Var mıdır Beşiktaş taraftarının hakkı bu şekilde bağırmaya? 6 maçta yenilgisiz 14 puanı toplamış adamın futbolundan memnun değildi kimse.. Benfica, Hertha, Olympiakos gibi takımlar önünde şov yapan Galatasaray'ı da paketleyip Ukrayna'ya dönen kasaba takımına elenince tepkilerin en büyüğünü gösterip Ertuğrul'un gidişini kolaylaştıran kimlerdi ki? Yerine gelen Denizli 8 maçta Ertuğrul'dan 3 puan az toplamış önemli mi? Takımın niye oynamadığının cevabını verecek olan merci Mustafa Denizli değil.. Onu oraya getiren ve takıma gayet de yeterli topu oynatan Ertuğrul Sağlam'ı bu kulüpten gönderen ve gönderilmesini sağlayan zihniyet bu soruyu cevaplaması gereken..
Maçı yine birkaç iş nedeniyle tamamen izleyemedim, ilk yarının çoğu kaçtı.. O yüzden maça dair bir şey söylemek istemem.. Denizli'nin patlak sistemiyle ilgili yorum yapmak içinse tüm maçları 90 dakika izleme gerekliliği yok tabi, bunu ayıralım.. Kaybedilen şey çok değil ama çözüm reçetesinin kulüpten yaka paça gönderilen adamın oynattığı oyun ve şablondan geçtiği gerçeğinin insanlar tarafından anlaşılıyor olması çok acı olmalı.. Bu acıyı da Demirören yaşasın en büyüğünden..
Dün Zico, bugün Ertuğrul, belki de yarın Skibbe.. Doğruları yapmaya çalışan adamların gördüğü muamele budur Türkiye'de.. Takımı hücum oynatsın diye getirilen Mustafa Denizli'nin ise Holosko, Bobo ve Tello'yu yedek bıraktığı Kadıköy deplasmanından sonra basın toplantısı düzenleyip hücum futbolu oynatmak demek takıma bütün hücumcuları doldurmak demek değildir açıklamasını yapması da (ki haklıdır) sadece Türkiye'de görebileceğiniz, muhteşem bir ironi olarak tarihe geçmektedir..



