6 Ara 2008

Söylesene bize hoca takım niye oynamıyor?


Var mıdır Beşiktaş taraftarının hakkı bu şekilde bağırmaya? 6 maçta yenilgisiz 14 puanı toplamış adamın futbolundan memnun değildi kimse.. Benfica, Hertha, Olympiakos gibi takımlar önünde şov yapan Galatasaray'ı da paketleyip Ukrayna'ya dönen kasaba takımına elenince tepkilerin en büyüğünü gösterip Ertuğrul'un gidişini kolaylaştıran kimlerdi ki? Yerine gelen Denizli 8 maçta Ertuğrul'dan 3 puan az toplamış önemli mi? Takımın niye oynamadığının cevabını verecek olan merci Mustafa Denizli değil.. Onu oraya getiren ve takıma gayet de yeterli topu oynatan Ertuğrul Sağlam'ı bu kulüpten gönderen ve gönderilmesini sağlayan zihniyet bu soruyu cevaplaması gereken..

Maçı yine birkaç iş nedeniyle tamamen izleyemedim, ilk yarının çoğu kaçtı.. O yüzden maça dair bir şey söylemek istemem.. Denizli'nin patlak sistemiyle ilgili yorum yapmak içinse tüm maçları 90 dakika izleme gerekliliği yok tabi, bunu ayıralım.. Kaybedilen şey çok değil ama çözüm reçetesinin kulüpten yaka paça gönderilen adamın oynattığı oyun ve şablondan geçtiği gerçeğinin insanlar tarafından anlaşılıyor olması çok acı olmalı.. Bu acıyı da Demirören yaşasın en büyüğünden..

Dün Zico, bugün Ertuğrul, belki de yarın Skibbe.. Doğruları yapmaya çalışan adamların gördüğü muamele budur Türkiye'de.. Takımı hücum oynatsın diye getirilen Mustafa Denizli'nin ise Holosko, Bobo ve Tello'yu yedek bıraktığı Kadıköy deplasmanından sonra basın toplantısı düzenleyip hücum futbolu oynatmak demek takıma bütün hücumcuları doldurmak demek değildir açıklamasını yapması da (ki haklıdır) sadece Türkiye'de görebileceğiniz, muhteşem bir ironi olarak tarihe geçmektedir..

5 Ara 2008

Bayern Munchen 2-1 Hoffenheim


Bundesliga'nın şu ana kadarki en müthiş maçı.. Bayern Munchen Klinsmann yönetiminde işi toparlayıp ikinciliğe oturunca bu maçın atmosferi de bir anda değişti.. Hoffenheim son 9 maçta 8 galibiyet, 1 mağlubiyet almış, Bayern son 9 maçında 7 galibiyet 2 beraberlikle gidiyor.. Gel de işin içinden çık bu maçta..

Bundesliga'nın normali şudur, bu tip sürpriz liderlerin havasını direk alır Bayern.. Ama bu maç öyle olur mu bilmiyorum.. Saatleri kurdum, Telekom-Aliağa maçına gidip, koşa koşa bu maça yetişeceğim.. Bahis yapacaklara tavsiyem side bahsini bu maç için devre dışı bırakıp over'a yelken açsınlar.. Daha risksiz olur..

Maç 21.30'da, Kanal 24'te.. Büyüksün 24..

**************

Maçın 30. dakikasına yetiştim, iş nedeniyle de yanımda açık duran tv'nin sesiyle yetinmek zorunda kalıp izleyemedim.. Ama duyduklarımdan maçın pek Bundesliga temposunda geçmediği belli oluyordu.. Ibisevic yine yazdı, Bayern'in havagazı alma geleneği bozulmadı.. Çoğu kişinin desteklediği Hoffenheim'a da yazık oldu, evet..

3 Ara 2008

,

Hertha Berlin 0-1 Galatasaray


Lincoln'ün bu gece sahaya koyduğu oyunun benim için tabiri yok.. Yıllardır Türkiye'de görülmemiş bir play-maker performansı, 90 dakika oyunun içinde olan, fizik olarak bitmeyen, top çalan, tek başına Hertha'yı belki de yarı sahaya hapseden inanılmaz bir supporter performansı.. Tarifi yok.. Sene başından beri inanılmaz oynadığını yazıp çiziyoruz burada ama bu geceki performansı bambaşka bir şey.. Galatasaray sahadan mağlup ayrılsa sadece bu performanstan keyif çıkarabilirdi Türk izleyiciler, taraftarlar.. Tabiri gerçekten yok.. Hacettepe maçından sonraki linç kültürü içinde hedef gösterilmesinin üzerine bu performansı vermesinin özellikle Galatasaray taraftarı için anlamı büyük olmalı..

Sistemde arızalar sürüyor, büyük arızalar hem de.. Galatasaray Benfica deplasmanından sonra Bundesliga 3.sü karşısında müthiş bir karakter gösterisi daha yaptı.. Sistem arızalarıyla, oturmamış yapıyla bu deplasmanların önemi çok büyük ama üzerine düşülmesi gereken şeyler devam ediyor.. 60-70 dakika Almanya 3.sünü 40 metreye böyle hapsedip bu dominasyondan çıkarılamayan pozisyonlar açık/forvetlerin hala sistem üzerinde oturmadığının bir işareti.. 90 dakika dökülen Arda, 2-3 dakikalık parlamalar halindeki Kewell'la yapılabileceklerin sınırı bu.. O sınırın maksimumunda performans vermek belki şans, belki başka bir şey.. Ama yıllar sonra Galatasaray'ın Avrupa karakteri geri gelmiş durumda..

Şu anda Türkiye'deki kısır ve fiziksel futbolun içinde daha fazla göze batan bu arızaları bir an önce sonuç alarak gidermekten başka yapabileceği bir şey yok takımın.. Sami Yen'de sonuçlar geliyor, Avrupa'da içeride, dışarıda belli bir yapı kurulmuş, yapılması gereken tek şey takımı oynatmamaya çalışan sert, fiziksel ve dolayısıyla kısır bir müsabaka ortaya çıkaran takımlara karşı gidilecek sonuç.. Skibbe'nin Türkiye'deki hedeften uzaklaşmaması için çözüm bulması gereken asıl hadise budur..

Metalist'in Olympiakos önündeki galibiyeti Benfica deplasmanında çakılacaklarını düşündüğüm için pek hayırsız olmadı.. İyi olmuş bile olabilir.. Bu sene iki defa izlediğim Benfica tam Metalist'in deplasmanda karşılaşmak isteyeceği bir takım ama gruptan çıkma şansı beliren Benfica'nın beraberlikten kötü bir sonuç alacağını düşünmüyorum Portekiz'de.. Dolayısıyla Galatasaray bence bu grubun lideridir.. (Edit: Puan durumuna bakmadan konuşunca olmuyor tabii, hayli az Benfica'nın şansı ama çok da etkileyeceğini düşünmüyorum sonucu) Abartılması gereken bir sonuç değil bu.. Özellikle sonrasındaki düşük TSL performanslarını düşününce..

Lincoln'ün one man show'u ise ne kadar abartılsa az olacak nadide hadiselerden biri olarak Galatasaray tarihine geçmiştir, bence..

Fotoğraf: Hürriyet

2 Ara 2008

Huntelaar


İspanyol kaynaklar ve CNN transfer bitti dedi, Ajax resmi siteden yok böyle bir şey diye ekledi.. Ya 3'ün, 5'in hesabını yapıyorlar son aşamada, ya da yalan oldu transfer..

Huntelaar güzel para getirmeden gitmem demişti geçen sezonun sonlarına doğru.. Sakatlığına rağmen konuşulan miktarlar Ajax için güzel.. Huntelaar birader bu kadar çok izleyip de nasıl bir herif olduğunu çözemediğim ender topçulardan biridir.. Birini izleyip süper dersiniz, fiyasko çıkabilir.. Ya da tersini dediğiniz adam acayip performans sergiler gittiği yerde.. Ama ben bu arkadaş için bir yorum bile yapamıyorum.. Şimdi ya da Ocak'ta gitsin de, hakkındaki efsaneler artık son bulsun.. İstiyorum yani bunu..

Ruud ve Kezman'dan sonra Afonso'yla beraber Hollanda'da kral olmak üzerine yapılan geyiklere bir yenisi daha eklenmek üzere..

İç saha özürlüleri


Tipik Benitez maçı işte bu West Ham.. Mutlak kazanılması gereken bir maç ama Pool'un 90 dakika kötü oynayıp puanları bıraktığı kaçıncı müsabaka acaba bu.. Liverpool neden yıllardır şampiyonluk için adını geçiremiyor sorusunun cevaplarından biri de olabilir.. Ağır ve umutsuz konuşmanın çok gereği yok şu puan durumunun olduğu ortamda ama Liverpool içerde, dışarda muazzam maçlar çıkarmasına rağmen hala şu maçı rahat götürür diyebileceğim bir takım değil, bunu olamadığı için de şampiyonluğu göremiyor yıllardır.. Eleme maçlarıyla lig usulündeki başarının da ayrıldığı noktalardan biridir zaten bu..

Chelsea Stamford Bridge'te kimseyi yenemiyor.. United, Pool, Spurs, Arsenal, Castle.. Futbolda anlayamadığınız denge unsurları her zaman olmadık bir şekilde giriyor işin içine.. Dışarıda 7'de 7 yapıp, 19 gol atan ve sadece 1 gol yiyen Chelsea bu lige nasıl heyecan getirebilir? Stamford Bridge'te puanları dağıta dağıta tabii.. Rakipleri puanları saçarken kopup gidecek olan Liverpool nasıl saçmalar? Stoke, Fulham ve West Ham'ı içeride yenemeyerek.. Fernando Torres sakatlanınca 4-3-3'ün en ucunda Robbie Keane'i oynatıyorsan transfer planlamasında bir yanlış yapmışsın demektir.. Genelde 15. ve 20. haftalar arası Liverpool'un şampiyonluktan koptuğu ya da kopmaya başladığı haftalardır EPL'de, bu sene 15. hafta sonunda liderler, bir süre daha buralarda da kalacak gibi görünüyorlar.. Büyük gelişme.. Chelsea için ahkam kesmek istemiyorum, 3-4 haftadır izleyemiyorum zira ki derbi de Galatasaray maçı niyetine kaçtı.. En kısa zamanda bakarız onlara da, ki ilk 8-9 hafta yakından takip edip favorim olarak gösterdiğim Maviler bu özelliklerini hala koruyorlar gözümde..

hit counter
Blogger tarafından desteklenmektedir.