8 Eki 2010

Almanya - Türkiye Preview


Bir milli maçı daha bizim medyanın muazzam yardımlarıyla Mesut Özil magazinine çevirmeyi başardık.. İki harika teknik adam, yetenekli futbolcular, bizim vatandaşlarımızla birbirine bağlanan çok yakın iki ülke ve tarih varken futbolun şifrelerini bırakıp olayı Mesut hangi milli marşı söyleyecek ya da gol atarsa ne tepki verecek haberciliğine indirgeyen herkesi tebrik ediyorum..

İki tarafa bakınca Almanya, nasıl bir maça çıktığının daha çok farkında olan taraf.. Onlar da Mesut Özil konusunu bilinçli bir şekilde kaşımaya devam ediyorlar çünkü girdikleri yeni yolda, sempatikleşen Alman takımı için bu vizyon önemli.. Yıllar boyunca geçmişteki hataların diyetini ödeyen, futbol sahasında da bunun izdüşümü olarak soğuk ve burnundan kıl aldırmayan futbolcu profiliyle önyargıları devam ettiren Almanlar, Stefan Effenberg soğukluğundan Mesut Özil sempatikliğine çok çabuk geçiş yaptı.. Gerald Asamoah'la ilk ciddi sınavını veren, David Odonkor'la devam eden ve 2010 Dünya Kupası'nda Türk asıllı Mesut Özil, Polonya asıllı Lukas Podolski, Tunus asıllı Sami Khedira'yla tabuları tamamen yıkarak kupanın en sempatik takımlarından biri haline gelen Almanya'nın Mesut'un bu kadar öne çıkmasından rahatsız olduğunu düşünmek mantıklı değil.. Bizim ülkenin tarafına geçince sadece çifte pasaportun konuşulduğu ortamın futbolculara nasıl bir psikolojik tesir yapacağını tahmin etmek kolay değil.. Maçın merkezinin başka yere kaymasının oyuncular üzerindeki baskıyı kaldıracağı düşünülebilir fakat böyle maçlardaki baskının bizim takımı genellikle olumlu etkilediğine inanan biri olarak Mesut ve Nuri özneli maçın bize katkısı muhtemelen negatif olacaktır..

Almanya 2010 Dünya Kupası'nın en etkileyici top oynayan takımlarından biriydi ve Del BosQue'yle turnuva içinde daha defansif bir yapıya doğru evrilen İspanya'dan bu anlamda çoğunlukla rol çalmayı başardılar.. Çift açık forvete dayalı kendilerine has 4-4-1-1'leri, DK'da neler yaptıkları, nasıl bir ekiple karşı karşıya olduğumuzun burada fazla önemi yok.. İspanya - Hollanda DK final maçını Total Futbol'lerin savaşı olarak gören bir yerden farklısını da beklemiyorum zaten.. Schweinsteiger'in yokluğunu çift yönlü doldurmaları bu kadro içinde mümkün değil ve tercihlerini hücum ya da savunmadan yana yapacaklar.. Toni Kroos herkes gibi benim de beklentim ve Arda'nın yokluğunun bir şekilde hizmet edebileceğini düşündüğüm Türkiye orta sahası bu maçtaki en büyük avantajımız olabilir..

Muhtemelen Hamit ya da Nuri'den birinin kenara atılarak ortadaki 3'lüye destek vereceği maç içinde 4-4-2'ye geçiş yapan bir 4-3-3'le oynayacağız.. Hamit sağ açığa daha alışkın ama uzun vadede işlerlik kazanabileceğine inandığım Emre - Nuri ikilisi bugünkü Almanya'ya karşı merkezde bir risk oluşturabilir.. Kenarda kimin tercih edileceği biraz da beklerdeki tercihler üzerinden şekillenecektir ki sağ bekteki Gökhan Gönül'ün varlığı Hamit'i bu seçimde öne çıkarıyor..

Almanya'nın DK'daki akıcılığında olmasını beklemenin anlamı yok.. Dünya Kupası futbolun başka mekanlarından biridir ve belli süreli turnuvada devamlı birlikte olan oyuncuların önemli motivasyon unsurlarıyla beslendiği ortamdaki performanslarını liglerin başladığı mevsimde beklemek mantıklı değil.. Türkiye'nin maçın tamamında rakibiyle başa baş oynayacağı bir maç bekliyorum.. Servet - Ömer tandemi Klose'yi düşününce fazla sorunlu değil ama Müller ve Podolski'nin içeri dalışlarına verecekleri tepki maçın bizim adımıza kilit noktalarını oluşturabilir.. Bu açıdan bir stoper bek bu maç için şart ve Hiddink bunu nasıl kullanacak maçta göreceğiz.. Ortadaki 4'lümüzün zayıf savunmalı Mesut ve Kroos'lu Almanya merkezine üstün gelmesi umuduyla bu maçta skorun gösterilecek dirençten daha önemsiz olacağını düşünüyorum.. Bazı maçlarda skor önemli değildir, Almanya deplasmanı da benim gözümde bunlardan biri.. Çok iyi bir oyunla yapılan puan kaybını, şansla gelen kötü bir 3 puana tercih edebilirim bu gece.. Bunu da sağlayan ilk 2 maçını 6 puanla kapatan Türkiye..

Löw'e birkaç ay sonra evimizdeki maçta da bizden daha iyi oynadılar dedirtmek dileğiyle..

3 YORUM:

burak dedi ki...

bizim medyada sık sık almanyanın devşirmeleri falan deniyor. bu futbolcuların hiçbiri devşirme değil.hepsi almanya doğumlu alman vatandaşı futbolu orda öğrenmiş kişiler. zaten bazıları melez. mesela khedira nın annesi alman babası tunuslu.

devşirme aurelio gibi olur. 30 yaşından sonra alakası olmadığı ülkenin vatandaşlığına geçenler devşirme futbolcudur.

Hasan Şaş dedi ki...

10 gun sonra yazılan ilk post, Hiddink'in acıkladıgı kadroyla çöpe gitti. Preview, DMC, AMC, supporter, formasyon. Sabri akşam sol bek oynuyor, aç bir bira keyfine bak, dert etme bu işleri kendine.

Parma Maniac dedi ki...

Hasan Şaş sağda solda ayar vermeye kasacağına biraz basını takip etsen çöpe giden bir şey olmadığını görürdün.. Sabri'nin sol bek oynaması sürpriz değil, 1-2 gündür birçok yerde konuşulan bir konuydu.. Yazıda geçen stoper bek mevzuunun da temelinde o vardı ama onun için önce haberlere bakmak gerek..

Futbolu dert ettiğimiz yok, eğlence yapıyoruz kendimize.. Ki güzel güzel şunlar çıkıyor arada..

Blogger tarafından desteklenmektedir.