26 Eyl 2008

Beşte üç


Geçen sene toplamda 5 mağlubiyet yaşayıp bu futbolcular yürüye yürüye şampiyon olurducu Aziz Yıldırım'ın Fenerbahçe'si, koşa koşa oynayarak 5'te 3 yaptı.. Büyük başarı.. Ama kime yazılacak bunlar asıl sorun o..

Geçen seneden kayıplar Aurelio ve Deivid.. Üstüne takoz forvet gitmiş, yerine La Liga'nın gol kralı gelmiş.. Çok mu büyük kayıplar? Aurelio için kısmen evet ama adamın gideceği sezon sonu belli olmuşken yerini dolduramayan yönetim ve hoca verir onun hesabını zaten.. 2 eksikli, İspanya kralı artılı bu kadroya bakıyorum.. Geçen senenin açık ara en kalitelisi dediğim takım gözüme kasaba takımı gibi geliyor.. Bir tek Aurelio ve Deivid midir peki bunu düşündüren? Zico'yla parıl parıl parlayan takım Aragones'le bütün ihtişamını ve parıltısını kaybetmiş bir kasaba takımı görüntüsü veriyor.. Acı ama gerçek, karşı yakada durum bu..

Aragones hiçbir zaman inandığım bir hoca olmadı.. Euro 2008 öncesi, ondan çok daha önce "iyi hoca değil bence" cümlesini çok okumuşsunuzdur burada.. Avrupa Şampiyonu olunca değişti mi bu fikir? Benim değişmedi.. İsteyen istediğini düşünmekte serbesttir ama her başarı sağlayan hoca iyi hoca olmadığı gibi her başarısızlık da teknik direktörün kötülüğü hakkında bir fikir vermiyor.. Zenit'i UEFA şampiyonu yapan Advocaat bana göre kötü hocadır.. Ama büyük iş başarmıştır.. Aragones de öyle.. Keza UEFA Kupası'nı Türkiye'ye getiren Fatih Terim de kimilerine göre kötü hocadır.. Örnek sınırsız.. Ama Önder'in stoper olduğunu anlamak için 3 ay bekleyen, bir sistem takımı olan Fenerbahçe'yi özelliksiz, hiçbir şablona uymayan, belli bir fiilin etrafında kurgulanmayan bir takım haline getiren hoca için de pek olumlu şeyler düşünmek mümkün değil işin Türkiye özelinde.. Mehmet Demirkol'un İBB maçında görüp oyy İspanya takımının felsefesi bu uzun toplar kelamlarının da ne kadar boş olduğu ortaya çıkıyor her hafta.. Fenerbahçe sene başından beri böyle bir kurgulamanın içinde olmadı, olmayacak da..

Sivasspor için söylenecek şey yanlış 11'in ve yanlış sistemin sahaya çıkması, ikinci yarıda alınan risklerinse takıma 3 puan getirdiği.. Galatasaray'ın forvet sayısı üzerinden dönen tartışmaların tam tersidir Sivasspor açısından söylenmesi gereken.. Ortayı çift kişiyle kapattın mı? Galatasaray'da Kewell, Arda ve Lincoln kesilemeyecek oyuncular olduğu için (bence) Galatasaray tek forvet oynamak zorunda.. Sivasspor'daysa Galatasaray'daki durumun tam tersi var.. Takımın hücum anlamında en yetenekli 4 oyuncusundan 3'ü forvet.. Musa ve Yıldız, Tum, Balili.. Musa'nın tek yaratıcı orta saha olarak yeri zaten garanti.. Bu durumda 3 forvetten 2'sinin kesin olarak sahada yer alması gerekiyor.. Hücum anlamında en yetenekli 4 oyuncunun üçünün forvet olması yanlış bir kadro yapılanması mıdır ondan emin değilim ama Yıldız, Balili ve Tum üçlüsü çok çok büyük bir güç.. Atıl bırakılmaması gerekiyor..

Zico'nun Özbekistan'a gidişinden sonra bak gördün mü, adam olsaydı Avrupa tarafından kapılırdı diye kendini avutup Avrupa şampiyonu hocalarıyla övünmeye çalışan Fenerbahçelilerin rüyadan uyanacakları günü iple çekiyorum.. Kalk artık evladım, saat 2 oldu.. Zico'yu kaybettin.. Sistemini kaybettin.. Parıltını kaybettin..

Ünvan hiçbir şeydir, sistem ve ekol her şey..

19 YORUM:

Çağlar dedi ki...

A"ragones çok iyi hoca olmasa da takımını konsantre etmede kusursuz" diyorlardı. Fenerbahçe ruh gibi oynuyor.

Adsız dedi ki...

Bence buradan çıkan diğer sonuç ise, disiplin dediğimiz şeyin yekten başarıyı getirmeyeceği. "Alex Zico zamanında koşmuyordu artık koşuyor diyenler işte disiplin abi" diyenler yaşamasın artık. Öyle olsaydı Ziya Doğan en kral antrenördü bugün.

Adsız dedi ki...

Yalnız Parma gün geçtikçe çok daha iyi yazıyorsun. Gözlemlerini ve en önemlisi tutarlılığını takdir etmekteyim. Devam diyorum...

apaç dedi ki...

sen sahaya çift sol bek, bir hakan kadir balta'dan da kötü stoper bek(iyane), en az lincoln gamsızlığındaki bir pervasız orta saha ve herşeyden önemlisi abdurrahman'sız, mohammed ali'siz bir kadroyla çık ve istim üstündeki fenarbehçe'yi geriden gelip yen. destandan da öte sivasspor'un son 2 yıldır yazdığı ve ısrarla yazmaya devam ettiği. önünde saygıyla eğilirim ben bu takımın. hem de defa kere yaparım bunu. hakediyorlar zira.

3 şeyi gösterdi bize bu maç;

1- sezer badur mohammed ali ve selçuk inan'dan sonra bu ligin en vurursa gol olur futbolcusudur.

2- fenerbahçe sezon başı olması itibariyle değil, hakikaten kötüdür.

3- her ne kadar kötü olsa da dört bir yanı ofansif ve ofansif olduğu kadar da ekabir orta sahalarla çevrili olan galatasaray kadar kötü değildir.

apaç dedi ki...

bir de şu bülent uygun'un becerdiklerini bir başkası becerse kaç kere milli takım için adı geçer, kaç kere büyüklerden birine transfer olup kovulurdu acaba?

Adsız dedi ki...

apaç arada bir en azından galatasaray maçlarını bi izle.öyle salla.bıkmadan usanmadan her yere aynı yorumları yazıyorsun.boşa enerji sarfiyatı yazdıkların başka bir şey değil...

apaç dedi ki...

@last isimsiz

sene başından beri her türlü galatasaray maçını izledim. baros ve (de) morgan dışında -hoş aykut'tan sonra geldiği için de olabilir bu, bilemiycem) birşey görebilmiş değilim.

Adsız dedi ki...

sadece aurelio ve deivid değil bence. geçen sezonun flaş isimleri uğur ve gökhan da bu sene kötü. hadi uğur için her maç çok iyiydi diyemeyiz ama bu kadar da etkisiz değildi.

ayrıca fenerbahçe çok dengesiz bir takım iyi hücum adamları var. türkiye kralı ispanya kralı alex gibi bir kral. ama ortasahada toplasan bir adam etmeyecek adamlar.

bu sezon fenerbahçe için başlamadan bitti. böylesini göreceğim aklıma gelmezdi. hadi mart ayında yada son haftalarda giden şampiyonluk gördük te 5. haftada havlu atmak nedir lan.

pi dedi ki...

bu apaç Galatasaray düşmanı ya :) adam iyi olan ne varsa kötülüyor, üstüne üstlük her karşılaştırmayı da Galatasaray üzerinden yapıyor.

Kewell, Arda ve Lincoln Beşiktaş maçına kadar katledilmezse senin o Hakan Kadir Balta'dan iyi olduğunu iddia ettiğin sol bekini madara etsinler de gör :)

Neyse...

Fenerbahçe bu sezon yine rezil günlerine doğru koşuyor. Aragones hakkında yazılanlara tamamen katılmakla birlikte en büyük suçlu olarak Aziz Yıldırım'ı görüyorum.

Ama tabii benim görmem bir şey değiştirmiyor çünkü Aziz amca görmüyor. Benim işime gelir, Galatasaray'ımın işine gelir. Gerisi boş :)

aşkın dedi ki...

Ben Aragones'in kötü hoca olduğuna inanmıyorum. Eğer İspanya'nın şampiyonluğu futbolcuların eseriyse 2006'da bir Zidane'ı durduramayıp elenen de aynı futbolculardır.
İnanılmaz şaşkınım; adamın eline Maldonado - Josico - Burak - Emre gibi futbolcular veriliyor sonra da eleştiriliyor.

Adsız dedi ki...

apaç , daha önce bi akrabana yada sana Galatasaray'lı biri ile bi geçmişiniz mi var ? varsa açıklarmısın ?

SK dedi ki...

apac sen gs in maclarini seyrettigine emin misin? gs cok kotu oynuyora katilirimda, kewell'in tam hazir olmadigi halde gosterdigi performansi gormeyen tek kisi sensin herhalde.

Adsız dedi ki...

@apac

o halde gözlüğünü takmayı unutma maçlardan evvel.turuncu takım galatasaray aklında bulunsun :)

maria lopez garcia dedi ki...

Eskiden hiç sevmezdim iyi hoca olduğunu da hiç düşünmedim Aragones'in lakin şu an sevmeye çalışıyorum ve başka çarem yokmuş gibi hissediyorum. Bir yandan aşkın'a katılıyorum adamın elindeki oyuncular ne ki ne yapsın bir yandan da geçen seneden sadece Deivid ve Marco yok, bu kadar mı farkeder. Sevdiğimiz saydığımız yönetim de "14 milyona Güiza yerine Mehmet Yıldız ile Mehmet Topuzu alsalardı daha mantıklı değil miydi?, R.Carlos'un yaptığı,ettiği nedir?, daha iyisi elinde yokken ve de alamayacekken Marco nasıl kaptırılır?" gibi basit soruların cevapsızlığı neticesinde bence aciz bir yönetim haline gelmiştir ki daha sorulacak ne sorular vardır. Sonuç da elde güzel tesisler, milyon avroluk (??) kadro, avrupa şampiyonu t.d, müşteri taraftar ve yukarda bir arkadaşın dediği gibi 5. haftada havlu atmış büyük Fenerbahçe. Şoktayım desem yeridir.

Spicoli dedi ki...

@ aşkın

sadece o açıdan bakacak olursak, 2006 da zidane'ı durduramayıp elenen takımın hocası da aragones'ti.

Sonuçta 2008deki başarıyı mal edeceksek Aragones'e, 2006daki başarısızlığı da mal edebiliriz.

İyi yahut kötü hoca olmasını bir tek başarı ya da başarısızlığa bağlamamak lazım demek istiyorum yani.

İyidir ya da kötüdür o ayrı.Şahsi görüşüm, Zico kadar iyi bir çalştırıcı olmadığı.

aşkın dedi ki...

Kardeşim Scipoli
Aragones 2008'de gayet iyi bir sistemle takımı başarıya ulaştırmıştır.
Başarılı olan onun sistemi değil de futbolcular ise aynı başarıyı 2006'da da tekrar etmeleri gerekirdi.

Spicoli dedi ki...

@askin

Olur mu yahu, ille basarili olacaklar diye bir kaide mi var?Turnuva bu.

Ayrica mesele o degil, ben demiyorum ki basari futbolcularin performansiyla geldi 2008`de. BU bir ekip isi sonucta. Aragones`in de büyük payi vardir; ama benim demek istedigim, bir turnuvadaki basari ya da basarisizligin iyi ya da kötü hoca olduguna baglanmasi konusu. Bu yanlis bence. Dedim ya iyidir kötüdür o ayri konu.

Ortega dedi ki...

Yürüye yürüye şampiyon derken, bunu mu demek istemişti Başkan acaba?

Hadise o kadar garip bir hal adlı ki; 2 yıl önce bu topçu mu dediğimiz/denilen Deivid kurtarıcı gibi dört gözle bekleniyor.

Fenerbahçe aşama aşama bu günlere geldi aslında. Her şeyini vererek oynama kapasitesine sahip oyuncularını bir bir elden çıkardı. Tuncay, Ümit Özat, Aurelio gibi.

Evet, geçen sezon çeyrek final oynandı. Bu büyük başarıydı ve yukarıda zikrettiğim isimler olmaksızın yaşandı bu mutluluk ama şöyle bir gerçek var ki; Fenerbahçe'yi Süper Ligde önde tutacak, sahada arkadaşlarını ateşleyecek oyuncular gitti bu takımdan. Sivasspor maçında arkadaşlarına "koşun, basın" vb. uyarılarda bulunan bir Alex vardı. Kaç yıldır bu takımda bu adam..Daha önce böyle bir şey yaptığını gördünüz mü hiç?

Ortega dedi ki...

Bir düzeltme yapayım. Bu isimler olmadan başarı geldi yazmışım yanlışlıkla. Aurelio hariç tabii ki. Adama yuh derler. Daha gideli, 1 yıl bile olmadı :D

Blogger tarafından desteklenmektedir.