NBA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
NBA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Oca 2011

, ,

The Black Mamba


Biz Robert Rodriguez'den Sin City 2'yi çekmesini bekleyeduralım, Nike - Kobe işbirliği için güzel bir reklam filmi çekme çabasının içindeymiş bu güzel adam.. Başrolde dünyanın en iyi basketbolcusu etiketiyle trailer'da sunulan Kobe Bryant, Bruce Willis ve Robert Rodriguez'in favori oyuncularından kült isim Danny Trejo var.. Nike belli ki büyük oynuyor, blogda da iki post üst üste yerini buluyor.. Şu adamlardan kötü bir şey çıkması mümkün değil ama Robert abi Allah'ını seviyosan Sin City 2'ye de at artık şu elini..

30 Ara 2010

25 Ara 2010

Lakers vs. Heat


LakersTR.com'un İstanbul'daki müthiş organizasyonuna Ankara'ya geldiğim için katılamamanın üzüntüsü dururken takımı bugün televizyon başından yalnız destekleyeceğim.. Takım gayet kötü giderken bugünkü Miami Heat mücadelesi iç sahada net bir hedef maçı olacak.. Saat 00.00'da ekran başındayız.. Sonuç elbette ilerisi için fazla bir şey vadetmez fakat son maçında Staples Center'da Milwaukee Bucks'tan 20 yiyen Lakers'ın bu maçta mesaj vermek için ekstra oynaması gerekecek ve benzer bir sonuç insanların kafasında son şampiyon için soru işaretlerini biraz daha artıracak.. Kalbimiz İstanbul'daki muhtemel 50+ kişilik toplulukla birlikte Los Angeles'ta.. Amerika'nın bir Noel gecesinde daha NBA'i neden bu kadar sevdiğimizi hatırlatacak başka bir maç.. Geçen sene Cleveland'da LeBron bizi üzmüştü, bu sene Lakers'lı olmayanlar da bizim tarafta..

Sarı-mor renklim, bir seni sevdim...

22 Ara 2010

21 Ara 2010

26 Eki 2010

,

NBA 2010/2011



NBA'de yeni sezon bu gece Miami Heat - Boston Celtics maçıyla başlıyor.. İlk gün 3 maç var ve gecenin kapanışı son şampiyon Lakers'la Houston arasında oynanacak olan mücadeleyle yapılacak.. Sürpriz, NBA TV ve Türkiye'deki yayıncı kuruluş NTV iki maçı da vermiyor.. NBA TV'nin maçları vermeme nedeni Amerika'da TNT'nin maçları yayınlıyor olması.. NTV'nin verememesini de sağlıyor mu bu ondan emin değilim ama NBA TV'nin programı çoğunlukla bunun üzerinden oluşuyor..

İlk günün öncesinde her sene olduğu gibi kapsamlı konferans değerlendirmeleri yapmak isterdim ama yine mümkün olmadı.. Onun yerine grup grup NBA Türkiye'ye yazdık bütün takımları kısa kısa, Kasım'dan itibaren okunur dergiden ama lig başladıktan sonra yine aylık periyotlarla konferanslara topluca bakış atacağız..

Doğu'da oluşan yeni güç odakları bu sezon öncesinde Batı yakasını rahatlattı.. Son dönemlerde Batı'nın bariz güç üstünlüğü artık tamamen dengelenmiş durumda hatta Doğu'da oluşan 4 büyük güçle birlikte Batı'da Lakers artık tamamen yalnız.. Miami Heat'in bu akşam son finalist karşısında neler yapacağı günün en büyük merak konusu.. Bu iki takımı takip edecek olan Orlando ve Chicago'yla birlikte Doğu'dakiler birbirini kırarken Lakers, threepeat öncesinde rakibini bekleyecek.. Sağlık sorunlarını tamamen atlatmış George Karl'lı Denver Nuggets dışında Lakers'a büyük sorun çıkarması muhtemel bir takım Batı'da görünmüyor.. Kevin Durant ve arkadaşlarının ise hala 1-2 seneye ihtiyacı var..

Doğu'da ise sezon liderliğinin en büyük favorisi Miami Heat ama final yolculukları çok sıkıntılı olur.. Boston Celtics'in tecrübelileri bir yaş daha yaşlandı ve 82 maçlık sezonda bu durum etkisini daha çok hissettirmeye başlayacaktır.. Chicago'nun sezona Boozer'sız girmeleri büyük şanssızlık ama injury prone elemanla buna zaten alışacaklardı önümüzdeki senelerde, erken uyarı iyidir.. Orlando ise geçen seneye yakın bir performans gösterir muhtemelen.. Miami Heat'in sahaya ne koyacağını görmeden konuşmak erken ama birincilik için dinamizmleri büyük avantaj.. Sonrası için ise sezon içinde daha rahat konuşulur..

Ödüllerde MVP'lik ve en iyi coach ödülü için Lakers öne çıkar.. MVP'de tek rakip Kevin Durant gibi görünüyor ama onun da yolunu takım başarısı belirler.. Oklahoma City, Batı'da ilk 3'e giremezse Durant'in bu sene MVP olması pek kolay değil zira ödül her zaman konferansın ilk 3'üne gidiyor.. Doğu'da Wade ve LeBron'un rol paylaşımları ise onları elbet geriye atacak biraz.. Kobe gerek 6. şampiyonluğun ve bir başka mertebenin eşiğinde olması, gerek threepeat gazıyla bu sezon şanssızlık yaşamazsa bu ödüle yakın duruyor.. Kariyerinin son coach'luk sezonu olduğunu söyleyen Phil Jackson da takım normal başarısını sürdürürse bir ödülle uğurlanır gibi görünüyor.. Yılın çaylağı için tek favorim Blake Griffin.. MIP ise bir Pacers oyuncusuna gider diyorum.. Favorim Roy Hibbert, plase Darren Collison..

Günün bahis opsiyonlarıyla açılışı sonlandıralım..

Takım bahisleri:

BOS - MIA under 189.5
PHO - POR over 201.5
LAL -7.5

Oyuncu bahisleri:

Ray Allen (sayı) under 16
LeBron James (sayı+ast) under 37.5
Brandon Roy (sayı) over 21.5
Yao Ming (sayı+rebo) under 20.5
Lamar Odom (sayı+rebo) over 20

Bahis rakamları: Betsson

10 Eki 2010

Yahoo Fantasy NBA 2010/2011


İki sene önce açılışı yapmıştık, bu sezon da kaldığımız yerden devam ediyoruz.. Düzen yokluğu bu sene biraz geç kalmama neden oldu ama kaybedilmiş bir şey yok.. Geçtiğimiz sezonki 1. ve 2. ligler aynı sistemle açılmış durumda.. Oynayan bütün oyunculara mail yoluyla davet yapıldı, öncelik elbette geçen sene oyunu oynayanlarda.. Ama aradan mutlaka fire verenler çıkacaktır, boş kalan yerler için de mail yoluyla başvurunuzu yapabilirsiniz.. İlk gelen boş yerlere oturur.. Eğer iki ligde boş kalan yerlere beklenenden fazla talep gelirse 3. bir ligi de zevkle açarım.. Bu sene 1. Ligi kazanana ufak bir ödülümüz de olacak ki ciddiyet artsın..

1. Ligin draft günü 23 Ekim Cumartesi günü saat 23.00..

2. Lig ise 21 Ekim Perşembe günü saat 22.00'de olacak..

2 lig de live online draft usulüyle ve head to head mantığıyla oynanacak.. Herkese bol şans..

Önemli edit
: Oyunu ilk defa oynayacak olanlar lütfen mailinde bunu belirtsin..

8 Eyl 2010

Ron Artest polislere yakalandı


İnsan kırık olmaya görsün.. Bizim Ron Ron LA caddelerinde ruhsat süresi dolan bir arabayla yakalanmış.. Daha beteri aracın şekli ve içinde Ron'un kafasındaki harika kaskla polisle birlikte verdiği poz.. Şaşırdık mı? Hayır.. Seviyor muyuz? Daha çok..

9 Ağu 2010

23 Tem 2010

Matt Barnes & Theo Ratliff


Millet birleşip şampiyonluk için harıl harıl çalışırken Lakers eksiklerini gidermeye çalışıyor.. Mike Miller dedikodusu çıktı, hemen yalanlandı ve birkaç gün içinde Steve Blake imzası gelerek 1 numarada özellikle normal sezonda ortaya çıkan kara delik dolduruldu.. Blake eklemesinden sonra iki eksik görünüyordu takımda.. Birincisi iyi bir 2-3 numara yedeği, ikincisiyse Bynum, Gasol ve Lamar üçlüsünün arkasını dolduracak savunmacı bir veteran.. Dün gece ikisini de bitirdi Lakers.. Özellikle 37 yaşındaki Ratliff'ten çok memnunum.. Zamanın All-Star'ı, 2 kez NBA'in ikinci savunma takımına giren ve 3 kez ligin blok kralı olan Theo'nun artık o günlerden çok uzak olduğunu bilmeyen yok.. Son 6 sezonda oynadığı müsabakalar 82 maçı zar zor geçiyor zaten ama ondan çok büyük şeyler bekleyen de yok.. Bazı maçlarda bulacağı 5-10 dakikalık süre içinde içeri penetre eden cevval kısaların ağzına 2 top sokması yeterlidir onu rotasyonda düşünen bir takım için.. Ratliff bunu hala yapabiliyor.. Zamanında birebir savunması da iyiydi bu vatandaşın ama artık o konuda performans beklemek de yersiz.. Önemli olan yardım savunmasında katkı yaparak takımın son 1-2 yılda kazanmaya başladığı savunmacı kimliğe katkı yapması.. Eğer sakatlık yaşamazsa faydalı olacaktır bu konuda.. Antlaşması 1 yıllık..

Matt Barnes ise 2 yıllığına 3.6 milyon dolarlık bir antlaşmayla takıma katılmış.. Daha fazlasını rahatlıkla bulabilecek bir oyuncuydu.. Ron Artest'ten kalan dakikaları alarak 3 numara savunmasını hep istim üzerinde tutacağı kesin ama 2 numarada Kobe'yi yedekleyecek mi, onun için şu aşamada bir şey söylemek zor.. Sezon içindeki performanslar üzerinden şekillenir bu durum büyük ihtimalle.. İlk etapta yine Sasha Vujacic üzerinden gidecek P-Jax.. Ama Sasha'nın kontağı kapatması durumunda arkanın sağlam olması da güzel.. Orlando'da aldığı 25 dakikaları Lakers'ta bulması kolay değil ama yıllık 1.8 aldığı takımda bu, çok da umrunda olmayacaktır.. Çabuk ayaklar, iyi atletizm ve hoş bir savunmaya eklenen vasat dolaylarındaki bir dış şut Lakers için yine yeterli görünüyor.. Bu bölge için piyasadaki iyi oyunculardan biri geldi takıma..

Steve Blake normal sezonda yedek başlayacak ama Fisher'dan daha fazla süre alacak 82 maç boyunca.. 1 numara dışında 3 ve 5 numaralara yapılan bu eklemeler takımın normal sezonu artık daha ciddiye alacağının bir göstergesi bence.. Lakers 2 senedir şampiyon ama dikkat çekici olan nokta iki seneyi de normal sezonda lig birincisi olarak bitiremedi.. Finalde önce Orlando sürprizi, arkasından Boston çıkışıyla iki finali de ev sahibi olarak oynadılar ki her zaman söylediğim gibi şampiyonluğun en büyük anahtarıdır bu NBA'de.. Bu sene Miami Heat 82 maç boyunca ligi forse etmeye çalışacak.. Lakers'ı geçmek için normal sezonu lider bitirmeleri gerektiğinin bence farkındalar.. Lakers'ın da bu transferler ışığında bazı şeylerin farkındalığını yaşıyor olması güzel bir şey.. Fisher'ın motorları soğuk tutması ve saçmalayan bench normal sezonda takımı çok etkiliyor.. Hem Blake, hem de bu iki eklemeyle yükselen bench bu sorunun önüne geçecektir.. Bu sezon sakatlık şanssızlığı olmazsa normal sezonu da forse eden bir Lakers bekliyorum..

19 Tem 2010

Big Three


Sırtına Chosen One dövmesi yaptırıp, NBA'e adım attığı günden sonra benzer sayısız açıklama yapan biri için şu fotoğraf çok önemli bir adımdır ve bunun eleştirisi tek yönlü olabilir.. Sevmiyor musun LeBron'un kendini beğenmiş tavırlarını? Onun şişirilmiş bir balon olduğunu mu düşünüyorsun? O zaman Wade'in takımına gidişini, onun arkasında kalma tasarrufunu ve bu pozu eleştirme hakkı olmaz bir insanın.. En fazla söylediğim doğru çıktı dersin ama bunu oldukça erken fark eden (ki burada fark etmek var mı hala bilmiyorum ben) LeBron'u, egosunu bir kenara bıraktığı için tebrik edersin.. Ama hem kendini beğenmiş, hem de şu poz çok acınası diyorsa biri bence ortada bir yanlış var ve o yanlış yapan kişi LeBron değil..

Fotoğraf ve poz gerçekten komik.. Ben hala LeBron'daki değişime saygı duymaya devam ediyorum.. Bunun bu kadar köşeli bir dönüş olması altının doldurulamama ihtimalini de elbette beraberinde getiriyor ama şu anda Miami Heat'te sorun yok.. Rollerin oluşması sonrasında sahada ortaya çıkan şeyden sonra elbette yeniden konuşulacak bunlar.. Şimdilik fotoğraftaki gibi 'efendi' Wade hala off-season'un en büyük kazananı..

12 Tem 2010

Hidayet Türkoğlu & Phoenix Suns


Transfer sürpriz, daha %100 olarak da bitmiş değil ama NBA.com'a bile ciddi olarak girmiş durumda.. Geri dönüş olacağını sanmıyorum..

Bir oyuncunun Phoenix'in sistemine ve Steve Nash'in yanına gitmesi kendisi için büyük avantaj.. Tempoyla birlikte hem doğal, hem de biraz şişirilmiş istatistikler, daha iyi kontrat ihtimalleri ve daha eğlenceli bir oyun.. Hidayet son büyük kontratını imzaladı ve artık böyle düşünceleri yok.. Geçen sene vasıfsız Jay Triano'nun berbat takımında içine sokulmaya çalışıldığı rol, kendisine maksimum kontrat vermiş bir organizasyona ve yönetime yakışmıyordu.. Yıllık 10 küsur milyon doları verip üstüne sabit köşe şutörü kalıbına dökmeye çalıştıkları Hedo'nun üstüne o elbise doğal olarak uymadı ve gördüğüm en kötü NBA seyircilerinden Torontolular'ın gözünde oyuncu overpaid oldu..

Chris Bosh'un gidişiyle Hidayet'e bu sezon ihtiyaç duyabilirlerdi.. İlk başta basına yansıyan böyle düşünceleri de oldu ama bir süredir her şeyi Bosh üzerine kurmaya çalışan ve Hidayet'i de bu nedenle alan takımın yeniden yapılanma çabası içindeyken bizim Türk'e fazla ihtiyaçları yoktu.. Şimdi çok büyük ihtimalle Leandro Barbosa karşılığında Phoenix'e geçiyor Hidayet..

Phoenix'in artık çok üst seviyelerde basketbol oynama şansı bence yok.. Run'n Gun'a bu sene de devam edecekler ama ligin en iyi pota altı bitiricilerinden Amar'e'nin gidişiyle artık opsiyonları çok daha sınırlı ve iyice dışa bağımlı bir takım haline gelecekler.. 5 numaraya oturacak olan Robin Lopez daha iyi bir savunma demek ama Amar'e'nin kötü savunması müthiş hücumuyla takım için artıya dönüyordu.. Yüksek tempoda Robin Lopez'in takım için çok büyük bir fark yaratabileceğini sanmıyorum.. Hidayet transfer gerçekleşince çok büyük ihtimalle 4 numarada tercih edilecek.. 4 kısalı düzene Orlando Magic'ten alışık ama 4 numara için aynı şeyi söylemek kolay değil.. Savunmada büyük sıkıntı yaşayacağı zamanlar olacaktır.. Hücumda ise elbette rakamları son senesine göre bariz artış görecek..

Elinde topu isteyen bir oyuncu olarak Nash'in yanına gitmesi garip gelebilir.. Ama Nash yaşlandı ve onun sahada olmadığı 15 dakikalık süre içinde Phoenix'in bir oyun yönlendiricisine ihtiyacı olduğu uzun zamandır ortada.. Rotasyon büyük ihtimalle Nash'in oturduğu 15 dakika içinde Hidayet'i devamlı oynatmak üzerinden şekillenecektir Gentry için.. Yine bunun yanında Nash devamlı topu elinde istese de paylaşmayı bilen bir oyuncu olduğu da ortada.. 30'undan sonra böyle bir sistem içinde oyundan zevk alacak Hidayet'in top meselesini Toronto'daki kadar sorun yapacağını sanmıyorum.. Toronto berbat bir basketbol yapısıydı ve orada bile hiç tercih edilmemek Hidayet'in canını sıkıyordu, Nash ise tamamen farklı..

Josh Childress'ın da takıma katılma durumu mevcut ki böyle bir durumda ilk beşte Steve Nash, J-Rich, Childress, Hedo ve Lopez olacak.. Tamamen dışarıya yönlenmiş bir takım için çok uyumlu bir yapı değil.. Childress'ın dış şutu felaket, Hidayet ise son 2-3 yılda topu bu kadar eline almaya başlayınca bir zamanlar gayet iyi olduğu statik şutu unuttu.. Phoenix'te bunu hatırlaması gerekecek ve bu da düzenli çalışma demek.. Bunda ne kadar başarılı olabileceğini göreceğiz..

Eğer transfer gerçekleşirse Hidayet'in 35+ dakika sahada kalacağını sanıyorum ve bu da Phoenix sistemi içinde 15+ sayının garanti olması demek.. Kontratının hakkını veren istatistiğe ulaşacaktır ama bu istatistiğin takım başarısında ne kadar etkili olacağını görmek için her transferde olduğu gibi biçilecek rolü ve sahadaki duruşu görmek gerekecek.. Geçen seneden bence daha kötü bir takım olacaklar ama mevcut şartlar altında mantıklı bir transfer Hidayet.. Play-off yapabilirler mi şu anda bunu kestirmek zor ama eğer olursa bizim finalisti tekrar batı çekişmesi içinde izlemek zevkli olacak..

Hayırlı olsun Hedo'ya..

10 Tem 2010

,

Bu Kavga Bitmez


Salvo New York Daily News'tan.. Yeni sezon başlayana kadar 3-4 ay var ve o güne kadar da arkası kesilmez bu sallamaların.. Tabii LeBron'u ilgilendiren bir durum yok, nasıl Dan Gilbert saçmalığın kralına imza attıysa şehri elemanın ayakları altına serdikten sonra ters bir seçimde şu manşeti atmak da ayrı bir kepazelik.. Hayır sonra bizim basın için "ama çok sert" diyorlar, İngiltere ve Amerika'yı görüp üzülüyorum bunlara.. Yapmasınlar bir daha..

9 Tem 2010

Off-season'un Kaybedeni


NBA'in gelmiş geçmiş en başarılı yöneticilerinden biri olarak gördüğüm Donnie Walsh'un New York Knicks'te yaptığı temizliğe büyük bir yazı ayırmak lazım ama şu an için onlarda sadece hüzün var.. Çok uzun bir süredir LeBron odaklı bir yapılanma içine girdiler ve 2 maksimum kontrat verebilecekleri rahatlığa eriştikleri anda LeBron'dan gelen Miami kararıyla tamamen yalan oldular.. Ellerinde sadece 5 yıllığına 100 milyona bağlayacakları, saf bir oyun kurucu olmadan ne yapabileceği belirsiz, savunma özürlü Amar'e var ve bu büyük havuzdan yanına ekleyebilecekleri bir parça kalmadı.. Seneye Carmelo'nun kontratı doluyor ve opsiyonunu kullanmazsa serbest kalacak.. Muhtemelen yeni hedef o olur ama onunla ve Amare'yle nereye kadar kestirmek zor.. Lokavt hadisesi zaten bu senenin sonunda yapılacak bütün hamleleri bir süreliğine dondurabilir..

New York Knicks benim çok sevdiğim bir camiadır ve artık başarıya ulaşma zamanları bence gelmişti.. LeBron işini biraz palyaçoluğa çevirdiler, işin burası ayrı.. Ona çok odaklanmaları diğer oyunculara gerekli değeri ve zamanı ayırmalarını engellemiş de olabilir.. Ama sonuçta oyuncudan gelen ters bir salvoyla şu anda paralize olmuş bir durumda umutsuzlukla yeni sezonu bekliyorlar.. Böyle bir ortamda David Lee, en azından Amare'nin yanında tutulabilirdi ama o front court'la da savunma anlamında fezaya yolculuk başlardı.. Bütün planları bozulan Walsh'un ve D'Antoni'nin bu karmaşadan nasıl çıkacakları yeni sezonun en önemli konu maddelerinden biri olacak..

Impossible Mission: Miami Heat


Pat Riley öyle çakal bir yönetici, öyle muazzam bir fırsat yaratıcı ki yaz sezonu gelmeden önce Wade'i kaybetme ve sıfırı tüketme tehlikesiyle karşı karşıya olan takım Temmuz ayından Wade, LeBron ve Bosh üçlüsüyle çıktı..

İlk aşamada büyük sürpriz.. Bu üçlünün, özellikle Wade ve LeBron'un Miami'de ya da New York'ta bir araya gelme dedikoduları Haziran ayında yapılıyordu ama imkansız bir görevdi benim gözümde.. Oyuncuların girdiği yol buysa diyecek bir şey yok.. LeBron çok tepki toplar bu seçim üzerinden.. İlk aşamada da şampiyon olduğu Miami'de kalarak yanına iki yıldız getiren Dwyane Wade off-season'ın kazananıdır.. Ama bundan sonra ne olacağını görmek için önce oyuncuların sahaya inmesi ve oluşacak rol dağılımına bakmak gerekecek..

Pat Riley takımın coach'luğuna geri dönecektir, böyle fırsatları kaçırmaz zira.. Zaten bu tip 3 yıldızı bir arada tutarak doğru rollerle oynatmayı da Spoelstra'dan bekleyemezsiniz, gereksiz risk olur.. Taraftar ilk etapta Wade'i elbette takımın lideri olarak görecek ama LeBron bunu ele geçirebilecek mi, hatta böyle bir düşüncesi olacak mı onu kestirmek zor.. Bu takım iki başlı bir takım olacak orası belli.. Ama mutlaka bir oyuncu bir adım öne çıkacaktır, doğanın kanunu budur.. Ben şu anda bu ismin kim olacağını merak ediyorum..

LeBron açısından olay tamamen egoları geride bıraktığının kanıtı.. Kendisi için sevindirici bir gelişme olarak da kabul edilebilir.. Zor bir karara imza attı ve bunun geliş biçimi hoş değildi.. Ben son gelişmelerden sonra Cleveland'da kalışının iyice öne çıktığını düşünmeye başlamıştım.. Canlı yayının New York dolaylarında yapılması ve LeBron'un Miami'deki tatil rezervasyonunu da büyük oyunun bir parçası olarak görüyordum.. Keza ESPN'in dün çıkan Miami Heat kesinleşti gibi haberlerini de.. Bunların bir hedef şaşırtma olarak canlı yayında epik bir Cleveland konuşmasıyla sonlanacağını düşünmüştüm ve bu açıdan sürpriz daha büyük oldu..

Şimdi yanlarına kimler gelecek ve 7-8 kişilik rotasyon çekirdeği nasıl oluşacak onu görmek lazım.. Bu üçlü birçok yıldız veteranın ağzının suyunu akıtmaya başlamıştır ondan eminim.. Pat Riley dengeli bir şekilde eklemelerine devam edecektir.. İki süper delici ama vasat dolaylarındaki şutörün beraberliğinin nereye gideceğini kestirmek güç.. Bu yaz ikisinin de Riley tarafından statik şut konusunda deliler gibi çalıştırılacağını düşünüyorum.. Bunun yanında pota altına hacimli bir savunmacı ve oyun kurucu için de hem ayakları sağlam, hem de iyi şutör bir oyuncu bulmaları gerekecek.. İki oyuncunun da ortalamaları çok düşecek ve Wade'in önderliğinde bir araya gelerek yaptıkları sohbetlerde bunu illa ki düşünmüşlerdir.. Bu kadar gençken böyle pragmatist bir yola girdilerse kendileri üzerindeki negatif sonuçları da elbette göz önüne alınmıştır.. Bunlar da oyuncular adına olumlu bence.. Chris Bosh Toronto'daki rahatlığından sonra burada ne kadar top kullanabilecek, bu oyuncuların 30, 27 ve 24 dolaylarındaki ortalamaları nereye kadar düşecek bunları takip etmek yeni sezon için çok zevkli olacak..

Lakers gözlüğünü takarak ayrı bir değerlendirme yapmak gerekirse açıkçası içten içe bu 3 oyuncunun bir araya gelmesini istiyordum.. Kobe geçen ay 5. şampiyonluğunu kazanarak çok yüksek bir mertebeye çıktı ama basamakları artırması ve daha büyük sınıflar atlaması için daha özel şeyler yapması gerek ve bunlar aslında çoğunlukla elinizde değildir, biraz şans işidir.. Şimdi o şans 24'ün ayağına kadar geldi ve Kobe'nin de elleri şimdiden ovuşturmaya başladığını düşünüyorum ben.. Bu oyunculara karşı bir üstünlük kurabilirse zaten oyunun en özel oyuncularından biriyken iyice boyut değiştirme ve farklı muhabbetlerin içine girme fırsatı bulacak ve bu fırsat onun için 32 yaşındayken oldukça önemli bir fırsattır..

Phil Jackson'da da bu Miami'nin farklı etkiler yaratması muhtemel.. P-Jax bu sene son diyorsa gerçekten öyledir ama Pat Riley'nin başa geldiği böyle bir Miami'ye karşı başarılı bir sezon geçirirse kararını gözden geçirme fırsatı bulabilir ki Lakers buradan da avantaj çıkarır.. Pau-Bosh, Artest-LeBron ve Kobe-Wade şeklindeki savunma match up'larıyla bu çekirdek üçlüye gayet iyi cevap verebilecek yapıya sahip takım.. Bundan sonrası Miami'li gençlerin sahadaki rollerini görüp onun üzerinden gitmektir.. Ki bütün NBA de 4 ay boyunca bunu bekleyecek..

Kobe ve Pau'ya karşı yeni üç silahşörler.. Beklemesi bile keyifli olacak..

5 Tem 2010

Gooden & Amir & Warrick & Salmons


Büyük lokmaları yutanlar daha tamamen belli olmadan yan parçalar yavaş yavaş yerini buluyor.. Ortaya çıkan şey ilk aşamada bir transfer hovardalığı.. Bunlar gerçekleşiyorken takım sahiplerinin inandırıcılığı da büyük ölçüde azalıyor..

Drew Gooden'a verilen 5 yıllık 32 milyon dolar oyuncunun istatistiklerine bakınca her zaman normal görünür.. Zira ortalamanın bir hayli üstünde bir rebocu, aynı zamanda skor kapasitesi vasatın üstünde olan bir adamdır.. Ama oyununa baktığınızda başka hiçbir şey göremezsiniz.. Lige girdiğinde umut vadeden bir forvetken geldiği nokta tamamen tembellikten besleniyor ve zayıf savunması Bucks gibi savunmacı bir takım için sorun olmaya namzet.. Oyuncu şu anda 30 yaşında ve kontrat 5 yıllık. 2-3 yıl içinde MLE değeri üzerinden bile overpaid olacak, bence fiyasko bir seçim.. Ersan İlyasova için de pek olumlu durmuyor gelişi..

Yine Bucks'ın yaptığı John Salmons hamlesiyse bence makul.. Kontrat 5 yıllık 40 milyon dolar ve Salmons'un bu parayı hak ettiğini düşünüyorum.. Chicago'da rol dağılımı oyuncuyu geri plana atmış ve oldukça kötü bir sezon başlangıcı yapmıştı.. Milwaukee Bucks'a geçtikten sonra hem rakamları, hem de takıma verdiği katkı yükseldi.. Milwaukee Salmons'la ilk 17 maçının 15'ini kazandı ve takımın sezonun en özel performanslarından birini vermesinde çok büyük pay sahibi oldu.. Başka bir takımda yine kendini bilmez bir yönetici tarafından maksimum verilse çok da şaşırılmayacak bir seçim olurdu bu ortamda.. Yıllık 8 milyona bağlanmasını 2010 çılgınlığı içinde hem performans stabilizasyonu, hem de oyuncunun nitelikleri bakımından çok mantıklı buluyorum..

***

Amir Johnson'un Toronto'da alacağı 5 yıllık 34 milyon doları açıklayacak bir argüman NBA içinde bence mevcut değil.. 23 yaşındaki gelişimi sınırlı oyuncunun bu paraları nasıl aldığını tahmin etmek zor.. Rakamları vasat, vadettiği büyük bir özellik bence yok.. Amir Johnson çok küçümsenecek bir oyuncu değil, mücadele gücü kifayetsiz Toronto savunmacıları içinde çok değerli de görünebilir ama karşılığı yıllık 7 milyon mu olmalıdır? Hedo'ya verdikleri 10 milyondan sonra overpaid naraları atan kendini bilmez Toronto seyircisinin şu anda ne düşündüğünü merak ediyorum ben..

***

Hakim Warrick içlerinde en düşük meblağa imza atan oyuncu ve gittiği takım da muhtemelen verdiği para ölçüsünde memnun kalacak.. Atletizmi ve vasat yüzü potaya dönük oyunu dışında hiçbir özelliği olmayan Hakim'in tam Nash kalemi olduğunu söylemek için Steve Kerr olmaya gerek yok.. Çift haneli skorlara Phoenix temposu içinde çok rahat giden Warrick'ten maçların belirli bölümlerinde mutlaka yararlanacaklardır.. Süresinin uzaması ise gelecek sene için takıma zarar verecek unsurların başında gelir, neyse ki Alvin Gentry bunun ayırdını olabildiğince iyi yapabilecek bir basketbol beyni..

3 Tem 2010

Steve Blake LA Lakers'ta


Dün çıkan dedikodu Mike Miller'a MLE verileceği yönündeydi ama üzerinden çok geçmeden yalanlandı ve akşam saatlerinde Steve Blake'in 4 yıllığına 16 milyon dolar karşılığında transfer edildiği haberi yayıldı..

Tercihim Mike Miller olurdu zira Derek Fisher'ın son 2 senede verdiği katkılar play-off'larda hala gücü olduğunu gösteriyor.. Bu sene play-off'larda ortalama 33 dakika süre aldı ve hemen hemen bütün serilerde bir şekilde damgayı vurdu.. Özellikle Boston serisinde saha avantajının geri alındığı 3. maç ve son maçta yaptıklarının yeri de çok ayrıydı.. Aynı geçen seneki Orlando 4. maçında yaptıkları gibi.. Derek Fisher böyle oynarken play-off'ta onun süresini kısmak kolay değil.. Ondan kalan 10-15 dakika için de harcanacak paranın önemli bir bölümünün 1 numaraya verilmesini ben mantıksız buluyordum.. Mike Miller süper şutör, iyi ribauntçu, çok iyi pasör ve rakibinin önünde kalabilen vasatın üstünde bir savunmacı.. Bu özellikleriyle harika bir 2-3 yedekleyicisi olacak, aynı zamanda rakibin rotasyonuna göre Kobe ve Lamar sahadayken 1 numaradan da süre alması mümkün olacaktı.. Ron Artest nasıl transferiyle takıma bir kademe atlattıysa Miller'ın da benzer bir etki yapabileceğini düşünüyordum ben..

Ama söylentiler yersiz çıktı ve Steve Blake kadroya katıldı.. 30 yaşında, çok iyi üçlükçü ve vasat-iyi arası savunmacı kimliğiyle takımın beklentilerine uyuyor.. Pas yeteneği de takımın ihtiyaçları için gayet yeterli seviyede.. Ceza şutlarını kesmesi ve rakibinin önünde kalabilmesi takımın ondan beklediği şeyler ve MLE'nin tamamını vermeden, yıllık 4 milyon dolara takıma katılması oldukça olumlu duruyor..

Bundan sonra yapılması gereken MLE'nin geri kalanıyla Raja Bell'i de guard-forvet yedekleyicisi olarak kadroya katmak.. Böylece iki önemli şutör ve savunmacıyı kadroya katmış olarak Miller'ın vereceği katkıdan fazlasına da sahip olabilir takım.. Bir tane de veteran savunmacı uzunu play-off'lar için mutlaka kadroya almak gerekiyor..

Millet off-season çılgınlığıyla uğraşadursun Lakers'ın ilk hamlesi oldukça yerinde..

1 Tem 2010

,

NBA Türkiye Temmuz 2010


2 yıllık aradan sonra dönüş bu ay nihayete eriyor.. Bugünden (Edit: yarınmış) itibaren dergiyi gazete bayiilerinden edinebilirsiniz.. Yazar kadrosu: Yiğiter Uluğ, Mithat Bereket, İbrahim Kutluay, İsmet Badem, Doğan Hakyemez, Mete Aktaş, Ümit Avcı, Alp Ulagay, Caner Eler, Anıl Aksaç, Serdar Gürel, Oğuz Yenihayat, Sedat Koç, Emre Özcan, Ümit Can İlhan, Cem Pekdoğru, Şansal Kulabaş..

19 Haz 2010

,

Finalden



















hit counter
Blogger tarafından desteklenmektedir.