonluk daha devrede başka bir bahara kalabilir.. Hazırlıklı mı kulüp? Bu sorunun cevabını görmemek herkesin dileği.. Peki ya muhatap olmak zorunda kalırsan? Bugün o stada gidenler, gidecek olup gitmeyenler, evinde benim gibi izleyenler.. Düşünmek gerek üzerinde.. Çıkan sonuçtur Galatasaray'ın 5 yıl sonra nereye geleceği..

9 YORUM:

Sade dedi ki...

derbi sonrasını yönetmek konusunda çok haklısın... yöneticilerin bu eksikliğini görebilmesi için ne yapmak gerekli, anlamak mümkün değil... belkide onlarda aynı psikolojideler ondan mı acaba! Çok garip vzyonlarının daha geniş olması gerekir...

vakilinchuk dedi ki...

Bu sene şampiyonluğu zor gören biri olarak ilk yarı için düşüncem,eğer sezon başındaki gibi bir ritim yakalarsak-ki o ritimin öyle çok ahım şahım bir olay olmadığını biliyoruz-puan farkını ciddi şekilde azaltarak,yada lider olarak devre arasına gireriz.Zira garanti 6 puanı olmasına rağmen Fenerbahçe'nin birbirinden zor 4 deplasmanı(Kayseri-Beşiktaş-Eskişehir-Trabzon) var ve devre arasına kadar kaybedeceği puan 4'te kalırsa öpüp başına koyması lazım Fenerbahçe'nin.Galatasaray'ın bu 4 maç ayarında tek maçı Bursa deplasmanı.Biraz silkinmek yeterli bence.

Enes Özbey dedi ki...

Bu maci yerinde izleyip, ayrintili bir Mehmet Batdal degerlendirmesi yapmanizi bekliyordum. Kismet degilmis demek ki! Mehmet Batdal degerlendirmesi hakkimizi sakli tutalim bir baska zaman icin.

gomongo dedi ki...

@vakilinchuk

Bence diyarbakir deplasmanini ve icerideki genclerbirligi maclarini da "zor" kategorisinde saymalisin. Demedi deme...

tobias dedi ki...

mehmet batdal dün maçın en kötü ismi de olsa çok özel bir oyuncu. bence kesinlikle devra arasında almalıyız.

SELO dedi ki...

Mehmet Batdal gercekten dun feci idi, attigi penalti evlere senlik..

Maca gittim, detayli yorum asagida:
http://galatasarayantreman.blogspot.com/2009/10/galatasaray-bucaspor-2-1.html

vakilinchuk dedi ki...

@gomongo,

haklısın,hatta antalya deplasmanıda gayet sıkıntılı geçebileceği gibi fener maçı ertesi bu kadar eksikle bu pazar 16'da sivas maçında ne yapacağımızda belli olmaz.benim demek istediğim galatasaray'ın maçlarının kolay olduğu değil,fener'e göre kolay olduğuydu,gençler,diyar,antalya maçları zor ama kayseri-beşiktaş-eskişehir-trabzon deplasman dörtlüsü ayarındaki tek maçımızın bursa deplasmanı olduğunu düşünüyorum.

Adsız dedi ki...

sevgili tardini bilinen ve takip edilen bloggerlar arasında profili kapalı ender insanlardan birisin, belki de teksin. konuyla alakasız yorumum için özür dilerim ama ilginç geldi bu durum. tercihindir elbette neden diye de soramıyorum.. yazıverdim öyle :)

Horto Magiko dedi ki...

rijkaard ilk imzayı attığında devre arasına kadar tökezleme dönemi olur, ikinci yarıda sistem anca oturur takım top oynamaya başlar diye düşünenlerin sayısı hiç de az değildi. şubat ayına ilk 5'te girebilirsek iyi deniyordu.. fakat bu müthiş başlangıç ve tempoyu gördükten sonra bu düşünceler unutuldu, beklentiler erkene çekildi. bu takımın temmuzun başında sezonu açtığı, üç ay boyunca hiç maç kaybetmediği de unutuldu.. adnan polat işini bilen başkandır, rijkaard ve ekibi de dünyada işini en iyi yapan ekiplerden biridir. herkese başa dönüp ikici yarıya kadar beklemelerini öneriyorum, sezon başındakinden daha sağlam bir performansla geri dönecektir bu takım..

Blogger tarafından desteklenmektedir.