3 Haz 2009

3 ay 10 gün


Sonu bu kadar başından belli birliktelikler uzun da sürmüyor tabii.. Futbol yönünden hiçbir zaman eleştirmek istemedim Bülent Korkmaz'ı, sunduğu performans vasat dolaylarında gezseydi bile kendisi hakkında bir şeyler söylemek için öbür sezonu beklemeyi tercih edecektim.. Ama sahanın dışında öyle saçma sapan işler yaptı, kendi kendisini o kadar baltaladı ki saha içine fırsat kalmadı.. Bir takımın başına bazı oyunculara karşı önyargıyla geçip, bu düşüncelerinizi 2 hafta geçmeden açığa vuruyorsanız kişilik zaafiyetiniz olduğunu göstermekten başka bir iş yapmazsınız.. Şun seneye dair elde olan az sayıdaki güzel şeylerden biriydi yabancı hücumcuların performansı.. Birine takımın başına geçmeden takmıştı Kaptan, 2-3 haftada harcadı ama bir türlü öğütemedi.. Kendi zarar gördü o öğütücüde.. En çok gol atanı kenara alma yarışına girdi, gücü yetmedi.. Taraftarın en sevdiği başka bir ismi ilk geldiği maçta yedek bıraktı, sakatlık sonrasında oyuncunun sahaya girmesiyle takım kurtuldu.. Yetmedi, 90. dakikada oyuna alma yolunu seçti, ki hiçbir hoca böyle adamlara bu tip bir muamele yapmazdı.. Takıma disiplini yıldız ve şöhretli oyuncular üzerinden göstermeye çalışanlar hep patlamıştır futbolda.. Bülent Korkmaz bunun en acemi örneklerinden birini oluşturdu..

Saha içinde yoruma girmek istemedim ama 6 ayda oluşmuş bir takım öğeleri de bu kadar zorlayabilirdi bir hoca.. Sezon ortasında kendi kurmadığın takıma gelmek zordur, büyük eleştirileri de kaldırmaz ondan sonra yapılan işler, hepsine eyvallah.. Ama Bülent Korkmaz kötü bir takım almadı.. UEFA'da önü açık, ligde bir düşüşe girmiş, kötü bir mağlubiyet almış bir takımın başına geldi.. İki tarafta da kötüleşmeyi sürdürdü fakat.. Sezon ortasında gelenleri fazla yargılamazken, futbolda Guus Hiddink, Markus Babbel, Juande Ramos gibi örneklerin olduğunu da unutmamak gerekiyor..

Galatasaray yönetimlerinin kifayetsizliklerini kamufle etme araçlarından sonuncusuydu Bülent Korkmaz.. Şimdi elde kalan tek isim Hakan Şükür.. O kumarı da birkaç sene sonra oynadıktan sonra takke iyice düşecek..

Kaptan'ı hep saha içindeki hareketleriyle konuşmak istedik, bir türlü izin alamadık kendisinden.. Hoca olarak hiçbir şey başaramamış, gittiği her takımdan kovulmuş biri olarak çok gereksiz bir ego denizinde yüzdüğü görülüyor.. Bıraksın bunu.. Bundan sonra asla böyle bir fırsatı bulamaz bu kafayla gittiği sürece.. Son 3 ayıyla buna fazlasıyla zarar verse de, böyle olmasına üzülecek Galatasaraylı sayısı hala çok yüksek.. Her şeye sıfırdan başlamanın zamanıdır Kaptan için..

10 YORUM:

Jester dedi ki...

Bu tamamen sonuca yönelik bir hamle oldu bence. Bülent Korkmaz'a daha çok şans verilebilirdi. Hatta Guerrero olmasa bugün bunlar konuşulur muydu???

http://kadifeayaklar.blogspot.com/

quantrell dedi ki...

Eyvallah eline sağlık parmamaniac. Aynen katılıyorum söylediklerine. Eklemek istediğim bir söz var, beterin de beterin vardır, dimyata pirince giderken, evdeki bulgurdan olduk. Tüm sezonun özetidir. Skibbe'yi mumla arayacağımızı hiç sanmazdım.

Liverbird dedi ki...

Hala sonuca yönelik deniyor yahu! Arkadaşlar Galatasaray gibi bir takım 2 farkla maç kazanmadı. Öne geçtiğimiz her maçta bir an önce bitsin diye dua ettik ve kazandıklarımızı hep tek farkla kazandık, 3 gol attığımız maç yok. Resmen Anadolu takımına döndük, hala neyin sonucu diyorsunuz ya?

Ben mi dedim öne geçtiğimiz her maçta forvet çıkar, gol lazımken Yaser'i çıkar Volkan'ı sok, 91'de Kewell'ı sok, göbeğiyle milletin dalga konusu olan Hasan'ı sokup diri adam lazımdı de diye? Skibbe zamanında Sami Yen'de 3'den aşağı attığımız maç yok nerdeyse, öne geçtiğimiz maçların %90'ını 2-3 farkla kazanmışız.

burak dedi ki...

seneye hakan ünsalın yanına çeker koltuğu ntvsporda yorumcu olarak..

K-RaMo dedi ki...

http://grandefootball.blogspot.com/2009/06/galatasaray-n-vefas.html

bir yorum da benden konuyla ilgili

Travis dedi ki...

yıllar önce eşleştirildiği Maldini ile sonlarını karşılaştıracak olursak durum cidden vahim.. Gs açısından ise acınası..

Vincenzo dedi ki...

Eline hatta ayağın da sağlık. Neticede sağlam şut.

Özel teşekkür ettim..
http://romanistabukowski.blogspot.com/2009/06/korkmaz-4.html

Sade dedi ki...

Bülent Korkmaz ve Galatasaray ayrılığı hakkında okuduğum en objektif yaklaşımlardan biri!

amanteramco dedi ki...

Objektiflik mi?
Tamamen eleştirmiş olmak için eleştiri yapılmış.
Allah aşkına Bülent Korkmaz a gelene kadar şu neresinden tutsan elinde kalan yönetim ve galatasaray taraftarı için bi yazı yazsanız diyorum.Bülent Korkmaz üzerinden prim yapmaktan vazgeçin.
Gittiği heryerden kovulmadı ayrıca.Bursadan yada gençlerden neden ayrıldığınıda bi araştırın orda burda zikredip durmadan önce.

Burak Şahin dedi ki...

Galatasaray Yönetimi geçtiğimiz gün Bülent Korkmaz'ın istifasını kabul ettiklerini açıklamış. Şaşırmadık maalesef. Kızamadık da. Bülent'in başarısız olduğu gerçek.Gelecek için umut vermediği de.
Acı tarafıysa bu beraberliğin böyle sonuçlanacağı bilindiği halde, belkide böyle sonuçlanacağı bilindiği için Bülent'in takımın başına getirilmesiydi. Yönetimin hatalarından doğacak tepkiye, paratonel olarak göreve getirilen Bülent. Yetersizliği dolayısıyla görevden alyrılıyor. Maalesef bir Galatasaray efsanesi daha, kendileri kadar Galatasaray'lı olmayanlar tarafından harcanmış oldu. Bu arada Yönetim Bülent Korkmaz'ın Anlaşmasını fesh edebilir, Teknik direktör Bülent Korkmaz'la yolları ayırabilir ama Büyük Kapatanla Galatasaray'ın yollarını Kimse Ayıramaz.

www.macbitinoyleiblogspot.com

bir yorumda benden olsun madem

Blogger tarafından desteklenmektedir.