14 Eyl 2010

Dün akşamın Misimovic'i


Dün maçtaki koşu bilgileri Lig TV kaynaklı bu şekilde.. Gelmeden önce yeteri kadar koşmaz cümlesini açıklamasında geçiren Balic'in futbol tasvirine hak verdiğimiz ortamda bu rakam şaşırtıcı mıdır? Yoksa futboldaki koşma kavramı sadece bu metrelerle mi ifade edilir? Artık oyuncuların maç içinde 12-13 km'yi gördüğü futbolda koşmaz denen oyuncudan 6-7 km mi bekleniyor ya da? Alex için de aynı tartışmalar yapıldı/yapılıyor, onun ilk 5'e girdiği maçlar da "hani koşmuyordu?" alaycı tavrıyla karşılanıyor.. Misimovic'in dün takımla yaşadığı uyumsuzluğa hazır fiziğiyle mücadeleye odaklanarak katkı vermeye çalışması dünkü maç adına az sayıdaki güzelliklerden biriydi.. Misimovic, gerçekten Baros ve Sarp-Ayhan ikilisi arasında zaman zaman 40 metreye çıkan mesafeyi birçok defa kat etti, Baros'a yakın oynarken alamadığı toplarda devamlı geri geldi ve rakibe gölge pres yapmaya çalıştı.. Ama bu istatistiğin yapılan koşuları sadece nicelik olarak ayırması ve nitelik konusunda ise hiçbir şey söylememesi tartışmaların odak noktası.. Bir maçta 1 km fazla koşup, diğer oyuncudan hem savunma anlamında, hem de toplu oyunda pozisyon alma konusunda oldukça geride olabilir bir oyuncu.. Bunu da izlenmeyen maçta sadece bu istatistiklere bakarak değil, maçı izleyerek (mümkünse stattan) konuşmak gerekir..

Misimovic'in dün kat ettiği mesafenin tüm uyum problemlerine rağmen takıma yardımcı olduğu ve hak edilmiş bir takım liderliği gösterdiği ortada.. Ama bu performansın devamını beklemenin futbolda fazla anlamı yok.. Misimovic bu koşu performansını Türkiye'de karakteristiği haline getirirse ondan beklenen 10+ gol, 15+ asist gibi sezon performanslarının yanından geçemez zira üst düzey mücadele var olan tekniği genellikle büyük ölçüde alır götürür.. Ve bu tip oyuncular bu istatistikte ilk 5'e girdiler diye bak koşuyorlarmış demek ki mantıksızlığıyla savunulmazlar zira alan savunma işinde en çakılı olması gereken, takım presine hiç katılmayan stoperler bile zaman zaman bu alanda en öne çıkabiliyorlar.. Eğer hala "eli belinde geziyor" sığlığındaki eleştirileri ciddiye alıyorsanız dünkü Misimovic'i ve bazı maçlardaki Alex'i örnek olarak göstermekte sakınca yok, ama bunun kime faydası var işte onun cevabını ben bulamıyorum..

Görsel: Galatasaray Sözlük & fky nickli kullanıcı

7 YORUM:

Ata İsmet Özçelik dedi ki...

Bu koşu istatistikleri biraz yanıltıcı gibi. Neden yanıltıcı, taraftarın ağzında sakız gibi Rijkaard takımı iyi çalıştırmıyor geyiği var, işte koşulara bakarsan 10 km barajı aşmış bir sürü oyuncu var, Ayhan da bunlardan biri, ama bunun nedeni takımın 70 m'de oynamasından dolayı ve uyumsuzluktan dolayı topu koşturmak yerine futbolcuların boş yere sağa sola koşturması. Misimovic de top alacağım diye, bu boş koşuları çokça yaptı, ama topla doğru yerlerde buluşabildi desek yalan olur.

Plaseyi Hanri Gibi Vuruyorum dedi ki...

Bu konu hakkında blogumda yazı yazacaktım ama bu istatistiği bulamadım bir türlü.

Misimovic dün bizim hiçbir ortasaha oyuncumuzun yapmadığı türden bir oyun oynadı. Xavi, Iniesta, X, Y gibi gerçek oyun kurucuların yaptığı türden bir oyun; Sürekli hareketliydi. Sağa kaçtı, sola kaçtı, geri geldi. Durduğu bir anı görmedim ben. Belki savunma manasında koşu değildi bu ama zaten buna da gerek yok. Her maç bu kadar hareketli olsun yeter.

Takıma uyum sağladığında, bilhassa Cana kontenjana takılmadığında çok daha ön plana çıkacaktır.

Bunun dışında duran toplar konusunda ne kadar usta olduğunu da görmüş olduk. Yanılmıyorsam hiç boş top atmadı. Hele ilk yarı Baros'un kaleciye yaptığı faulde, Ayhan'a attığı top bana göre muazzamdı. Ayhan boş kale yerine havaya dikti gerçi.

Sonuç olarak 2-3 hafta sonra çok daha başka bir Galatasaray izleyeceksek, Misimovic sayesinde olacak sanırım.

Parma Maniac dedi ki...

Ata, bir de bu oyunun boyunu uzun kullanan takımlar var ki es geçmişim yazıda, güzel ekleme olmuş.. Bu durum da artırıyor aynen olayı.. Takımın koşu ortalamasını 40-50 metrelik bir takımda artırmanın değeri çok daha fazla, bu açıdan Terim'in 96-00 arasındaki takımının istatistikleri ışık tutabilirdi önümüze..

Plaseyi Hanri Gibi Vuruyorum, ideali bu olmasına rağmen günün futbolunda ben Misimovic'ten bunu beklemem.. Başarılı olduğu yapı ve rolü değiştirmeye çalışmanın Galatasaray'a kazandırabileceği çok şey bence yok, bu riske girmenin anlamı da yok.. Az koşsun yaklaşımı değil tabii bu ama ben geriye az gelen bir Misimovic'i her zaman tercih ederim, takım onun geriye gelmesine fırsat vermeyecek yapıyı oluşturmak zorunda..

burak dedi ki...

2.lincoln olacak gibi duruyor.

Yunus dedi ki...

@burak

bu 2. lincoln olacak muhabbetinedir yau..? keşke performans anlamında 2.lincoln olabilse bence lincoln2ün skibbeli dönemdeki istatislikleri ve performansı muhtesemdi.. bir oyuncudan daha fazla ne bekleyebilrsinki zaten..

burak dedi ki...

e tamam ben de onu diyorum.

Adsız dedi ki...

2 yeni transferin de ilk beşe girmesi ne garip :))

Blogger tarafından desteklenmektedir.