31 May 2009

Orlando Magic 103-90 Cleveland Cavaliers


Dwight Howard'dan anlatılmaz yaşanır bir basketbol performansı.. İzlemeyenler Dwight Howard özelinde çok şey kaçırdı.. Kesinlikle hayatımda izlediğim en iyi D12'ydi bu ki performansı NBA play-off'larında, konferans finalinde, konferansın en iyi takımına karşı en önemli maçta gösterdi.. Kaan Kural sık sık abartır böyle durumları ama ShaQ benzetmelerinde kesinlikle haklıydı.. Bu Dwight'ın bu oyunu kesinlikle Hall of Fame'deki efsanelerin performansları yanında durmayı hak eden bir performanstı.. Tabii bir anda gösterilen gelişim sonrasında Kural yine fazlasıyla abartıp mental gelişim, 2-3 kat olgunlukla hemen doruklara çıktı beklendiği gibi ama NBA'e girdiğinden beri kendisine hücum silahı ekleyememesi nedeniyle eleştirilen, sırtı dönük oyunu olmadığı gibi kısa-orta mesafe şutu da yapamayan Dwight'ın bu maçtaki performansı fazla abartılmamalı.. Önemli olan şudur bu geceyle ilgili, yapabileceğini gösterdi.. Kısa ve öz.. Dwight Howard net bir proje.. Basketbol oynayan 21-22 yaşındaki bir gencin o vücuda erişebilmesi mümkün değil.. Bilimsellik emrine amade ve her şey planlı yapılıyor.. Basketbol gibi çok ağır bir sporu böylesine zor bir mertebede yapıp aynı zamanda 20 yaşında böyle bir vücuda sahip olmak mümkün değil.. Steroidler zaten mümkün değil.. Bu durumda bilimum tozların emrine amade olduğunu, bu adamın günün her anında elinde shake'lerle yaşadığını anlamak zor değil.. Böylesine bilimsel bir ortamda şu vücudu ortaya çıkarıyorsanız bunu kullanmalısınız.. Eğer Varejao ve Ben Wallace'ı rahatlıkla itebiliyorsanız, vasatın üstünde bir post up oyununuzun olmaması için berbat bir basketbol zekanız olması gerekiyor ki D12 bu konuda eksikleri olsa da öyle bir kütük değil.. Muhtemelen sadece omzundaki kaslar benim bütün vücüdumdaki kas kütlesini karşılayabilecek bu adamın o kütleyi bu geceki gibi kullanması gerekiyor.. Öylesine özel bir performanstı ki, bunu gören hep aynısını bekler bundan sonra ama gelmeyecek tabii.. Carmelo'yu 2 maçla mental olgunluğa ve büyük süperstarlığa kavuşturan, daha sonraki çöküşten sonra fazla yüceltmişiz Melo'yu diyen Kaan Kural Dwight'ta yine uçtu ama önemli değil.. Melo'dan daha çok hak ettiği de basketbol gerçeği zaten..

Vasatın altında bir pasör olan Dwight'ın gelen bütün double team'leri muhteşem cezalandırdığı bir gecede Rafer Alston bile sırıtamadı.. Çok rahat geçtiler Cleveland'ı final maçında.. Normal sezonun son maçında Boston'u farka yatırdılar diye uzun zamandır görmediğim şebeklikleri yapan Cleveland takımını 8-0'lık play-off'tan sonra böyle tokatlayan Orlando için de çok sevindim diyebilirim.. Biz Laker'lar Keltleri sevmeyiz fazla ama normal sezonun o son maçındaki muameleden sonra bu nasıl bir görmemişliktir demiştim.. O kepazeliklere Mo Williams liderliğinde devam eden Cleveland camiasının bu seriden gereken dersleri çıkartacağını umuyorum.. Normal sezonda müthiş giden, play-off'a da inanılmaz giren Cleveland'ın Orlando'ya toslaması tamamen takımların birbirine karşı gösterdiği uyumla ilgilidir.. Rashard Lewis'i 4 numaraya çeken Orlando Cleveland'ın antidotu olmayı başardı.. Mike Brown takımı kısaltsa Zydrunas'ın tek uzun konumunda Dwight karşısındaki acizliği ortaya çıktı, 4 kısalı Varejao ya da Ben Wallace'lı kadroysa hücumda çok kısır kaldı.. Orlando Cleveland'ın kriptonitiydi.. Lakers karşısında bu denli etkileyici olacağını sanmıyorum Orlando Magic'in ki onu da ayrı bir seri olarak değerlendiririz.. Fakat bu geceki Dwight Howard'ın benzer performanslarını Lakers'a karşı da gösterebilecek olması, 30 dakikayı Lamar ve Gasol front court'uyla oynayan Lakers için çok ciddi uyarıdır.. Şimdiden çalışmaya başlaması gerekiyor Phil Jackson'un.. Mickael Pietrus'un geldiği boyutu da ağzım açık izlediğimi belirtmem gerekiyor.. Lakers büyük bir şansla saha avantajını yakaladı NBA Finalleri'nde.. Bundan sonrasıysa takımların birbirlerine karşı nasıl uyum sağlayacağı üzerinden şekillenecek..

Finallere hoşgeldin Hedo..

Orlando Magic vs. Cleveland Cavaliers


03.30'da doğunun büyük finali var bu gece.. NTV ekranlarındayız.. Kilit maç olacak bu.. Orlando alırsa Lakers'ın rakibi olur.. Kazanamazlarsa 7. maçta Cleveland'dan çıkmaları mucize olacak.. O nedenle doğunun şampiyonu bu maçın kazananıdır gözümde.. Hedo'nun önünde çok büyük bir sınav var bugün.. 5. maçta Cleveland'ın alacağı tahmid edilen bir şeydi ama 22 sayılık farktan tekrar öne geçen ve 28 sayılık bir diferans yaratabilen Orlando için söylenebilecek fazla bir şey yok.. 3 müthiş geri dönüşten sadece 1 galibiyet çıkarabildiler ama bu gece evlerindeler.. Dwight bu serideki hırslı oyununa devam ederse ve son maçta takımın içine etmek için ciddi çaba gösteren Rafer Alston'u dizginleyebilirlerse kırabilirler Cleveland'ı.. Lakers açısından da büyük önem taşıyor müsabaka.. Orlando ve Cleveland arasında saha avantajı gibi bir fark var Lakers için.. Hem saha avantajını kazanma adına, hem de final kaybedilirse kaybedilen takımın ve oyuncunun Orlando ve Hedo olması nedeniyle Magic bir Lakers taraftarı olarak bu geceden galip çıkmasını istediğimdir.. LeBron James nedeniyle Cleveland'ı tutanlar dışında bütün Türkiye de Orlandolu olacak sanıyorum..

30 May 2009

,

Galatasaray 2-1 Sivasspor & Beşiktaş


İlk yarıdaki futbolun karşılığı en temizinden 6'ydı.. Ama Galatasaray için bu en fazla 2 gol demek.. Bugün 1 çıktı.. Sivaslı topçuların bütün umutları kırılmış, bugün ilk 45 dakikada Galatasaray'a verdikleri pozisyonu ligin tamamında vermediler.. Bülent Uygun kenarda delirdi, muhtemelen devre arasında topçular fırçalandı.. Denizli'den gelen kötü habere rağmen daha derli topluydular ikinci yarıda.. Beraberliği sağladılar, Galatasaray atılamayan gollerden sonra UEFA'yı riske atmaya başlar gibi oldu.. Ama hem Arda'nın golü, hem Trabzon'dan gelen goller takımı rahatlattı.. Kesin şampiyonluk hedefiyle girilen lig, son haftada alınan UEFA vizesiyle kapatıldı.. Yönetim oturup muhasebesini yapar nasılsa.. Yeni hoca seçimi ve transferlerle birlikte bizim de sıramız gelecek.. Bülent Korkmaz iyi bir maçla uğurlanıyor Galatasaray'dan.. Tugay için yapılanlarsa hem Galatasaray, hem de Sivasspor açısından hiçbir etki yaratmadı bende, popülizm kokuları yükseldi buram buram.. Taraftarı ve güzel pankartını ayrı tutarım tabii bundan.. Karşılıksız iş yapanlar daima onlardır zira..

Trabzonspor Sivasspor'un mağlup olduğu akşam Fenerbahçe'ye içeride yenilerek bir kez daha takdir topladı.. Kazanılan bütün maçlar son 90 dakikada çöpe atıldı..

Şampiyon Beşiktaş.. Geç kalmış bir özür var burada.. Mustafa Denizli'nin gelişi bana göre yanlıştı ki dile getirdim.. Alınan sonuçlar fikirleri değiştirmez tabii, işin bu yönü ayrı bir şekilde kenarda dursun.. Ama Denizli'den şampiyonluk kazanmasını da beklemiyordum.. Kötü başlangıç, benzer sistemin farklı uygulanışı başta taraftarın da tepkisini çekti ama sonrası güzeldi Beşiktaş için.. Galatasaray ve Fenerbahçe'nin yarıştan erken kopmaları kim ne derse desin bu şampiyonlukta önemli etkendir.. Fakat Denizli'nin kurtluğu da biraz burada zaten.. Daha önce de yazdığım gibi devre arasında prensiplerini bozarak bu işe girmesi rakiplerinin zayıflığını fark etmesinden ve bunu başarıya çevirebilme hissiyatından kaynaklanıyordu.. Hem bu bağlamda, hem de 26. hafta geyiklerinde düşünceleri doğru çıktı.. Piyasasını yaptı Mustafa Denizli.. Ertuğrul Sağlam'ın gidişi hala yanlış benim düşünceme göre Beşiktaş'ta.. Taraftarın büyük çoğunluğu Ertuğrul'la bu şampiyonluğun gelmeyeceği düşüncesinde.. Denizli'nin Beşiktaş serüveninde maç başına aldığı puan, Ertuğrul'un bu seneki Beşiktaş+Bursaspor serüveninde aldığı maç başına puandan daha az.. Bir şeyi kanıtlar mı? Kanıtlamaz.. Bursaspor'un en iyi oyuncusunu kaybederek bunları yapması, Beşiktaş'ın da belki de en iyi ve en kilit oyuncusunu (Ernst) Denizli'den sonra transferi de öyle.. Yine de Ertuğrul bence kendini kanıtlamıştır.. Seneye de devamını getirecek sanıyorum.. Denizli'yle Beşiktaş'ın seneye ne olacağıysa şimdiden merak konusudur.. Ernst'ten bahsetmişken bir özür de Demirören ve Yusuf Şimşek ikilisine borçluyum.. Sezon ortasında bir büyüğün Yusuf Şimşek'ten medet umması bana göre vizyonsuzluktu ve Demirören'in buradaki başkanlık profiline oldukça uygun bir seçimdi.. Fakat her şey kağıt üstünde durduğu gibi gelişmiyor tabii ki yeşil sahalarda.. Yusuf'un da şampiyonluk yolundaki kritik istatistik katkıları büyük yardımcı oldu Beşiktaş'a..

Tebrik ediyoruz Beşiktaş'ı..

Gandalf the White


Karizmasına kurban olduğum..

29 May 2009

Gitti


Bu sefer 6 değil, 20 bavulla gitti.. Bundan sonra Türkiye'ye geri dönüşü sadece kişisel işlerini halletmek için olur gibi duruyor.. Galatasaray'ın yeni bir hocayla yeni bir yapılanmaya gideceği açık ve Lincoln bu düzen içinde yer almayacak.. Olympiakos, Benfica, Hertha Berlin, Ankara deplasmanları ve hatta Bordeaux maçları bizim dimağlarımızda hoş anılar olacak kalacak, aynı Skibbe gibi.. Tek dileğim kendisi dışında gidişine neden olanların da Galatasaray kadrosundan birer birer ayıklanmasıdır.. Schalke için Halil Altıntop + para hadisesi doğruysa paraya göre güzel takas olur.. Halil bu sene Schalke'de aldığı görevlerle bir forvetten fazlası olabileceğini gösterdi.. Bir Türk olarak Türkiye'nin her takımında da oynar, Baros için de güzel bir partner opsiyonu olabilir.. Eğer Felix Magath Schalke'ye alırsa Lincoln'ü "Bakın Galatasaray'ın yaptığı doğru değil, Lincoln'ü Galatasaray'a gönderip onun yerine Rakitic'i alan Schalke'nin yaptığı doğru" diyenleri tekrar göreceğiz.. Rakitic'i ziyadesiyle gördük zaten.. Bundan sonrası kadro planlamacılığına girer, yeni hocayı görmeden de fazla bir şey söylenmez..

hit counter
Blogger tarafından desteklenmektedir.