30 Tem 2012

The Dark Knight Rises


Son söyleyeceğimi yine en başta yazıyorum: Batman Begins ve The Dark Knight'ın yanına dahi yaklaşamıyor film.. Ama her şeyin bir aması var ve bu seferki ama Christopher Nolan'ın bu durumdaki hatalarını tolere ediyor.. İlk film bence serinin en iyisiydi çünkü bir orijin hikayesiydi ve Nolan bunu yapılabilecek en görkemli şekilde ortaya koydu.. Herhangi bir çizgi roman uyarlamasında daha efsanevi bir orijin çekilemeyecek ve bu düşüncemde iddialıyım, öylesine inanılmaz bir başarıydı Begins.. İkinci filmdeyse beyazperde tarihinin en inanılmaz birkaç kötü adam performanslarından birini aldı kamerasının önüne ki bunda oluşturduğu karakterin ve yaptığı cast'in akıllara seza başarısı mevcut.. Çıtaları parçalayan bir orijin hikayesi ve tarihe geçen bir kötü adam performansıyla bir çizgi roman uyarlamasından çıkıp efsanevi bir suç filmine yakınsayan muazzam bir filmin devamında inanılmaz bir kapanış yapılabilir miydi? İlk iki filmi yapan adam yapabilirdi ama planlarını bozan birçok şeyle karşılaştı ve evet The Joker bu filmde yoktu.. İşi biraz imkansız görevdi ama daha iyisini kesinlikle çıkarabilirdi.. ama film tüm bunlarla birlikte çok çok iyi.. Peki nasıl oluyor da oluyor? işte Chris Nolan'ın ırzına geçilen beyazperde batman'ini ve sinemada çizgi roman uyarlamasını getirdiği nokta budur.. İlk iki filmi söz konusu çizgi roman uyarlamasıysa efsanenin de ötesinde ve çok iyi bir filmi bile kötü gösterebiliyor bu durum..

Filmin en büyük sorunu ilk iki filmde var olmayan basitlikler ve klişeler yumağının arka arkaya gelmesiydi aslında.. Filme giriş hakikaten şaşırtıcı zira bastonlu bir Bruce Wayne'le yapılıyor açılış.. Fragmanı izleyen herkes Bane'in malum sahnesinden sonra bu bastonun ortaya çıkacağını düşünmüştü ama 8 yıldır ortalarda görülmeyen bir batman sonrasında paslanan ve sakatlığa doğru giden bir Wayne var karşıda.. Böyle bir ortamda Batman'in dönüşü çok fazla basit ve Bruce Wayne'in asla yapmayacağı bir hatanın ürünü.. Bir polisin evine gelip Bruce'a senin kimliğini biliyorum ayarı verip bu halkın sana ihtiyacı var farkındalığı yaratması ne kadar sakilse, Bruce Wayne'in önce kendi karakteriyle yıllar sonra ortaya çıkıp flaşları patlattıktan bir gün sonra Batman olarak da Gotham semalarında dolaşması bu muazzam karakterin asla yapmayacağı bir hata.. Batman'liğe dönüş çok basit ve acele ama göründüğü sahne muhtemelen filmin en gaz anı..

Bir başka basitlik Bane'in Batman'i kırdığı sahneye doğru gidiş mesela.. bu kadar kör gözüne parmak misali takılmaması gerekiyor Nolan'ın.. Bane'in ortaya çıkışıyla birlikte Alfred üzerinden Wayne'e yapılan sayısız uyarı.. Bak bu adam farklı dövüşüyor, bak gözlerinde saf kötülük var, bak fazla profesyonel.. Tamam ben Knightfall'u okuyorum ve o sahnenin geleceğini biliyorum.. Ama bilmeyen adam Alfred'in uyarıları ve bunu hiç sallamayan Batman'in o dayağı yiyeceğini ve kırılacağını anlamıştı.. O sahnenin daha şok ve şaşırtıcı olması gerekiyordu..

Bir diğer klişe ve basitlik Bane'in Wayne'i hapishaneye bırakması.. İşte oradan çıkabilen tek bir kişi var ve Bruce da çıkacak.. Kırılan bel çıkan omurla yumuşatılmış, bunun tedavisi ve sonrasındaki rehabilitasyon dönemi yine çok çabuk ve basit.. Ölmemesi için birini yanına bırakmış ama yan taraftaki bilge kişi yine muazzam klişe.. İlk başta Wayne çıkamaz ama bilge kişi aniden gözlerini açar ve çıkar..

Bir benzer sahne Alfred'le kavga ettikleri ve ayrıldıkları sahne.. Bruce Wayne böyle bir konu nedeniyle Alfred'i silecek, elveda diyecek adam değildir ama sahne neden o kadar kör gözüne parmak..

Peki Nolan'ın epic conclusion'da yaklaşık 5 ay boyunca şehirde kaldıktan sonra patlamaya dakikalar hatta saniyeler bıraktığı nükleer bomba? Epic conclusion daha farklı, daha vurucu bir şehir yok etme planı hak etmiyor muydu? Chris Nolan Gotham'ın yok olmasına 1 dakika kala Batman'le Catwoman'ı öpüştürecek basitliğe ve kafaya ne zaman erişti ki?

Bane Batman'i öldürmedi, son sahnede twist'in Allah'ını yaptın ve ilk filmi aslında bir nevi tekrarladın ama herkese yedirdin ki iyi twist'ti.. Ama o twist, Joker üzerine örmeye ve altyapısını oluşturmaya çalıştığı ki bunda da aslında biraz yetersiz kaldığı Bane'in içini boşalttı.. Ve bir kere öldürülmeyen Batman, yediği bıçak darbesinden sonra Talia tarafından Bane'e verilen emirde yine öldürülmesin oldu.. İki defa aynı filmde çok değil mi?

Hele şu Robin referansını verirken Dick Grayson adını kullanmaması da mütemadiyen sinirlendirici bir durum.. abicim sen Dick Grayson dedirt orada, anlayan anlasın.. Genele yaymak için adamın lakabını gerçek ismine indirmesine gerek yoktu bence, bunu da gayet populist bir tavır olarak gördüm ki hiç yakışmaz Nolan'a.. 

Şimdi bu filmi bırakın, allahaşkına tamamen aklınızdan çıkarın ve ilk iki filmi düşünün.. Batman Begins ve The Dark Knight.. İkisinden birinde şu yukarıda saydığım basitliklerden bir tane var mı? Ben ikisini yaklaşık 30 kere izledim ve bir tane göremedim.. Peki epic conclusion'da neden bu kadar fazla? Ben bunun cevabını veremiyorum.. İş hakikaten çok zordu ama Nolan da bence bu sürece hatalarıyla hizmet etti.. En büyük sorunlardan bir başkası da filmlerin uyarlandığı çizgi romanlar.. İlk iki film sırasıyla Batman Year One ve The Killing Joke temel alınarak uyarlandı ki eğer Batman külliyatı içinden 5 baba hikaye sayın deseniz tüm Batman fanatikleri bu ikisini önce koyar, sonra etrafını şekillendirir.. Knightfall çok klas ve en iyilerden biri Batman kronolojisinde ama asla diğer ikisinin düzeyinde değil.. Hem Year One, hem de Killing Joke'un ortak bir noktası var.. Batman Year One, başrolünde Jim Gordon'un olduğu ve Batman'in orijinini Batman'i ikinci karakter yaparak veren bir hikayedir ve başarısında bu gizlidir.. The Killing Joke'ta da aynı şey geçerli, başrolde Joker vardır ve Batman yan karakterdir.. Joker'in orijinine dair kısmi bir şeyler ortaya koyan tek hikayedir Alan Moore'un insanlık dışı o çizgi romanı.. Filmler de bu duruma hizmet etti ve özellikle ikinci filmde Batman ve Bruce Wayne hakikaten piyasada çok da fazla yer almadı.. Ama Knightfall bu derinliğe sahip olan bir hikaye değil ve kalite çizgi romanlardan güç alarak daha iyi filmler ortaya koyan Nolan'ın performans düşürmesinde bu durum da mutlaka rol oynamıştır..

Başka türlü olabilir miydi? Mesela ben filmin ortasında gerçekten beli kırılan, 2 yıl sakat kalan ve o dönemde çöken bir Gotham'ı daha çok sevebilirdim.. Mesela 8 yıl ara vermeden, güçten düşmeden, Bane'in Knightfall'da yaptığı gibi filmde de bahsedilen 1000 tane kötüyü serbest bırakacak bir plan yapması, sonrasında Batman'in o adamlarla savaşırken çok yorulup güçten düşmesi ve Bane'in karşısında bir şey yapamayacak duruma gelmesi Batman'i de bu kadar çapsız göstermezdi.. 8 yıl piyasada olmayıp çürümüş bir Batman'dense Bane'in kötüleri serbest bırakarak Batman'i yorarak zayıflattığı dahiyane planı tercih edebilirdim.. Bunu yapacak esnekliği de varmış mesela Nolan'ın ama tercih etmemiş..

Keza Heath Ledger'ın ölümü de her şeyi hatta bu finali bile değiştiren bir durumdu.. Daha önce Joker'i öldürmeyeceğini ve devam filmlerinde kullanmak istediğini (yani 3. filmde final gelmeyecekti muhtemelen), böylece diğer çizgi roman uyarlamalarından farklılık yaratacağını ve çok daha farklı bir Batman evreni planladığını açıklayan Nolan için Ledger'ın ölümü mutlaka heves kırıcı oldu, etkisi bence çok büyüktür..

Tekrar ediyorum film müthiş ama ilk filmler bunun çok çok ötesindeydi.. The Dark Knight muazzamlığın doruklarında dolanan Joker'i nedeniyle hemen hemen herkesin en iyi filmi ama görkemli orijin hastası olarak ben Begins'i çok küçük farkla öne yazıyorum.. Ama son sıra değişmez.. Elbette keşke daha farklı olsaydı ama nolan asla benzer şekilde çok iyi iki film ortaya koyduktan sonra karaktere, hikayeye ihanet ederek üçüncü filmde sıçıp sıvayan Sam Raimi pozisyonuna düşmüyor ve filmi müthiş seviyesinin altına dahi düşürmüyor.. Bu durum benim için yeterlidir.. Şu anda tek isteğim üçüncü filmin DVD'sinin çıkması ve o gün sabahtan akşama üç filmi arka arkaya izlemek.. Chris Nolan sinema tarihinin açık ara, uzak ara en iyi çizgi roman uyarlaması üçlemesini ortaya koymuştur.. Efsanevi orijini geçilmediği gibi bence bu özelliği de en az 20-30 yıl geçilmeyecek.. Benim için bu da yeterli.. Ben Nolan sayesinde sevmediğim Batman'in fasikül fasikül çizgi romanlarını aldım, Brian Azzarello, Nolan sayesinde mükemmel bir The Joker yazıp karakteri filmdeki gibi çizdirdi.. Karakteri de o şekilde ördü.. Batman'in çizgi roman dünyasını değiştiren, karakteri benden daha iyi yorumlayıp göremediğim yönlerini gösteren Nolan'a benim daha fazla söz söylemeye kifayetim yetmez.. Ama yaptığı ilk iki film de ortada ve ben sussam onlar konuşuyor.. Umarım üzerine var olanın da içine pisleyen bir Marc Webb gelmez.. Umarım..

12 YORUM:

pelezinho dedi ki...

abi iyi güzelde Hans Zimmer'e hiç hakkını teslim etmemişsin.Bence En az C.Nolan kadar onunda hakkının verilmesi lazım.Yaptığı muazzam soundlarla filmi ilmik ilmik işlemiş.Ki bence özellikle the dark knight rises'ta bu çok daha fazla hissediliyor

The.Lethe dedi ki...

Öncelikle her şeyin başlangıçı, gelişmesi bir de sonu var değil mi? güzel burada hem fikiriz. kendin de bahsetmişsin, muhteşem bir başlangıç, harika bir kötü karakter hikayesi ve istediğin kadar kabul etmesen de bu iki film gibi yine Nolan'ın kendi elinden çıkmış epik bir son.
Birinci fatal error'ün joker'in bu film de olmadığı şeklinde beyan ettiğin kan kaybı görüşün. Seriyi okuduysan ki okudum diyorsun unuttun sanırım o halde, Bane'in villain dünyasında joker'den bile daha güçlü bir villain olduğunu, batman'ı gerçek anlamda zorlayan bir düşman olduğunu hatırlatayım. Yani bu filmde joker yok bane var. Joker deliliğini kabul etmeyen, sınırları olmayan kontrolsüz bir kötü. Bane ise kurallı bir kötü, savaşçı, eski paralı asker.Joker'i bu filmde aramak, ya da bane ile joker'i aynı terazide tartmaya çalışmak benim nezdimde çok saçma bir şey. Burada mevcut bir hiyake var, team bane , team joker tarzı bir twilight serisi takılmaca yapmanın mantığı yok.

Seriyi okuduysan şeklindeki ifademi bu sefer altını çizerek ifade ederek, ikinci filmde batman'in kayıplarının boyutunu sana hatırlatır, batman'in uzun bir müddet ortadan kaybolduğu 'batman: no man's land' i okumanı şiddetle tavsiye ederim. O zaman bruce'un niye böyle düşkün vaziyette karşımıza çıktığını anlarsın. Anlamazsan da bir sakal parası bırakırsın da traş olup, takımını giyip seni öyle karşılasın master wayne...

Dick yani nam-ı diğer Robin, batman ile ortak noktaları olan, bu ortak noktaları da bir şekilde güzel kotarıldığı sahnelerden birinde wayne gösteriliyor. Basit bir polis memurundan çok öte yani. Geleceğe ufaktan göz kırpılırken filmin sonunda batman'in haşarı yardımcısı Robin'e bağlanıyor. Batman'in dönüşü bunun üzerine değil, sadece bu konuşma fikrine bir ön ayak oluyor. Sanırım bu kadarcık bir muhakeme yeteneğin vardır, wayne uzun zaman alfred dışında birisinden dışarıda neler olup bittiğine dair fikir edinmiş miydi? Hayır.. Bu da onun için itici güç oldu, keza yerinde bir durum. Bir 4 sene daha beklemesini ve kendisini hazırlamasını mı beklerdin?

Bane'in batman'in belini kıracağını bilmen çok hoş.. okumayanların da büyük bir kısmı müneccim boku yememişse ne olacağını bilemezdi. Muhalefet olacağım derken komik olmayalım lütfen. Batman'i bane ile o sahnede başa baş bırakanın catwoman'in müstesna iki yüzlü ve şanına yakışır arkadan vurma planının bir ürünü olduğunu sen de biliyorsundur. Batman , düşmanını tartacaktı aslında serideki gibi.. Ama fiziksel olarak zaten tam toparlanamayan,Joker tarafından oldukça yıpratılan (2. film!), manevi olarak da halen bir yıkım olan batman'in, karşısındaki en büyük villain tarafından bu şekilde alt edilmesi bence müstesna ve bir o kadar da knightfall'a yakışır olmuş.. Üzgünüm , biraz daha dayanıklı sallarsan daha leziz olur, bu çok bayattı.

The.Lethe dedi ki...

Seride de Bane'in amacı batman'i öldürmek değil önce süründürmek, onu psikolojik olarak yıkmak. ki kendisi bunu , wayne 'i hapishaneye attığında açıklmıştı, bir kez daha o bölümü anlatmama gerek yoktur sanırım?
Dick Grayson adını, seriyi bilmeyen kaç kişi anlar sence? Veya batman&robin'i izlemeyen? Biraz mantık yahu! Adam dediğin gibi yapsa bu sefer de 'Lan Nolan, cool takılacam ayağına Robin in önceki kimliğine neden değinmedin de ben spoilerden mı öğreneceğim onun robin olduğunu bla bla' üstün sinefil teknolojinizle topa tutardınız... Keza orada izlemeyenler de dahil edilerek güzel bir atıf ve bağlama de bulunmuş , popülist kelimesi de burada fatal error vermeme neden oldu. Mümkün mertebede türk dil kurumundan anlamını araştır, bir kaç kez de cümle içinde kullan derim.
Şimdi Batman'in sakat kaldığı müddet içerisindeki Gotham tasvirine ise yanlış demem çünkü seride de aynen böyle. Tabii bunu görmek isteyebilirsin ki tercih meselesi. Ancak dostum bir birebir bir DC uyarlaması değil. Elbette ki story - teller olan Nolan'ın da katkısı olacaktı şüphesiz. Kendisi, hayalgücünden ziyade daha fazla realist bir yaklaşım sergiliyor hikayelerinde. O nedenle fazla da aslından saptırılmamış, başarılı bir şekilde kotarılmış bu kısmını da ben beğendim. Netice de Gotham düşüyor, batman'i yıpratma planı işliyor. Verilen bu.
Catwoman ile batman'in öpüşmesine baya bir takılan var. Catwoman burada çook önceden başlamış bu git -gelli aşk ikilemini burada, onu bir daha göremeyeceği üzerine bir şekilde ifade ediyor. Serisini okuduysan bilirsindir tabii, evleniyorlar falan Batgirl diye bir sonradan birds of prey'de de işleniyor kendisi.. ama kesin biliyorsundur zaten yazmayayım boşuna.. Yoksa seni mi kıracak, tillahi öpmezdi!
Tekrar yazıyorum;
bir hiyakenin doğuşunda işlenen konu ayrı. İkinci filmde sansasyonel bir villain hikayesinin konu alınması ayrı. Üçüncü ve nihayetinde son film de ise kötü karakterlerin detaylı açıklanması, batman'in düşüşü ve sonra yükselmesinin konu alınması bambaşka.. adam diğer filmlere gönderme yapmış diye demediğinizi bırakmadınız, ne diyojenliği kaldı, ne felsefesi ne paris-komünü... sence, 72 yıllık bir seriyi nasıl bir sona bağlayacaktı değerli newyork film academy mezunu arkadaşım? Azzerello 'yu madem seviyorsun ve takip ediyorsun, en basitinden Bane'in ayaklanışı sonrasında kurulan mahkemelerin, Azzerello'nun kaleminden çıktığı gibi olduğunu fark etmişsinizdir... Etmediysen gözden kaçırdığını falan değil, bariz bir şekilde bilinçli olarak geçtiğini düşünüyorum.

Neticede, muhalefet olun tabii, siz olmazsanız iyi iyi, kötü de kötü olmaz zaten. Değerini sizler pek güzel belirliyorsunuz çünkü.. Yalnız şunu belirteyim, bir sinefil siz değilsiniz, tek çizgi roman okuyan da siz değilsiniz ne yazık ki.. Başkasi 'adam isim vermiş abi, vardır bi bildiği uuu ne kuul' şeklinde secde edebilir önünüzde ama, bazı kitle de ki bu işi sağlam takip etmiş olanlar, gülme yetisi kazandırdığın yeni yerleri ile üzerine gülüyor olabilir... Benim şimdi yaptığım gibi... Muhalefet olacağım derken, madara olmayan sevgili ekşisözlük yazarı bilgiç arkadaşım... Kızmaca yok sen eleştirini yazmışsın ben de eleştirimi yazdım
Bir dahaki eleştiride görüşmek üzere.
Merve

Adsız dedi ki...

yazdıklarından sadece bir tanesi doğru oda:Joker 2. filmde ölmedi.ama aynı şeyi onu canlandıran kişi için diyemeyecez.eğer ki ölmeseydi böyle muhteşem bir film asla çekilmeyecekti.Belki jokerli final filmi gerçekten tüm çizgi roman uyarlamalarına ve sinema dünyasına bomba gibi düşecek bir film olabilirdi.ama bu filmde en az hayal ettiğimiz(jokerli film)kadar tüm sinema eleştirmenleri ve izleyiciler tarafından tam not almıştır(ki zaten dünyanın en iyi sinema veri tabanı sitesi IMDB de 10 üzerinden 9.1 puan verilmiştir.son olarak christopher nolan daha 42 yaşında olmasıa rağmen dünyanın en iyi yönetmeni olmaya aday(ki bunu çektiği filmlerdende görüyoruz hepsi efsane ve büyük bir hayran kitlesi yaratmış filmdir)birisinin bu seriye başlamı tüm sinema severler için çok büyük bir şanstır.Nolan sadece bu filmi yönetmenliğini yapmamış aynı zamanda kardeşi jonathon nolan ile senaryosunu yazmıştır.Ve böyle muhteşem sona sahip bir filmi tüm dünyaya sunmuştur.Eğer dediklerin hala senin için geçerliyse bu sadece final bölümü ile en iyi batman filmi olabilir....ç

Caglar dedi ki...

Mukemmel bir elestiri olmus. Her kelimesine katiliyorum. Filmden cikinca bende ayni seyleri kafamdan gecirdim.

mert erkun dedi ki...

Filmi izlediğimde yapılmış en iyi batman filmi olduğunu düşündüm ama yazdıklarınızı okuyunca gözüm açıldı.Çok güzel yazmışsınız.

Parma Maniac dedi ki...

The.Lethe aferin, Batman'i okumuşsun ama bunu muhakeme etme ve filmlerle birleştirme yeteneğin üzgünüm ki yok.. Onu bırak okuduğunu anlama yeteneğinin dahi olmadığını söyleyebilirim..

Yazının tek bir bölümünde çizgi romanda böyleydi ama filmde böyle olmuş, ne yazık yokken aradan yazılanları çekip çizgi romandan bana örnekler vermen anlamsız olduğu kadar salakça..

Bir kere Bane vs. Joker'de bana Bane'i anlatmaya çalışman muazzam.. Feyz aldım, teşekkür ediyorum.. Hiç bilinmeyen harika ayrıntılar aktarmışsın.. Ama sadece şunu söyleyeyim sana, Bane'i Joker'den daha önemli bir düşman olarak görüyorsan bugüne kadar okuduğun tüm Batman külliyatını çöpe at ve git kendine başka bir karakter seç.. Villain'ların önemini gücü belirlemez.. Batman için de Joker her zaman çok daha önemli ve birincil bir düşmandır.. Aynı Spider-Man için Green Goblin ve Doc Ock'tan çok daha güçlü onlarca düşman varken en ünlü ve önemlilerin o ikisi olduğunun değişmemesi gibi.. Venom bunlardan daha güçlü ve üçüncü filmde götüm gibi uyarlandı, daha mı iyi oldu.. Yahu gelmiş geçmiş en iyi çizgi roman uyarlaması bilgisayar oyunu Batman Arkham Asylum'da Bane nasıl bir karakter ve oyun için önemi ne? Joker nasıl bir karakter? O oyunu çizgi romanın manyakları yaptı, gidip bir feyz almanı (ama ciddi anlamda, benim seninle dalga geçtiğim şekliyle değil) falan öneririm.. Bu anlamda çizgi romandakinden çok daha harika resmedilen, bu yönüyle çizgi roman külliyatını değiştiren (Azzerello değil o, Azzarello), Batman tarihinin en önemli villain'i Joker'in, Heath Ledger gibi sinema tarihinin en iyi 4-5 kötü adam performansından birini ortaya koyduğu bir filmden sonra Bane zayıf kalır, bunu Nolan da biliyor merak etme ama elinden gelen bir şey yok.. Ki bir yere kadar kurmaya çalıştığı karakterin içini sondaki twist'le boşalttı Nolan ve Bane, Talia bıçağı sokarken Batman'in başında duran bir bekçiye dönüştü..

Batman'in dönüşünün Robin'in konuşmasıyla geldiğini söylemedim, o farkındalığın bir polis memuru üzerinden yaratılması basitliğini söyledim.. Keza Catwoman'ı öpme sahnesinde Selina Kyle'ın Wayne için önemini anlattığın için teşekkür ediyorum.. Hiç bilmiyordum.. Ama yanlışın şu, bu filmde Catwoman, Wayne için böyle bir karakter değil ve bunun altyapısı yok.. Olsa dahi binler ölecekken 10 saniye yeme riskini alabilecek bir süper kahraman yok dünyada, Nolan'ın da bu basitliklere ihtiyacı yok.. Daha önce yapmadı..

Adını Dick Grayson yapsaydı öbür türlü sallardınız falan demen de söyleyecek bir şey bulamayıp halamın sakalları olsaya bağlayan elemanları hatırlatıyor, var olmayan durumlar üzerine konuşma, anlamı yok.. Adamın ismi Dick, Robin'i Batman & Robin filmlerinden bilen adamlara şirin görünmek için isim değiştirmeye gerek yok ve bu direkt popülizm, yani halkın ilgisini uyandırmak için yapılan politika.. Ben gayet doğru kullandım lakin "kitle de ki" yazıp bağlaç kullanımının yanından geçemeyen biri bana ama Türkçe'yi yanlış kullanmışsınla gelmesin, komik oluyor.. Hayır dahi anlamındaki de'yi ilkokulda öğretiyorlar ama ki ekinde bile zorlanıyosan işin iş..

hücum futbol dedi ki...

Nolan'ın Batman serisi burada bitti mi yoksa devam filmleri çekilecek mi? filmin sonunda sanki çekilecek gibi bir izlenim aldım ben. Robin'i mekana göndermesi falan. Batman&Robin artı kedi kadın cümbür cemaat gelecekler gibi.

Adsız dedi ki...

nolan artık batman çekmeyeceğini söyledi sanırsam. bale ise oynamayacakmış bir daha batman rolünde. bence bir nevi meydan okuma yaptı nolan. daha iyisini yapabilen varsa buyursun diye. veya direkt robin filmi çekebilir.

tardini talia'nın ölümüne değinmemişsin. öyle bir ölme modeli yok:)

melamin dedi ki...

gerçekten çok doğru noktalara parmak basmış bir eleştiri yazmışsınız. ilk 2 filmin yükselttiği çıta ve uyarlanacak malzemenin müsaitliği ortaya 2 adet sinema tarihi şaheserinin ortaya çıkmasına yol açmıştı ve bu son da biraz talihsiz oldu onların yanında..

ama ben de düşünüyorum ki her zaman yeni bir devam filmi için yer bırakılmış diyebiliriz. ama böyle bir şey olacaksa da nolan dışında kimsenin buna cesaret edebileceğini de düşünmüyorum..

sohbet dedi ki...

Teşşekürler

musa koyun dedi ki...

farklı bi düşünce seninkide yinede emegine saglık :)

Blogger tarafından desteklenmektedir.