Biz Robert Rodriguez'den Sin City 2'yi çekmesini bekleyeduralım, Nike - Kobe işbirliği için güzel bir reklam filmi çekme çabasının içindeymiş bu güzel adam.. Başrolde dünyanın en iyi basketbolcusu etiketiyle trailer'da sunulan Kobe Bryant, Bruce Willis ve Robert Rodriguez'in favori oyuncularından kült isim Danny Trejo var.. Nike belli ki büyük oynuyor, blogda da iki post üst üste yerini buluyor.. Şu adamlardan kötü bir şey çıkması mümkün değil ama Robert abi Allah'ını seviyosan Sin City 2'ye de at artık şu elini..
Çocuğunu kaybetmiş gibi koşmak nedir sorusuna cevap olarak Thierry Henry tarafından verilmiş bir cevap ve bunun futbol sahalarındaki tezahürü.. Henry elbette sadece bu efsanevi sprintlerin adamı değildi ama oyunu en büyük gücü bu insan dışı fiziki özelliklerinden alıyordu.. Oyununu fiziği üzerine kuran oyuncuların 30 yaş sonrası ani düşüşlerine mükemmel bir örnektir Thierry de.. 27-28 yaşındayken 100 milyon pound muhabbetleri dönerken kontrat gereği oldukça ucuza yapılmış bir Barcelona transferi, sonrasında teknik özellikleriyle orada idare edişi, son uzay takımına katkısı ama en son olarak MLS'ye düşüş.. Şu yukarıdaki sprinti profesyonel atletizm seviyesi, akıl almaz bir şey.. Bir elle atılan gol geyiğine şu güzellikler unutulmasın benim dileğim o tabii.. 4-5 yıl öncesinin dünyada belki de en iyisi, düşüşü sonrasında ise Amerika Ligi oyuncusu.. 15-20 sene sonra eski videolarını açıp açıp bu oyundan ne forvetler geçmiş cümlelerinin içinde geçecek.. 2-3 yıl sonra gelsin, Arsenal'de söylediği malzemeciliği yapıp öyle bıraksın futbolu.. Sanıyorum hayır demeyecektir Profesör..
Juan Mata'nın maç öncesi ısınmalarında yaptığı hareket.. Bu adamlar ultra yetenekli futbolcular, çok da ciddi olmayan bir ısınma esnasında fazla abartmaya gerek yok.. Ama sonrasındaki tepkiler, Mata'nın jestleri ve ortadan tüyüşü, yiyen oyuncunun tırıs tırıs gidişi ve toplu bir şekilde hadiseyi kutlamalar.. Bunlar milli takımlarda görmek istediğimiz hareketler.. Yapılan atraksiyondan daha eğlenceli..
Bir NBA oyuncusu triple double için ne hallere düşebilirin hazin öyküsü.. Yazılı anlatımla, birebir hikaye.. Blatche'den neden cacık olmayacağına dair sağlam bir delil olabilir video, kahkahalar eşliğinde izlemek gerek..
Edit: Video'nun bloga yerleşim sıkıntısı yüzünden üzerine tıklanarak aynı video Youtube üzerinden daha açık bir şekilde izlenebilir..
Atletico Madrid'in ikinci takımının Leganes'le yaptığı maçta Cedric Mabwati adlı görünürdeki Obafemi Martins çakması 70 metrelik deparla golü atmış.. Defans dengesiz ve geçtiği oyuncular itibarıyla rakibin takım savunması çok dengesiz yakalanmış fakat ilginç olan 70 metrenin son 10 metresinde bile adamın ayaklarının takip edilememesi.. CR driplingi tadı yakalamış güzel arkadaş.. 1991 doğumlu ve bizim Shabani Nonda'nın memleketindenmiş kara yiğit.. 1991 doğumlu ve İspanya pasaportu da varmış kendisinin.. Sol açık ve forvet pozisyonları da mevkii portföyünde yer alıyormuş.. Güzel gol, güzel fizik.. Gerisi Atletico hocalarının yaratıcılığına kalmış..
Şu saate kadar oturup maçın sonunu beklemeyi boşa çıkarmıyor bu adam.. Miami'yi son saniyede bitirdi, kırık parmak ve hastalık sonrası Chicago deplasmanında şov yaptı.. O da yetmemiş ki bu akşam bir buzzer beater daha.. 106-100'den sonra maçı bitirdik havasına kapılan Milwaukee'ye son 1 dakika 19 saniyede 7 sayı üst üste.. 26 sayıyla career high yapan Ersan son dakika içinde kaçırdığı 2 faul sonrası kesin uyuyamaz bu akşam.. Çok karakterli oynadı, üzüntüm onun içindir ama Kobe varsa karşıda atacaksın..
Hep yazılan golleri, atılan çalımları koyacak değiliz.. Perotti iyi vuramamış pek, ama zaten köşeye bıraksa, ortaya çıkmayacakmış bu kurtarış.. Gelişi, alışı, neden en iyilerden biri (bence en iyi) olduğunun kanıtı.. Bizim aklımıza getireceği pozisyon ise tabii ki belli..
Günün şarkısı Freddie abi ve Montserrat bacıdan Barcelona.. 1987 tarihli aynı albümün aynı isimli parçası.. Bütün parçalar Freddie'nin kaleminden ve beyninden çıkma.. 8 şarkıdan oluşan albümde The Fallen Priest, The Golden Boy, Guide Me Home ve How Can I Go On gibi şaheserler var.. Benim dinlediğim en mükemmel 2-3 albümden biridir Barcelona.. Dinledikten sonra Queen'le mükemmel işler yapmış Freddie'nin belki de rock'la kendini harcadığını, klasik müzikte de inanılmaz işler yapabileceğini anlarsınız.. Değişik bir beyindir tabii kendisi.. Gelmiş geçmiş en muhteşem seslerden biri olan Montserrat Caballe'yi böyle bir iş için ikna edebilmek bile muazzam bir olaydır ki Mercury'den başkası da başaramamıştır bunu.. Şarkı bütün Barcelona taraftarlarına gitsin.. CL'nin üzerine daha güzel gidebilecek bir eser ben bilmiyorum..
Meksika Ligi'nde hafta sonu oynanan Cruz Azul - Morelia mücadelesinde genç bir forvetin attığı akıl almaz bir gol.. Hep Zlatan Ibrahimovic yüzünden oluyor bunlar.. Dışarıda akrep golü demişler.. Hak verdim izleyince.. Kalecinin golü kapattığı köşeden yerken yaşadığı dumur bile defalarca izlemek için bir neden..
Alem adam Fish.. Şu fırlamalıkları da yapmasa hiç çekilmeyecek muhtemelen.. Bizim kanalın muhabirini fena faka basmış Timberwolves maçında.. Bazı şeyleri aşmış adamlar tabii ki bunlar.. Düşünebiliyor musunuz herhangi bir futbolcunun röportajdan sonra bunları yaptığını? Neler denirdi kimbilir hakkında.. 35 yaşındaki Fisher'ın yerine 21 yaşındaki Arda'yı koyuyorum (ki çok daha uygundur yaşına göre Arda'nın o hareketi yapması), sonra da ahlaktan girip, etikten çıkıldığını düşünüyorum.. Kendine gelemezdi çocuk 2 hafta.. Halbuki sadece gülünecek ve ne matrak adammış denilecek bir hadise bu..
Futbolun iyileştirici gücü, futbolun büyüsü, işte futbol gibi saçmalıklarla değil, sadece ve sadece kişiye özel futbol sevgisinin nelere kadir olduğunu gösteren bir durum.. İyi topçuydu Dario, seyretmesi zevk verirdi.. Yaptığı geri dönüşün tek açıklaması çoğu kişide olmayan futbol sevgisinin Dario Silva'daki boyutu..
Arjantin Kapanış Ligi'nin şampiyonunu belirleyecek olan play-off bugünkü maçla başladı.. San Lorenzo galip.. Kaybedense bir tek Tigre değil.. Yerdeki güvercini vurup leşini seren topçu günün adamı bence.. Ne istedin lan o kuştan?
Şu maç videolarının önüne ve arkasına çıplak kadın resmi koyan zeka küplerine de saygılar sunuyorum..