3 Tem 2009

Michael Owen Manchester United'da


Michael Owen piyasaya ilk çıktığında, ikinci yarıda girip hat-trick yaptığında kendisine duyduğumuz tarifsiz bir hayranlıktı.. İngiltere Alan Shearer, Teddy Sheringham gibi süper bitiriciler, mükemmel forvetler gördü.. Ki o Shearer benim için en kült, en tabu topçulardan biridir.. Ama Gary Lineker'den beri bu kadar temiz vuruş yapan bir oyuncu görmemişti.. Farklı vuruyordu Owen topa.. Yaptığı plaseler okşama gibi görünüyordu.. Ayak içini bu kadar enfes, bu kadar temiz kullanan oyuncuyu az görmüştük çıktığında.. Daha sonra en formda olduğu dönemlerde bile bu adam eğer araya kaçamazsa ne yapabilir diye düşünmeye başladık.. Ama o golcülüğünü daima gösterdi, bu bakımdan kafalara soru işaretleri girmesini hep engelledi..

Fakat en kötü şeyi yaşadı Owen.. Vücudu zayıftı.. Birçok yeteneğin bitmesine neden olan "injury prone" terimi Michael Owen'la ayrılmaz bir ikiliydi.. Gençliğinin bittiği ve en verimli yıllarını yaşayacağı dönemlerde hep sakatlıklarla uğraştı Owen.. 2004'te Pool'dan Real için ayrıldığında bir sene sonra eski takımının CL'yi kazanacağını da bilmiyordu muhtemelen.. Her türlü şanssız topçuydu Owen.. Yaşanan sakatlıklar zaten zayıf olan fiziğini daha da bitirdi.. Injury prone'ların yaşadığı teknik düşüşlere de örnek oldu..

Peki böyle bir topçu nasıl olur da EPL'nin son şampiyonuna transfer olur.. Michael Owen son 5 yılda ortaya çıkan hücum düzeninin parçası olabilecek bir oyuncu değil.. En uç için inanılmaz bir fizik-kondüsyon sorunu var.. Owen'in uçta oynadığı bir takımın rakip savunmayı bozması, sistem/taktik disiplin içinde çok iyi bir oyun ortaya koyması artık mümkün değil.. Yeni 3'lü forvet düzeninde açıktan gelebilecek fundamental özelliklerine de sahip değil.. Böyle bir oyuncunun Sir tarafından tercih edilmesine sebep ne olabilir peki? Birincisi, Michael Owen hala İngiltere'nin en önemli yeteneklerinden ve bonservissiz, oldukça da düşük bir maaş karşılığında imza attı United'a.. İkincisi, Cristiano Ronaldo'nun gidişiyle takımın istatistik kağıdında çok önemli bir boşluk meydana geldi ve Michael Owen en paspas olduğu dönemlerde bile EPL'de 10 gol barajını rahatlıkla zorlayabileceğini gösterdiği için bunu önemli buluyor Alex Ferguson.. Bonservis ödenmeyen bir topçunun yapacağı çift haneli gol katkısı yeni United için paha biçilemeyecek şeylerden biri olabilir..

Berbatov'un üstüne Owen.. Olan yine Wayne Rooney'ye olur.. Kanatta oynamak istemiyorum diyen Rooney'nin bu düzende yine en uç için pek şansı kalmıyor.. Sol açık ve supporter yolları görünecek kendisine.. Ki benim düşünceme göre en uçtan ziyade, onun bir arkası en uygun roldür Rooney için.. Owen her türlü Owen'dir.. Sir de her türlü bu adamdan katkı almayı bilecektir.. CR7 gitti ama alınan 80 milyon pound'dan sadece 15 milyon pound harcayarak Antonio Valencia ve Michael Owen eklemelerini yapmayı başardı United.. Şu ortamda başarılı bir hadisedir bu.. Owen da çok daha düşük profilli takımların konuşulduğu ortamda bir anda kendisini son şampiyonda bulmuş, son bir vole vurma ve gümdem maddesi olma şansını elde etmiştir.. Neresinden baksan olumlu bir evlilik gibi görünüyor bu.. Sevdik bu sürprizi..

Ron Artest Los Angeles Lakers'ta


Haber dün gece piyasaya düştü ama kesinlik kazanmamıştı.. Şu anda da resmi açıklama yok ama hadise belli olmuş durumda.. Ron Artest seneye Los Angeles Lakers forması giyecek.. Olay Artest'in bir muhabire telefonda şu an LA'deyim, seneye Lakers'dayım bebek demesiyle ortaya çıktı.. Jerry Buss ve diğer Lakers kurmayları Haldun Üstünel'i takip ediyor olmalı, bu kadar sessiz ve derinden süper bir transfere imza atıyorlar..

Lakers'ın şampiyon olduktan sonra önündeki ilk hedefi kadroyu korumaktı.. Trevor Ariza ve Lamar Odom'un kontratları bitti ve şampiyonlukta büyük pay sahibi olan 2 oyuncuyu da tutmak gerekiyordu.. Ama üzerine ekleme yapmak da gerekiyordu.. Bütün rakipler kendilerini güçlendirecek hamleler yaparken aynı kalmak olmazdı.. Ron Artest'i bu anlamda okumak lazım ve kesinlikle gerekli bir hamledir.. Artest'in gelişi Lamar Odom'un çok büyük ihtimalle takımda tutulacağını gösteriyor.. Trevor Ariza? İlk aşamada tutularak üzerine Ron Artest gelse gerçekten muhteşem bir takım kurulmuş olabilirdi.. Normal sezonda Kobe'den gelen yaklaşık 10 dakikalık bir süre var 2 numaradan.. Bunun tamamını Ariza'ya verip, 3 numaradaki 48 dakikayı da Artest ve Ariza ikilisine paylaştırabilirdi Lakers.. Bu da 58-60 dakikalık bir süre eder ve iki oyuncuyu da doyururdu.. 4-5 için de Lamar-Pau-Drew üçlüsü geçen seneki gibi oynayabilirlerdi.. Fakat gelen haberler Ariza'nın takımda kalmasının bu transferden sonra çok zorlaştığını gösteriyor.. Hatta Houston Rockets'in Ali Rıza için bastırdığına dair haberler var.. Böyle olursa Ariza-Artest takası yapmışız gibi olacak..

Peki Ariza'nın gidişiyle Artest eklemesi nasıl olur? Birincisi Artest muhtemelen daha ucuza oynayacak Ariza'dan.. Ki toplamda çok daha üstün bir oyuncu.. Trevor'un gidişine rağmen Artest'in gelişi şampiyona sınıf atlatacak bir hamledir bence.. Muhabire telefonda para için gelmiyorum Lakers'a, hiçbir şey almadan oynayacağım deyince bizimkiler LLE'ye mi ikna etti acaba diye düşünmeye başlamıştım ama kontrat sanıyorum 3 yıllığına toplam 18 milyon dolara mal olacak Lakers'a.. Ki bu bile ucuzdur Artest gibi bir kalite için.. Artest'in gelişi demek müthiş bir savunma ve size transfer etmek demek.. 3 numaradan hem back court'a savunma gücü yükleyecek, hem de hala zayıf olan front court'a yardımcı müthiş bir size getirecek Artest.. Bunun dışında bu sene çok iyi şut atan Ariza'dan çok daha istikrarlı ve iyi bir şutör ve çok daha önemli bir skorer Artest.. Kafası bozuk, seneye ben basketbolu bırakıyorum diyebilir evet.. Eğer coach'u Phil Jackson olmayan bir takım olsaydı Los Angeles Lakers, bunun için ben de endişe duyabilirdim fakat P-Jax'in olduğu yerde oyuncunun arıza olması üzerinden endişe duymam ben.. O garantiyi sunar bana Phil baba.. Artest takıma gelir gelmez eline 2 felsefe kitabı verir, manyak ruhunu da anında tedavi etmeye başlar.. Ondan da eminiz şu anda..

MJ'in Rodman'ı neyse, Kobe'nin Artest'i o olabilir.. Artest'in Rodman'dan hücumdaki kabiliyetleriyle çok daha üstün olduğunu da eklemek gerek tabii.. Trevor Ariza'nın hastasıydık ama bu iş farklı.. Ariza çok gençti, gelecek için daha mantıklı olabilirdi.. Ama Kobe 30'unu geçti, önünde maksimumunda oynayacağı 4-5 sene var ve bunun ilk üçünü Artest'le kullanmak oldukça mantıklı görünüyor.. Kobe de zaten transfere Artest'e devamlı telefon ederek katkıda bulunmuş ki son seride nasıl kedi köpek gibi birbirlerini yediklerini de iyi biliyoruz.. Ama NBA böyle bir yer işte..

Bundan sonra ilk iş Lamar'ı tutmak ve hatta belki de LLE'yle bir veteran uzunu kadroya katmak.. Lakers'in off-season için yapacağı başka bir hamle kalmadı..

Jack Wilshere


İngiliz futbolu dünyanın en kendine has, kendi dinamikleri içinde en çok şekil değiştiren, dünyanın geri kalanından tamamen ayrı olan bambaşka bir yeşil saha olgusu.. Buraya girenler kolay adapte olamıyor, buradan çıkıp dışarıya giden İngilizler farklı futbol iklimlerinde sudan çıkmış balığa dönüyorlar.. Dışarıya gidip başarılı olan İngiliz sayısı bir (ya da hadi iki olsun) elin parmaklarını zor geçiyor.. İçlerinde en büyük etkiyi yaratan adam David Beckham da moda ikonu olmasından dolayı "o da futbolcu mu ya" tavrıyla etiketleniyor.. Ki çok özel bir adam olduğunu ve bunları hak etmediğini burada yazmışımdır defalarca..

O ekolün en büyük özelliklerinden biri de yaratıcı oyuncu çıkarmaması.. Zira yaratıcılıkla alakası olmayan, tamamen mekanik bir lig EPL.. Yıllarca klasik 4-4-2'yle beslenmiş, bu sistemin gereği orta sahanın ortasında hem iyi basan, hem de hücuma destek vermeye çalışan tek tip oyuncularla oynamış, tamamen kanat oyuncuları ve kendine has İngiliz forvetlerinden beslenen bir ligdi Premier League.. Sir Alex'in üzerine Arsene Wenger'in Arsenal'e gelmesi bir şeyleri hareketlendirdi.. Uzun zaman boyunca full back'lerle, hücuma destek vermeden oynayan takımların topçuları Wenger'le birlikte açılmaya başladı.. Fransız ülke futboluna yaratıcı mekanikliği getirdi.. Oyun içinde birey birey olmasa da, sistemi mükemmelleştirerek yaratıcı hale getirmeye çalıştı.. Wenger-Ferguson kapışmasına ortadan dalan Jose Mourinho ise 4-3-3'ü EPL'nin kalbine soktu.. Benitez'in Pool'u bile bu sisteme karşı koyamadı.. Yıllarca 4-4-1-1'le buna benzeyen bir yapıyı kullanan Ferguson zaten yatkındı.. Wenger dirençli çıktı ama o bile bazı maçlarda bu taktiği denemeden duramadı..

Ülkenin son çıkardığı yaratıcı orta saha oyuncusu West Ham menşei olan Joe Cole.. Öncesinde ve sonrasında ise uzun boşluklar var Cole'un.. Onu da kenar topçusu yaptı Jose Mourinho zaten, EPL'nin merkez yaratıcılığa karşı yıllardan gelen büyük bir bağışıklığı var.. İşte o ekole hizmet edecek, muazzam bir çocuk geliyor Arsenal'in altyapısından.. İngiltere'nin köklü kulüplerinden Luton Town'un çocuk takımında futbola başlayıp 9 yaşında Arsenal'in altyapısına gelen bu genç korkunç bir potansiyel ve futbol profili sunuyor gelecek için.. Şu an için Arsenal'in ligde ve Avrupa'da en genç forma giyen oyuncusu olma özelliğini elinde tutuyor Jack.. Bugün Arsenal'le uzun dönemli bir kontrat imzalayarak geleceğini de garanti altına almayı başardı.. Cardiff City'den transfer edilen Aaron Ramsey'nin kontratını dün uzatmıştı Arsenal.. Jack Wilshere'a da bugün imzayı attırarak geleceği garanti altına almayı başardılar.. Ortada Ramsey, önünde Wilshere.. Arsenal'in 5-10 sene sonrasına dair en büyük umutları bu iki isme bağlanmış durumda.. Wenger imzadan oldukça mutlu.. Uzun dönemli kontrata kulüpte en çok sevinen isim belki de.. Wilshere'ın geçen sene genç takım, reserve ve A Takım'da yaptığı işleri müthiş buluyor ve onun gelişimine ve müthiş potansiyeline tanıklık etmenin muhteşemliğinden dem vuruyor.. U-16 ve U-18 takımlarında yaptıklarını anlatmaya kelimeler yetmiyor bu çocuğun.. Attığı goller, yaptığı asistler hep muazzam bir potansiyel ve teknik becerinin ürünleri.. Yaşı hala 17.. En geç 3 sene sonra A Takım'ın değişmez topçusu.. Gunners'ın geleceği ise Arsene Wenger'le birlikte emin ellerde olmaya devam ediyor Ada'da..

2 Tem 2009

Kader Keita Galatasaray'da


Haldun Üstünel'i 2 yıldır tanımamış gibi sağda solda duyumculuk yaparak oyuncu ismi üretenler Kader Keita'dan sonra ne yapacak merak ederim ben.. Ne de umutlulardı bazı isimler Galatasaray'a gelecek diye.. Yine ters köşeye yattı herkes.. Duyumcuların sonudur bu transfer, bir daha da kimse itibar etmez sağda solda yazılanlara..

Yapılacak forvet transferinin açık/forvet niteliğinde olması beklediğim bir şeydi.. Baros varken target striker, ya da Baros'a benzer bir oyuncunun peşinde koşmak pek mantıklı bir iş değil zira.. Kader Keita Galatasaray'ın bu seneki sisteminin klasik bir 4-3-3 olacağının ve Arda'nın mevkiisinin yavaş yavaş değişeceğinin tipik bir göstergesi ki konuşacağız bunları.. Lyon'a geldiğinde Avrupa'nın en piyasa topçularındandı.. Şu anda o kadar değil elbet.. 3 yıllık anlaşmanın maliyeti ne kadardır Galatasaray'a merak ediyorum ama tam bir sistem transferi.. Kewell geldiğinde nihayet adam gibi ortalar göreceğiz demiştik, göremedik onu.. Keita da yapamazsa o ortaları, Galatasaray'ın çok ciddi bir problemi var demektir..

Baros'a arkadaş var Fransa'dan.. Fildişi Sahilleri elemanlarını özel olarak sevmemden dolayı ayrıca sevindim transfere.. Bazılarını kesmeyebilir bu transfer ama bence cuk oturur takıma.. Haftalardır Galatasaray'a dair konuşacak bir şey yoktu, 1 hafta-10 gün içinde bitecek transferle konuşmanın zamanı da geliyor..

Haldun Üstünel hakikaten değişik adammışsın sen..

1 Tem 2009

Kleve ne ya?


Almanya 56. liginin dandik takımlarından Kleve karşısında desek desek gençleri görelim derdik.. Rijkaard sağolsun tandemi tecrübeden kurayım, geri kalan yerlere serpiştireyim gençleri demiş.. İlk defa A Takım formasıyla gördük bazı gençleri..

Galatasaray'ın yıllardır süren altyapı balonunu çok konuşulmuş ve olamamış bir önceki nesil oyuncularıyla beraber aslında en iyi İrfan Başaran özetler.. Marmaris Belediye'den Galatasaray'a geldiğinde büyük olay yaratan, akıllarda daha çok Abdürrahim Albayrak'ın şaşalı cilalamalarıyla kalan, ama Albayrak dışında da yeteneği herkes tarafından kabul edilen İrfan Başaran 20 yaşına girdiği Galatasaray'dan bu sezon başında ayrıldı ve Orduspor'la 3 yıllığına anlaşma imzaladı.. O İrfan Başaran üzerinden elin gavuru oyuncusunu 15-16 yaşında koyuyor takıma, Galatasaray niye koyamıyor diye teknik heyetler çok dayak yedi.. Diğer topçular üzerinde olduğu gibi.. Konsaydı 16'sında A Takım'ın göbeğine Hagi olabilir miydi? İhtimaller dahilindedir her zaman ama oldukça küçük bir yüzdedir bu.. Genç takım ve altyapılar ekseninde işler her zaman o kadar kolay yürümüyor zira.. Bugün sahaya çıkanların fizik yetersizliklerine bakın, Türkiye Süper Ligi'nin anlamsız bir şekilde fizik güce doğru giden yapısıyla çarpın.. Bu çocukların neden bu yaşta takıma konulmadığını daha iyi anlarsınız.. 20'sine kadar gelip hala çırpı gibi görünen, dışardaki yaşıtları hatta küçükleri boğum boğum abdominal yaparken işin ciddiyetini kavramayan oyuncular (ve belki de kulüpler) işi buraya doğru götürüyor..

Galatasaray'ın altyapısını çok iyi takip edemiyoruz.. İstanbul'da yaşamak şart, bunun dışında bu işe gönül vermek de ayrı bir şey.. Ama gördüklerimiz, sağdan soldan duyduklarımız, yapılan küçük araştırmalar bugüne kadar tek şey gösteriyordu.. Bu altyapıdan çıksa çıksa Emre Çolak ve Cem Sultan çıkar, başka da bir şey zor çıkar.. Yılların deneyimidir zaten bu Galatasaray'da.. Kleve karşısında soldan aldığı her topla yardıran Serdar Eylik de bugünle birlikte bu ikilinin arasına girebileceğini gösterdi.. Kleve maçının nazarımda başka hiçbir işlevi yok.. Emre Çolak'ın oyun zekası ve topla gösterdiği yumuşaklık hakikaten normalin çok üstünde.. Fiziği zayıf ama istiyorsa geliştirecek.. Yaş gelmiş 18'e, bu çocukların her gün ağırlık yemesi gerekiyor artık.. Cristiano Ronaldo'nun formasını çıkarmış gol sevinçlerini iyi izlesinler, Ronaldo EPL'ye ilk geldiğinde fiziği nasıldı iyi özümsesinler.. Doğru yol kendiliğinden çıkacaktır zaten önlerine.. Cem Sultan kendini gösteremedi fazla.. Emre ve Serdar ise farklı olduklarını belli ettiler.. Serdar'ı ilk defa izlemiş biri olarak ihtiyatlı yaklaşıp bu Emre'nin, bu fizik eksikliğine rağmen bu sene birçok maçta önemli süreler alabileceğini düşünüyorum Rijkaard'dan.. Galatasaray'da sürecek 3-4 yıllık Rijkaard dönemi Çolak'tan bir Iniesta klonunu yaratır bence.. Serdar'ı daha iyi takibe alacağız.. Umuyorum göremediğimiz başka cevherler de vardır takımda ama şu 3'ünü görkemli bir şekilde çıkarsa altyapı zaten bir dönemle misyonunu tamamlamış olur..

Ülker çakallarının hazırlık maçından yararlanıp reklamı numara üstüne almaları da gözümüzden kaçmadı.. Verdikleri paranın uğruna sesimi çıkartmıyorum.. Bastırırlarsa bu konuda (ki talimatlar gereği imkansıza yakın) hoş olmaz..

hit counter
Blogger tarafından desteklenmektedir.