2 Eki 2009

,

Galatasaray 1-1 Sturm Graz


Teknik adamların oyuncu ya da sistem üzerinde değişiklik yaparken baktıkları tek şey sahadaki oyun değildir.. Oyuncu psikolojisinden tut, skorun ne olduğuna kadar birçok faktör devreye girer, hoca da bunların hepsini hızlı bir şekilde değerlendirir ve karar verir.. Eskişehir maçında skor 1-1'ken benzer oyuncuları çıkarıp benzer oyuncuları soktuğu için eleştirildi Rijkaard, başka bir güruh da çıkıp Hollandalı hocalar sistemine inanır geyiklerini savurdu basında.. Bunların ikisi de değil fakat, böyle bir set yok ki futbolda.. Bir hoca daima aynı tip oyuncuyu çıkarıp aynı tip oyuncuyu sokar, bir diğeri 3 puan gerektiği zamanlarda hücum oyuncusu sokarken mutlaka defansif oyuncu çıkarır.. Hiçbir hocayı böyle kalın çizgilerle diğerinden ayıramazsınız ki.. Galatasaray'ın zamanı gelince sahada 4 forvetle oynadığı periyotlar da gelecek, defansif oyuncular topluluğuyla da oynayacak.. Hep aynı tip oyuncuyu alıp aynı tipte başkasını oyuna sokuyor diye eleştirilen Rijkaard Beşiktaş maçında skor avantajında Keita'yı çıkarıp Barış Özbek'i almıştı mesela.. Bugün 0-1'lik skor dezavantajında ise Ayhan'ı çıkartıp Kewell'ı aldı sahaya, Elano'yu geriye kaydırdı.. Eskişehir maçında neden yapmadı bunu? Çünkü kaybedilecek 1 puan vardı.. Bugün ise cepte puan yoktu, en azından o puanı almak için hücum hamlesini yaptı.. Bugün ilk çıkacak oyuncu kimdi? Topsuz oyunda ilk geldiği güne göre tartışmasız bir dirilik göstermesine rağmen toplu oyunda bir o kadar kötü olan Elano.. Peki Elano niye çıkmadı? 9 numaralı tabela kalktığı anda kafasını öne eğip kenara gelen, geldiği günden beri yavaş yavaş bu durumu kanıksayıp takımın içine girememe durumu ortaya çıkan oyuncunun psikolojisini daha fazla bozmamak belki de.. Onu da sistem içinde farklı bir rolde değerlendirip, o rol içinde ondan gelecek artılarla maçı çevirmeye çalışmak.. Sahanın en kötülerinden Elano'nun maç boyu defalarca deneyip başarılı olamadığı derin ve uzun toplardan birinde Baros'u defansın arkasına sarkıtması bunun net sonucu.. Sturm Graz'ın Elano bir kademe geriye geçtikten sonra topla her çıkışında Galatasaray'ın arkasına doğru gidişi ise başka bir sonucu..

Elano Galatasaray'a geldiği günden beri takip ediyoruz.. Galatasaray'daki düşüşte 9'un takıma girişinin bir etken olduğunu düşünüyorum.. Ki oluşmuş ya da oluşmaya başlamış olan bir sistem içine giren her oyuncu o yapıda belli arızalar yaratır, zamanla çözülmeye çalışılır.. Arda Rijkaard göreve geldiği günden beri forvetin arkasında, supporter olarak oynuyor.. Bu blogda da Arda için en doğrunun bu olduğu, en efektif Arda'nın merkezde ortaya çıktığı, solda monotona bağlayan Arda yerine, sadece sezon başlangıcında belki de 3 yılın toplamının yarısı kadar asist yapıp oyuna etki eden Arda'nın supporter'da kademe atlayacağı yazıldı daha önce.. Sezon başında hal ve tavırları yerini yadırgadığını gösteriyordu.. Ama çok çabuk bir şekilde alışıp oyuna etki etmeye başlayınca zevk aldı ve benimsedi.. Elano'nun takıma girip beraber oynadıkları maçlarda dikkat çeken bir nokta var.. Elano mutlaka oyuna merkezde başlıyor ve Arda eski bölgesine geçiyor.. Hem Elano'nun olmamışlığı, hem de merkeze alışan Arda'nın tekrar sola geçince kaybettiği motivasyon oyuna yansıyor ve bu sefer yer değiştiriyorlar.. Arda toparlanıyor, Elano solda etkisiz olmaya devam ediyor.. Oyuna Kewell ya da başka bir oyuncu giriyor ve Elano dışarı alınıyor.. Yeterli zamanı verdik, şu anda takım içinde net bir Elano sorunsalı görünüyor.. Çözecek kişi Rijkaard.. Merkezde Arda'yla beraber olmaları bana göre imkansızdı, ki son yarım saat bunu biraz olsun doğruladı.. Sol açık en uygun olacağı bölgeydi gözümde ama şu an için bunun da mümkün olmayacağı yavaş yavaş çıkıyor ortaya.. Supporter'da ısrar edilirse mutlaka aşama kaydedecek ama bu sefer de Arda'nın tekrar kimlik bunalımına girme durumu ortaya çıkabilir.. Bazı şeyler sahada görünmeden büyük mutluluk yaratıp, sahada yalan olabiliyor.. Bazı durumları sahada görmeden anlayamıyorsunuz.. Ligin özel yapısı, oynanan futbol, rakipler de etkiliyor bazı şeyleri bu oyunda.. Geldiği gün müthiş bir transfer olarak görünen Elano uzun zamandır bu takımda yer alan biri olarak şu an itibarıyla bazı soru işaretlerini oluşturmuştur.. Geçen sene sol açıkta değerlendirilen Arda'nın üzerine başka bir sol açık Kewell alındı.. Arda'nın sağda yapabileceğini düşündük, olmadı.. Bu sezon başında Arda ortaya geçti, yeni bir rol verildi ve sistemi değiştirebileceği düşünüldü.. Şu andaki Elano'yu gördüğümüzde yine Arda'nın üstüne yapılmış bir transfer izlenimi doğuyor bende, ki yapısal bir yanlışlık olarak ilerleyen günlerde artarak devam edebilir ya da çözüme kavuşturulur..

Ayhan'ın takıma girişinin merkezde yarattığı rahatlık göründü.. Sarp ve Topal'dan sonra Ayhan çok başka bir adam.. Bugün yanındaki Topal kötü oyununa devam etti.. Bu kadar birbirine bağlı oyuncuların yer aldığı bir düzende çarklar diğerlerini de etkiliyor.. Sırtını çizgiye vererek oynayan oyuncuların kötü performansı merkezdeki oyuncuların kötü performansından çok daha az zarar verir takıma.. Çünkü sırtlarını çizgiye verirler ve etkileyebildikleri alan 180 derecelik bir açı üzerinden şekillenir.. Merkezdeki oyuncular ise her tarafa bakmak zorundadır.. Topla daha çok buluşurlar, oyunun içinde daha çok yer alırlar, daha çok oyuncuyla ilişkiye girerler.. Kötü oyunları da sistemi çizgideki oyunculardan çok daha fazla etkiler.. Galatasaray'ın en büyük sorunu göbekteki iki oyuncu ve supporter'la aralarında kurulan bağ derken kastetmeye çalıştığımız şey buydu.. Kenardaki Sabri'nin, Balta'nın, Kewell'ın kötü oyunu sistemin uzantılarını etkiler, Topal'ın kötü oyunuysa sahadaki kötü duruma direkt etki eder.. Bu bağlamda merkezin önemine tekrar dikkat çekmek gerek..

Sturm Graz'ı ilk defa izliyoruz.. Tek maçla görünen gerisi sağlam, orta sahadaki oyuncuları teknik bir takım.. Orta alandaki pas koordinasyonlarını oyunu geride kabul eden bir takım için bile çok iyiydi bugün, Galatasaray'a üstün geldikleri bir nokta budur.. Gordon Schildenfeld kör değilmiş, onu anladık bugün biraz da olsa.. Çok iyi pas yapan, topla iyi çıkan bir takım.. Bunda biraz Galatasaray da etkili oldu ama Sturm'u bir kere de iç sahada izlemek gerek.. Deplasmandaki maç da sıkıntılı olabilir Galatasaray için..

Galatasaray için artık daha rahat konuşabiliyoruz.. Düzen açık bir şekilde geçtiğimiz senenin uzantısı olarak yansıyor sahaya.. 4-3-3 geyiklerini yavaş yavaş bırakmak gerekiyor artık.. Zira Elano tek pasa uygun futbol yapısına rağmen fiziki ve defansif yönden merkeze bariz bir zayıflık getirirken, bu yönden iyi olan Arda ise topu ayağında çok fazla tutarak pas koordinasyonuna sekte vuruyor.. Arda'yı değiştirmek çok daha akla yatkın, ama başka yerde olmayacak Elano takımın önünde bir sorun.. Geçtiğimiz sezonki arızalı yapı Keita'nın getirdiği artı, Sabri'nin gelişimi, Aydın'ın soldan getirebileceği ekstra performanslarla ikame edilmeye çalışılacak artık.. Bu puan kayıplarına üzülmek yersiz.. En baştan beri sıkıntılar yazılıyor burada.. Üst üste gelen galibiyetlerden sonra 3 gün arayla Sami Yen'de gelen iki beraberlik beklenmediktir, moralleri bozabilir, normaldir.. Çıkarsınız, doğruları yaparak topunuzu oynarsınız, alacağınız puanı alıp ligdeki sıralamanıza ulaşırsınız.. Gerisi teferruat bu işte.. Galatasaray 1.5 senedir doğru yolda, yoldan çıktığı yerlerde biraz şansla, biraz da kısmetle iyi toparlayıp tekrar rotaya dönmeyi başardı.. Abartı övgülere kanmadan, ağır negatif yorumları sallamadan, takımdaki arızaların ve eksiklerin farkında olarak, bunların maç maç çözüme ulaşmasını beklemekten başka yapılacak bir şey yok.. Doğrusu bu, Rijkaard'ın yapacağı da bu.. Geçen sene gibi, sabredip beklemek gerek.. Ama gerçek anlamda beklemekten bahsediyorum.. Fazlası için doğru adres David Copperfield'dır, normali için ise Frank Rijkaard..

27 YORUM:

Chao Grey dedi ki...

4-3-3 yorumları geyikse madem, Galatasaray'ın şu an oynadığı taktik diziliş nedir?

Adsız dedi ki...

eline saglik bilader noktayi koymussun.

Oylum Tanış dedi ki...

Yazıyı bekledim sırf, yazman iyi oldu. Güzel noktalara değinmişsin. Umarım takım çizgisini bir an önce bulur.

nuri dedi ki...

tebrikler, her zamanki gibi cok iyi bir mac/GS analizi, hatta birikimli ilerledigin ve onceki yazilarinla butunluk olusturdugu icin gittikce daha tadindan yenmez oluyor, bekleyelim gorelim, GSnin ve bu blogda yazilanlarin ilerlemesini

vakilinchuk dedi ki...

Enfes yazı.Tepkilerimizi skora göre belirlememek gerek,skorlar iyi olunca çoşup,aksayınca sinire kesmemek gerek.Kaybedilebilecek kupaları göze almak gerek,hatta ben bu sene şu veya bu şekilde Fenerbahçe'nin işi götüreceğini tahmin ediyorum,ama gözlerimiz skorden ötesini görmeye devam ederde,Rijkaard'ı yemez/yedirmezsek,yada Mart'ta yönetim değişip yeni yönetim "Kendi hocamızla çalışacaz." diyip hocayı harcamazsa,uzun vadede kazananın kim olacağına şüphe yoktur,ve kazanılacaklar alelade lig şampiyonluklarından fazlası olacaktır,inanıyorum...

Parma Maniac dedi ki...

Chao Grey, geçen seneki 4-4-1-1'in tamamen aynısıdır bu takım.. Nasıl ki Skibbe bu takımın başındayken kimse 4-3-3'ten bahsetmemişse, bugün o 4-4-1-1'i bırakıp, tamamen aynı olan yapının 4-3-3 olarak değerlendirmesi geyik ve algıda seçicilik..

4-3-3 bana göre üst sistemdir, şu anda bu rakamlar topluluğunun en nadide üyesi, en kullanışlı opsiyonudur.. Rijkaard gelince de 4-3-3 oynayacağız diye bayram yapıp bloga taşımışlığım da vardır.. Bir maç yazısında örnek olarak yazmıştım, 4-4-1-1'e sen 4-2-3-1 ya da 4-3-3 dersin, 4-4-2'ye biri 4-2-4 der, 3-5-2'yi biri 3-4-1-2 olarak yorumlar.. Bunlar tamamen yorum farkıdır, hiçbirini de yalanlayamazsın.. Ama Rijkaard geldiğinde heveslendiğimiz bir 4-3-3 varsa, bugün takımın oynadığı sistem ve düzen o 4-3-3 değildir.. Arda ve Elano'nun bu rolleriyle olması da pek mümkün görünmüyor..

Chao Grey dedi ki...

Bir geçiş dönemi taktiği mi diyorsun yani? Çünkü benim gördüğüm Topal defansın hemen önünde çapa görevinde; Arda, Sarp, Elano, Ayhan yanyana oynuyor rotasyonla. Geçen sene Lincoln'ün etrafı sarılırdı Kewell ve Arda'yla, bu sene daha geniş bir alanda bu isimler. Gerçek manada 4-3-3'e ulaşana kadar yavaş yavaş alışma dönemi o zaman bu diziliş.

anilkos dedi ki...

Peki şu düşünülebilir mi, devre arası Arda'ya Ayhan'ın mevkisi aşılanıp öyle bir düzen kurmak.Birde bu orta saha defosunun ortaya çıkmasında defansın da suçu büyük bana kalırsa,topu çok fazla geveliyolar,hani bir eti fazla çiğnersen sakız olur yutamazsın ya o hesap.

Bana tüm yollar sene sonu Arda ve Topal nakte dönüştürülecek gibi geliyor ama dur bakalım.

oumar dedi ki...

arda' yı topal ve ayhan ın önünde değilde sol iç olarak görebilsek keşke!? ayhan' ı yada linderoth' u da sağ iç olarak... elano' dan da sağ iç belki ileride olabilir diye düşünmüştüm ama bu oyunlarıyla ne arda' dan böyle bişey beklenebilir. nede elano' dan. umarım tam anlamıyla 4-3-3 ü görebiliriz galatasaray sistemi olarak.

Parma Maniac dedi ki...

Chao Grey, ben 4-3-3'te ilk olarak orta üçlüye bakıyorum, zira sistemi diğerlerinden farklılaştıran o oyuncuların birlikteliği.. Ortayı geniş bir alanda parselleyip açık/forvetleri ileriye iten ve savunma görevlerini azaltanlar da bu oyuncular.. Açıkların durumunu değerlendirip geçen seneyle karşılaştırmak bence çok anlamlı değil, çünkü Keita farkı var bu sene.. Geçen sene solda Kewell, sağda Arda ve bu oyuncuların 60 dakikalık kondüsyonu hücuma yeterli desteğin verilmesini engelliyordu ve burada defalarca yazdığım gibi geçen senenin en büyük sorunlarından biri buydu.. Şimdi 90 dakika durmayan ve düzenli içeri dalış yapan Keita farkı var takımda.. Geçen sene bu Keita olsaydı kenardaki oyuncuların rollerini bu farklılık üzerinden de değerlendirmek gerek.. Daha 4 ay oldu Rijkaard göreve başlayalı, resmi maçları da 2 aydır oynuyor takım.. Değişip gelişebilir her şey, farklı bir noktaya da gidebilir ama benim şu anda gördüğüm budur..

anilkos Arda'nın mevkiisiyle bu kadar oynanacağını, daha da ötesi kaleden bu kadar uzaklaştırılıp mutsuz edileceğini düşünmüyorum ben.. Gerek de yok ayrıca bence..

gica dedi ki...

sabri sene başında çok güzel top oynuyodu. fakat son iki maçta sezon başına oranla kötü diye düşünüyorum. kademesini çok fazla kaybediyor ve geri dönmede sıkıntı yaşıyor. arda'nın da milli maç arasından bu yana formunda düşüş olduğu gerçeği var bence. güçsüzlük seziyorum onda. topal ve elano da ki kötü gidiş acaba sezon öncesi kamplara tam katılamamış olmalarından dolayı mı diye düşünmüyor değilim. elano çok çabaladı, bir şeyler yapmak için çok uğraştı ama o bitirici hamleyi -asist dışında- yapamadı. bence bugün abartıldığı kadar kötü değildi elano, en azından ikinci yarıda. ayhan'ın tam olarak dönmesiyle sarp-ayhan-elano gibi bir orta sahayla tekrar sistem oturur diyorum ben. panik yapmak şu an için gereksiz. zira bence kaybedilmesi muhtemel maçları gayet iyi geçtik. abartıldığı kadar iyi değildik. ama o esas abartılması gereken futbolu oynamamız için bgünkü beraberlikler gerekli sanırım...

anilkos dedi ki...

Sağlıklı bir Linderoth epeyce problemi çözer diye düşünüyorum en azından senin bahsettiğin açıkları rahatlatmak açısından ancak umudumda yok açıkçası.Önceki yorumda unuttum ancak Elano daki güçsüzlüğü bence sezon öncesi kamp sorununa bağlayabiliriz,Emre belözoğlunu örnek veririm bende sürekli bu konuda.Geçen seneki Emre ile bu seneki Emre arasında dağlar kadar fark yok mudur sence.

Olayın güzel tarafları ise çok çok sancılı geçecek" barcelona sondan bir üst sıradaydı sanırım ilk yarı" bir dönemi 14 maçta 10 galibiyet ile sürdürmek oldu.İtiraz edilen penaltı pozisyonunun başlangıcındaki Keita'nın çizgiye inişi bile insanı umutlandıran en büyük etkenlerden biri bence.

Schumy dedi ki...

22 yaşında bir oyuncunun üzerine takımı kuracağız vs diye bas bas bağırırsanız bu oyuncu oynadığı bölgeyi beğenmez ve surat yapar.

Arda hala amatör ruhlu. Geçen sene sağda oynamak istemedi Kewell o eksik fiziğiyle didindi orda, bu sene de solda oynamak istemiyor, şimdi de hayatında belki hiç orada oynamamış Elano orada didiniyor sesini çıkarmıyor.

Tamam Arda göbekte etkili ama kusura bakmasın pasaportundaki ülke değil sahada yaptıkları onu Avrupa' ya götürür.

Takımı düşünüyorsa antremanlarda sol bölgeye yakın oyununu geliştirsin. Yapabildiğini herkes biliyor.

Golde bile Elano eliyle itti Arda' yı, bıraksa Arda hala etrafında dönecek.

lesmiserable dedi ki...

şu maç için çok şey yazılabilir. ama en açıkça görülen takım adına genel totalde görülen fiziki zaafiyete rağmen maçı kazanmak için özellikle bazı oyuncular tarafından gösterilen yüksek azim ve çaba, ankaragücü maçı için beni açıkçası endişelendiriyor. mutlaka frank'ın bu maç için düşündükleri olucaktır.
ama özellikle eskişehir maçında gördüğüm ve blogda paylaştığım, bu tarz lig maçlarında puan kayıplarını minimize etmek adına, karşı takımın da ne oynadığının sahaya nasıl çıktığının teknik heyet tarafından analiz edilmesi gerektiği veya bu ligi daha iyi tanıyanlardan bazı tüyoların alınmasının faydalı olucağını düşünmekteyim. nonda-baros, caner-uğur tercihleri üzerinden somutlaştırmıştım bu solediklerimi ama varmak istediğim asıl nokta buydu.

theotheo dedi ki...

elano transferinin galatasaraya toplam maliyeti 20 milyon euro.

sözleşmesinin sonuda 32 yaşına gelecek elano.

bu bir transfer yanlışının sonucudur, takıma aynı tip fiziği zayıf, top tekniği yüksek oyuncuları doldurursanız, bu sıkıntıyı yaşamanız çok doğal.

delgado-ricardinho olayına benziyor bu da. tigana da bir türlü ikisini bir arada oynatacak bir sistem geliştirememişti.

galatasaray bu yıl her ne kadar iyi transferler yapsa da, bir transfer stratejisinin olmadığı çok açık ortada.

ancak tabiki rijkaard'a sabredilmeli, böyle adamlar her ne olursa olsun kolay harcanmamalı.

onur dedi ki...

1. Bence Elano ancak gelecek sene Arda satılırsa oynar bu takımda bu haliyle; o da çakması olarak. İkinci bir Lincoln olayı başımıza gelmez umarım, iyi yönetilmesi lazım bu psikolojik sürecin.

2. Kewell bu sezon Aydın ile paylaşır dakikaları...Aydın form tutabilirse de oturur kenarda...sene sonu da teşekkür edilir gönderilir, yerine sert & hızlı bir kanat/forvet alınır paraya kıyılıp.

3.Linderoth; isminin taraftarın kafasını karıştırmaması için gönderilir devre arasında. Zararın neresinden dönülse kardır! Seneye de Topal'a iyi bir teklif gelirse satılır, yok olmadı devam eder...Dünyada oyun kurabilen ön libero yok ki (tabii ki var da parasıyla) biz bulalım...ikinci sınıf bir isim alacağımıza kalsın bari.

4. Nonda seneye gider...para bulunursa yerine bomba transfer yapılır; yoksa Harve Tum alınır taraftar kahrolur.

5. Sabri'nin yerine Dani Alvez alınır taraftar kurtulur...Olmadı Rijkaard gönderilir tribünden birisi teknik direktör yapılır o da keser Sabri'yi takımdan...Sonuç ne olur bilmem ama taraftar rahatlar, sağ bek oynayacak olan Uğur'a küfretmeye başlar bir süre sonra...

futbol-kolik dedi ki...

Galatasaray 4-3-3 oynamıyor bu çok açık.Riijkard ilk geldiği zamanlarda bazı maçlarda bunu kullanmayı denedi ama baktı olmuyor hemen sistemini değiştirdi.Orta sahanın ortasında oynayan Arda defansa hiç dönmediği için Riijkard bu taktikten vazgeçip direkt olarak 4'lü savunmanın önünde M.Topal,M.Sarp(Ayhan) ikilisi onların önünde sağda Keita,solda Elano ve ortada Arda önlerinde Baros.Yani tamamen 4-2-3-1.Bu dün oynanan maçta biraz değişti ama.

CaRtMaNtR dedi ki...

Elano bence zaman zaman sağ kanat/forvet tarzıda bir rolde oynayabilir ama burada kilit olan Keita'da eğer sahada ise onun solda vereceği performans olur. Fakat her sonuçta uygun bir rotasyonla bu oyuncuların tamamına 20 maç civarı forma verilerek hepsi tatmin edilebilir gibi.

Dün geceki maçta elbette eksikler vardı ama takımın kötü oynadığı yada bekleneni veremediği son maçlarda bile bir çok gol pozisyonuna girmesi bile uygulanmak istenen yapının oturması sonucunda ortaya konacak dominasyonu işaret ediyor.

berserk dedi ki...

M.Topal 'ın yapabileceği en iyi şey; sen bu adama markaj yapcaksın görevi. FB maçında Alex 'e markaj verirsin yapar onu, daha önce yaptığı gibi. Ama onu orta 3 lünün ortasına dikip sen burayı savunacaksın topu kapmak için savaşacaksın, tackle becerilerini göstereceksin, kaptığın topları da basit hızlı oynayacaksın dersen yapamıyor. Kendi bildiği gibi oynaması da sistem için yeterli olmuyor. Bir de orda oynayan oyuncunun ikinci diye bahsedilen dönen toplarla buluşması ve kaleyi bombalaması gerekiyor-ki yaptığı bir vuruş var ki taca çıkıyordu.
Diyebileceğim tek şey; Linderoth 'a Allah acil şifalar versin.

Ayrıca @Parma; Elano 'nun City de ki son maçlarını izlediysen sağ veya sol kanat oynamıyordu. Direk ortada oynuyordu. Bana Gerrard' ı anımsatmıştı izlediğim maçlarda. Bizde de orda oynayabilir. Ama biraz daha güçlenmesi gerekiyor evet yapıyor ediyor tam olacak ama düşüyor yoruluyor. Gücünün yettiği pozisyonlarda da zaten asist yapıyor. Biraz daha güçlenmesi gerekiyor. Attığı uzun ters topları bu takımda yapabilecek birisi daha yok. O topların da bu takım için gerekli olduğundan Rijkaard bahsetmişti.

İhtiyacımız; Ayhan 'ın form tutması ve Linderoth' un da sisteme dahil olması.

Ayrıca belirtmek istediğim bir nokta daha var. Leo Franco.
Çok iyi bir kaleci.

Atilla Çelik dedi ki...

Olumlu taraflarımız da var, olumsuz taraflarımız da. Sistemi oturtmanın sancılarını yaşıyoruz son maçlarda. Pozisyonları değerlendirememenin ve affedici olmanın skorsal dezavantajı moralleri bozuyor gibi. Ama ben hala sistemi kazanmak adına çabalarımızı görüyorum. Bu anlamda ayrıntılı görüşlerimin hepsini buraya yazmak uzun ve yorucu olacak. Kısa yoldan ulaşabilmek için uzun maç analizim ile ilgili bağlantıyı buraya ekliyorum:

http://kayipzamaninpesinde.blogspot.com/2009/10/galatasaray-strum-graz-futbolun-basit.html

amanteramco dedi ki...

Bence takımda en büyük eksiklik bazı oyuncuların formu ne olursa olsun sahada olmaları yani t. direktörümüz tuttuğu oyunculara çok fazla şans veriyor ama sildiklerini hiç değerlendirmiyor.Takımda istikrarlı olarak kötü oynayanlar var kewell gibi m.topal gibi.Böyle bir maçta barış,uğur yada alparslan değerlendirilemezmi.Uğur uçar sol kanatta sağ kanattan fazla oynuyor.Barışa ancak 3-0 olursa oda 18 deyse şans veriliyor.Bana bu durum çok tehlikeli geliyor.

my jekyll doesn't hide dedi ki...

takımdaki kötü gidişin sebebi 9 değil 14'tür. geriye yaslanan bir takımda elano-sarp ikilisi daha başarılı olacaktır bence..elanonun topu koşturan oyunu takıma vites yükseltecektir. topalın takımı yavaşlatmasına son verilmediği sürece kapanan ve ayağa pas yapan her takım bizi zorlar.. ki bu fenerbahçe olursa 1 kasımdan iyi bir sonuç çıkarmamız zor demektir.

cortez85 dedi ki...

ajajajaja frank es basura.

sicko dedi ki...

Yazın için teşekkürler ve ellerine sağlık.

Elano'nun 60'a kadar yaptığı etkili bir pres var. Bu bana ümit verdi. Eğer ki Elano sezon başı kampta olsaydı şu an belki de 4-3-3 diye düşünecektik sistemi ki bence 4-2-3-1 de gayet mantıklı ve güzel bir sistem. Elano ve Arda ve Keita arasındaki top paylaşımı dengelenirse, Elano'nun kondisyonu artarsa bence 4-3-3 oynayabiliriz. Belki zor görünüyor, biliyorum. Çünkü Rijkaard'ın da dediği gibi "Egoları törpülemek kolay değil." Arda topla oyununu hemen azaltamaz. Keita ve Elano da topla oynamayı bir o kadar seviyor.

Sözün özü, iyi yoldayız. Umarım bir gün 4-3-3'ü hakkıyla oynayabiliriz. İyi akşamlar.

ike144 dedi ki...

Şu an bence de kesinlikle 4-3-3 oynamıyoruz bence de. Barcelona örneği çok yazılıp çizildiği ve de en doğru örnek olduğu için söylüyorum; Xavi-Iniesta gibi her 2 yönü de oynayan (iyi ve sürekli oynayan demek lazım burada yoksa Barış Elano Arda Ayhan Linde diyebiliriz) oyuncumuz yok. Defansif yönleri ağır basan ve ofansif yönleri ağır basan orta saha oyuncularımız var. Ve benzer tipte oyunculara sahibiz bu da doğru. Bu da takımda hücum defans arası kopukluk yapıyor, alışma döneminde de doldur boşalta sebebiyet veriyor bu. Neyse konudan kopmadan, ben maçtaki futbolu kötü bulmadım gelecek için umutluyum. He, 8. hafta oldu ne geleceği dersiniz; birşey diyemem ama benim beklediğimden kötü gitmiyor Galatasaray..

http://bayrakadam.blogspot.com

Adsız dedi ki...

433 denen nanenin dizilimi şöyle bişedir:
gk
dr-dc-dc-dl
dmc
mc mc
wr wl
st

oysa galatasaray'ın dizilimi 4411 mi denir 4231 mi bilemem ama şöyle bişidir:
gk
dr-dc-dc-dl
dmc-dmc
amr amc aml
st

gerçek anlamda 433 oynayabilmek için sağ iç sol iç orta sahaların hem hücumu hem savunmayı bilmesi gerek. bu xavi olur iniesta olur cesc olur yeri gelir ayhan arda olur. ama topal'la sarp'la elano'yla bu orta saha kurgusu kurulabilemez.bi taraf hep sakat kalır çünkü. o nedenle sistem daha çok kanatların üzerinden kurulan oyunla 4411/4231'e evrilir. kafayı bu rakamlarla bozmaya da gerek yok aslında. sezon başında enfes hücum varyasyonları sergilenirken şu an takım bariz kötü oynamakta.çözümü rakamlarda değil performansların artmasında.

bir de elano hiç bi zaman öyle abartıldığı kadar üst düzey bir oyuncu değildi.hala değil.ortalaması budur.uzun pas sevdası en büyük dert.goldeki gibi öldürücü işlere kafa yorsa faydası artacak.ama bugünkü oyunu asla ortalamasının altında bir oyun değildi.sadece uzun pasları yerine gitmedi hepsi bu.

Schumy dedi ki...

Yahu Barca Rijkaard döneminde de 4 2 3 1' e yakın bir taktikle oynuyordu.

Roanldinho' nun olduğu bir takımda 4 3 3 nasıl oyanayabilirsiniz ?

Ne zaman ki Iniesta adam oldu, Xavi tecrübeli oldu, Keita alındı Barca o zaman 4 3 3 oynamaya başladı.

Guardiola Rijkaard' ın tırnağı olamaz, alın Milan' ın başına geçirin bakalım neler yapacak Guardiola.

Rijkaard' ın ilk sezon sancılı da 2. olarak bitirdiği sezon Barca' nın kadrosuna bir göz atın kimler var. O kadro bırakın ikinciliği ligde orta sıralarda bile yer almayı haketmiyordu.

Rijkaard ciddi anlamda taktiksyen bir teknik direktördür, elindeki kadrodan en iyi faydayı almayı bilmektedir.

Blogger tarafından desteklenmektedir.