
Kader Keita Galatasaray'a geldiğinde Frank Rijkaard'ın transferle ilgili yorumlarından biri dar forvet rotasyonu nedeniyle Keita'nın ileri uçta da oynayabilme yeteneği ve bu nedenle aldıkları açık oyuncusunun forvet özelliği de olması gerektiğiydi.. Mantıklı bir açıklamaydı, zira en uçta tek oyuncuyla oynayan bir takımın bile orada oynayabilen 3 tane oyuncuya sahip olması gerekir.. Üçüncü seçim de yedekte bekleyecek bir oyuncudansa ilk 11'de oynayan fakat farklı pozisyonun oyuncusu olarak tercih edilebilir, gayet doğaldır.. Baros'un sakatlığından sonra ilk devre de Nonda'nın yedek kaldığı bazı maçlarda bile Arda'nın ve Kewell'ın en uçta oynadığı olmuştu.. Keita nedendir bilinmez Rijkaard tarafından burada değerlendirilmiyor.. Nonda'nın gidişi, sonrasında önce Kewell'ın ardından da Jo'nun sakatlığından sonra en azından bu maç için benim düşüncem Keita'nın en uçta değerlendirilmesi gerekliliğiydi.. Ama Kayseri tandeminin arasında yine Arda atıldı.. Gio, kendisini hiç tanımlamadığı sol çizgiye geçti ve Keita yerinde kaldı.. Başlangıç yine normaldir fakat Gio'nun solda tarumar olup 85 dakika hiçbir şey yapmadığı, Arda'nın Kayseri tandemi arasında eridiği maçta bu iki oyuncuyu gerçek pozisyonlarına çekip Kayseri stoperlerini fiziğiyle zorlayabilecek Keita'nın neden bir süre de olsa denenmediğini kendi kafamda açıklayamıyorum.. Bir denemenin daha iyi sonuç verme ihtimali bence mevcuttu..
Kayserispor'un maçın başında takımın genişliğini daraltarak ve Galatasaray'ın hücum sorunlarını da göz önünde bulundurup bekleri de katarak yaptığı presin etkisi muazzamdı.. Takım müthiş bunaldı.. Topla yeteneksiz iki iç oyuncusuna Elano'nun kattığı yetenek ve yumuşaklık Galatasaray merkezinde topun tutulmasına yetecek kadar değildi.. İlk yarım saatte Kayseri bekleri, iki iç oyuncusu Abdullah ve Saidou'ya yaklaşan açık oyuncuları ve sık sık geriye gelerek o baskıya katılmaya çalışan iki forvet oyuncusunun arasındaki mesafe modern bir futbol takımının düşürebileceği minimum noktalardan biriydi.. Sonucu da nitelik bazında fazlasıyla aldı Kayseri.. Galatasaray bugün rakip 10 kişi kalana kadar çalışılmış, rakip yarı sahaya yerleşim üzerinden bir set hücumu geliştiremedi ki üzücüdür bir futbol takımı için.. Merkez top tutamazken, ileri üçlüde iki oyuncu mevkiilerinin dışında oynamaya çalışırken ve bekler bu kadar üretimden yoksunken bu Kayseri karşısında farklısını düşünmek mümkün müydü bilmiyorum.. Emreciksin önünde oynayan Caner ileri çıkmaya çalışsa da fazlasıyla tedirgindi, yine vasatın oldukça altında bir bek performansı koydu ortaya.. Uğur'daki düşüş devam ediyor.. Mehmet Eren hem çizgiden, hem de ortaya yaklaşıp içten Kayseri hücumlarını şekillendirmeye çalışırken stoperlerin de muazzam oyunlarının yardımıyla defansif hata yapmaması bu akşam için yeterliydi belki..
Böyle bozuk bir zeminde, böyle vasat ötesi bir oyundan sonra klavyeden de fazla bir şey gelmiyor.. Rijkaard'ın bu deplasmanlara Antep ve Denizli maçlarındaki düzenle çıkmayacağından emindim, bir sürpriz gelmemesi iyi oldu.. Beşiktaş ve Atletico maçlarında da bu düzenin kesinlikle devam etmesi gerek.. Gio neden bu kadar etkisiz, Elano şu orta sahada neden inisiyatif almıyor, Arda neden böyle, Keita neden bu kadar tercih yanlışı yapıyora girmenin anlamı var mı bilmiyorum.. Bu kadro yapısıyla ve düzenle bu deplasmanlarda daha iyisini oynamak en azından bir süre mümkün olmayacak.. Keita bu kadar hatalı tercih yapıyorken Caner kendisine sol çizgideyken pas vermedi diye dövünmesini böyle bir takım sporunda anlamak, onaylamak mümkün değil.. Bu oyun top kimin ayağındaysa onun tercihleri üzerinden şekillenir ve her oyuncu sahada istediği hareketi yapmakta özgürdür.. Tercih yanlışı illa ki yapılır, bazı oyuncular bomboş arkadaşına pas vermeyip farklı denemelerde bulunabilirler.. Kötü niyet olmadığı müddetçe abartılı tepki verilmemesi gerekir.. Keita nasıl sağdan dip çizgideyken alakasız bir şekilde kaleye vurabiliyorsa Caner'in de boşken kendisine pas vermeme gibi bir seçim özgürlüğü elbette mevcuttur.. Son 2-3 maçta eller kollar fazla kalkıyor takımda, taraftar olarak hoş karşılayamıyorum.. Giovani'nin başlangıcı pek iyi olmadı ama kendi mevkiisinde oynamadığını göz önünde bulundurmak gerek.. Bugünden Galatasaray'da geriye kalan tek güzel şey Emre Güngör'ün müthiş dönüşü ve Neill'ın da ilk klas oyununu sergileyerek takım tandeminin çok zorlayıcı iki forvet ve iki açık oyuncusu karşısında muazzam bir maç çıkarmasıdır.. Emre Güngör bu ligin en kaliteli yerli kesicilerinden biridir ve geldiği sene bunu fazlasıyla göstermiştir.. Kulaklara gelen gece hayatı ve belki de bunun uzantısı olarak vücut sağlığının bozulması Galatasaray'daki kariyerini etkilemiştir.. İlk sezonundan sonraki en iyi performansıdır bu gece ortaya koyduğu.. Böyle zorlu bir deplasmanda, rakip özellikle ilk yarı yeterli baskıyı takım üzerinde kurmuşken ciddi bir pozisyon verilmemesini de bu tandem sağlamıştır.. 3 tane net pozisyona girdi takım fakat değerlendiremedi.. Emre Çolak son dakikalarda o golü atsa Konya ve Aydın Yılmaz üzerinden bir bağ kurup takıma ekstra bir motivasyon sağlayabilirdi ilerleyen dönemde ama olmadı..
Bu kadar yapı bozukluğu, sakatlık ve eksikler içinde oldukça kötü bir 90 dakika sergilense de güçlü rakibe karşı deplasmanda pozisyon vermeden ve çok önemli fırsatlar kaçırarak maç bitirmek şeklen bu kadronun yapabileceği en iyi iştir.. Bu açıdan hem sonuç, hem de kısmen nitelik yönünden ortaya çıkan resmi çok olumsuz bulmuyorum ama şampiyonluk şansı kesinlikle ciddi şekilde azalıyor.. Yapılan transferlerin şaşasıyla gaza gelmeden Şampiyonlar Ligi biletini kapmaya çalışmanın önemine bir kez daha dikkat çekmek gerek Galatasaray'da.. Bekler döndükten ve orta sahayı hallettikten sonra bu takım bir şekilde raya girer yeniden ama o döneme kadar fikstür avantajlı rakibin kopup gitme ihtimali de ciddi şekilde önde duruyor.. 15 günlük ara sakatlar açısından biraz iyi gelecek takıma.. Ondan sonra ise sezonun kaderini çizecek iki maç, Atletico ve Beşiktaş deplasmanları gelecek.. O zamana kadar rakiplerin kolay puan kaydı yapmasını dilemekten başka yapacak bir şey yok.. Bu sistem ve düzen içinde Kewell ve Jo'nun, hatta Baros'un dönüşünden sonra nasıl bir yol izlenecek devrenin ikinci yarısında ben şimdiden onu düşünmeye başlıyorum.. 18 ve 21 Şubat ilk aşama, devamına sonra bakacağız..



