29 Tem 2011

,

Galatasaray 3-0 Liverpool


Liglerin ertelenmesiyle birlikte bu maçın Galatasaray özelinde taraftara küçük bir umut vermesinden ve Terim'in yeni Galatasaray'ıyla ilgili birkaç şey söylemesinden başka hiçbir önemi yok.. Ama burada genelde bu tip galibiyetler abartılır ve tam da Galatasaray'ın ve özellikle Fatih Terim'in bu akşam için buna ihtiyacı vardı.. Son yılların en kötü sezonunu geçirdikten sonra efsanesi başa geçmiş, rakipleri binbir zorlukla uğraşırken transferlerini yavaş yavaş bitiren ve sezona en büyük favori olarak girme hazırlığı yapan takımda camia olarak rahatsızlık yine had safhada.. Fatih Terim'in bugün basına yansıyan rahatsızlığı, yönetim içindeki Terim kutuplaşmasının ilk kez ciddi bir şekilde dışa vurumuydu belki de ve bunun gecesinde Liverpool'u 3-0 yenmek Terim için kuşkusuz çifte zafer..

Ünal Aysal'ın başkan olduktan sonra Kanaltürk ve NTVSPOR'da söyledikleri hala akıllarda.. Türk basınında hala hiç tanınmayan Ünal Başkan'la ilgili çok geniş bir profil yazısı hazırlığı içindeydim ama başkanlığının ilk gününde söylediklerinin şu an için gerçekleşmesini bırakın takımın yanından geçememesinin ışığında benim kendisine bakışım tamamen nötrlendi.. Ortaya büyük para koyup işleri kısa vadede yoluna koymak büyük başarıysa eyvallah ama iki defa taraftar baskısıyla ağız değiştiren, profesyonelleri yönetimden geçiremeyip kurumsallaşma adına şu an için önceki yönetimlerden farklı hiçbir çalışması basına yansımayan Ünal Aysal'ı sadece ortaya koyduğu milyon dolarlarla zirveye çıkaramıyorum.. Bugün ortaya çıkan Terim sorunu da işin noktasıdır, benim için de Ünal Aysal profili tamamen ertelenmiş bir yazıdır..

Fatih Terim'in son iki maçta, iki ciddi rakibe karşı kurguladığı 4-3-3, onun kendi ağzıyla teyid ettiği forvet transferini yalanlıyor.. Sahaya çıkardığı takımlarla istediği transfer pozisyonu bir türlü örtüşmüyor ve bu açıdan Galatasaray'ı değerlendirmek kolay değil.. Bu tarz bir dizilişte Elmander'i İsveç Milli Takımı'ndan aşina olduğu kenara yazmak mümkün ama bunun ilk tercih olması ilk etapta çok kolay değil.. Bu düzende yeni transfer, Elmander ve Baros'tan ikisi birçok maçta yedek kalır ki gerisi bu kadar sorunlu olan bir takım için bu fazla lüks.. Klasik 4-4-2? Avrupa'nın olmaması ve ligde de muhtemel azalmalar sonrasında geçiş ve efektif futbol için kullanılabilir ama ben Terim'in genel futbol bakışında bugünkü düzene yakın dizilişlerin her zaman için daha geçer akçe olduğunu düşünürüm.. Ama bunun ayırdını şimdiden yapmak kolay değil ve öncelikle yeni bir merkez oyuncusu mu yoksa kesin olarak forvet mi gelecek onu görmek gerekiyor..

Sabri'nin merkezde kullanımı tipik bir Terim - oyuncu etkileşiminin sahaya yansımalarından.. Bugüne kadar birçok maçta merkezde görev yapan Sabri'nin bölgedeki en iyi performansını Terim'le vermesi hoca ve onu yıllardır tanıyan bizler için büyük sürpriz değil.. Ortaya koyduğu enerji ve dört ciğer elbette takdire değer ama uzun vadede kesinlikle fazlası gerek.. Felipe Melo'nun başlangıcı muazzam, Selçuk ise Arda kusura bakmazsa bu takımın çok muhtemel takım içi lideri.. İki çok kaliteli merkez oyuncusuyla sezon başında bu kadar umut vadeden takımı gördükçe yılların boşa gidişi daha çok can acıtıyor..

Bu takımın çok net bir merkez oyuncusuna ihtiyacı olmasına rağmen geri dörtlüsü Ujfalusi dışında şu an için bu kadar mantar görünen bir takımda forvet ve Lassana söylemleri yine fazlasıyla lüks ama hocaların her zaman bizden farklı düşündüğü bir şeyler vardır.. Hakan Balta ve Çağlar Birinci varken gidip Sabri ve hatta Ujfalusi üstü sağ bek transferi yapmaya çalışan Terim zaten bunu gösterdi.. Ama savunmayı bu kadar öne çıkarmaya çalışırken bu denli ağır bir savunma dörtlüsü kurma fantezisini neyi düşünerek yapıyor bu geceye dair anlayamadığım tek şey bu..

9 YORUM:

OKI dedi ki...

Çok anlaşılmayacak noktalar değil aslında üzerinde değindiğiniz konular. Öncelikle forvet konusuna değinirsek ve dediğiniz gibi bir maçlık kararlarla değil de öncesi ve sonrasıyla olayları irdelersek, Baros bu takımın sürekli forveti olamaz, hem oyun mentalitesi olarak çok düşük seviyede hem de yine sakatlanma ihtimali çok yüksek, bügün "baros 2 gol attı" değil "baros bile 2 gol attı" demek daha doğru çünkü orta saha düzeni sizin de belirtttiğiniz gibi kusursuz işledi.
Diğer bir konu ise defansın merkezine bir oyuncu ihtiyacı, bence bu da gerekli değil çünkü zaten o transfer UJfalusi ile tamamlandı. Gökhan,Servet,Ujfalusi ve ihtiyaç duyulursa o mevkide sırıtmayacak Ceyhun var. Ujfalusi'nin kalitesinde bir oyuncuyu merkezde kullanabilmek için ise ya sabri sağ beke çekilmeli ancak sabri Galatasaray orta sahasında bu düzende kesin olması gereken bir isim, sabrinin işini yapabilecek diğer bir kişi ise sağlam ve kuvvetli bir yekta olabilir. ya da sağ beke transfer yapılarak bu sorun ortadan kalkabilir. Sol bek içinse bugün gözüme batan tek mevkiydi, Hakan Balta da Çağlar da şu an Türkiyedeki en kaliteli sağ beklerdeen ikisi ama işte kafa olarak hazır değiller o da Fatih Terim'in işi.

Adsız dedi ki...

geçen sezon nerdeydin sen ?

Mert Kuyumcu dedi ki...

Merhaba Emre,

Defansa İbrahim Toroman gibi çabuk bir adamın alınması ve Servet'in yanına monte edilmesi lazım. 'Balta - Çağlar' ikilisinde TSL için bir problem görmüyorum.

Sağ bek'e adam alınmasına gerek yok, nitekim 33 yaşındaki Ujfaluši bambaşka bir dinamizm getirdi. O'nun yerine Sabri de var... Sabri ortada yok ise Yekta var vs.

Dün akşamki ilk 11'e Muslera da eklenince, pek sıkıntı çekmeyeceğimizi düşünüyorum. Ama dediğim gibi, hızlı bir stoper şart!

Sevgiler.

Adsız dedi ki...

Selamlar,

Yaziniza futbol degerlendirmesi acisindan katiliyorum, bence yapilabilecek en guzel takviye kaliteli bir stoper olur. Boylece Ujfalusi'den sagbek olarak surekli yararlanabilir, gobekteki Servet-Gokhan ikilisini de elimiz yuregimizde izlemeyiz.

Ote yandan, Unal Aysal degerlendirmenize yardimci olmasi acisindan bir bilgi aktarayim: Unal Aysal'in Galatasaray icin masaya koydugu milyonlarca Euro falan yoktur, hatta tek kurus yoktur. Galatasaray bu transfer donemindeki nakit akisini son olaganustu genel kuruldan aldigi borclanma yetkisiyle goturuyor. Olusan bu ilave borcu kapatmak icin de muhtemelen alinan hisse senedi satisi yetkisi ve/veya Riva satis yetkisi kullanilacak. Sermayeden yiyoruz yani..

berserk dedi ki...

sabri merkezde oynayacaksa sonu barış ve sarp gibi olabilir.
sağda oynarken bindirme yapmasa bu çok göze batmıyordu ama ortada attığı her top rakibe, çektiği her şut tribüne giderse olmayan mental seviyesi diplere düşebilir ve sonu gelebilir.

eğer lass mümkünse-umarım mümkündür- her türlü gideri var lass gibi bir adamın.
(lass alınabiliyorsa eğer havada kapıp sahaya koyulmalı)
ama şu var; lass madrid'de işçi oyunculardan biri. genelde süpürücü ve en fazla koşan oyuncu olabiliyor.
bize gelirse en fazla maaş alan yıldız statüsünde oyunculardan biri olacak. bu durumda o kadar koşması mümkün mü? :)

Parma Maniac dedi ki...

Adsız, benim bildiğim kadarıyla Ünal Aysal gelir gelmez acil ödemeler için yaklaşık 25 milyon euro koydu masaya.. Bu doğrulanmış bir bilgi değildir tabii ama geldikten sonraki 2 ay içinde 60 milyon euro ödemesi olan bir takımın bunları sermayeden yapma şansı bence yok.. Galatasaray şu anda parasal destek görüyor Aysal'dan, ki Aysal'ın başa getirilme nedenlerinden biri de bu zaten..

Adsız dedi ki...

Hakan Balta ve Çağlar Birinci'nin TSL'de bile yeterli olamayacağı geçen sezon fazlasıyla kanıtlanmıştı sanıyorum. Eboue transferi yazılıyor gazetelerde. Hayırlısı olsun ne diyelim!

Adsız dedi ki...

@parma maniac
formspring sayfası açmayı düşünmüyor musun?

Parma Maniac dedi ki...

Mail'den istediğin gibi ulaşabilirsin adsız..

Blogger tarafından desteklenmektedir.