Snooker etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Snooker etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Nis 2011

World Snooker Championship 2011 - Başlıyor


Neil Robertson (Aus) v Judd Trump (Eng) (1)

Marco Fu (HK) v Martin Gould (Eng) (2)

Graeme Dott (Sco) v Mark King (Eng) (3)

Ali Carter (Eng)
v Dave Harold (Eng) (4)

Ding Junhui (Chn)
v Jamie Burnett (Eng) (5)

Peter Ebdon (Eng) v Stuart Bingham (NI) (6)

Stephen Hendry (Sco)
v Joe Perry (Eng) (7)

Mark Selby (Eng) v Jimmy Robertson (Eng) (8)

Mark Williams (Wal) v Ryan Day (Wal) (9)

Jamie Cope (Eng)
v Andrew Pagett (Wal) (10)

Mark Allen (NI) v Matthew Stevens (Wal) (11)

Stephen Maguire (Sco)
v Barry Hawkins (Eng) (12)

Shaun Murphy (Eng)
v Marcus Campbell (Sco) (13)

Ronnie O'Sullivan (Eng) v Dominic Dale (Wal) (14)

Ricky Walden (Eng)
v Rory McLeod (Eng) (15)

John Higgins (Sco) v Stephen Lee (Eng) (16)

Blog yine neredeyse 1 aydır kapalı ve ben ne zaman dönüyorum desem farklı bir talihsizlik gelip engelliyor.. Bu sefer hırsızdan nasibimizi aldık, ama Dünya Şampiyonası öncesi yeni bir gazla yeni bir başlangıç peşindeyim.. Bir önceki post da Dünya Şampiyonası üzerineydi ama fazla ayrıntıya girmemiştim.. Şimdi blogun klasiği olan "bold" favorilerle tekrar eskiye dönüş yapıyorum.. Dünya Şampiyonası süresince snooker ağırlıklı olarak tekrar alışma dönemiyle birlikte, başlayan NBA sezonu ve bu sezon benim için gazı çok erken kaçan futbol sezonuyla birlikte blogu tekrar canlandırmak istiyorum..

İlk turun en önemli maçı Neil Robertson ve Judd Trump arasında oynanıyor ve mücadele turnuvanın açılış maçı olacak.. Yarın Eurosport'ta TSİ öğlen 12.00'de yayınlanacak olan maç son sıralama turnuvası şampiyonuyla son dünya şampiyonunu karşı karşıya getiriyor.. Judd Trump maç öncesi çok temkinli ve Crucible'daki turnuva öncesinde bu sezondaki en büyük hedefini gerçekleştirdiğini dile getirip bu maçın onun için çok da önemli olmadığı mesajını vermeye çalışıyor ki bunda doğruluk payı olsa da üzerindeki baskıyı azaltmak için seçtiği bir yol olduğunu düşünüyorum.. Neil Robertson, daha Judd Trump Çin Açık'ı kazanmadan önce kuradan sonra Trump'tan çok çekindiğini söylemişti ve bunu her yerde tekrar ediyor.. Onun için geçen sezon harika tamamlanmış ve bu sezon da özellikle World Open'la çok güzel başlamıştı ama sonrasında devamnı getiremedi ve Dünya Şampiyonası'na en büyük favorilerden biri olarak gelmiyor Neil.. Bu da onun için avantaj.. Onun eğer turu geçerse geçen seneki 2. tur maçının rövanşını Martin Gould'la yapacağını daha önce yazmıştım, sırf o epik maçın tekrarı olsun diye Neil'in kazanmasını isteyecek durumdayım..

Ronnie'nin bir Dünya Şampiyonası öncesi daha kıçı başı ayrı oynuyor.. WPBSA'e göre Roket geçtiğimiz hafta turnuvadan çekildiğini açıklayıp bir gün sonra geri vites yapmış.. Tam laflar hazırlamıştık ki özellikle dün çıkan birkaç zayıf çekilme kararı sonrasında bugün Ronnie'nin turnuvada oynayacağı kesinleşti.. İlk turda Dominic Dale'i parçalayıp ikinci turda Shaun Murphy karşısında sıkılıp turnuvadan elenmesini bekliyorum..

Alt ana tablo felaket.. Mark Williams, Stephen Maguire, Ronnie O'Sullivan, Shaun Murphy ve John Higgins.. Higgins, eğer son dönemde bir kıpırdanma içinde olan Stephen Lee karşısında zorlanmazsa çeyrek final yolu çok rahat.. Kasım başında snooker'a geri döndükten sonra sadece iki resmi maç kaybetti (Masters ilk turu dahil değil).. Ve bunu çok üst düzey snooker oynamadan yaptı.. Bu turnuvada da alt ana tablodaki en büyük final favorim.. Mark Williams'ın uzun maçlarda çok rahat olacağını düşünmüyorum, o yüzden buraya gelirken gösterdiği form çok önemli değil.. Ama oyunu tutturması durumunda onun da çeyrek, hatta yarı final yolu açık ki buraları görürse motivasyonla nerelere kadar gider bilmiyorum.. Shaun Murphy, dünya şampiyonalarında iyi performans gösteriyor.. 2005'teki sürpriz şampiyonluklarından sonra Crucible'da sadece bir kez çeyrek final göremedi ki bu istikrar önemlidir.. Ronnie karşısında onu favori kılacak olan da biraz bu.. Stephen Maguire ise yaşadığı talihsizliklerden çok etkilendi ve ne yapacağı en kestirilemeyen oyunculardan biri.. Ama çeyreğin ötesini görmesi benim için büyük sürpriz olur..

Üst ana tabloda Neil'ın yolu kilit.. Mark Selby, Ding Junhui ve bir Crucible oyuncusu olan Graeme Dott bu bölgenin final favorileri.. Burdaki en büyük favorim Mark Selby.. Ding'in yine nefes sorunu uzun turnuvada en büyük sıkıntı.. Bu kadar uzun maçları ve 3 haftayı kaldırabilecek kondüsyona hala sahip değil gibi.. Alt ana tabloya baktıktan sonra burası çok daha düşük profilli görünüyor ama oluşabilecek eşleşmeler buradaki seyir keyfi olan maç sayısını alt tarafa göre artırabilir.. Ali Carter, Graeme Dott, Martin Gould ve Stephen Hendry bunu sağlayacak olan oyuncular..

Bahis bürolarının en büyük favorisi Higgins, ikinci favori ise çoğu büroya göre Selby.. Benim final tahminim de böyle ama genellikle bahsin en büyük favorileri finale gelemez.. Ronnie O'Sullivan'ın bu kadar leş bir sezon geçirirken bahislerde de ilk üçte yer alması onun büyüklüğüyle alakalı..

World Snooker Championship 2011 yarın 12.00'de başlıyor.. 17 gün boyunca Eurosport ve Eurosport 2 kanallarında yayınlanacak olan turnuvada özellikle ilk hafta neredeyse her gün, günde 18 saat yayınla ülkenin snooker şokuna girmesini bekliyoruz.. Yarın 12.00'de açılış maçıyla mikrofondayım ve bu bağlamda ben de çok heyecanlıyım.. Umuyorum güzel bir turnuva olur ve sezonu oyuna yakışır bir şekilde kapatabiliriz.. Bütün snookerseverleri ekran başına bekliyoruz..

21 Mar 2011

World Snooker Championship 2011


Neil Robertson v Judd Trump

Marco Fu v Martin Gould

Graeme Dott v Mark King

Ali Carter v Dave Harold

Ding Junhui v Jamie Burnett

Peter Ebdon v Stuart Bingham

Stephen Hendry v Joe Perry

Mark Selby v Jimmy Robertson

Mark Williams v Ryan Day

Jamie Cope v Andrew Pagett

Mark Allen v Matthew Stevens

Stephen Maguire v Barry Hawkins

Shaun Murphy v Marcus Campbell

Ronnie O'Sullivan v Dominic Dale

Ricky Walden v Rory McLoed

John Higgins v Stephen Lee

Dün PTC Grand Final bitti ve Shaun Murphy uzun bir süre sonra bir sıralama turnuvası daha kazandı.. Bu turnuvayla birlikte Roket'ten sonraki adamım haline gelen Martin Gould finalde desteklediğim adamdı ama Dublin'de yarı final ve finalin aynı gün oynanması ve ilk yarı finalde Shaun Murphy rahat kazandıktan sonra Martin Gould - Mark Selby maçının çok uzaması ve final maçından 2 saat öncesine kadar sürmesi finaldeki 4-0'lık skorda mutlaka etkili olmuştur.. Olmuştur diyorum zira Indian Wells kadınlar finali nedeniyle maçın önemli bölümünü izleme fırsatı bulamadık.. Martin Gould'un Mark Selby gibi çok sert bir rakip karşısında çok yıpranması ve onun için aslında nihai hedef olan ilk finale ulaşması da final maçı öncesinde sevinçle birlikte motivasyonunu mutlaka düşürmüştür.. Gerçek şu, Martin Gould gerek kişiliği, gerek tarzı, gerekse yeteneğiyle snooker'ın çok geç kazandığı madenlerden biri.. Dün Selby karşısında bir ara bulabildiği her uzun potu denedi ve oyuna büyük heyecan getirdi.. Bu nedenle belki maçı kaybedecekti ama sonuçta bu oyunun en iyi ve en stabil snooker'larından birini oynayan Selby'yi geriden gelerek mağlup etti ve kariyerinin ilk yarı finalinde kariyerinin en yüksek noktasına çıktı..

World Snooker Championship 2011'in kuraları çekildi ve ilk tur belli oldu.. İlk 16'nın yeri belliydi ve onların ikinci turdaki muhtemel eşleşmeleri de kura öncesinde ortadaydı ama elemelerden gelenlerin hangi büyüğe düştüğü kurayla birlikte ortaya çıktı.. İlk göze çarpan az önceki paragrafın öznesi Martin Gould'un ilk turu geçmesi durumunda (ki yüksek bir ihtimal) ikinci turda son dünya şampiyonuyla eşleşmesi.. Bu aynı zamanda 2010 Dünya Şampiyonası 2. turunun rövanşı olacak ki o Neil - Gould maçı geçtiğimiz sezonun ve bu sezonun kaderini değiştirdi.. Gould'un 11-5 öne geçtiği maçta 13-12 mağlup olması sonrasında Neil'in Crucible'da şampiyonluğa gidişi 2011'in ikinci turundaki bu muhtemel eşleşmeyi çok farklı bir noktaya taşıyacak.. Martin Gould, Neil Robertson karşısındaki o kaybının kendisini güçlendirdiğini söylüyor ki ben bundan emin değilim.. Bu sezon daha büyük başarılara imza attı ama zaten o yeteneğe sahip bir oyuncu.. O maçın DVD'sinde son seansı izleyemiyor ve turnuva sonrasında DVD'yi parçalayıp atacağım diyen bir oyuncunun bu maçı kafasından çıkararak kendisini yükselttiği iddiası fazla naif ve aynı zamanda optimist bir düşünce.. Ama umuyorum eşleşirler ve umuyorum o maçı büyük bir zevkle izleme fırsatı buluruz..

Bu maç dışında eşleşmelerin en ilginç yanı Ronnie O'Sullivan'ın ikinci tura kalması durumunda rakibinin PTC şampiyonu Shaun Murphy olacak olması.. En zorlu muhtemel 2. tur eşleşmesi yine Ronnie'nin olacak ve biz buna artık alıştık.. Değerli dostum, ülkenin en büyük snooker gurusu Emre Yazıcıol'un Ronnie O'Sullivan'dan bu turnuvada büyük beklentisi var ama ben bu sezon tam anlamıyla dibe vurmuş Ronnie'den o kadar umutlu olamıyorum.. Ronnie'nin yolu üzerinde Shaun Murphy, John Higgins, Mark Williams ve Neil Robertson var sırasıyla ki böyle uzun bir turnuvada şu anki mental yapısıyla ve az antrenman yapan haliyle Ronnie'nin çeyrek ötesini görmesi bile kolay olmayacak..

World Snooker Championship 2011 16 Nisan'da başlıyor ve 2 Mayıs'a kadar devam edecek..

9 Oca 2011

Masters 2011


Mark Selby 4-6 Mark King (1)

Shaun Murphy - Jamie Cope (2)

Mark Williams - Ding Junhui (3)

John Higgins - Graeme Dott (4)

Ali Carter - Peter Ebdon (5)

Stephen Maguire - Marco Fu (6)

Ronnie O'Sullivan - Mark Allen (7)

Neil Robertson - Stephen Hendry (8)

Son 3 yılın finalisti, 2008 ve 2010 şampiyonu Mark Selby, turnuvanın açılış maçında Mark King karşısında maça 2-0'la girmesine rağmen salondan 6-4 yenik ayrıldı ve turnuvanın ilk çok büyük sürprizine neden oldu.. Mark King dünyanın 16 numarası olarak UK Champipinship 2010'daki Stuart Bingham gibi büyük bir şok yaratarak turnuvanın ilk gününe damgayı vurdu..

Mark Selby turnuvanın en büyük favorilerinden biriydi ve burada da yukarı doğru gitmesi bekleniyordu ama yerini Ronnie, Higgins ve Neil'a bıraktı.. Ronnie, Masters'ta son 7 senenin 6'sında finale çıkmayı başardı.. İyi rakipleri her zaman seven biri olarak bu turnuvada ondan en az yarı final bekliyorum.. Higgins, UK Championship'i kazandıktan sonra özellikle Noel sonrası fazla çalışamadığını ve Wembley Arena'nın kendisine ters geldiğini belirtmiş.. 2 turnuva kazanmasına rağmen burada pek de iyi oynamadığını ve zorlandığını söyleyen Higgins'in, Birleşik Krallık'taki ortalama performansla kazandığı şampiyonluktan sonra burada ne yapacağı merak konusu ki ilk turda kendisini UK'de de çok zorlayan Dott gibi sert bir rakiple karşılaşması ona sıkıntı yaratabilir..

Neil Robertson, Dünya Şampiyonu olduktan sonra bu sezona da World Open'la iyi başladı ama UK Championship'te yaşadığı hayal kırıklığıydı.. Onun artık en büyük hedefi UK ve Masters'ı kazanarak kariyerine yeni prestijler eklemek.. O yüzden burada nasıl bir performans göstereceğini ve hangi stille oynayacağını çok merak ediyorum..

Shaun Murphy, Mark Williams, Ali Carter, Stephen Maguire diğer maçlardaki favoriler.. Çeyrek finalde eşleşmeler 1-2, 3-4, 5-6 ve 7-8 şeklinde olacak.. Özellikle Higgins ve Williams ilk turda kazanırlarsa Birleşik Krallık'ın dramatik finalinin bir rövanşına çıkacaklar ki özellikle Williams için oldukçæ değişik bir maç olabilir o..

5 Ara 2010

UK Championship 2010


Ding Junhui 9-4 Matthew Stevens
Mark Allen 9-5 Tom Ford
Marco Fu - Barry Hawkins
Ronnie O'Sullivan - Stuart Bingham
Stephen Maguire 9-6 Ken Doherty
Mark Selby 9-6 Ricky Walden
Graeme Dott 3-5 Martin Gould
John Higgins 4-4 Stephen Lee
Ali Carter - Mark Joyce
Jamie Cope - Judd Trump
Stephen Hendry - Jimmy White
Mark Williams - Mark Davis
Shaun Murphy - Patrick Wallace
Mark King - Ryan Day
Peter Ebdon 4-4 Andrew Higginson
Neil Robertson 7-1 Rory McLeod

4-12 Aralık tarihlerinde Telford'da International Centre'da düzenleniyor olan UK Championship 2010 bugün itibarıyla başladı.. İlk gün sonuçlanan 4, seans arasına çekişmeyle giren 3 maç var.. Sonuçlanan maçlarda sürpriz yok.. Soldaki isimler ilk 16'da yer alarak ilk turdan direkt başlayan oyuncular.. Sağdaki 16 isimse eleme turlarından geldi.. Ken Doherty ve Matthew Stevens elemeden gelen önemli oyunculardı.. Stevens, Ding karşısında direnemedi.. 8-1 geriye düştüğü maçta üst üste 3 frame'le Ding'i rahatsız etmeye çalıştı ama başaramadı. Durum 7-1'ken 9. frame'i çalma şansı vardı, onu başarsa sonraki 3 frame'le durumu 7-5'e getirecekti ama yapamadı.. Ken Doherty'nin Stephen Maguire karşısındaki maçını izleyemedik ama ilk seansta zorlamayı başarmış..

John Higgins'in UK Championship'e nasıl döbneceği büyük merak konusuydu ve Wizard of Wishaw olaya müthiş girdi.. Aldığı ceza konusunda benim şüphelerim hala devam ediyor ve Higgins'i zorla akladıklarını düşünüyorum.. O videoyu izledikten sonra işin içinde cebir olduğuna inanmak pek kolay değil ama son karar suçsuz olduğuna dairse buna saygı duymak gerekiyor.. Higgins bir daha benim gözümde eski konumuna gelemeyecek ama oyunculuğuna duyduğumuz saygı pek tabii ki değişmez.. Maça 2 tane century'yle iyi girdi.. Stephen Lee'den gelen cevap sonrasında ilk seans arasına 2-2 gidildi.. Dönüşte Higgins yine iyi bir frame çıkardı ve öne geçti.. Sonra temposu düştü, iki oyuncunun da pot başarısında %95'lerde takıldığı maçta Stephen Lee 4-3'lük üstünlüğü yakaladı.. Bugünün bu maçtaki son frame'inde kimin kazanacağı çok önemliydi ama Higgins yakaladığı tek fırsatı değerlendirmeyi başardı.. Yarın bu maç devam edip sonlanacak..

Ronnie yarın akşam seansında sahneye çıkacak, Stuart Bingham'ın sorun çıkarması mümkün değil.. Kazandığı Premier League finalinden sonra güzel açıklamalar yaptı ve UK Chmapionship'e beklediğimden daha iştahlı geliyor.. Ama nereye kadar ilerler o konuda bir şey demek zor, formuna bakmak gerek.. Shaun Murphy ve Mark Williams çok kolay çıkarlar 2. tura.. Sağdaki isimlerin soldakilere sorun çıkarma ihtimali iki isim dışında bence çok düşük.. Kifayetsiz Jamie Cope'a bir başka overrated Judd Trump'tan bir sürpriz gelebilir.. Ryan Day de Mark King karşısında eğer gününde olursa iş yapabilir ki o da son dönemde kifayetsiz muhteris olmaya doğru hızla ilerliyor..

Yarın öğlen ve akşam seansları bugünkü gibi sadece Eurosport 2'de olacak.. Öbür haftayla birlikte Eurosport International da işin içine girecek ve 2 kanal bütün günler öğlen ve akşam seanslarında turnuvaya odaklanacak..

Yarın 15.00'ten itibaren 2. kanalda yayında olacağım, muhtemelen John Higgins maçını bitirip akşamki Ronnie - Bingham mücadelesine geçiş yapacağız.. Kalbimiz Ronnie, mantığımız Neil Robertson'la..

10 Eyl 2010

Shanghai Masters 2010 Çeyrek Final


Jamie Burnett 5-4 Mark Davis

Graeme Dott 2-5 Jamie Cope

Ali Carter - Matthew Stevens

Mark Selby - Mark King

Jamie Burnett ve Mark Davis'in mücadelesi çeyrek finalin en düşük profilli kapışması ama ortaya çıkan snooker beklediğimin çok ötesindeydi.. Burnett 12, Davis ise 9 yıldır çeyrek final oynayamıyordu ve iki oyuncu da kariyerinin ilk yarı finaline çıkmak için oynadılar sıralama turnuvalarında.. Davis maça muazzam girdi ve ilk 3 frame'i kazandı.. Elit performanstı 3 frame boyunca oynadığı, Burnett'in masaya gelmesine izin vermedi bile.. Seans arası öncesi Burnett için çok kritikti.. Onu alması oyunun birinci kırılma anı oldu..

Seans arasından sonraki 5. frame'i Mark Davis'in alması işi bitirmesi anlamına geliyordu benim için ama ilk 3 frame'deki klas oyun 6. frame'le beraber Jamie Burnett'ten gelmeye başladı.. Kariyerlerinin en tepe noktasına çıkma fırsatı vardı iki oyuncunun ve bunun hakkını veriyor olmaları oyun adına güzeldi.. 3 frame üst üste aldı Burnett ve maç decider'a kaldı.. Son frame'de iki oyuncu da yeterli şansları yakaladılar ama 5. frame sonrasında koltuğunda fazla oturan Mark Davis oyundan biraz soğumuş göründü ve Burnett decider'ı da alarak yarı finale kalan isim oldu..

Sabah seansında diğer maç Jamie Cope ve son dünya şampiyonası finalisti Graeme Dott arasında oynandı.. Bu maç diğerinden de önce bitti.. Dün Ding Junhui'yi masadan silen Jamie Cope benzer bir tarifeyi Dott'a da uyguladı.. Dott benim favorimdi ve Mark Selby'den sonra bu turnuvadaki ikinci adayımdı ama Cope izin vermemiş..

Öğlen seansında Selby büyük ihtimalle Mark King'i harcayacak.. Fazla uzaması bile sürpriz olur.. Ali Carter - Matthew Stevens maçıysa bence bu turun en önemli maçı.. Burnett - Davis'in heyecanını verir mi bilmiyorum ama profilleri ve yetenekleri itibarıyla güzel geçmeye aday.. Matthew Stevens yarı final için adayım.. İlk 2 turda vasatın altında görünen Carter'ın Dave Harold ve Stuart Bingham sonrasında iyi bir rakiple oynayınca oyununu yükseltmesi mümkün ama ilk 2 turda klas snooker oynayan Matthew kardeşi bir adım önde görüyorum..

7 Eyl 2010

Shanghai Masters 2010


Ronnie O'Sullivan - Jamie Burnett

Ryan Day 3-5 Andrew Higginson

Marco Fu 4-5 Mark Davis

Stephen Maguire 5-3 Judd Trump

Graeme Dott
5-4 Ken Doherty

Jamie Cope - Steve Davis

Ding Junhui - Jin Long

Allister Carter
- Dave Harold

Mark Allen 2-5 Stuart Bingham

Liang Wenbo 3-5 Matthew Stevens

Shaun Murphy - Stephen Lee

Mark Selby
- Mei Xiven

Stephen Hendry - Martin Gould

Mark King
- Joe Delaney

Neil Robertson - Peter Ebdon

Dünyanın ilk 16'sı, elemelerden gelen 8 oyuncu ve 8 maçlık wild card turundan sonra ilk tur bugün başladı.. İki sürprizle devam eden turnuva şu an için keyifsiz.. John Higgins'in Temmuz'da belli olması gereken davası 1-2 gün içinde belli olurken Ronnie'nin satışı sonrasında oyunun en önemli iki oyuncusu olmadan ilk sıralama turnuvasıyla sezon açılıyor..

Wild card'la gelen 8 oyuncudan 2 Çinli ilk tura kaldı.. Mei Xiven ve Jin Long iki İngiliz'i mağlup ettiler.. Pakistan'ın yükselen değeri Mohammad Sajjad, Ken Doherty önünde 4-2'yi bulduğu maçı decider'la verdi..

Bugün ilk turda sabah seansında Stephen Maguire, Judd Trump'ı yendi.. Yan masasında Matthew Stevens, Çinli Liang Wenbo'yu kendi evinde çitiledi.. Mark Williams, Ricky Walden önünde 3-1 geriye düştüğü maçı 5-3'le alırken son Dünya Şampiyonası finalisti Graeme Dott, Ken Doherty'yi decider'da geçmiş..

Andrew Higginson'un Ryan Day'i, Mark Davis'in Marco Fu'yu elemesi bence büyük sürpriz değil.. Stuart Bingham'ın 142'yi çaktığı maçta Mark Allen'i geçmesi ise muazzam.. 5 Çinli'den ikisi gitti, yarın Ding Junhui, Jin Long'u harcayınca üçüncü kayıp gelecek.. Akşam seansında da Mark Selby, Mei Xiven'i halledecek ve daha ilk turda tek Çinli kalacak.. Ronnie'nin gelmeyişiyle gazı kaçan ve maçlarda oldukça yavan tepkiler veren seyirciler Çinli oyuncuların elenmesinden sonra turnuvayı iyice boşlayabilirler..

Yarın işler keyiflenecek.. Son Dünya Şampiyonu Neil Robertson yarın masaya gelecek.. Martin Gould - Stephen Hendry ve Jamie Cope - Steve Davis maçı heyecan vadediyor..

Maçlar Eurosport International ve Eurosport 2'den naklen yayınlanıyor.. Ben de her gün saat 09.30'da, sabah seansında Eurosport 2'de maçları anlatıyorum.. Üstat Emre Yazıcıol'un yokluğunda o keyfi vermek tabii mümkün değil ama boşluğun çok küçük bir kısmını doldurabiliyorsak ne mutlu.. Uzun zamandır ilk defa Türkiye'de bir snooker yayını onsuz başladı.. Yayınlara her sabah bekleriz.. Yarından itibaren birinci kanalda da Gürsoy Ercan'la birlikte öğlen seanslarına beraber gireceğiz.. Askerdeki Emre Yazıcıol'a bir selamı da buradan gönderelim..

Yarının programı:

09.30 Ali Carter - Dave Harold (E2)

14.45 Shaun Murphy - Stephen Lee (E)

18 Nis 2010

World Snooker Championship 2010


John Higgins 10-6 Barry Hawkins

Mark King - Steve Davis

Neil Robertson - Fergal O'Brien

Marco Fu - Martin Gould

Allister Carter - Jamie Cope

Joe Perry - Michael Holt

Ding Junhui - Stuart Pettman

Shaun Murphy - Gerald Greene

Stephen Maguire - Stephen Lee

Peter Ebdon - Graeme Dott

Mark Allen 9-4 Tom Ford

Ryan Day - Mark Davis

Mark Selby 6-3 Ken Doherty

Stephen Hendry 5-4 Anda Zhang

Mark Williams - Marcus Campbell

Ronnie O'Sullivan - Liang Wenbo

Müthiş turnuva dün saat 12.00'de John Higgins - Barry Hawkins maçıyla başladı.. İlk 10 frame'de sürpriz bir şekilde zayıf Hawkins'e üstünlük sağlayamayan son şampiyon ikinci seansta şovunu yaparak işi bitirmiş.. Yine yarılanan maçlarda Mark Selby'nin elemelerin formda ismi Ken Doherty'e karşı 6-3'lük üstünlüğü var.. Stephen Hendry ise Anda Zhang karşısında 5-4 önde.. Sol taraftaki seri başı oyuncular elbette net favori.. Bir tek Steve Davis efsanesi karşısında Mark King'i seçmeye elim gitmedi.. Steve Davis artık iyi bir oyuncu bile değil ama Mark King gibilerinin karşısında hala gönlümün favorisidir.. İlk turda underdog'lar içinde Anda Zhang'tan da bir sürpriz bekliyordum ki ilk 9 frame itibarıyla The Golden Boy'u zorlamış.. Masters 2010'a kadar kıl olduğum ama ölen arkadaşına gösterdiği saygıyla bende büyük sempati yaratan Mark Allen de an itibarıyla Tom Ford kepazesinden dana rosto yapmakla meşgul.. Az önce 14. frame'de Tom Ford'un kaçırdığı siyahı görünce bu seviyede bu oyuncular niye demeden edemiyor insan tabii.. Ki Barry Hawkins de dün ilk seansta zorlamasına rağmen maçın bazı yerlerinde dedirtti bunu..

Bu sefer iki tablo daha dengeli ama yine Ronnie'nin tarafında bence biraz ağırlık var.. Ronnie'ye ilk turda yine en güçlü underdog'un gelmesi de ayrı bir hadise ama alışkanlık yarattığı için gülümsetiyor sadece.. Wenbo'nun ultra ofansif oyunu da zaten Roket'in isteyeceği türden o nedenle bu turda elenmesi benim açımdan büyük sürpriz olur.. Ama geçince de bu seneki China Open'ı kazanan, onun öncesinde Masters'ta geri döndüğünü az çok belli eden Mark Williams'la eşleşecek ki ilk erken finallerinden sayılabilir turnuvanın..

Higgins'in ilk 2 turda önü açık.. Hawkins'i dün çok temiz geçemedi ama fazla sıkıntı da yaşamadı.. Sonraki turda Mark King - Steve Davis galibiyle karşılaşacak.. İlk 2 turda fazla zorlanmamak WSC için çok önemli bir olaydır çünkü her maç çok uzun olduğu için 17 gün boyunca muazzam bir yıpratıcılığı var bu turnuvanın.. Bu da ilk maçlarında zorlananlar için final yolunda büyük dezavantaj yaratıyor.. Ding Junhui, Mark Allen ve Allister Carter da benzer avantajlara sahip.. Ronnie için final yoluysa müthiş sıkıntılı görünüyor ve bu nedenle şampiyon olmak için kesinlikle standart üstü oynamak zorunda..

Eurosport'ta elbette turnuvanın yayını başladı.. Bu ülkenin en büyük snooker üstadı Emre Yazıcıol'dan gelen bilgiye göre özellikle ilk hafta 1. ve 2. kanaldan günde toplam 15 saatlik bir yayın olacakmış.. Keşke zaman daha çok olsaydı da tamamını takip edebilseydik tabii.. Kendisinin davetiyle ben de ilk turun sonu, ikinci turun başına doğru o güzel ekibe elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışacağım.. Kendi adıma da İstanbul yolculuğu için geri sayımı başlattım, Ronnie ilk turda elenirse ağır küfrederim.. Roket akıllı olsun..

11 Mar 2010

World Snooker Championship 2010


Dünya ilk 16'sının direkt katıldığı, kalan 16 kişinin de eleme turlarından geldiği Dünya Şampiyonası 2010'un ilk turu biraz önce açıklandı.. Graeme Dott, Barry Hawkins, Jamie Cope, Ken Doherty, Stephen Lee, Steve Davis ve Liang Wenbo gibi oyuncuların elemelerden geldiği büyük turnuvanın bu seneki en önemli sürprizi fotoğraftaki Zhang Anda.. Son yılların en eğlenceli elemeleri olduğu söyleniyor bu seneki turnuvanın.. Ki burada yer almak o kadar önemli ki alt taraflarda kan gövdeyi götürüyor.. Kısa tutup fikstürü verelim hemen..

John Higgins v Barry Hawkins

Mark King v Steve Davis

Neil Robertson v Fergal O'Brien

Marco Fu v Martin Gould

Ali Carter v Jamie Cope

Joe Perry v Michael Holt

Ding Junhui v Stuart Pettman

Shaun Murphy vGerard Greene

Stephen Maguire v Stephen Lee

Peter Ebdon v Graeme Dott

Mark Allen v Tom Ford

Ryan Day v Mark Davis

Mark Selby v Ken Doherty

Stephen Hendry v Zhang Anda

Mark Williams v Marcus Campbell

Ronnie O'Sullivan v Liang Wenbo

Açık ve net, ilk turun en önemli mücadelesi Ronnie - Lenbo maçı olacak.. Roket'in geleneksel fikstür uğursuzluklarının daha ilk turda açılması beklenen bir şeydi.. Fakat ilginç olan uzun zamandır ilk defa Ronnie'nin olduğu alt tablo değil de, üst tablonun daha çok top class oyuncu barındırması oldu.. Bu açıdan şanslı bizimki.. Üst tabloda ilk bakışta John Higgins, Neil Robertson, Ali Carter, Shaun Murphy, Marco Fu ve Ding Junhui göze çarparken alt tabloda Ronnie'nin yanında Mark Selby, Stephen Maguire ve Mark Allen var.. Bariz bir şekilde üst taraf daha sağlam duruyor.. Mark Williams ve Stephen Hendry isimleriyle dengeliyorlar burayı ama biraz yalan tabii bu.. Williams özellikle son turnuvalarda bir çıkış gösterse de bunu daimi tutabileceğini ben sanmıyorum..

Ronnie ilk turda Liang karşısında bir şanssızlık yaşamazsa çeyrek çok uzak değil.. Orada Selby'den sonra yarı finalde muhtemelen Murphy gelir karşısına.. 3 kritik maç duruyor önünde.. Üst tablonun eliti John Higgins ise ilk 2 turda rahat olacak.. Ama onun da çeyrek finalden sonra zorlu etapları başlıyor.. Son olarak en düşük ilk 8 bahis oranları da şöyle:

Ronnie O'Sullivan - 3/1
John Higgins - 5/1
Mark Selby - 7/1
Ding Junhui - 10/1
Shaun Murphy - 12/1
Neil Robertson - 12/1
Stephen Maguire - 14/1
Mark Williams - 20/1

Artık 17 Nisan'ı bekliyoruz..

28 Oca 2010

Welsh Open 2010 Son 16


Turnuva pazartesi başladı ama ilk tur maçlarının tamamlanması bugünü buldu.. 32 oyunculu turnuvanın finalinin cumartesi olduğunu düşününce takvim garip geliyor ama zaten Eurosport takvimi de bu aralar çok kalabalık olduğu için turnuvayı da televizyondan takip etmek kolay olmuyor.. İlk turda sadece Ronnie O'Sullivan'ın Stuart Bingham'la dalga geçercesine oynadığı maça ve bu geceki son 16 açılışına bakma fırsatım oldu.. İlk turdaki 16 mücadelede çok çok büyük sürprizler yok.. Andrew Higginson ilk turda Marco Fu'yu 5-2'yle geçti.. Kağıt üzerinde sürpriz fakat Higginson'un kariyerinin zirvesini 2007'de bu turnuvada final oynayarak gördüğünü ve bunun motivasyonuyla oynadığını düşününce çok da garip değil.. Vasat Barry Hawkins'in Peter Ebdon'a taktığı halka ve 5-0'lık galibiyeti oldukça ilginç ama Ebdon'un son yıllarda yaşadığı düşüş yine ilginçliğin derecesini düşürüyor.. Grand Prix'te final oynadıktan sonra UK Championship'i kazanıp müthiş bir form yakalayan Ding Junhui'nin Masters'tan sonraki ilk turnuvada yine ilk turda elenmesi ise çanları Çinli için çaldırmaya başladı.. Jamie Cope klas oyuncu fakat 5-3'lük mağlubiyet sonrasında Ding mutlaka "yine mi?" demiştir bence.. Dünya Şampiyonası'na kadar tazelenmesi ve antrenman temposunu artırması şart gibi görünüyor.. Elemeden gelen Matthew Stevens'ın elit oyunculardan Shaun Murphy'yi decider'da geçmesi de yine ilginç fakat Matthew'un potansiyeli nedeniyle çok da yadırgayamayacağınız bir sonuç.. Stevens bu oyunda kimi yenerse yersin bir yere kadar garipseyebilirsiniz.. Bu maçlar dışında bütün favorilerin kazandığı bir ilk tur geçti.. Roket'in Bingham karşısında yaşadığı sıkılmalar izlerken beni bile rahatsız etti.. Bazen rakibe saygı göstermeyi unutabiliyor bizim eleman, tekrarlanmaması temennimdir.. İlk turdan ortaya çıkan sıkıntı ilerisi için de pek hoş değil O'Sullivan için.. Masters'ın paspası Mark King zayıf rakibi bulunca vurup geçmiş, helal olsun diyen çıkmış mıdır bilemiyorum 2 hafta öncesinden sonra.. Masters şovmeni Mark Selby yeni yetmelerden Judd Trump'ı rahat geçmiş, yine Masters'ın düşük performansçılarından Stephen Maguire ise Dominic Dale karşısında decider'da son siyahta kazanmış.. Dale'in evinde gösterdiği dirence de pek şaşırmamak gerekiyor bu bağlamda..

Son 16 eşleşmelerine geçmeden önce geleneksel fikstür şenliğine de bir bakmak gerekiyor tekrar.. Tablonun alt tarafında Ronnie O'Sullivan, Ding Junhui, Mark Allen, Shaun Murphy, Mark Selby ve John Higgins gibi süper oyuncular varken üst kısımda ise Allister Carter (ki düşüşte), Neil Robertson, Mark Williams, Marco Fu ve Stephen Maguire var.. Neil Robertson dışında hiçbirinin mükemmel durumda olduğunu söyleyemeyiz.. Alt tarafla karşılaştırınca abukluk yine net bir şekilde ortada..

Son 16 maçları şu şekilde..

Allister Carter - Neil Robertson

Stephen Hendry 3-5 Ryan Day

Andrew Higginson - Mark Williams

Barry Hawkins - Stephen Maguire

Ronnie O'Sullivan - Jamie Cope

Mark Allen - Matthew Stevens

Mark Selby - Mark King

Graeme Dott - John Higgins

Ryan Day, Tony Drago'dan sonra Stephen Hendry'yi de geçerek Masters'taki kepazeliği temizleme yolunda önemli bir adım daha atmış.. Son 5 yıldaki müthiş düşüşüne rağmen son Day nedeniyle favorim Hendry'ydi bu maç öncesinde.. 7. frame'in sonları özellikle güzeldi.. Bir diğer oynanan son 16 maçında Ali Carter, Neil Robertson karşısında 4-2 önde ve 7. frame'de Neil'ın küçük bir avantajı var.. Carter elemeyi başarırsa önemli ölçüde gözdağı verir üst tablodaki rakiplerine.. Bunun dışında Higgins ve kendisini odaklayabilirse Ronnie'de sürpriz beklemiyorum.. Masters'ta uzun bir aradan elit bir oyun sergileyen Mark Williams'ın Welsh Open elemanı Higginson karşısında ne yapacağını merak ediyorum.. Barry Hawkins de Stephen Maguire'a bir sürpriz çıkartabilir.. Turun en zevk ve keyif vadeden mücadelesini de Mark Allen - Matthew Stevens arasındaki maç olarak seçtim, o maçı izleme şansımız olursa tadından yenmez..

14 Oca 2010

Masters 2010 Çeyrek Final



Ronnie O'Sullivan
6-4 Neil Robertson

Marco Fu 2-6 Peter Ebdon

Allister Carter 3-6 (Rory McLeod 6-2 Mark Williams)

Shaun Murphy 6-4 Stephen Hendry

Stephen Maguire 6-3 (Mark King 6-2 Jimmy White)

Ryan Day 6-0 Joe Perry

Mark Selby 6-1 Ding Junhui

John Higgins 2-6 Mark Allen

İlk turda oynanan snooker'ı Masters gibi bir turnuvaya, böyle bir isme yakıştırmak çok zor.. Wild card mücadeleleri başlangıçta zaten bu sinyali verdi.. Jimmy White'ı beklendiği gibi yenen Mark King'in ilk turda Stephen Maguire'la oynadığı maçsa fiyasko mücadeleler tarihine altın harflerle yazıldı.. Mark King'in rezaletine eklenen berbat Maguire vuruşları ve bunun sonucunda Maguire lehine çıkan 6-3'lük sonuç fenaydı.. Benzer şekilde ilk turun en düşük profil mücadelesinde Ryan Day'in Joe Perry karşısındaki 6-0'lık skoru benzer etki yarattı.. Day'in o kadar vasat bir oyunla Perry'ye halkayı takmasını iyiyi bırakın standart snooker'la açıklamak mümkün değil..

İlk turun en kaliteli maçı Ronnie - Robertson arasında oynandı.. Neil 3-0 yaptı, Ronnie ondan sonraki 7 frame'in 6'sını alıp maçı imzaladı.. Neil öne geçerken ve ondan sonra Ronnie geri dönerken mükemmel snooker oynadılar.. Ronnie'nin maçı defansif oyunla döndürüşü bence muazzam.. Maçtan sonraki açıklamalarında %20'lik uzun potla kazanmayı düşünemezsiniz bile, berbat oynuyorum tadında açıklamalar yapmış.. Gençlik dönemindeki çizgisinden çok uzak olduğunu ekleyip yer yer umutsuzluk kokuları getiren cümleler kurmuş.. Üstüne bugün Peter Ebdon'u maçın başında perişan edişi beni çok şaşırtmadı.. Daha önce söylediğim gibi Neil Robertson'u Masters ilk turunda geçen Ronnie O'Sullivan bu turnuvanın en büyük favorisidir..

Selby'nin Ding'i geçmesinden daha önce bahmetmiştim.. Shaun Murphy'nin Stephen Hendry'yi 6-4'le geçtiği maç da ilk turun en kaliteli ikinci maçıydı bence.. Hendry'nin ilk seansta gösterdiği kalite ve Shaun Murphy'nin buna verdiği cevap iyi snooker'ı ortaya çıkardı.. 5-3'ten sonra 5-4 yapıp sadece renklilere kalarak 10. frame'i de garantilemeye yaklaşan Hendry'nin yeşilde yaptığı hata affedilir gibi değildi.. Murphy de muazzam bir şans topuyla birlikte affetmedi.. Orada maçı decider'a götürse ibre tamamen Hendry'ye dönecekken elendi İskoç.. Geçmişi başarılarla dolu eyvallah ama öyle bir mağlubiyet alemin kralı olsanız adamı hırpalar, 1 ay bıraktırır snooker'i..

Son olarak Mark Allen'in John Higgins'i yenişine gelelim, büyük sürprizdir gözümde.. Ama gerçekten harika oynadı Allen.. İşin içinde Higgins'in bir dönem antrenmanları bırakması ve Allen'in çok yakın bir arkadaşının kaybının sağladığı yüksek motivasyon var.. Allen'in 45 yaşındaki snooker ve pool oynayan bir arkadaşının kalp krizi sonrasında hayatını kaybetmesi kendisini UK Championship'te büyükbabasını kaybedip bundan üst düzey motivasyon üreten Stephen Maguire'a yaklaştırıyor.. Tipini de, tarzını da sevmem ve buna neden olan en büyük faktör Roket hakkındaki abuk açıklamalarıdır.. Higgins maçından sonraki duygusal açıklamaları ve Higgins'i överken araya Ronnie'yi de sıkıştırması ise güzeldi, yaptığı yanlışın farkında olduğuna delalet etti.. Çeyrek final mücadeleleri şu şekilde:

Ronnie O'Sullivan 6-3 Peter Ebdon

Mark Williams 6-4 Shaun Murphy

Stephen Maguire - Ryan Day

Mark Selby - Mark Allen

Mark Williams'ın Murphy galibiyeti de ilginç ama ilk turdan sonra kokuları yavaş yavaş almıştık.. Maçı izleyemedim, bir şey diyemiyorum.. Maguire - Day maçı yine kötü geçmeye namzet.. İlk maçında devamlı mimik ve jest yapan Maguire'ın Perry'den simit yapan Day karşısında ne yapacağını merak ediyorum ama bu maç da yüksek kalite vadetmiyor gözümde.. Selby - Allen maçı ise ilginç bir boyuta geldi ilk tur maçlarından sonra.. İki sürpriz, iki genç ve kalite oyuncu.. Selby Masters'ın hası, Allen ise çok farklı bir kafa yapısıyla geliyor maça.. Buradan çıkan adam finalin büyük adayıdır.. Ronnie - Williams maçından Roket'in çıkıp Allen'la finalde Dünya Şampiyonası'nın hesabını kesmesi dileğimdir ama Selby - Roket finali de fena olmazdı..

Turnuva benim için de inanılmaz bir deneyim oluyor tabii.. Keyfi, zevki harikulade.. Bu arada Emre Yazıcıol sadece efsane snooker anlatmıyormuş, aynı zamanda oynuyormuş da.. Tahmin ediyordum zaten, masanın etrafında da gözlem yapma şansına sahip oldum..

10 Oca 2010

Masters 2010


Bu gece bize yine İstanbul yolu görünüyor ama bu sefer turnuvayla bağıntılı bir yolculuk bu.. Geçtiğimiz ay UK Championship sırasında Emre Yazıcıol'dan aldığım davet sonrasında Masters'ta, başta yarın olmak üzere en azından birkaç defa beraber yayında olacağız.. Daha önce güzel insan Caner Eler'le birlikte FIBA Diamond Ball'da da yaşamıştım fakat bir snooker turnuvasında, özellikle Masters gibi önemli bir organizasyonda snooker yayını bambaşka bir deneyim olacak tabii benim için.. Emre Yazıcıol ve Eurosport ekibine davetleri için bir teşekkürü de buradan etmek isterim bu vasıtayla.. Dolayısıyla blog güncellemesini ve Masters takibatını buradan ne derece yapabilirim bilmiyorum ama ara sıra diğer konularda ve turnuvayla ilgili yazmaya çalışacağım..

Turnuva bugün başladı ve ilk ilginç skor çıktı.. İlk 16 ve iki wild card sahibinin katıldığı, bu kadar klas oyunculu turnuvada sürpriz gerçekleşti demek kolay değil ama son iki sıralama turnuvasında final oynayan ve UK Championship'i kazanarak 3 yıl aradan sonra bir sıralama turnuvası kupasını evine götüren Ding Junhui'nin açılış maçında son zamanların düşüşteki oyuncusu Mark Selby'ye 6-1 yenilmesi garip karşılanabilir.. Artık mental problemlerden pek bahsetmiyoruz ama önemli turnuvaları kazandıktan sonra oyuncuların serip antrenmanları sekteye uğrattıkları Mark Williams'tan, Shaun Murphy'den, Graeme Dott'tan bildiğimiz hadiselerdir.. Uzakdoğu felsefesinde pek bunlar yok ama belki biraz etkili olmuştur genç Çinli'nin üzerinde.. Snooker'da ayrı bir gerçek de ne kadar formda olursanız olun elit oyuncuların her şeyi yapabilecekleri gerçeğidir ki Selby de böyle bir oyuncudur.. Maçta mükemmel vuruşlar yaptığını hem kendisi, hem de Ding söylemiş zaten.. Masters'ta hep iyi oynadığını da eklemiş Selby.. 2008'deki ilk Masters'ında şampiyon olmuş, geçen sene ise finalde galibiyete yaklaşmış fakat Ronnie engeline takılmıştı.. Bu turnuvaya da iyi başlangıç yaptı..

Eşleşmeler şöyle:

Ronnie O'Sullivan
- Neil Robertson

Marco Fu - Peter Ebdon

Allister Carter - (Rory McLeod - Mark Williams)

Shaun Murphy - Stephen Hendry

Stephen Maguire - (Mark King - Jimmy White)

Ryan Day - Joe Perry

Mark Selby 6-1 Ding Junhui

John Higgins - Mark Allen

2 wild card sahibinin 15. ve 16. sıralardaki oyuncular karşısında işleri zor.. Mark Williams'ın Rory McLeod'u, Mark King'in ise yaşayan efsane ama artık snooker'i bitme noktasına gelmiş Jimmy White'ı geçeceğini düşünüyorum.. İlk turun ilgi çekici mücadeleleri bügünkü Selby - Ding ve salı günü oynanacak Ronnie - Robertson maçları olarak öne çıkıyordu.. Ronnie için bence özellikle kilit maç ilk tur mücadelesi.. Eğer geçtiği takdirde finale kadar rahatlıkla yürüyebileceğini, hatta geçen seneden sonra ikinciye de yakın olduğunu düşünüyorum.. Ryan Day ve Joe Perry'nin en düşük profilli ilk tur maçında Day galibiyete yakın olan taraf ama Perry'nin turnuva sürprizi olma gibi bir potansiyeli bence mevcut.. Buradan çıkıp yürüyebilecek bir Perry, bir de Mark King var ki önceki turnuvaların tecrübesi de bence bu adamlara bu bağlamda dikkat edilmesini işaret ediyor.. John Higgins yeni şoparlardan Mark Allen karşısında favori.. Çitileyip snooker masasına bırakması gerek Allen'i.. Fu - Ebdon ve Murphy - Hendry maçlarına da ilk turda dikkat etmek gerek.. Her ne kadar Golden Boy'un Murphy'yi zorlayabileceğini düşünmesem de Fu - Ebdon maçı hem sıkıcılık, hem de çekişme yönünden çok şey vadediyor..

8 Oca 2010

Morlu Ronnie


Mora yatkınlık zaten İzmir Atatürk Lisesi ve Los Angeles Lakers'tan varken bir de Galatasaray işin içine girmişti bu sene.. Ronnie O'Sullivan da boş durmamış, mor akımına ıstakayla katılmak istemiş.. Tavır olarak Roket'ten hem beklenecek, hem de beklenmeyecek bir seçim aslında.. Barry Hearn'ün snooker'ın başına gelmesinden hemen sonra gerçekleşmesi reklam kokan hareketleri de beraberinde getiriyor.. Geçen sene Masters'ın ilk günü eline geçen ıstakayla çıkıp şampiyonluk kazanan adam bir de mor ıstakayla bu sene şampiyon olursa adı cue legend'a çıkar..

Bu arada World Snooker Championship ve UK Championship'ten sonra Masters da sponsorunu buldu.. Hold'emcilerin yakından tanıdığı Pokerstars turnuvanın yeni sponsoru.. Yakışır büyüklere..

14 Ara 2009

Şampiyon Ding


Ronnie - Higgins yarı finali gibi uzun süre hafızalardan silinmeyecek bir final demek isterdim ama izledikten sonra bir an önce hafızamdan çıkarmak istiyordum.. Bu kadar düşük standartlı, bütün heyecanını kopmayan skor ve saçma vuruşların oluşturduğu durumlar üzerinden oluşturan bir final maçını beklemiyorduk.. Öncelikle şunu söyleyeyim, son 4-5 sene içinde canlı izlediğim John Higgins'ler içinde açık ara en kötü Higgins'tir bu.. Böyle bir Higgins'i finalde bulan üst düzey bir oyuncunun masaya vurup geçmesi gerekir ama işin mental yönünde yine harikulade görünen (ki maçın en güzel yönü budur) Ding Junhui de kendi standartlarının çok altında oynayınca ortaya böyle garip bir final çıktı..

O kadar kötü ve saçma vuruşlar vardı ki.. Maçı izlerken frame frame aklıma yazıyordum ama bir müddet sonra kafamda toparlayamaz oldum.. 15. frame'i gayet iyi götürüp Higgins'e 2 defa çözemediği bir snooker bırakan Ding'in, Higgins'in 3. denemesinde bulduğu ultra şanslı pot sonrasında çöküşü.. Oradan frame'i resmen imzalamaya giden Higgins'in çok kolay bir kahveyi sokarken yaptığı hatanın Ding'in şampiyonluğunun yolunu açışı.. Sayısız hata içinde 15. frame en kritikler olarak öne çıkar.. Yine 9-7'den sonra önce 9-8'i bulan, arkasında 18. frame'de çok net bir kırmızıyı köşeye yollayamayan Higgins maç boyu süren standardının çok altındaki performansla maçı kaybetmeyi hak etmiştir.. Bu mağlubiyette dün geceki yıpratıcı geri dönüşün payıysa büyüktür.. Ronnie'nin işini 13-14 frame'de bitirebilseydi Higgins hem bu geceki bezgin görüntüsü, hem de çok kötü oyunu olmazdı ama snooker böyle bir şey işte.. Ronnie alamasa da maçı, rakibinin de almasını engelledi 6 frame üst üste kazanarak..

Gecenin övülmesi gereken noktası Ding'in soğukkanlılığı ve sabrı.. 12 frame boyunca öne geçip Higgins tarafından yakalanan, hatta 13. frame'de geri düşmesine rağmen oradan da geri dönmeyi başaran Ding, Higgins'in aksine şampiyonluğu mental gücüyle hak etmiştir.. İlk seanstan şöyle bir örnek vereyim, 3-2 öndeyken 6. frame'i almak için oldukça önemli yol kat eden Ding çok basit bir hata yaptı ve Higgins devamında affetmeyip eşitliği sağladı.. 4-2 öne geçecekken pis bir şekilde beraberliğe düşmek bildiğimiz Ding mantalitesi için son derece yıkıcı bir durumdur.. 7. frame'de de bir hamle yapan Higgins'in hatasından sonra ıstakayı alan Ding özellikle restle yaptığı çok zor iki vuruşu başarıyla tamamlayıp tertemiz çektirmelerle tekrar öne geçtiğinde zaten onun eskisi gibi olmadığını anlıyorsunuz.. Higgins kötü oynasa da devamlı ensesinde olmasından maç boyunca rahatsızlık duymadı ve 18. frame'de işi bitirdi.. 7-6 geriye düştükten sonra üst üste kazandığı 3 frame'de bir ara alev aldı, gecenin en iyi vuruşlarını arka arkaya göstermeyi de bildi.. Maçtan sonra müthiş bir haftayı geride bıraktığını, artık daha konsantre olduğunu ve bazı hatalı tercihler yapmasına rağmen bunlar karşısında sinirlenmemeyi kendi kendine telkin yoluyla öğrendiğini söyledi.. Higgins ise çok zorlayıcı bir maç olduğunu ve rakibinin özellikle güvenli vuruşlarda harika işler çıkardığını, Ding'i ne zaman zor durumda bıraksa benzer bir cevapla kendisinin zor durumda bırakıldığını söyledi.. Yense de, yenilse de rakibini yüceltmeyi iyi biliyor bu centilmen..

4 snooker ihtiyacı varken maça devam etmesi hoş görünmedi ama Higgins'in galibiyeti ne kadar istediğini de bu hareketi gösterdi.. Devam etme kararından sonra öyle muhteşem bir vuruş yaptı ki bir anda farkı tek snooker'a bile indirebilirdi.. O vuruştan sonra ben de tepki göstermeyi bırakıp "yoksa?" dedim ama Higgins'in söylediği gibi Ding snooker çözümlerinde mükemmeldi.. 22 yaşında ikinci Birleşik Krallık Turnuvası'nı kazandı Ding.. Değişip gelişmeye devam ediyor.. Tekrar sekteye uğramayıp zirvelerde dolaşması tercihimizdir tabii.. Higgins'e 3. şampiyonluğu yakışacaktı, olmadı.. Kısmet Masters'a..

13 Ara 2009

İşte Snooker Bu!


Ding Junhui 9-5 Stephen Maguire

Ronnie O'Sullivan 8-9 John Higgins

Yine büyülü bir maç, dönerek efsanevi bir imzanın kıyısına gelip oradan tekrar dönüp "muhteşem" payesiyle taçlanacak bir mücadele.. Gündüz seansında Ronnie'yi masaya gömüp 6-2'lik üstünlükle dinlenmeye giden John Higgins'in gece seansına başlarken ilk iki frame'i alıp, özellikle de 10. frame'de century yaparak durumu 8-2'ye getirmesinden sonra aklının köşesinden bile geçmemiştir bu maçın decider'a gideceği.. Zira bilinen bir şeydir, Ronnie O'Sullivan genelde comeback yapan bir oyuncu değildir.. Daha çok yapısıyla böyle geri dönüşlere izin verir.. En önemlilerinden biri 2005'te The Crucible'da 8-2 öne geçip 13-11 kaybettiği çeyrek final mücadelesi.. Ya da 2008 Welsh Open finalinde Mark Selby'ye 9. frame'i bir türlü alamayarak ikram ettiği kupa.. 5-6 frame geri düştüğünde ya çok kötü oynuyordur (ki bunun illa ki bir nedeni vardır), ya da kafası bir şeylerle meşguldur, bir hadiseye kızmış, sinirlenmiştir.. Böyle durumlarda hırs yapıp, konsantrasyonunu tam dozda sağlamaya çalışıp geri dönmeye çalışmaz genellikle Roket.. Yenilgiyi kabullenir, çoğunda da umrunda değildir zaten..

Bugün farklı bir şey oldu ama.. 6-2'den sonra 8-6'lık skora gelene kadar izleyemedim maçı.. Açtığımda 14. frame'i alıyordu Ronnie.. 15. frame'de şanslı bir vuruşla Higgins'in sinirlerini bozdu ve devamında masayı süpürdü.. 16. frame'de ise Higgins'in yavaş yavaş kontrolünü kaybetmesiyle yaptığı bir hatada sol alt köşenin ağzında kalan kırmızıyı banda yakın beyazla uzun bir pot yaparak maçı decider'a taşıdı.. 15. ve 16. framelerde ortaya çıkan ağzı, gözü ayrı yerlere doğru oynamaya başlayan Higgins bu oyunda çok ender görülebilecek Higgins'lerden biridir.. Ronnie'nin ortaya çıkarması garip değil.. Bu kadar soğukkanlı, tecrübeli ve oyunun her yanında etkili olmasıyla efsane mertebesine erişmiş bir adamın bile kaldıramayacağı bir durumdur 8-2'den decider'a gelen maç.. Tepkiler, jest ve mimikler bu işin normalidir.. Ronnie decider'a da iyi başladı.. Kırmızı, renkli ve kırmızıdan sonra önüne bir yol geldi.. Maviye çok kolay kalmıştı ama yine kısmen kolay olan bir pembe masanın çözümü için doğru toptu.. Maviyi sallamadan pembeye yöneldi.. Ronnie için gayet kolay kesilecek bir toptu ama 6 frame boyunca en üst düzeyde seyreden konsantrasyonu belki de dağılma noktasına gelmişti.. Hatayı yaptı ve Higgins masanın kontrolünü eline aldı.. Masa böyle efsaneler için çok da zorlu bir masa değildi.. 3 kırmızı kala Ronnie'nin eline bir şans gelecekti ama Higgins bu şansı da snooker bırakarak verdi ve Ronnie'nin yaptığı vuruştan sonra mücadeleyi bitirdi.. 4 farklı üstünlük ve tek snooker'lık diferansa rağmen esas oğlanın rakibinin elini sıkmaya gitmesi kimine göre saçmalık, bize göre Ronnie duruşu.. 4 snooker gereken durumlarda atış yapmaya gelen (Ayıp ediyosun Neil) oyunculardansa Ronnie duruşunu her türlü tercih ediyoruz..

Maçtan sonra yine saygılı açıklamalar geldi taraflardan.. Higgins, Ronnie'nin dirayetini övdü.. "8-2'yi kime yaparsanız yapın maçı bir an önce bitirmeyi düşünürsünüz ama Ronnie'ye karşı bunu yapamıyorsunuz." diyerek geri dönüşe ve rakibine saygısını gösterdi.. 13. frame'de Ronnie'nin siyahta kendisini snooker bırakmasıyla birlikte garip bir durum baş göstermiş ve sanıyorum hakemin verdiği karar Roket'in işine yaramış.. Higgins daha önce böyle bir şey görmediğini söylüyor, efsanevi maçın tekrarında Ronnie'nin 6 denemesini ve oluşan durumu göreceğiz.. Böyle bir geri dönüş galibiyetle taçlansa tarihin en iyi 10 maçının arasına girebilirdi.. Şu anda ise muhteşem bir maç olarak hafızalarımızda kalmakla yetinecek..

Higgins, Ronnie'yi bir kez daha yendi.. Bu galibiyet son 7 maçta aldığı 6. galibiyet.. (Düzeltme: Genel toplamda Ronnie'nin 27-20'lik üstünlüğü varmış) Roket'e karşı böyle bir üstünlük kurabilen başka bir oyuncu yok aktif snooker'cılar içinde.. Şu an itibarıyla Higgins, Ronnie'nin antidotu konumundadır.. 3 ay önce Shanghai Masters yarı finalinde kazanılan 6-1'lik maç da olmasa ağır bir dominasyon oluşacaktı ama o maç da sonraki Grand Prix ve UK Championship mağlubiyetlerini engelleyemedi..

Yarı finalin diğer ayağı bu eşleşme ve bu maçla çok sönük kaldı.. Ding Junhui gece seansında müthişti.. 5-2'den 5-5'i bulan Maguire'ı dağıttı son 4 frame'de..

Ding Junhui - John Higgins

Eğer finale gelen Ronnie olsa banko diyebilirdim.. Böyle bir geri dönüşü taçsız bırakmazdı Roket, zaten Ding'e karşı da inanılmaz bir psikolojik üstünlüğü var.. Çinli'yi snooker masasında ağlatabilen başka bir oyuncu da yoktur dünyada.. Higgins ise bu maçın yıpranmışlığını mutlaka yaşayacaktır yarın.. Onun da Ding'e karşı son 4 maçında mağlubiyeti yok ve genel bir üstünlüğü söz konusu ama Ding de 2 yıl önceki halinden çok farklı bir durumda.. İki turnuva üst üste final oynayacak genç oyuncu ve bunu ilk defa başarıyor kariyerinde.. Higgins bir adım önde, ama tersi bir sonuç da şaşırtıcı olmaz.. Kalbimiz yine Higgins'le, ama tersi bir sonuçta da üzülmeyeceğiz..

11 Ara 2009

UK Championship 2009 Yarı Final


Ding Junhui
9-8 Allister Carter

Peter Lines 5-9 Stephen Maguire

Ronnie O'Sullivan 9-3 Mark Selby

Liang Wenbo 2-9 John Higgins

Ding, Ali Carter'ı geriden gelip decider'da mağlup etti.. Peter Lines'ın masalına üzgün Stephen Maguire noktayı koydu.. Ronnie O'Sullivan bekleneni beklenenden de kolay bir şekilde yaptı.. Higgins ise çeyrek finale yanarak gelen Wenbo'yu beklenmedik şekilde rahat eledi.. Wenbo'yu Higgins gibi bir adam karşısında favori gösterince böyle tokadı yiyebiliyorsunuz ağzınızın ortasına.. Ronnie maçının dışında ara ara netten takip etmeye çalıştım Higgins'i, Wenbo'ya ıstaka göstermedi neredeyse..

Roket'in galibiyet normal ama normal olmayan bu kadar standart altı bir oyun ortaya koyarken çıkan sonucun 9-3 olması.. Bunda aslan payını geçen sene Welsh Open ve Masters'ı kazandıktan sonra bir anda inişe geçen ve vasatlaşan oyunuyla Selby alır.. Çok uzun zamandır eski çizgisinden uzak.. Geçen sene kazandığı turnuvalardan sonra antrenman temposunu azaltmış mıdır? Mümkün ama kazanılan turnuvalardan sonraki bu düşüşler hoş görünmüyor.. Ronnie de maç sonu açıklamalarında oynadığı oyundan memnun olmadığını belirtiyor ve çok da mutlu olunacak bir durum yok diyor..

Ding'in Carter'ı geçişi güzeldi, ara ara takip etme şansım oldu.. Ding kesinlikle geri dönmüş görünüyor.. Bundan sonra kaybetmesi fazla önemli değil ama son turnuvalarda zor durumlardan çıkışı çok iyi, muazzam fundamental'ında geliştirecek bir şey yok zaten.. Peter Lines TV'den korktu, TV'de öldü.. Yayının oyuna olan etkisinden bahsettim ama bir oyuncunun bu kadar sık dile getirmesinin garip olduğunu da söyledim.. Bilmediğim, aslında gayet normal olan bir durum varmış.. Peter Lines'ın 7 yıldır bir maçı canlı olarak televizyonlardan yayınlanmamış.. Biraz ellerin titreyecek olması normaldir.. Maguire 2-0 girmiş, Lines ilk seansın arasına 2-2 gitmeyi başarmış fakat sonraki 4 frame'i alan Maguire maçı 6-2'ye taşıdıktan sonra Lines geri dönememiş.. Güzel hikayeydi, şampiyonaya da sağlam renk kattı.. Yarı finaller şöyle:

Ding Junhui - Stephen Maguire

Ronnie O'Sullivan - John Higgins

Ding - Maguire maçı çok dengede.. Ding çok daha zorlu bir yoldan geldi ve yıprandı ama formunun da sağlam olduğunu kanıtladı.. Maguire ise 3 tane kolay oyuncuyu geçti ve yarı finale gelmesine rağmen zorlu bir mücadele yapmadı.. Kafası daha dinlenmiş durumda ama ciddi bir oyuncu karşısında dağılabilme ihtimali de kafalarda.. Fakat büyükbabasının vefatının ona sağladığı motivasyon önemli.. Oyun anlamında olmasa da psikolojik olarak yıpratıcı olan bu etkenin şu ana kadar ona artı sağladığını görmek zor değil.. Hem normal hayatta, hem de snooker'da büyükbabasıyla arasında çok önemli bir bağ varmış ve bu nedenle turnuva da büyükbabanın vasiyeti olarak büyük önem kazanmış durumda Maguire için.. Ding'e göre mental yönden çok daha kilitlenmiş durumda maça.. Bu seviyede bu motivasyon da oyuncuyu öne çıkarıyor..

Higgins - Ronnie mücadelelerinde şu kazanır demek adetim değil.. Hem ikisine de bayılıyorum, hem de fazla anlamı yok.. İki taraf da birbirine büyük saygı duyuyor ve açıklamalarına bunu yansıttılar.. Ronnie, Higgins'le oynamanın zorluğunu ve onun ofansif-defansif oyun bileşimindeki efsaneliğini vurgularken ezeli rakibi ve hiç sevmediği Hendry'ye dokundurmadan da duramadı.. Geçici sıralamadaki farklı birinciliği ve formuyla şu anda kendi oyunundan daha iyi durumda olduğunun da farkında.. Higgins'in açıklamaları ve rakibe saygısı da farklı değil.. Wenbo karşısındaki çok iyi oyununa rağmen Ronnie'ye karşı daha iyi olmak zorunda olduğunu söylemiş.. Söylediği ilginç ve güzel bir ayrıntı, snooker oyuncularının çoğuna karşı iyi oynamadan kazanmanın mümkün olacağı fakat Ronnie'ye karşı standart üstü oynamadıkça kazanmanın imkansız olduğu.. Tebessümle takip ediyoruz tabii bu iki güzel adamın karşılıklı övgülerini.. Maç yarın, umuyorum Eurosport'tan naklen.. Hem cumartesi, hem pazar.. İki finalli turnuva bu..

9 Ara 2009

UK Championship 2009 Çeyrek Final


Shaun Murphy 3-9 Ding Junhui

Stephen Lee 5-9 Allister Carter

Peter Lines 9-8 Mark Williams

Stuart Bingham 3-9 Stephen Maguire

Ronnie O'Sullivan
9-3 Peter Ebdon

Stephen Hendry 5-9 Mark Selby

Liang Wenbo
9-2 Mark King

Neil Robertson 8-9 John Higgins

Son 16'nın en büyük sürprizi yine Peter Lines'tan.. Rüya İngiliz için devam ediyor.. Dünya Şampiyonu Mark Williams karşısında decider'a giden mücadeleyi, 8-7 geri düşmesine rağmen kazandı Lines.. Son iki frame'de hatrı sayılır şekilde geri düşüp oradan geri geldiğini de belirtmek gerek.. Decider'da böyle bir oyuncuya karşı oynamak bile imkansıza yakınken 8-7'den gelip frame'leri de geriden gelip kazanmak bu işin şans olmadığını tekrar gösteriyor.. Lines'la ilgili başarılar ortaya çıktıkça ayrıntılar da gelmeye devam ediyor.. 3 sene önce Steve Prest'in Lines'ın coach'luğuna gelmesi oyuncunun geri dönüşünde asıl etkenlerden biriymiş.. 35-40 arası yaşlı sayılmasa da bir atılım yapmanın çok zor olduğu dönemlerden biridir.. Lines'ın bu dönüşü bu anlamda da güzel bir hikaye..

Yarı finalde karşısında ilk iki turu çok rahat geçen Stephen Maguire olacak.. Her turnuvada çıkan böyle özel isimlerin karşısına kim gelirse gelsin yenilir demek çok zor.. Lines da bu motivasyonla artık her şeyi yapabilir fakat Maguire karşısında işinin inanılmaz zor olduğunu da söylemek gerek.. Williams maçı için TV'den verilmezse iyi olur yorumunu yapmıştı ki değinmiştim "son 16" yazısında.. Maguire maçı TV'den verilecek ve Lines bunu bir kere daha vurgulamış.. Yayından bu kadar korkması da maç öncesinde kendisi açısından hoş bir durum değil..

Ronnie O'Sullivan, Peter Ebdon'ı rahat geçti.. Zor geçmesi beklenen ilk iki turdan bu kadar rahat çıkması gelecek için olumlu.. Higgins ve Robertson'un mücadelesi yine decider'a giden maçlardan biri.. Robertson son frame'de avantajı yakalasa da verdiği ilk fırsatta John Higgins kırmızıyı uzak sağ köşeye yollayıp işi bitirdi.. Liang Wenbo ikinci turda da sadece 2 frame verdi rakibine ve belki de şu anda turnuvanın en formda oyuncusu.. Gösterdiği gelişim müthiş, Ding'in ruhsal zayıflığına sahip olmaması da tekniğinin ve yeteneğinin değerini de artırıyor.. Selby'nin Hendry'yi yenmesini bekliyorduk.. O da gösterdiği ani parlamadan sonra biraz etkisini kaybetmişti.. Şimdi tekrar geri dönmeye çalışıyor.. Sonuç adına beklemediğim diğer mücadele ise Ding'in Murphy'yi mağlup etmesi.. İki sonucun da çok mümkün olduğu maçı garip kılan Ding'in Murphy'ye sadece 3 frame verip masada tam anlamıyla bir hakimiyet kurması.. Grand Prix'de final oynayarak gösterdiği formunu devam ettiriyor olması snooker için güzel.. Allister Carter ilk iki turun en kolay maçlarını oynayan oyuncu.. Çeyreğe gelişinde bir gariplik yok.. Çeyrek final eşleşmeleri şu şekilde:

Ding Junhui
- Allister Carter

Peter Lines - Stephen Maguire

Ronnie O'Sullivan - Mark Selby

Liang Wenbo - John Higgins

Lines - Maguire mücadelesine yukarıda değindik.. Maguire çok ağır favori ama kalbimiz Lines'la.. Ronnie'nin Selby'ye takılmasını beklemiyorum ama ilk iki maçtaki rahatlığı olmayacak.. Ding - Carter maçı biraz önce başladı ve Eurosport'ta canlı yayınlanıyor şu anda.. Wenbo - Higgins mücadelesiyse çeyrek finalin bence en önemli mücadelesi.. Umuyorum önemli bölümünü izleme şansına sahip oluruz.. Wenbo benim bu turdaki sürpriz adayım.. Higgins'in de ilk 2 turda daha fazla yıpranması ve standardında görünmemesi bu düşüncede asıl etken tabii.. Ama yarı finalde Higgins - Ronnie maçını görmek en büyük dileğimdir tabii, orası ayrı..

Bu arada dün geceki yayında blogdan bahseden Emre Yazıcıol'a bir teşekkürü de buradan etmek istiyorum..

8 Ara 2009

UK Championship 2009 Son 16


Snooker'ın tepesindeki değişim oyuncular arasında da heyecan yarattı.. En önemli açıklama Roket'ten.. Eski yönetimden memnun olmadığı daha önceden de bilinen Ronnie, Barry Hearn'ün gelişinin snooker için umut verici olduğunu ve eğer beklediği gelişmelerin olması durumunda oyunu çok daha uzun süreler oynayabileceğini belirtti.. Sık sık yakında bırakacağına dair açıklamalar yapan Ronnie'den uzun süredir gelen ilk devam açıklamasıydı bu.. O açıdan hem sevindirici, hem ilginç.. Yine John Higgins ve Hearn'le 30 yıllık bir arkadaşlığı olan Steve Davis'in de umut dolu açıklamaları var.. Belki de turnuvadan daha önemli olan bu gelişmeler de mutlaka heyecan yaratıyor kendi başına..

İlk turun en büyük sürprizi elemelerde küçük çaplı mucizeler yaratan Peter Lines'tan.. Önemli sayılabilecek 3 ismi arka arkaya yenip ilk tura katılan Peter Lines, ilk turda Marco Fu'yu 9-3 yenerek çok daha büyük bir mucizeye imza attı.. Lines kariyerinin en önemli galibiyeti olarak görüyor bu maçı.. Kariyerinin tek önemli başarısı 10 sene önceki sıradan bir turnuvada çeyrek final oynamak olan Lines için nereden baksan bir masal bu galibiyet.. Snooker'i sevdiren hadiseler bunlar işte.. Mark Williams önünde oynayacak ikinci turda.. Her turnuvada bir oyuncunun çıktığını söyleriz hep, bu turnuvada bu isim Lines olabilir eğer Williams'ı mağlup ederse.. "Şansım %50, ya kazanırım ya da kaybederim.." klişesine girmese beni çok daha mutlu edecekti ama yıllar sonra böyle bir galibiyet alan bir oyuncudan çok da aklı başında açıklamalar beklememek gerek.. Williams maçı TV'den verilmezse şansının yükseleceğini söylemiş İngiliz oyuncu.. Snooker camiasında TV'nin stres yaratan önemi zaten bilinen bir şeydir ama uzun zamandır bir oyuncunun ağzından duymuyorduk..

İlk turda başka bir sürpriz yok.. Stephen Lee'nin Mark Allen'ı decider'da yenmesi belki öyle görülebilir ama Allen'ı bir türlü içim almadığı için ben normal bir galibiyet olarak görüyorum bunu.. Ez azından sürpriz değil.. Kritik maçlarda Stuart Bingham, Joe Perry'yi 9-4'le geçti.. Perry benim favorimdi ama çok kötü oynamış ve mağlubiyeti hak ettiğini söylemiş.. Peter Ebdon genç yeteneklerden Judd Trump'ı 9-4 yendi ki bekliyordum.. Trump'ı da bütün genç şöhretine rağmen biraz overrated görüyorum.. Liang Wenbo'nun Ryan Day'i 9-3'le geçişi ilginç.. Çok rahat bir maç çıkarmış ve oldukça standart üstü oynadığı söyleniyor.. Dikkat edilmesi gereken bir genç varsa mesela Lenbo'dur bu isim, gözlerimiz uzun zamandır üzerinde bu yetenek deposunun.. Yine Mark Selby ve Jamie Cope'un mücadelesi çok kafa kafayaydı.. Selby decider'da kazanmış.. Ronnie O'Sullivan, Matthew Stevens'a ilk 2 frame'i kaybettikten sonraki 10 frame'in 9'unu aldı ve 9-3'lük galibiyetle son 16'ya kaldı.. Stevens'ın bütün yeteneğine rağmen mental yönden eksiklikleri bilinen bir konudur.. Bir kez daha ortaya çıkmış.. Hendry de Steve Davis'i 9-6'yla geçmiş ki artık beklediğimiz sonuçlar bunlar.. İkinci tur eşleşmeleri şöyle:

Shaun Murphy - Ding Junhui

Stephen Lee - Allister Carter

Peter Lines - Mark Williams

Stuart Bingham - Stephen Maguire

Ronnie O'Sullivan
- Peter Ebdon

Stephen Hendry - Mark Selby

Liang Wenbo
- Mark King

Neil Robertson - John Higgins

Robertson - Higgins ve Junhui - Murphy eşleşmeleri son 16'nın en çekişmeli mücadeleleri.. Higgins ve Murphy'yi bir adım önde görüyorum, iki maç da oyuncuların stilleri itibarıyla müthiş mücadeleler vadediyor.. Stephen Maguire yasla çıktığı ilk tur maçını kazandı, Bingham önünde de moral motivasyon yönünden eksikliğine rağmen ağır favori.. Ronnie - Ebdon maçı şu anda ikinci frame'iyle Eurosport'tan canlı yayınlanıyor.. Eğer Ebdon ritmini bozamazsa Roket'in şansı yok denecek kadar az.. Selby - Hendry mücadelesi de ilginç görünüyor ama Selby son zamanlarda kaybettiği formuna geri dönüyor gibi, onu da bir adım öne çıkarıyorum..

Şimdi Ronnie'ye dönelim..

Edit: İlk seansta küçük çaplı bir şov var.. 4-0 önde gitti dinlenme odasına Roket..

4 Ara 2009

UK Championship 2009


Dün piyasaya düşen Snooker dünyasını ilgilendiren genel bir haberle girelim hadiseye.. 2004 yılından beri Dünya Snooker Başkanlığı görevini yürüten Sir Rodney Walker görevinden ayrıldı ve yeni başkan Barry Hearn oldu.. Snooker'ın dünyadaki gidişatını derinden etkileyecek bir gelişme bu.. Sol yıllarda oyunun popülerliğiyle ve insanların yavaş yavaş snooker'a karşı ilgilerini kaybettiğiyle ilgili bazı endişeler vardı.. İngiltere'de Rugby dünyasında da oldukça önemli yeri olan ve İngiltere'yle İrlanda'yı kapsayan Dünya Rugby Ligi'nin de 10 yıl süreyle başkanlığını yapan Sir Walker'ın başkanlığında snooker'da önemli atılımlar oldu, oyun mümkün olduğunca Birleşik Krallık'ın dışına çıkarılmaya ve doğuya doğru yayılmaya başladı fakat buna rağmen Walker'ın gelenekçi yapıda olduğuna dair eleştiriler vardı.. Yeni başkan Barry Hearn'den ise yenilik adına herkes umutlu..

Bir haber de, ki bu yaklaşık 3 haftalık, turnuva özelinde.. Dünya Snooker Şampiyonası'nda yaşanan sponsor krizinin çok daha küçüğü UK Championship için yaşandı ve turnuvanın yeni adı "Pukka Pies UK Championship" olarak anılacak artık.. Sponsorluk 1 yıllık düzenlendi.. Pukka Pies İngiltere'de oldukça ünlü olan bir aile şirketiymiş.. Adından da anlaşılacağı gibi hazır turta üretiyorlar.. Yılda 50 milyondan fazla üretimi olan ve 300 insana iş veren güvenilir bir şirketmiş.. Betfred.com Dünya Şampiyonası için uygun bir seçimdi ama ondan sonraki en büyük turnuva olan Birleşik Krallık Şampiyonası'na bir turtacının sponsor olması görünürde komik fakat iş, iştir her zaman.. Oyuncular maç ve dinlenme esnasında bol bol elmalı turta yer artık.. Hem enerji verir, hem de zihin açar..

Elemeler bugün bitti.. Çok büyük sürpriz yok.. Peter Lines'ın kendi başına yarattığı bir sürprizler silsilesi var.. Önce ikinci turda yeni Çinli körpelerden Xiao Guodong'u, ardından üçüncü turda Ian McCulloch'u ve en son olarak da bugün son eleme turunda Nigel Bond'u mağlup ederek ana tabloya kalmayı başardı Lines.. 1969 doğumlu ve 18 senedir profesyonel snooker oynayan bir oyuncu fakat kariyerinde hiçbir başarı yok.. 90'ların sonunda zirvesini yapmış, 99/00 sezonunda kariyerinin en yüksek sıralamasına çıkmış (42.lik), ondan başka da bir olayı yok.. 1999 China International'da John Higgins ve Peter Ebdon'u mağlup etmiş ve çeyrek final oynamış.. Bunun dışında sıralama turnuvası olsun olmasın gördüğü üst tur yok.. Artık elemelere düşen bir zamanların efsanevi oyuncusu "The Entertainer" John Parrott maalesef ana tabloya kalamadı.. Yenildiği Dominic Dale de son turda Michael Holt tarafından paketlendi.. Yine Joe Swail'in Mike Dunn'a 9-2 yenilerek turnuvaya veda etmesi de ilginç.. Bunun dışında büyük bir sürpriz yok.. Judd Trump, Liang Wenbo, Graeme Dott, Matthew Stevens, Steve Davis, Jamie Cope (Ken Doherty'yi mağlup etti) ve Stephen Lee gibi isimler elemelerden gelerek ana tabloya kaldılar..

İlk turdaki eşleşmeleri kalabalık yaratmasın diye buraya almıyorum.. Her zamanki gibi Ronnie O'Sullivan'ın bulunduğu alt tablo daha zorlu görünüyor.. İsim oyuncular ilk turun favorileri.. Elemelerde klas performans gösterenlerden Peter Lines'ın Marco Fu karşısında ne kadar sabırlı olacağını test edeceğiz, ki ilginç bir maç olabilir.. Yine elemenin başarılı isimlerinden Tom Ford, 2009 Grand Prix'nin galibi Neil Robertson karşısında ter dökecek.. Mark Williams - Graeme Dott ilk turun en büyük kapışması.. Yine Ronnie O'Sullivan'a ilk turda Matthew Stevens'ın düşmesi bir şanssızlık, güzel mücadele olabilir.. Steve Davis - Stephen Hendry mücadelesi de eski tüfeklerin bir kapışması olarak yine en büyük kapışmalardan.. Ama çaptan düşmeleri keyfi kaçırıyor.. Mark Selby - Jamie Cope ve Ryan Day - Liang Wenbo mücadelelerinde kan çıkmasını bekliyorum.. Bu kadar güzel eşleşmenin arasında Stephen Maguire büyükbabasını kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyor.. Nasıl bir motivasyonla sahaya çıkacağını kestirmek zor.. Holt önünde zorlanabilir..

5 Aralık Cumartesi günü turnuva başlıyor ve 13'üne kadar sürecek.. Pek tabii ki Eurosport ekranlarından takip etme fırsatı bulacağız.. Bol bol Emre Yazıcıol ve Caner Eler'li seanslara denk gelme umuduyla son 16'ya doğru yelkeni açalım.. Şov başlasın..

12 Eki 2009

Robertson vs. Ding


Ding'in maçı kaybettiği an, 1 saat süren 9. frame'dir.. O frame Neil'in üstünlüğüyle tamamlandığı an, maç benim için bitmişti.. Bir anda müthiş bir konsantrasyon kaybı, o ana kadar ortalamayı yakalamaya çalışan bir oyuncunun tamamıyla dibe vuruşu.. 1 saat süren, hem fiziksel, hem de mental yönden büyük bir yorgunluğa neden olan frame'leri kaybetmenin sonuçları çok büyük bu oyunda.. Altından kalkmak için gerekense sağlam bir psikoloji ve sinir sistemi.. Bu ikisi Ding Junhui'de yok.. 9. frame'den sonraki 4 frame'de Ding'in vuruşlarında ortaya çıkan büyük kalite erozyonu bunun net bir sonucu..

İlk seans fena değildi ama beklediğim başlangıç da olmadı.. 9. frame sonrası da Ding'in bitişi ve Neil Robertson'un doğru snooker'ıyla şekillendi zaten.. Ding çok kötüydü.. Neil Robertson'un doğru snooker'ı da çok iyi oynadığı anlamına gelmiyor ama.. Turnuva boyunca gösterdiği standardın çok altındaydı bence, stilinin çokça dışına çıktı.. Ama snooker karşıdaki rakibe göre böyle taktikleri sıklıkla uygulamanız gereken bir oyun.. 'Doğru snooker'ın çıkış noktası da bu oluyor zaten.. 9. frame özeline döneyim, son 15-20 dakikası ciddi anlamda baydı beni.. Ama 1 saat boyunca gösterilen defansif oyun kalitesi, yılda ancak 1-2 defa görebileceğiniz cinsten.. Üst üste bırakılan snooker'ların çözümü harikuladeydi.. Ding'in müthiş vuruşları vardı aslında bu frame'de, eğer kazanabilse çok şey değişirdi.. Olmadı.. Neil Robertson'un kazanmasına çok sevindim.. Stilinin dışına çıktığında bile çok özel vuruşlar, çok özel potlar çıkarabiliyor bu çocuk.. Hakikaten snooker'ın gördüğü en klas, en şahane yeteneklerden biri.. Kızlara hitap eden ambalajı da oyun için ayrıca güzel.. Masanın etrafına yakışan bir çocuk Robertson.. Grand Prix 2009'la birlikte 2006'da başlayan her sene bir sıralama turnuvası geleneğini devam ettirdi.. Kariyerinin başındayken 4 sıralama turnuvası kazanacağını söyleseler cevabının imkansız olduğunu söylüyor ama bildiğin mütevazılık yapıyor.. Ding yine başka bahara kaldı.. Robertson ise geçici sıralamada Higgins ve Ronnie'nin arkasında 3.lüğe çıktı bu sonuçla.. Bir süredir gösterdiği formu ne kadar devam ettirebileceğini merak ediyorum.. Sürekli olması temennimdir..

11 Eki 2009

Grand Prix 2009 Final


John Higgins
5-1 Mark Allen

Neil Robertson 5-1 Joe Perry

Peter Ebdon 2-5 Ding Junhui

Mark Williams 5-2 Robert Milkins

Çeyrek finallerde büyük sürpriz yok.. John Higgins, Mark Allen'ı rahat geçti.. Joe Perry karşısında Neil Robertson beklenenden de kolay kazandı.. Ding Junhui önünde fazla silahı olmayan Peter Ebdon'u Ding yüksek formuyla geçti.. Milkins'in Mark Williams karşısında zaten fazla şansı yoktu..

John Higgins 5-6 Neil Robertson

Ding Junhui 6-1 Mark Williams

Higgins'le Robertson'un maçını izleyemedim ama tam anlamıyla efsaneymiş.. Decider'ı izledim, şansın snooker'ı ne kadar etkileyebileceğini bir daha gördüm.. Önce masayı temizlemeye çok yakınken fazla sert bir vuruş nedeniyle kolay bir kahveyi kaçıran Higgins kontrolü Robertson'a bırakmış.. Daha sonra pembeden çıkarken beyazın gücünü siyaha yettiremeyen Robertson'ın çok büyük şansı.. Siyah için gerçekten double mı denedi onu tam olarak anlayamadım.. Eğer öyleyse çok şanslıydı.. Beyazı banda yapıştırıp Higgins'e güvenli vuruş yapma şansı tanımayan pozisyon da ayrı bir şanstı Neil için.. Higgins tek atışını yaptı, başaramadı.. Neil Robertson TV'den yayınlanan en iyi maçımı oynadım demiş.. Oyunundan ziyade maçın kalitesini söylüyor burada ki ilk 10 frame'de de mükemmel vuruşlar varmış.. Böyle bir maçı kaybetse çok üzüleceğini, ama sonuç olarak da şanslı olduğunu kabul etmiş Robertson.. Son frame'in son vuruşlarındaki 1-2 şanslı pozisyon Robertson'un turnuvanın başından itibaren oynadığı standart üstü snooker'ı küçültmüyor ama.. Higgins karşısında maçı decider'a getirmeyi başarabiliyorsan, biraz da şansı hak ediyorsun demektir..

Higgins de yıllar boyu profesyonel snooker oynayan bir oyuncu olarak şansın iyi ve kötü yanını defalarca tecrübe ettiğini ve bu nedenle büyük bir hayal kırıklığı yaşamadığını söylemiş.. Böyle bir efsanenin zaten Grand Prix'i 5. defa kazanmasına çok gerek yoktu..

Ding ve Mark Williams'ın maçını daha uzun süre takip edebildim.. Ding'in oynadığı oyun da standartların çok çok üzerindeydi.. Bu kadar formda bir Mark Williams'ı 6-1'le paspasa çevirmek kesinlikle çok büyük iş.. Bu turnuvada izlediğim Ding, benim izlediğim Ding'ler içinde açık ara.. Mark Williams'ı defalarca çaresizlik içinde gösterdi ki her ne kadar son yıllarda eskisi gibi olmasa da snooker'da çok önemli bir başarıdır bu..

Neil Robertson - Ding Junhui

İskoçya'nın çok uzaklarından iki ülkenin çok genç iki temsilcisi finalde karşı karşıya.. İkisi de çok net hak etti finali, önce bunu söylemek gerekiyor.. Kim daha önde denirse bir tarafı favori seçmek özellikle çok zor ama Ding Junhui biraz daha istim üzerinde gibi.. Neil Roberson'un kariyerinde 3 tane sıralama turnuvası var.. 3'ü de son 3 yıla ayrı ayrı dağılmış durumda.. Ding Junhui ise son sıralama turnuvasını 3 yıl önce kazandı.. Kazanmaya kimin daha çok ihtiyacı var sorusunun cevabı da Çinli'yi işaret ediyor.. Final 17 frame üzerinden oynanacak.. 15'ten önce tamamlanacağını sanmıyorum.. Yarın 18.00'de ilk seans, 22.00'de gece seansı naklen Eurosport'ta.. Umuyorum ki Emre Yazıcıol sunar..

hit counter
Blogger tarafından desteklenmektedir.