17 Haz 2011

Hücum ede ede bitiremedik


Yaklaşık 2 haftadır Ünal Aysal üzerine bir profil yazısı yazmak için araştırma yapıyorum.. Yaklaşık 30 yıldır Belçika'da iş hayatına dair çok büyük başarılar üreten başkanın arkasında neredeyse iz bırakmadığını gördüm ki yazının gecikme nedeni çoğunlukla bu.. Belçika kaynaklı olmak üzere Ünal Aysal'a, onun yaşamına ve iş hayatına dair ortaya çıkanlar o kadar sınırlı ki bu çapta bir insan için hayli şaşırtıcı.. Buna dair kafamda planladığımdan çok daha azını içeren bir Ünal Aysal yazısı gelecek ama başkanın transferlere ve ona dair açıklamalarında izlediği yol şu ana kadar küçük hayal kırıklıkları içeriyor..

Gelir gelmez kulüp yapısıyla ilgili olan ve olması gerekene dair yaptığı muazzam açıklamaları, profesyonelleri işin içine sokacağını söylemesi bir yana transferde verdiği isimlerle taraftara verdiği umut sonrasında beklentiler ve uzantısı olarak gerçekleşmeyenler erken girilmesi beklenen süreci bir hayli uzattı.. Çok şöhretli sürpriz bir kaleci ve Drogba'yla yapılan giriş sonrasında gelinen nokta sadece Selçuk ve Elmander'i bitirebilen, bunun yanında talip olduğu birçok oyuncuyu ikna edemeyen bir Galatasaray görünümünde..

Kaleci için gidilen isimler ne kadar doğru ve gerekliyse forvetteki ısrar da Galatasaray için o kadar anlamsız.. Buffon, Frey, Doni ve Muslera karesini anlamlandırmaya çalışırken forvette de Drogba rüyasından çabuk uyanan takım, sonrasında Klose tarafından geri çevrildi ve bir anda bu akşam ortaya çıkan gelişmeyle Forlan'ı bitirdi.. Yanında gelen adamlar yine takımın birinci dereceden ihtiyacı olmayan Reyes ve Ujfalusi..

Galatasaray'ın son 3 yılda yaptığı transfer yanlışlıklarına dair yazılan yazılar birleştirilse tefrika olur.. Takımın 2008/2009 sezonunda ortada 1 yıl boyunca oynamayan Linderoth'a güvenip arkasını hiç umursamadan Arda'nın bölgesine aldığı kenar oyuncusu, forvet ve Servet'i tamamlama yönünden sıkıntıları çok net ortada olan stoperle ortaya sancılı bir takım çıkarıldı, uzantısı Avrupa'da olmasa da ligde ortaya çıktı ve başarısız bir sezon ortaya çıktı.. Bir sonraki sezona 4 yıl öncesinin zirve futbolunu ortaya çıkaran hocasıyla ve onun Türkiye için çok yeni dizilişiyle giren takım savunma ve orta sahayı yine boşlayarak bir forvet arkası, bir sağ açık alıp savunmayı bu sefer çok daha mantıklı ama tek başına yetmeyecek bir isimle takviye etti.. Sezona müthiş giriş sonrasında orta sahadaki problemler yine ortaya çıktı.. Sezon ortası yapılan hamlelerse yine bir kenar oyuncusu ve bir forvetti.. Biri seks skandallarıyla, diğeri gösteremediği potansiyel ve yüksek bonservisle sezon sonunda geri gönderildi.. Takım aynı hocayla ikinci sezonuna girerken, son iki senede ortaya açık şekilde çıkan problemler sadece Lorik Cana eklemesiyle tolere edilmeye çalışıldı.. Çok doğal olarak olmadı, imdat çekici olarak bir başka forvet arkası umuduyla Misimovic geldi.. Sorunlu yapıya daha fazla dayanamayan Rijkaard gönderildi, sonrası Hagi ve benim kendimi bildiğim günden beri Galatasaray adına gördüğüm en dip nokta..

Galatasaray'ın son 3 senedir yaşadıkları bunlarken gelen bu transferler, ağzımda çok acı bir tadı bu kadar erken bırakmaktan başka bir şey yapmıyor.. Takımın yıllardır yapması gereken hem tandemde, hem de orta üçlüde olmayan omurgayı oluşturmak ama bu sene de başlangıç ve paranın harcandığı bölgeler forvet ve kenar oyuncuları.. Beşiktaş, Diego Forlan'ı isterken EnriQue Cerezo'nun çektiği fiyat 32 yaşındaki oyuncu için 10 milyon euro'ydu.. Ujfalusi'yi dışarıda bırakınca muhtemelen sadece 2 oyuncuya son pazarlıklarla birlikte 15 milyon euro'luk bir bonservis ödenecek ki geri dörtlüsü neredeyse bomboş olan, yıllardır bütün maçları kaybettiği bölge olan merkezinde sadece Selçuk bulunan bir takım için başlangıcın yine buradan olması esef verici.. Taraftar hiçbir zaman muhasebeci değildir, harcanan parayla da ilgilenmemesi gerekir fakat belli bölgelere harcanan para eğer diğer pozisyonları etkileyecekse iş tamamen değişir.. Galatasaray'ın Reyes ve Forlan'a bu bonservisleri verirken Servet'in yanını Neill'dan daha yavaş, tekniği daha kötü, artık yavaş yavaş beke kayan Ujfalusi'yle tamamlamaya çalışması müthiş bir planlama hatası.. Elmander'in ve Baros'un bulunduğu forvete gelecek Forlan ve yine hiçbir şekilde bu takımın birinci ihtiyacı olmayan sol ayaklı bir sağ açığa harcanacak 15 milyonun ben tandem ve merkeze akıtılmasını beklerdim.. Galatasaray'ın savunmadaki tercihi Ujfalusi'yken merkezdeki tercihini de ilerleyen günlede göreceğiz.. Galatasaray'lının kendi oyuncularıyla BAM BAM şeklinde dalga geçtiği yapının hemen ardından gelen en az 3 oyuncu düşüncesi de yine bu yabancı tercihleriyle çok büyük ihtimalle suya düşecek..

Bundan sonra gelecek oyuncuları elbette göreceğiz ama ben Ünal Aysal'ın son yaptığı çıkışlardan sonra transfere en az bir bu kadar daha harcayacağını düşünmüyorum.. Kulübe başkan olduktan sonra belki ortaya çıkan yeni hesaplar, belki de yeni şirket yapısının gösterdiği sorunlar nedeniyle beklediğinden farklı bir Galatasaray bulan Ünal Aysal'ın bu ortamda transfer yapmak mümkün değil mesajlarını doğru değerlendirmek, Forlan - Reyes - Ujfalusi'ye akacak olan 20 milyon euro'yu bir de bu açıdan değerlendirmek gerek.. Takım yine olması gereken yerine daha cilalı, daha parlak olanı tercih edip başka bir girdabın içine sürüklenme belirtisi gösteriyor.. Takımda bu transferlerle birlikte var olan yabancılar şunlar: Stancu, Culio, Baros, Elmander, Pino, Ujfalusi, Reyes, Cana, Forlan.. Bu isimlerin üzerine bir kaleci, bir orta saha oyuncusu ve Jose Mourinho'nun "Günün futbolunda oyuncu almaktan daha zor bir şey varsa o da oyuncu satmaktır." sözünü ekleyip Galatasaray'ın son 3 yılını göz önünde tutunca ortaya çıkan şey ilk aşamada yine pek parlak değil..

3. gelişine çok inandığım Fatih Terim'in Rafael Benitez gibi transferlerdeki sıkıntıları malumdur ve bu anlamda şaşkınlığım büyük değil.. Ama Terim'in var olan durumu daha iyi analiz edip, gelecek yanlışı doğru pozisyonlar üzerinde yapmasını beklerdim.. Bu anlamda hayal kırıklığım mevcut.. Transfer daha bitmedi ama bu portföyle ve beklentilerin altında görünen bütçeyle umut veren sürprizler yapma ihtimali bence yüksek değil.. Galatasaray Baros ve Elmander'i tuttuğu forvet bölgesine Forlan'ı alırken seneye savunmasını çok büyük ihtimalle Balta - Servet - Ujfalusi - Sabri dörtlüsüyle kuracak ki bu neresinden baksanız trajikomik..

Sorun, Forlan ve Reyes'in Galatasaray'da iyi futbol oynamayacak olması değil.. Bunun tahminini de şu an için yapmak zaten mümkün değil.. Forlan ve Reyes, Galatasaray forması altında çok iyi bir ilk sezon geçirip devamında çok stabil klas performanslar gösterebilir.. Ama Galatasaray'ın son yıllardaki sorunu çok büyük oranda (sakatlıklar hariç) forvet ve kenar odaklı olmadı.. Galatasaray geçmişte Baros'tan mükemmel bir forvet performansı gördü.. Bu takımın kenarına Kewell, Keita, Gio ve belirli maçlarda Elano girdi.. Kulüp bütün planlarını sol açığında oynayan bir Türk genci üzerine yaptı.. Forlan ve Reyes'in bu adamların ortalamasının çok üstüne çıkma şansı ne kadar? Fazlasıyla nev-i şahsına münhasır olan Türkiye Süper Ligi'nde bunun net cevabı yok.. Kulüp bir kez daha var olanları daha iyileriyle upgrade etmeyi, olmayanı almaya tercih etti.. Umuyorum Terim'in kafasında çok iyi bir ana plan vardır ve var olan değerli yan faktörleriyle bu sorunları nötrler.. O güne kadar bende yine hayal kırıklıkları, önceki sezonların tekrarına dayanan bir "off-season" başlangıcı..

12 YORUM:

pragmatizma dedi ki...

Yabancılarda iki tane Baros olmuş, birisi Cana olacak galiba.
Bloga geri dönüş güzel.

Adsız dedi ki...

malesef katılıyorum ve hatta daha berbat bir durumda olduğumuzu düşünüyorum ,sağolsunlar yeni yönetim ve hoca ateşler içinde olan bir hastayı gün itibari ile komaya sokmuşlardır,inanılmaz büyük transfer hataları evet her üç oyuncuda mevkileri,yaşları,yorgun ayakları itibari ile son darbeyi indirmişlerdir...

uğur şenel

Burak Beşinci dedi ki...

Maliye mezunuyum 5 yılda okulda öğrenemediğimi sağ olsun tuttuğumuz takım aynı hataları tekrar ede ede bize öğrettti.Bazen peder bey 'oğlum ne verdi sana bu Galatasaray'da bu kadar takip ediyorsun' diye sitem eder.Şunu verdi diye somut bir şey söylemek imkansızdı ama muhasebe dersini öğrendiysem Galatasaray'ın katkısı büyüktü.

Yabancı kontenjanı sınırının kalkması + bizim transfer bütçemizin başkanın dediği gibi ne kadar gerekiyorsa o kadar olmasını ummaktan başka yapılacak bir şey yok.

Savunmadan bekler üzerinden oyuna çalımla veya pasla çıkacak oyuncularımız yok(G.Gönül,Santos+ Emre üzerinden Fener bunu çok iyi yapmakta)Yani orta sahamız Selçuk+Pirlo bile olsa rakip takımlar eşşek değillerse birinci bölgeye baskı yapacaklardır. Beklerimiz bu baskıyı kıracak tekniğe ve yeteneğe sahip olmadıkları için top birinci sınıf hucum oyuncularına gelemeden eriyip gidecektir.

Umarım Fatih hoca ben adam ederim onları modunda değildir bu işin adam etmekle filan alakası yok bildiğin yetenekle ilgisi var.

Adsız dedi ki...

bu takımın sorunu yıllardır orta sahanın göbeği ama hala farklı yerlere topçular geliyo inşallah adam gibi bi orta saha gelir yoksa selçuk a yazık olcak tek başına orda.

ZH dedi ki...

Sanırım yazının en alıcı noktası son paragraftaki "Kulüp bir kez daha var olanları daha iyileriyle upgrade etmeyi, olmayanı almaya tercih etti.." cümlesi..

Parma Maniac dedi ki...

pragmatizma, değiştirdim teşekkürler..

Erdem Karakuş dedi ki...

Galatasaray bir yabancı stoper, bir kaleci ve bir yabancı ortasaha daha alacak. Belki bunun dışında yerli bazı oyuncular da alınır bilmiyorum.

Ama yazıyı okuyunca transfer sezonunun bittiğini sandım. Başkan kendi ağzıyla dedi transfer için bir para limiti koymadık diye. Elmalarla armutları birbirine sokmanın manası nedir bilmiyorum. Bu transferlere harcanacağı söylenene 15 milyon euro ortasaha-defans hattına harcansaydı vs. Paradan kısıp da ortasahaya 2 milyona oyuncu alırlarsa yazın bunları, ama daha belli olmayan bir olay üzerinden doğmamış çocuğa don biçmeyin ne olur.

Yazıda okuduğumuz şey hayal kırıklığı, yanlışlar, eksikler, eleştiriler. Olası 3 transfer Galatasaray'ın oyun şablonuna ne katar, takım karakterine ne katar, hangi sistemle oynar, oyuncular nasıl performans gösterir TSL şartlarında, bunlarla ilgili 1 cümle yok.

Ben burada sade bir okuyucu olarak şunu soruyorum, bu mu şimdi yazarlık? Ben beğenmediğim noktaları eleştireyim, gerisi önemsiz düşüncesi mi? Okuyucu olarak sadece eleştiri ve öneri mi görmeliyiz biz, başka şeyler okumaya hakkımız yok mu? Burası sıradan bir blog olsa bunları yazmazdım da çok fazla kişinin okuduğu bir blog olduğu için bunu yazma gerekliliği hissettim. Siz de sade bir okuyucunun düşüncelerini dikkate alırsınız belki.

peynir dedi ki...

selamlar.

yazıdaki kaygıları anlamakla beraber, fatih terim'in bu sefer kurmak istediği kadro ve oynatmak istediği oyun; geçmişinden pek izler taşımayan bir anlayışta olacak.

bu sezon arda turan'ı sol kanat olarak düşünmemenizi öneririm. arda, rijkaard'ın ilk zamanlarındaki gibi orta alanın ortasında, hücuma yönelik olarak görev alacaktır. bu zaten terim'in yıllar önce arda'dan istediği bir şeydi.

selçuk - arda - yekta - culio - ayhan beşlisinin yanına bir transfer daha olacağı kesin. bunun yanında ceyhun da orta alanın ortasında görev alabilir. terim'in ilk planı topu ayağında tutan ve rakibe oynama şansı vermeyen bir takım yaratmak. barcelona - manu final maçında busquets'e yaptığı övgüleri ve "barcelona ancak oynayarak yenilebilecek bir takım" söylemini iyi okumak lazım. orta alanda basan, ısıran adamlardan ziyade topla arası iyi olan zeki oyuncular var.

forvette ise, rijkaard dönemindeki alternatifsizliği iyi hatırlayınız. baros sakatlanana kadar geçen şaşaalı süreç; baros sakatlanınca ortaya çıkan süreç. yülenip yüklenip gol atamayan bir galatasaray. bu sezon santrfor bölgesinde baros - stancu - forlan - elmander gibi devşirme olmayan 4 oyuncu var. 3'lü forvet hattında elimizde pino - kazım - stancu - forlan - elmander - baros - reyes hatta yeri geldi mi anıl alternatifleri var. sakatlık ve formsuzluk sıkıntısı çekmeyeceğimiz anlamına geliyor bu.

terim'in ilk hedefi "yediğinden fazlasını atmak" ve "sürekli hücum etmek" olacağı için, galatasaray içerde dışarda aynı şekilde, maç başında yoğun bir hücum baskısı sergileyecektir. erken gol bulacak bir galatasaray, bu kadrosuyla rakiplerine ancak hızı hücum şansı verir. moral motivasyon olarak bu rakipleri çökertmek demektir.

burada tek sorun savunma. savunmada servet ve gökhan zan gibi iki ağır stoperin yanına ceyhun ve ujfalusi gibi iki ağır stoper daha eklendi. ceyhun orta alan diyecek arkadaşlar olacaktır ancak hem stoper hem orta alan doğal görev bölgesidir. sabri'nin yeri neredeyse garanti. hakan balta'ya ve çağlar'a ben güveniyorum. lakin savunmanın arkasına atılacak uzun toplarda sıkıntı yaşayacağımız kesin. burada da devreye yine terim'in "oynayan, yediğinden fazlasını atan" takım planı giriyor.

bu sezon yalnızca lige odaklanacak olan galatasaray için bu üç transferi olumlu olarak karşılıyorum ben. bu dakikadan sonra bir kaleci ve bir orta alan transferi galatasaray'ı ligde çok iddialı bir konuma getirecektir.

umarım haksız çıkmam, saygılar.

Parma Maniac dedi ki...

Erdem Karakuş, alınacak oyuncu sayısı ve pozisyonuna dair bilgiyi nerden aldın bilmiyorum, benim elimde öyle bir bilgi yok ve ben eldeki yabancı sayısıyla birlikte gelen üçlü ve başkanın açıklamaları doğrultusunda konuşuyorum.. Bu üç oyuncuyla birlikte takım 9. yabancısına ulaşmış olacak.. Kaleci ve orta sahayla birlikte yasal sınırı geçiyorsun takım olarak..

Ünal Aysal para sınırı koymadık diyor? Aynı Ünal Aysal içinde bulunan durumda bu takım transfere para harcayamaz da diyor.. Hangisini ön plana alacaksın bunun.. Ben ikinciyi almayı tercih ediyorum ve böyle bir ortamda ilk toplu paranın yine aynı bölgelere harcanmasını yanlış bir kadro planlaması olarak görüyorum.. Alınan oyuncular üzerinde kadro planlamasına dair yazı yazarken Terim2in sistemini, bu oyuncuların nasıl performanslar verebileceğini yazmak zorunda değilim.. Kaldı ki bunlar tamamen varsayıma dayanır, sezonun açılmasıyla birlikte yavaş yavaş Terim'in takımını gördükçe konuşmak daha mantıklı olur..

Başka şeyleri okuma hakkın tabii ki var, ama onun için adres burası ve bu yazı değil.. Memnun değilsen sağ üstten çıkış yapmak ve bir daha uğramamak gayet kolay.. Bu konudaki düşüncem budur, uymamışsa düşünceni yazarsın burada onun üzerinden konuşuruz.. Ama iş başka şeyler okuma hakkına gelirse insanları burada zorla tutmadığımı belirtme hakkım da ortaya çıkar.. Sevgiler..

Erdem Karakuş dedi ki...

Mesele hemen beğenmiyorsan çıka gelmiş :)

Madem elindeki verilere göre konuşuyorsun ben de sana birkaç soru sormak istiyorum.

Bu oyuncuların tercih edilme sebebiyle ilgili net bir bilgin var mı? Bence yok.

Fatih Terim'in nasıl bir futbol sistemiyle oynamak amacında olduğuyla ilgili net bir bilgin var mı? Bence yok.

Takıma bunun dışında yapılması düşünülen, omurgayı oluşturması düşünülen oyuncular ile ilgili bir bilgin var mı? Bence yok.

Elde bir bütün bile yok şu an.

Sen kendin bir şablon oluşturmuşsun, bu şablon doğrudur demişsin, bu şablona değerlendiriyorsun. Sen kendi şablonuna İbrahimovic'i uyduramazsan onun transferine de yanlış gözüyle bakacaksın.

Benim eleştirimin temeli bu muhtemel transferleri öv, taraftarı gazla demek değil. Ben senin bu yazıyı yazmandaki tek amacın eleştirmiş olmak olduğunu söylemek için yazdım o yorumu. Ha eğer eleştirilmekten hoşlanmam diyorsan, eleştiri aldığında, beğenmiyorsan okuma kardeşim çık git diyorsan, başka bir yorumum olmaz bir daha burada.

Parma Maniac dedi ki...

Erdem Karakuş, gelip buraya benim başka bir şey okuma hakkım yok mu diye asla bir yazı eleştirisi olamayacak bir soru cümlesiyle gelirsen alacağın cevap elbette o zaman başka mecraya olur.. Burada benim yazdığım budur, başka şeyler okuma hakkını farklı yerlerde araman doğru olur zira benim senin istediğin şekilde yazma zorunluluğum yok burada.. O yüzden tepkiye eleştiri getirirken yaptığın etkiyi göz önünden eksik etmemen mantıklı olur..

Bu oyuncuların tercih edilme nedenine dair elimde net bir bilgi var mı? Yok.. Fatih Terim'in kafasında değilim, yönetimin kafasının içinde de değilim.. Ne yapılacak bu durumda yazı yazılmayacak mı? Eğer sen bu kafayla yaklaşıyorsan bu hadiseye ne herhangi bir maç yazısını, ne herhangi bir futbol hamlesini, ne de bir idari süreci yorumlama hakkına sahip olursun.. O zaman kapatıp gidecek miyiz buraları? Ben yarın Terim "bana göre" yanlış bir hamle yaparsa bir maç içinde ama düşüncesi ne onu bilmiyorum şeklinde mi yaklaşacağım? Bırak eleştiriyi bu kafayla herhangi bir övgüyü bile yapamayacak duruma gelirsin..

Benim kafamda şablon falan yok, yazıyı dikkatli oku.. Yazıda taktik ya da sisteme dair hiçbir şey yok.. Olmayan şeyler üzerinden illüzyonlar yaratmaya gerek yok ki.. Galatasaray'ın yıllardır transferde gidiş yolları var, tekrarın başlangıcının da benzer şekilde olması var.. Ben diyorum ki defans dörtlüsü bu haldeyken önceliğin denenmişler olması beni rahatsız ediyor.. Defansa gelen oyuncunun Servet'i tamamlama konusunda sorunları olan, çok daha düşük profilli bir isim olması Reyes ve Forlan bu transferin ön planındayken rahatsız edici.. Keza ben başka yabancı stoper gelmeyeceğini düşünüyorum bu transferler gerçekleşirse.. Elinde 9. yabancın gelmiş olacak bu üçlü alındığında.. Eklenecek kaleci ve orta sahayla yasal limiti aşıyorsun.. Oyuncu göndermeye dair hiçbir emare yok, 2 hafta sonra sezon açılışı yapılacak ve hala öncelik gerçek sorunlara verilmiyor.. Ha buradan da onlar senin önceliğin, kendi subjektif bakışına girip kenar ve forvet transferlerini mantıklı çıkarmak mümkün ama bu blogların yazılma nedenini de atlamış oluyorsun bu şekilde..

En son sadece eleştirmiş olmak için yazma saçmalığına gelelim, blog arşivini açıp okumanı öneririm sana, cevabı oradan alırsın ama onun yerine demogojiye dalmayı tercih ediyorum.. Benim bu yazıyı eleştirmek için yazmış olmama dair elinde net bir bilgi var mı? Bence yok.. Ee o zaman?

Erdem Karakuş dedi ki...

Senin yazındaki ilk eleştiri konusundan başlayalım bence. Balta - Servet - Ujfalusi - Sabri ile olur mu. Ben olaya böyle yaklaşmam şöyle yaklaşırım, yerli oyuncuları nasıl yerleşecektireceksin sahaya? Bir şekilde 5 tane yerli oyuncu bulundurmak zorundasın çünkü.

Yabancıları şöyle seçsen (4-3-3 diye düşünerek;

Kaleci, stoper, Cana, ortasaha (muhtemel), Reyes, Forlan.

Bu düzene göre bir stoperin yerli olacak ve Servet olacak. Serdar Kesimal veya Ersan tercih edilmedi, Serdar Taşçı da Türkiye'ye gelmeyeceğine göre Servet ile oynamaya mecburuz.

Sağ bek Sabri olacak, alternatif tek yerli Gökhan Gönül var o da alınamayacağına göre ona da mecburuz.

Selçuk İnan ve Arda diğer 2 yerli oyuncu olacak.

Geriye 1 tane daha yerli koyma zorunluluğu kalıyor. Ya Balta/Çağlar ikilisinden birini sola koyacaksın, ya da yabancı sol bek alıp ortasahada Cana veya diğer yabancı yerine Yekta'yı koyacaksın.

Daha uç bir ihtimale gidersek sol bek ve ortasahanın ikisine de yabancı koyup forvete Forlan yerine Eren'i veya Mevlüt'ü alacaksın ki ikisi de gelmez Türkiye'ye. O yüzden bu ihtimal de eleniyor.

Ve en uç ihtimale gelirsek Gökhan İnler'i alacaksın ve sol beke yabancı koyacaksın. Ki bu ihtimal de yok adamı Napoli ve Juventus istiyor, istemeseler bile Türkiye'ye gelmeyecektir.

Sol kanada bir yerli bulalım desek o da yok, Sabri kadar oynayacak sol bek bile yok memlekette.

Bunları üstüste koyunca defansta Sabri-Servet-Yabancı-Balta/Çağlar olmaz demenin bir anlamı kalmıyor. Bunun aksi yok çünkü. Takımın bi taraflarına o 5 yerliyi sokmak zorundasın. İleri uca yerli koyalım desek ben ne Kazım'a güvenirim, ne de diğer hücum oyuncularımıza güvenirim. Elde beklediğini bulabileceğin tek hücum oyuncusu Arda var.

Şimdi buna göre nasıl bir defans yerleşimi olabilir ki? Sen sadece yanlışlığını dile getiriyorsun, doğrusuyla ilgili bir düşünce koymuyorsun ortaya. Ben de bunun eleştirmek için eleştirmek olduğunu iddia ediyorum.

Blogger tarafından desteklenmektedir.