Euro 2008 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Euro 2008 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Tem 2008

,

Marcos Senna


Euro 2008'de belli oldu ki Türkiye Milli Takımı için Marco Aurelio neyse, İspanya Milli Takımı için de Marcos Senna o.. Müthiş bir turnuva çıkardı Euro 2008'de.. Aurelio'yla sadece stilleri ve milli takımları için önemleri benzemiyor.. İkisi de Brezilyalı, ikisi de başka bir ülkenin milli takımında oynuyor.. Senna ırkçılığından dem vurulan Aragones tarafından milli takıma kazandırılmış, Aurelio ise Orhan Pamuk tarafından aşırı milliyetçi olmakla suçlanan Terim tarafından.. Benzerlikleri çok, kaliteleri dahil..

Bu Senna gelmiş 32 yaşına.. Erdoğan Arıkan'a göre genç topçu tabii.. Bugüne kadarki kulüp performansı için çok müthiş topçu, dünyanın en iyi defansif orta sahalarından biri diyen kaç kişi çıkardı? 32'sinde, bir turnuvada, bir anda parlayabiliyor işte böyle oyuncular.. Senna'nın öne çıkışı da defansif orta sahaların ne kadar göze batan ve önemli oyuncular olduğunun tekrar kanıtını oluşturdu ama artık baygınlık da getirdi bu sözler.. En önemli mevkii işte, bu kadar basit..

Turnuvanın oyuncusu İspanya orta sahasından Xavi seçilmiş bu arada.. Kötü seçim derim ben buna.. Bana kalırsa Iniesta da, Senna da daha iyi iş çıkardı bu turnuvada Xavi'den ama bu ödüller biraz da reputasyona bakıyor..

Son olarak bir dedikodu vereyim hemen.. Pek güvenilir bir yer değildi ama Arsenal'in Flamini'den oluşan boşluğu hala dolduramamış durumdayken Senna'ya sarkabileceğini okudum.. Pek mümkün gelmedi bana ama olur da gerçekleşirse Wenger'in transfer ettiği en yaşlı topçu olacak sanırım Senna..

26 Haz 2008

, ,

Türkiye 2-3 Almanya


Şu maçtan sonra ne yazabiliriz ki? Söyleyeceğimiz ne anlamlı olur? Sabri'sinden Uğur'una, Gökhan Zan'ından Semih'ine hepsine helal olsun demekten başka ne çıkabilir ki ağzımızdan.. Bu kadar eksikle, 14 oyuncuya düşmüş bir rotasyondan turnuvanın en fizikli takımını oyun olarak bu kadar ezen takım için hangi övgüleri yazmak lazım ki? 2 golü bireysel hatadan yemişiz yine, adamlar doğru dürüst kalemize gelememiş.. Üzer normalde böyle kaybedilen bir maç, hele dakika 90'da.. En ufak bir üzüntü yok yahu içimde.. Uzun zamandır bir Türk takımıyla böylesine gurur duymuyorum ben.. Müthiş bir 20 gün yaşattılar bize, haklı başarılarıyla ülkeye dönecekler..

Bir söz de Terim için yazmak lazım.. Türkiye Avrupa'da "Comeback Kings" olarak geçti İsviçre maçıyla başlayan süreçte, bir süre daha da gidecek bu güzel ünvan.. Ama comeback'in kralını yapan tek bir adam vardır Euro 2008'de, Terim'dir o da.. Sınırsız sevgiyle bağlı olduğum bu adam Milan macerasından sonra o kadar çok yanlış yapmıştı, o kadar çok düşüşe geçmişti ki.. Var olan sevgimde bile erozyon oluşmuştu.. Ama bir adam için 20 günde bu kadar mı değişir her şey? Şu anda Guus Hiddink'le birlikte tartışmasız en önemli hocası turnuvanın.. Varsın Mehmet Demirkol saçma sapan yazılarla bütün övgüleri futbolculara versin, Şenol Güneş'i özlesin.. Fatih Terim İsviçre maçıyla birlikte, biraz da şansın yardımıyla müthiş bir iş başarmıştır.. Şu maçtaki futbolcularla şu sistemi (İster 4-1-4-1, ister 4-3-3, ister 4-5-1 deyin) ortaya koyup böylesine izbandutlardan oluşan bir rakibi futbol olarak paçavraya çevirmeyi başaran hocaya şapka çıkartılır sadece.. Fatih Terim tekrar İmparator'dur, isteyen istediğini özlesin, istediği payeyi istediğine versin.. Bu Avrupa'nın da, dünyanın geri kalanının gözünde de öyle.. Öylesine bir maçtı ki bu yarı final, inanılmaz işlerin gerçekleştiği 3 maçtan daha büyük etki yarattı futbol adına, bence..

2010'da devam etmek üzere.. Allahınıza kurban..

25 Haz 2008

,

Türkiye - Almanya Preview


Aslında fazla yazacak şey yok, en büyük merak hangi takımla çıkacağımız.. Zaten topu topu 14 oyuncumuz var ve buna rağmen Türkiye Milli Takımı'nın 11'ini kestiremiyor kimse.. Terim'in yarattığı bu karmaşa ortamının avantaja döneceğini kimse tahmin etmezdi heralde..

Stoperde kimin oynayacağı hala belli değil.. Bir Topal, bir Balta sesi çıkıyor.. Mantıklı olan Balta'nın oynaması bence.. Zaten 4'lü defansın solunda da stoper bek görevi yapan bir oyuncunun stoper mevkiine geçmesi daha mantıklı geliyor bana.. Topal'dan daha iyi sonuç verir gibi geliyor bana.. Bu durumda sol bekte Uğur Boral çıkacak ve kenarlardan iyi gelebilen Almanlara karşı sorun yaratabilir bu.. Uğur'un oynasa da fazla bindirmelere kasacağını düşünmüyorum o nedenle..

Colin Kazım büyük ihtimalle Semih'in yanında ikincil forvet olarak oynayacak.. Oynayabileceği en iyi mevkii aynı şekilde, daha önce de yazdığım gibi.. Ayhan'ın oynayacağı söyleniyor yine ama Topal ve Aurelio'yu düşününce, sağdan gelecek bir Hamit'le birlikte nerede oynayacak bilmiyorum.. Sol açık olabilir, çok da yatkın ama kenarda Gökdeniz'i tercih etmek daha mantıklı geliyor bana.. Ayhan-Aurelio-Topal-Hamit'ten oluşan bir orta saha çok dirençli ve işin savunma yönünde harika olur ama ileriye top taşıyabilir miyiz bilmiyorum..

Topu yere indirelim, Mertesacker'in üzerine oynayalım.. Bunun dışında yazacak bir şey bulamıyorum ben.. Çok rahat izleyeceğim maçı, fazla da umudum yok ama bu heyecanımı değiştirmiyor.. 2-0 öne geçecek olsalar bile adamları endişe içinde göreceğiz, bu bile zevk verecek belki.. Her ne olursa olsun 90 dakika maçın içinde olacağız bugün.. Gerisi de pek önemli değil şu aşamada..

Edit: Kadro belli olmuş.. Topal stoper.. Hayırlısı olsun..

22 Haz 2008

, ,

Hollanda 1-3 Rusya


Maç öncesindeki konuşmalar biraz gösteriyordu aslında gidişatı.. Zira ne Hollanda o kadar iyi bir takımdı, ne de Rusya şu maç için gösterildiği kadar çömez duruyordu.. Rusya bu maçtan önce de gruplardaki oyunuyla İspanya maçındaki kötü oyunlarına rağmen en beğendiğim takımdı, bu maçtan sonra daha da büyüdüler gözümde.. Andrei Arshavin de turnuvanın en büyük yıldızıdır şu anda.. Sadece 210 dakikayla.. Yunanistan maçında da çok iyiydiler ama bir futbolcu takıma girişiyle bu kadar etki eder heralde.. Driplingi PES'te topun ayağına yapıştığı ultra teknik ve hızlı futbolcuların oyundaki driplingi gibi.. Bir de bunun yanına oyun zekası girince abartı bir profil sunuyor futbolseverlere.. 20 milyon euroluk bir transferi garantiledi şu dakika.. Hangi şanslı takım sahip olacak Arshavin'e önemli olan o şu anda bence.. 90 dakikanın sonunda Hollanda'nın attığı şut daha fazlaydı ve de ilginç bir şekilde çok daha fazla başarılı pas yapmışlardı.. Maçı izleyen birinin şaşıracağı şekilde fark vardı arada.. İstatistikleri gören oyunda bir Hollanda dominasyonu olduğunu zannedebilir.. Bence tam tersiydi.. Maçın başından sonuna kadar Rusya daha hakimdi oyuna..

Van Basten daha önce dediğim gibi vasatın çok altında bir hoca.. Milan'ı falan da rüyasında görür şu aşamada.. Önce bir futbol felsefesine sahip olması gerekiyor hoca olabilmesi için.. 2006 Dünya Kupası'ndan sonra 2 yıl içinde oyun stilinde bu denli değişim göstermesi bir hocanın hayra alamet değil.. 2006'da Hollanda'nın ekolüne ihanet etmişti.. Bu turnuvada daha çok Hollanda gibi oynadılar ama savunma performansı yine yetersiz.. Hücum da her takıma sökmüyor işte.. Gruplarda takılacaklarını düşünüyordum ben, Fransa ve İtalya maçlarında hücum performansları müthişti ama totalde fazla abartıldılar.. Fizik olarak da iyi durumda olmadıkları ortaya çıktı bu akşam.. Dünkü Türkiye performansından sonra bugün de Rusya'ya karşı fizik yönünden ezilmeleri hoş görünmedi.. Özellikle ikinci uzatma devresindeki mücadele gücü farkı her hattıyla belli oluyordu iki takım arasında.. Rusya'nın çok genç ve dinamik bir takım olması ve Van Basten'in 60 civarında bütün değişiklikleri harcaması da etkendir bunda muhtemelen ama maçın genelinde de bir fizik kalite farkı görünüyordu iki takım arasında..

Rusya bundan sonra sonuna kadar gidebilir.. Her pozisyonuyla gerçekten müthiş duruyorlar.. Başlarında da turnuvanın açık ara en iyi hocası var.. İspanya-İtalya'dan gelen takımı rahatlıkla eleyip finali de alabilecek potansiyelleri var.. Euro 2008'in en büyük yıldızı bizsek, en iyi top oynayan ve futbolu futbol yönünden sevdiren takımı da Rusya'dır.. Kulüp takımlarında bile bu koordinasyonu sağlamak zorken bu topu bir milli takımdan görmek Hiddink'e ve oyunculara gösterilmesi gereken saygıyı maksimuma ulaştırıyor kanımca..

21 Haz 2008

, ,

Manyaklık! Türkiye 1-1 Hırvatistan (4-2)


Üç maçtır gerçekleşen şeyleri açıklayacak bir kelime var mıdır? Delilik, manyaklık, mucize, inanılmaz... Belki tek tek maçlar için doğru kelimeler olabilir bunlar.. Peki bütün bu 3 maçın toplamına ne diyeceğiz? Var mıdır açıklayan bir kelime ya da kavram.. Nedir bu sahada olanlar? Açıklaması nedir? Başka örneği var mıdır dünyada? Olabilir mi zaten ya.. Bu kadar fazla mucize bu kadar kısa sürede, birbiri ardına gerçekleşebilir mi bu şekilde? 5 sene sonra 2008'de bir Türkiye vardı dediğinde bir yabancı hangi kelimeyi kullanacak bunları hatırlatmak için.. Akılda çok şey var gecenin bu saatinde..

Terim yine Colin Kazım odaklı yanlış bir kadro çıkardı bana kalırsa.. Semih'in girişiyle Topal'ın oyundan çıkışıysa ondan büyük hataydı.. O değişiklikten sonra 90 dakika bitene kadar neler oldu gördük zaten düşen orta sahada.. Colin Kazım kötü topçu değil bence, gamsızlığı da milli maçlarda dikkat çekiyor olsa da büyük sorun değil.. Kumaşı, kalitesi de belli.. Ama dörtlü orta sahada sağ çizgide oynayacak adam değil.. Fenerbahçe'de kanatta bazı maçlarda gösterdiği parlamaların önemi yok benim için.. Ne fizik, ne mücadele gücü, ne savunma bilgisi, ve hatta ne de hücum yönünde işin Colin Kazım'dan klasik bir çizgi oyuncusu olmaz.. 4-3-3'ün sağ forveti olabilir mi? Belki ama bu geceki gibi bir sistemde değil..


Arda'nın sol çizgide Hırvatistan tarafından kilitlenmesiyle birlikte Uğur Boral'ın Colin Kazım yerine girip Arda'nın sağa geçmesi hem anlaşılır, hem mantıklı, hem de olması gereken değişikliklerden biriydi.. Sahadaki her topçu için bir şey söylenebilir ama Tuncay için çok ayrı bir parantez açmak gerek.. Terim'in maçın başında yaptığı riskli hareketlerden biriydi onu serbest bir şekilde, resmen bir play maker gibi kullanmak.. Ama şaşırtıcı bir şekilde başarılı oldu Tuncay.. Her pozisyonun içinde vardı, inanılmaz koştu, serbestliğini sahanın her yerini kat etmede inanılmaz kullandı.. Bu özel görevli Tuncay nedeniyle görünüşte klasik 4-4-2 olan sistem de kaotik bir yapı gösterdi 90 dakika boyunca.. 3 maçtır ortada yoktu Tuncay, bugün 360 dakikalık oynadı resmen.. Semih yine kenardan girip her zaman yaptığı işi yaptı.. Bu çocuğun bu özel motivasyonu hakikaten inanılmaz.. Yavaş yavaş Ole Gunnar Solskjaer'i hatırlatmaya başlıyor bana.. Ne Fenerbahçe taraftarı, ne de milli takımdaki durumu nedeniyle vatandaşlar yedek kalmasına kızmasın bu çocuğun.. Durumu çok özel çünkü.. Nihat yine yoktu maç boyunca, Hamit Çek maçının gerisindeydi ama orta sahada kullanılan olumlu topların hepsinin içinde vardı.. Emre-Gökhan tandemi beklediğimiz kadar rezil etmedi işi ama hep bir çekingenlik vardı, savunmanın üstüne basan takımlara karşı çok zorluk çekebiliriz ki Almanya böyle bir takım..


Çok karman çorman olacak yine yazı, bu adrenalinle, bu seratoninle farklı olması da zor zaten.. Avrupa'nın son dördündeyiz işte.. Daha ötesi ne olacak.. Efendim yarı finalde tek stoperle kaldık, Arda yok, Tuncay yok.. Nihat'ın durumu belli değil.. O yok, şu yok.. 5 yesek ne olur? Euro 2008'in en büyük rengi olduğumuz gerçeği değişir mi? Almanya paramparça edip evimize yollarsa üzülen bir Türk çıkar mı bu saatten sonra? O zaman önemi yok.. Artık baskı 0.. Stoper işini hallettikten sonra ki Topal ya da Balta'yla halledilecek bir şekilde, Emre Aşık'tan kötü oynamaz bu çocuklar da, çıkaracak kadromuz var Almanya'ya da.. Sonuçta Marco Aurelio dönüyor yahu.. Şu maçtaki takımın gücünün en az %25 artması demek bu.. Üçlü bir orta saha şart gibi görünüyor Panzerlere karşı ama bunları konuşmak için çok erken yine.. Zamanı gelince ona da çakarız bir preview, gün sevinme günüdür..

Bacaklarınıza sağlık çocuklar..

20 Haz 2008

,

Ayhan nerede hoca?


Defansta Servet, orta sahada Aurelio yok, Emre Aşık ve Gökhan Zan gibi halı sahada takım kursam tercih etmeyeceğim adamlar mecburiyetten tandemde oynayacak.. Hoş bunlardan biri Terim'in Türkiye Milli Takımı 11 oyuncusu, diğeri ilk yedeği.. Orta sahayı olabildiğince sağlam tutmak lazım değil mi? Son antrenmanlardan gelen haberler Fatih hocanın öyle düşünmediğini gösteriyor.. Ortada Topal ve Hamit'e yer verip kanatlarda Arda'yla Colin Kazım'ı oynatacakmış hoca.. Şu Colin Kazım'ın bu turnuvada ne yaptığını ben anlayabilmiş değilim daha.. Süper oynadı dedikleri ilk Portekiz maçı dahil bence takımın en kötülerinden.. Ama biraz bileklerine hakim olup 2 çalım bastın mı kralsın Türkiye'de.. Kral olanlar da onu yapamadıkları için şaban.. Hamit'i sağ çizgiye çekip ortanın ortasını Aurelio gibi süper bir adamın yokluğunda Topal ve Ayhan'dan oluşturmak gerekmez mi? Bence gerekir.. Hırvatlar yine çok kalabalık orta sahayla çıkacaklar maça.. Umarım ezilmeyiz.. Biraz fazla eksik kalacağız gibi geliyor bana..

Kaldı 4 saat.. Elensek de başarılıyız.. Bunun rahatlığıyla oynasınlar, yeter..

19 Haz 2008

, ,

Rusya 2-0 İsveç


Rusya'nın bu gece oynadığı topu tanımlayabilecek bir kelime bilmiyorum ben.. Olsa olsa dominasyon ya da şov denir şu oyuna.. Yunanistan maçında da harika oynamışlardı.. Bugün şiir yazdılar..

Arshavin'in takıma girmesinin yarattığı fark ortada ama Yunan maçında da bu performansın sinyallerini vermişti Ruslar.. Pavlyuchenko biraz Hakan Sukur gibi ama çok faydalı adam aynı şekilde.. Biraz fırsatçı olsa belki de gol krallığını ilan etmişti şimdiden.. Arshavin'i, Zhirkov'u, Zyryanov'u, Semak'ı, hakikaten müthiş bir takımlar.. Arshavin'in dışında Zhirkov'a da özel parantez açmak gerek.. CSKA'da 3-5-2'nin solunda çok iyi bir performanstan sonra sol bekteki başarısını görünce sol çizgideki oyunu neden bu kadar underrated kalır anlamak zor.. Daha yaş 25 gerçi.. Yolunu bulur bu performansla..

Guus Hiddink için her turnuva ve her takımında tekrarlanan övgülerin üzerine daha ne eklemek gerek bilmiyorum.. Bu adama yapılacak övgüler bitti.. Yeni şeyler bulmak gerek.. Hollanda hiç istemeyeceği türden bir rakiple oynayacak çeyrek finalde.. Allah kolaylık versin diyorum ben şu son iki Rusya maçından sonra..

17 Haz 2008

, ,

Fransa 0-2 İtalya


Çok komik adammış hakikaten bu Domenech.. 1 puanla evine döndü Fransa.. Özel tebrik lazım.. Grubun iki kaybedeni küçük çaplı finalde karşı karşıya geldiler 2006'daki büyük finalden sonra.. Kazanan yine İtalya oldu..

Domenech bu sefer Toulalan ve Makelele'yi ortada bırakıp forvette Benzema ve Henry, kanatlarda da Ribery ve Govou'yla fazlasıyla hücumcu çıkmış maça.. Ribery sakatlanmasa da oynamaları zordu da, peki Eric Abidal'ın tandeme geçmesine ne demeli? Stoper olarak oynadığı maç var mı Abidal'ın geçmişte? Ben hatırlamıyorum.. Abidal'li defansta dünyanın en ağır forvetlerinden Toni defansın arkasına kaçma rekoru kırıyordu neredeyse.. Yanlış görmediysem ilk sektirip Toni'yi Coupet'yle karşı karşıya bırakan Abidal'dı.. Bu arada o pozisyonda daha Toni vurmadan Allah belanı vermesin Toni dedim.. O kadar barizdi zira kaçıracağı vücut hareketlerinden.. 3 metre daha sürüp plaseyi bırakabilecekken niye asıldı önüne aldığı gibi anlamadım.. O pozisyondan sonra yine sarktı arkaya Toni, Abidal hem penaltıyı yaptı, hem de 10 kişi bıraktı takımı.. Maçın bittiği an da o andı zaten.. De Rossi, Pirlo ve Gattuso zaten ağır gelmişti Makelele ve Toulalan ikilisine.. Bir de 10 kişi kalınca Fransa iyice rahat bir maç oldu İtalya için.. Henry ve Benzema'nın kişisel gayretleriyle de anca bir yere kadar gidilebiliyor böyle organize defansların üstüne..

Hollanda-Romanya beklediğim gibi geçmiş.. İzlemedim ama çok gol kaçırdığını söylüyorlar Hollanda'nın.. O takım bile fazlaydı Romanya'ya.. İtalya'nın İspanya'yı hırpalamasını bekleyerek çok doğru yaptı bence Portakallar.. Peki İtalya yine böyle garip bir çıkıştan sonra finale kadar yürürler mi? Donadoni'yle o da zor görünüyor ama söz konusu İtalya olunca gerisi teferruattır diyebilirim rahatlıkla.. Her şeyi yapabilir bu adamlar..

De Rossi de ne güzel topçudur yahu..

,

Hollanda-Romanya


Hollanda maça 9 yedekle çıkıyor as kadrosuna göre.. Çıkan kadro Romanya'ya yetmez mi peki? Kökünü bile kurutur.. Oyuncuları dinlendirmesinde sorun yok Van Basten'in, gayet normal bir şey bu.. Önemli olan mantalite.. Bir haftadır her yerde Hollanda maçı Romanya'ya satacak, İtalya ve Fransa'yı istemez diyorlar önlerinde.. İyi de Fransa ya da İtalya çeyrek finale çıkarsa kimle oynayacak? İspanya'yla.. Hollanda şu an için bu iki takımdan çok daha güçlü görünen İspanya'nın kolay geçecek bir Romanya maçıyla mı karşısına çıkmasını ister, yoksa Fransa ya da İtalya'yı İspanya'yla birbirlerine kırdırarak İspanya'nın yoluna taş koymayı, olası bir İtalya/Fransa galibiyetiyle gruplarda farklı yenerek büyük psikolojik avantaj sağladığı rakiplerini bir kez daha yenmeyi mi düşünür? Bence ikincisi Hollanda için daha büyük avantajdır.. Bugün yenilebilirler Romanya'ya yedek kadroyla.. Ama bunu bilerek yapacaklarını sanmıyorum ben.. Kaldı 15 dakika maça.. İzleyeceğiz bakalım..

16 Haz 2008

, ,

Delilik! Türkiye 3-2 Çek Cumhuriyeti


Böyle anormal maçlardan sonra kritik yapma taraftarı olan bir insan değilim.. Çünkü bu tip maçların fazla teknik, taktik açıklaması olmaz.. Elbette olur da, 75. dakikaya 2-0 geride girip çeyrek finale çıkma maçında son 15 dakikada 3, son 3 dakikada 2 gol buluyorsa bir takım bunu teknik ve taktikten çok yürek, inanç, motivasyon, azim vb. şeylerle açıklama taraftarıyım ben..

İsviçre maçından sonra Çeklerin fiziğine karşı koyabilmek için orta bölümde Emre Güngör-Servet/Topal-Aurelio/Nihat-Semih şeklinde oynanması gerektiğini yazmıştım kendi fikrimce.. Terim de bugün öyle çıkmış.. Semih'in 11 başlaması gerektiğinden bahsetmeme rağmen yedekten girme motivasyonuna da dikkat çekmek istemiştim, bence geçerli oldu o bugün.. İlk yarıda ne oynadık ki Semih etkili olacaktı ki diyebilir insanlar ama fiziksel özellikleri nedeniyle topla çok buluşamasa bile o tarz bir forvetten topsuz oyunda beklenen bazı şeyler vardı, onu yapamadı Semih.. Sanıyorum bundan sonra yedek statüsüne geri dönecektir.. Son yarım saatlerdeki Semih'i şahsen daha çok seviyorum evet, bu maçtan sonra karar verdim buna..

Maçı çeviren bir hareket varsa da kesinlikle Semih'in çıkıp Sabri'nin girmesidir.. Sabri'nin sağa getirdiği enerji yine anormal boyutlardaydı.. Maçın direkt yıldızlarından biridir Arda Turan ve Nihat Kahveci'den sonra.. Nihat yine paspastı 87 dakika boyunca ama ona rağmen 3 dakikada çıkıp o 2 golü atıyorsa denecek bir şey olmaz.. Man of the match seçilmiş, hakkıdır şu efsane Arda'ya rağmen..

Bir Türk takımının böyle bir finalde 2-0 geriye düştükten sonra geri dönmesi Türk futbolcularının psikolojisini düşününce pek alışıldık bir durum değildir.. Burada Fatih Terim'in devreye girdiğini kabul etmek gerek.. Durum 2-0'ken ve umutlar tamamen bitmişken yardımcı hakemin bayrağını değiştirmek için 60 metre depar atan Tuncay'ın hırsı, azmi ve isteğidir bugünkü geri dönüşün nüvelerini oluşturan.. Koca bir helal olsun demekten başka yapacak bir şey yok bu keyifle.. Sisteme, taktiğe, ota, bitkiye fazla karışmadan da keyfini çıkarmak lazım bu gecenin..

Sonuç olarak ne demiştik A grubunun preview'ında.. Portekiz 1. olur.. Biz? Çıkarız.. Çıktık da.. Ayaklarınıza sağlık çocuklar..

Edit: Tuncay sanıyorum cezalıymış.. Bu Semih'in Hırvatistan maçında da 11 çıkacağını gösteriyor büyük ihtimalle.. Maç içi opsiyonlar için pek hayırlı bir haber değil bu.. Balta'yla Aurelio da cezalı duruma düştü.. Balta'nın yerine Uğur Boral girecek muhtemelen.. Arda'yla nasıl savunacaklar solu bilmiyorum.. Aurelio da takımın son 1-2 yıl içindeki en iyi ve istikrarlı oyuncusu olarak büyük kayıp olacak.. Volkan'ı Rüştü yedekler.. Aurelio'nun yerine de Ayhan girer.. Bundan sonra bunları kafaya takmadan eldeki oyuncularla en iyisini yapmak lazım.. Hırvatistan bence şanstır çeyrek final için.. Portekiz'le Almanya birbirini kırsınlar bakalım..

Edit 2: Şansal'ın gazına geldim sanırım o adrenalinle.. Tuncay'la Balta kart görmemiş ki yahu, pes..

14 Haz 2008

, ,

Hollanda 4-1 Fransa


Çok fena bir patlaktır bu Hollanda turnuva öncesi yorumlarında ama futbol böyle bir şey işte.. Önce İtalya'yı 3'lük yapıp arkasında Fransa'ya da 4 çekince piyasanın kralı oluyorsunuz.. İşin hücum boyutunda Hollanda'nın çoğu övgüyü hak ettiği bir gerçek.. Ama savunmalarında büyük sorunlar var.. Turnuva öncesinde 2006 Dünya Kupası'ndaki Hollanda'ya göre bunun tam tersi bir görüntü beklerdim ama Hollanda o eski imajını ve ekolünü yakalamış görünüyor şu anda.. Van Basten'e 2006'da yaptığım en büyük eleştiri geçmişi yıllara dayanan bir ekolü değiştirme çabası ve defansif futbolu ön plana almasıydı.. Bunun yanlışlığı da ortadaydı.. Euro 2008 elemelerinde de aynı futbol ve tarz devam edince böyle bir takımla karşılacağımızı tahmin etmemiştim.. Yine ön alandaki bildiğimiz Hollanda ortaya çıktı ama bu turnuvada..

İki maçtaki futbol ve 2 dev takıma atılan 7 gol anormal şeyler tabii ama 7 gol de yiyebilirdi bu 2 maçta Hollanda.. Savunmaya yüklenince hücumdan, hücuma yüklenince de savunmadan vermek futbolun doğasında olan bir şey.. Van Basten'in şu anda bu dengeyi iyi tutturduğunu söyleyemiyorum.. Ve yine çok iyi oynadıkları bir turnuvada tipik bir Hollanda olarak gruplardan hemen sonra elenmeleri çok şaşırtıcı olmayacak bence..

Engelaar'ın yerine 46. dakikada giren Robben sistem açısından yanlış bir değişiklikti bana kalırsa.. Ama gelen kolay kontralar bu yanlışın fazla ortaya çıkmamasına neden oldu.. Robben'in çok güzel asisti ve harika golü de aynı şekilde.. Ama skora yansımasına rağmen hala doğru olmadığını düşünüyorum o değişikliğin..

Hollanda-Romanya maçı çok ilginç bi hal aldı Romanya-İtalya maçının berabere bitmesiyle.. Hollanda şu anda liderliği garantiledi.. Romanya Hollanda'yı yendiği anda 2. olarak gruptan çıkıyor.. Bu akıllara direkt olarak Hollanda maçı satar mı sorularını getirir.. Ben pek sanmıyorum ama eğer gerçekleşirse de fazla şaşırmam açıkçası.. Etik midir değil midir bu hareketler bunlar muallakta olan şeyler ama maç öncesi yapılan açıklamalar hep büyük tarafı motive eder.. Romanya'nın istediğini alması baya zor olur sanıyorum o maçtan..

12 Haz 2008

, ,

İsviçre 1-2 Türkiye


Bu maçtan sonra her yer Arda varken nasıl kullanılmaz, en uçta oynayacak adam Semih'tir, bu Tümer'in bu milli takımda işi olmaz, bu Emre Aşık'la nereye kadar cümleleriyle dolacak.. Bunların çoğu da doğru, belki hepsi doğru..

En geriden başlamak gerek.. Yediğimiz gol tamamen bir Emre Aşık ürünü.. Önce ofsaytı bozdu, sonra Hakan Yakın'a gitmesi gerekirken ortada davar gibi bekledi.. Bu gol belki de turnuvaya mal olacaktı.. Terim'in Emre Güngör kenardayken yaptığı bu seçimler tamamen bir kompleks ürünüdür.. Ankaraspor'un 36'lık Emre'si oynarken genç, hızlı, çevik, transfer olduğu andan itibaren Galatasaray'da inanılmaz bir performans göstererek Song'u taraftara unutturan Emre Güngör'ü oynatmamak baştan yapılan yanlış seçimden sonra geri adım atmama isteğinin bir yansımasıdır.. Terim'in ruhsal yapısına da cuk oturan bir davranıştır..

Nihat'ın en uçta büyük hayal kırıklığı olacağını hissettiğimi daha önce söylemiştim.. Semih'in de girdiği her maçta yaptığı şeylerin farkındayım.. Ama Fenerbahçe'deki gibi, ilk 11 başladığında da bunu gösterebilecek mi emin değilim.. Jokerliğe fazla alıştı çünkü.. Bundan büyük güç alıyor Semih ve sonradan girdiği maçlarda daha motive oynuyor sanki.. Nihat'ın 4-3-3'teki tek forvet olarak olmayacağı çok belliydi ama EPL'de sene boyunca forvet oynayıp iyi performans gösteren Tuncay'la beraber olmaması için de bir neden yok.. Bugün iyi koştular, ilk golde de harika bir orta yaptı Nihat ama benim beklediğim, Türk halkının La Liga'daki performanstan sonra beklediği Nihat bu değil.. Yine de Çek maçında Semih'le birlikte oynaması en makul seçim olarak duruyor şu anda.. Özellikle de toplu oyundaki berbat Tuncay'ı 180 dakika izledikten sonra..

Tümer'le bu iş olmayacak.. Emre yoksa Aurelio'nun yanında Topal ya da Ayhan'dan birinin girmesi elzem.. Özellikle İsviçre'den çok daha fizikli ve mücadeleci oynculardan kurulu Çek Cumhuriyet'ine karşı.. Bunun dışındaki seçimler Terim'i bağlar, pek de iyi olmaz sonuç bana kalırsa..

İlk yarıda göle dönmüş sahadan çok etkilendik.. 40. dakikadan sonra duran yağmurun devre arasında sahadaya olumlu yansımasıyla ikinci yarı çok etkili oynadık.. Arda bu takımda Aurelio'dan sonra Servet'le birlikte tahtaya yazılacak ilk isimdir.. Çek maçında beraberlik penaltılara götürüyor hadiseyi.. Bu avantajı iyi kullanmak gerek..Daha kaliteliyiz oyuncu bazında ama takımca yaşayacağımız fizik dezavantajını en düşük seviyeye indirecek bir takımla çıkmak şart.. Bu yetenek avantajımızdan ödün vermek demek olacaksa varsın öyle olsun, Terim'in bu tek maç için yetenek-fizik dengesini iyi kurması gerek.. Bunun için de tandeme Servet-Emre Güngör, orta alana Topal-Aurelio ve forvete Semih şart derim..

10 Haz 2008

,

Ölüm gibi


Hakikaten ölüm grubuymuş bu..

Fransa-Romanya maçının ilk yarısının yarım saatini izleyemedim, 30-45 arasında hiçbir şey kaçırmadığımı anladım.. Romanya'nın çelme taktığı takımlar direk dezavantaja düşecek bu grupta, favorim Fransa'nın sonu hayrolsun.. Raymond Domenech'i de Allah bildiği gibi yapsın.. Yıllardır bunu diyorum ama ağır aksak bir şekilde ilerletiyor takımı.. Şu kadronun oynadığı top bu olmamalı yahu..

Romanya defans açısından çok sağlam göründü ama Romanya iyi takım derken grup incelemelerinde kastettiğim bu değildi.. 4'lü defansın önüne konan Radoi, tek forvet Niculae'ye soldan destek veren Mutu'yla hücuma çıkmaya çalıştılar.. Domenech tarafından memur takımı haline sokulan Fransa'nın savunmaya kasışından dolayı fazla etkili olamadılar.. Sanırım ilk tur maçları içinde en berbat futbol bu müsabakadaydı.. Fransa klasik 4-4-2 kasmaya çalışmış.. Zidane sonrası Henry takımı olan takımın onun varlığını aramadığını iddia etmek komik olur.. Anelka etkisizdi ama Fransa'da fazlalık gibi görünen iki oyuncu vardı.. Biri Malouda, biri Benzema.. Ribery de gereksiz sıkıştı sağ kanada.. Tek kazancı şu oldu bu maçın benim adıma.. Çok övülen Toulalan gerçekten övgüleri haklı çıkaracak bir oyun oynadı.. Güzel olacak turnuvanın devamında onu izlemek..


Hollanda-İtalya maçı benim öngörümü tek kalemde çizen bir 90 dakikaydı.. Van Basten ve Hollanda için çok ağır konuştum, 3 golle cevap verdiler.. Cannavaro'nun yokluğu çok büyük etken elbette, özellikle İtalya defansı ve kalecisi böyle bireysel hatalar yaparken.. Canna olsa olur muydu o hatalar emin değilim.. Sakatlığını duymamdan sonra acaba demiştim ama açıkçası yokluğuna rağmen İtalya'nın Hollanda karşısında bu kadar madara olacağını tahmin etmezdim.. Önemli pozisyonları var maç dengedeyken ama bariz bir üstünlüğü vardı Hollanda'nın.. Robben'in yokluğu kazançtır Hollanda'nın takım oyunu için.. Babel için aynı şeyi söyleyemeyeceğim ama.. Babel, Robben yokken, Van Persie de sakatken Hollanda'nın kanatsız bu kadar etkili olabileceğini en fanatik turunculu bile tahmin etmezdi heralde.. Hollanda hem İtalya galibiyetiyle, hem de Romanya-Fransa maçının berabere bitişiyle inanılmaz rahatladı.. Romanya'yı yenip gruptan çıkmak ellerinde.. Tepmezler sanıyorum bundan sonra.. Sneijder'in gelişimini izlemek de gerçekten çok zevkli.. Van Der Vaart'la ortada inanılmaz işler yaptılar bugün.. 1.97'lik Engelaar da De Jong'la birlikte modern bir defansif orta sahanın yapması gereken her şeyi yaptı bugün.. Turnuvanın yıldızlarından olabilir bu seviyeyi korursa..

İtalya'ya yıllardır gönülden bağlı bir insan olarak Domenech benzeri bir şekilde Allah belanı vermesin Donadoni demekten kendimi alamadım maçı izlerken.. Bu kadar iyi kadrolar bu kadar kötü hocaların elinde olmamalı ya.. Nasıl federasyonlardır bunlar anlayamıyorum..

8 Haz 2008

, ,

Portekiz 2-0 Türkiye


İlginç bir şey hakikaten, turnuva öncesi sisteminden bahset, 4-3-3 oynayacağız de, hazırlık maçlarında her maça farklı 11'le çık, ama 4-3-3'ü bozma.. Portekiz maçı gelince klasik 4-4-2 bozması bir 4-2-4'le sahaya çık.. Neden? Cevap yok.. En azından benim kendi mantığım dahilinde bir cevabı yok bunun..

Hazırlık maçlarında çok iyi oynamış bir Sabri var elde, turnuva öncesi röportajlarda işler kötü mü gidiyor diye soran gazetecilere, yorumculara benim Emre-Aurelio-Hamit'li orta saham dünyanın hiçbir takımında yok diye verilen Terim cevapları var.. Portekiz gibi teknik, top yapan bir orta sahaya Emre-Aurelio'yla çıkılan bir maç var sonra.. Mevlüt-Nihat'tan oluşan çift forvet, solda forvet özellikli Tuncay, sağda yine forvet özellikli Colin Kazım'la bu takım sıradan bir Avrupa takımına bile top yapamaz ama Portekiz gibi ultra teknik bir takıma çıktığı 11 bu Terim'in..

Rakibin orta sahası Simao, Ronaldo, Deco, Moutinho ve Petit'ten oluşuyor.. 5 tane top yapan, teknik oyuncu.. Türkiye'nin bunlara karşı sahaya sürdüğü orta saha Emre ve Aurelio.. Tuncay'ın zaten tekniği olabildiğince kısıtlı.. Colin Kazım o konuda iyi ama hem gamsız, hem de önünde koridor olmadıkça asla oynayamayan bir adam.. Sonra 5'e 2'yle çıkılan maçta oyuna hakimiyet bekle.. Olmaz tabii.. Son maçta sağ çizgide Sabri, Hamit, Mevlüt üçlüsü süper iş yapmış, rakibin sol kanadını felç etmiş ki son hazırlık maçın bu senin.. Rakibin kanat oyuncuları gayet iyi, 4-3-3 düzeniyle kanatlar çok daha iyi savunulabiliyor.. Ama birden sağ açık gibi oynayan Mevlüt sol forvet, orta sahada oynayan Hamit sağ bek, bekteki Sabri de kulübeye gidiyor..

Televizyon açık şu anda, yok Hamit'ten sağ bek olur mu, Emre Belözoğlu'nun daha çok inisiyatif alması gerek vs. diye sallıyorlar.. Bu saçma 4-4-2 çakması nedir, 4-3-3'e ne oldu diyen birini görmedim.. Yarın yazan çıkar mutlaka..

Emre Güngör kenardayken şu Gökhan Zan'ın yerine bu Emre Aşık giriyorsa oyuncu özelinde de endişe duymak gerekir gerçi ama, bir de oraya girmemek lazım..

5 Haz 2008

,

Raul'un ahı


31 Mayıs gecesi Peru'ya karşı oynadıkları hazırlık maçında sağ bileğine aldığı darbeyle sakatlanan Torres'in en son pazartesi günü çıkamadığı antrenmandan sonra bu sefer de antrenmanda David Villa sakatlanmış.. Yine ayak bileği arıza çıkartan bölge.. Raul tartışması alevini yeni yeni kaybederken gelen bu sakatlıklar turnuvaya 2 gün kala yeni tartışmalara neden olacak sanırım.. İspanya ileri ucundaki gelişmeler pek hoş değil açıkçası..

1 Haz 2008

,

Euro 2008 D Grubu


C eğer ölüm grubuysa turnuvanın D de en dengeli grubu.. Tahmin yapmak zor.. Aragones için de çoğu büyük takımdaki yorumu yapmak mümkün.. Feci kötü hoca, o nedenle İspanya'ya da onunla şans vermiyorum.. Grubun 1.lik için en büyük favorileri ama çıkamazlarsa da asla şaşırmam.. Gelen ikinci takım Rusya olur gibi geliyor bana ama Arshavin'in oynamayacak olması büyük dezavantaj onlar için.. İsveç son 1-2 yılda kaybettiği futboluna geri dönerse kalır son 8'e.. Yunanistan'ın maalesef miyadı doldu.. Kullanım tarihleri benzer takımlara göre çok daha uzun çıktı ama.. Rehhagel'e ne kadar saygı duyulsa az..

Genel bir bakışla şöyle bir baktım da büyük ülkelerden hiçbirini beğenmiyorum.. Hepsinin büyük sorunları (çoğunun hoca odaklı) var bana göre.. Bu açıdan da gayet kestirilemez duruyor bence turnuvanın gidişatı.. Ki kötü bir şey değil bu.. Favorim Fransa.. Plasem yok.. Sürprizim Portekiz.. Ne kadar sürpriz olursa artık.. Krallığı El Nino alsın götürsün.. Çok fena bel bağladım Fantezi Futbol'da.. Ayıp etmesin..

,

Euro 2008 C Grubu


Fazla bir şey yapmadan direkt olarak şunu söyleyeyim, çoğu kişinin grubun favorisi olarak gördüğü Hollanda benim 3.lük favorimdir.. Şu ana kadar izlediğim Marco Van Basten profili bu takımı bir yerlere taşıyacak ışığı vermiyor bana, vasatın çok altında teknik adamlığı.. Fransa 1 gelir diye tahmin ediyorum.. Domenech de vasat denizlerde yüzüyor ama en azından kadroya ve takıma alıştığını söyleyebilirim.. Thierry Henry'nin 1 senede futbolu unutup unutmadığı Fransa'nın nereye kadar çıkacağında en önemli etken olacak bana kalırsa..

Benzer şekilde Donadoni'yle de İtalya'nın büyük işler başarmasını beklemek hayalcilik ama sokaktan birini getirip koysalar o takımın başına tehlikelidir.. Çıkarlar yani.. Romanya kesinlikle yabana atılacak takım değil, üçlüden birine çelme takma potansiyelleri de var, hangi 2 takımın yukarıya çıkacağında söz sahibi takım olabilir Romanya..

,

Euro 2008 B Grubu


Almanya çoğu kişiye göre turnuvanın en büyük favorisi.. Gary Lineker "Futbol 11'er kişiden 90 dakika oynanan ve sonunda Almanların kazandığı bir oyundur." lafını etmiştir evet, güzel saptamadır da.. Ama özellikle 90 sonrası dönemde hiçbir Alman Milli Takımı'nı bir turnuvanın favorisi yapmam ben.. Fizik kalite yönünden tartışmasız bir şekilde turnuvanın en iyi takımı konumundalar.. Ama yetenek? Çok daha iyileri var kendilerinden.. Yarı finale kadar yolları açık gibi görünüyor eğer Hırvatlar bir sürpriz yapmazsa, sonrası için bir şey demek zor ama ben final görebileceklerini sanmıyorum açıkçası..

Hırvatlar Eduardo'nun sakatlığıyla bir anda o flaş dönemden tekrar underdog'luğa geçtiler ki bu bi avantaj kendileri için.. Hırvatistan'ın top döneminin iki maçını izledim indirip, gördüğüm kadarıyla Eduardo o takımın çok çok önemli bir yapı taşı değil.. Çok daha farklı özellikleri olan bir takım Hırvatistan.. Eduardo süper topçu tabii, olmaması da eksiklik yaratır ama o yoksa aslan gibi Ivan Klasnic var yahu.. Bir de şu Igor Budan davarını almasaydı kadroya Bilic daha mutlu olacaktım..

Polonya son 4-5 yıldaki gelişimini beğendiğim bir takım.. Kendi ekollerini oluşturma yolundalar, başarılı da oluyorlar.. Hırvatları geçebileceklerini sanmıyorum ama.. Avusturya için bir şey söylemeye gerek yok.. 1 puan alırlarsa başarılı sayarım..

,

Euro 2008 A Grubu


Önce kendi grubumuzla başlamak gerek tabii.. Kuralar ilk çekildiğinde Çek Cumhuriyeti'nin Portekiz'den daha şanslı olduğunu düşünüyordum.. 2. çıkan biz olacağız ya.. Ben bunu düşünürken ne Çekler'de başta Rosicky olmak üzere eksikler vardı, ne de Cristiano Ronaldo böyle çıldırmıştı.. O yüzden düşüncemi geri çektim.. Bizle beraber Portekiz gruptan çıkan ikinci takım olur diyorum.. Defans hattı, orta sahası ve çılgın kanatlarıyla çoğu büyük ülkenin sorun yaşama ihtimali olan bu turnuvada en tepelere de gidebilirler aslında ama diğer mevkiilere hiç uymayan forvet hattındaki zayıflık acaba dedirtiyor..

Çekler her zamanki Çekler.. Rosicky ve Nedved'in olmaması orta sahaları için çok büyük handikap ama isterse 10 eksikle çıksınlar sahaya, Karel Bruckner senden benden takım yapsa o takım her turnuvada çıkmaya oynar.. Baba kariyerinin son deminde yine yapacaktır bir sihirbazlık..

İsviçre şu grupta, bu 3 takım arasında patlama yapabilecek bir nitelik göstermiyor bana.. Ev sahibi avantajıyla bu 3 takımdan birini yakacaktır diye tahmin ediyorum ama o kadar, fazlasını çıkaramazlar..

Biz? Çıkarız..

30 May 2008

, ,

Türkiye 2-0 Finlandiya


Maçın başlamasıyla beraber sistemi ve oyuncu yerleşimini anlamam 15 dakika sürdü.. Benim algısızlığım mıydı bu yoksa oyuncuların beklemediğim yerlerde konuşlanması mı bilmiyorum ama Terim yine bir sürprizle çıktı maça..

Maçın başında sağ kanadın Hamit ve Sabri'den, forvetin de Nihat ve Mevlüt'ten oluştuğunu sanıp bir 10 dakika kadar "E klasik 4-4-2 lan bu.." geyiği yaptım eniştemle maçı izlerken.. 4-3-3 oynayacağız diyen Terim'in üstüne garip geldi, yine bir kararsızlık daha dedim.. Sonra Hamit'in sağ iç, Mevlüt'ün de ileri üçlünün sağındaki adam olduğu ortaya çıktı.. Defans ve orta saha tamam ama ileri üçlü beklenmedikti oldukça..

Mevlüt'ün boşuna Milli Takım'a seçilmediği bu maçla ortaya çıktı bence.. Hiç izlememiştim çoğu insan gibi.. Topla yapabildiklerini görünce heveslendim.. Sabri ve sık sık sağ içten kenara inmeye çalışan Hamit'le beraber iyi işler yaptılar oynadıkları süre boyunca.. Takımın da en iyi işleyen bölgesiydi bu sağ koridor..

Hamit'in başta sağ açık gibi görünüp daha sonra iç oyuncusu olduğunun anlaşılması (En azından benim tarafımdan) Terim'in Cristiano Ronaldo için almaya çalıştığı bir önlem gibi göründü bana.. Mevlüt'ün sık sık forvete destek vermesinden dolayı Sabri'yi burada tek başına bırakmamak ve o kanatta Ronaldo'nun karşısına bir üçgenle çıkmak istiyor gibiydi Terim.. Sol içteki Emre'nin aynı yardımı solda göstermemesi o kanat için böyle bir önleme gerek yok düşüncesi miydi, yoksa Emre'nin fiziki yetersizliğinin sahaya yansıması mıydı onu anlayamadım fakat.. Quaresma da yabana atılacak oyuncu değil, Hakan Balta'yı yalnız bırakmamak gerek orada..


Marco Aurelio'nun sahada olması orta sahayı çok rahatlatıyor.. Keza Sabri'nin sağ kanada getirdiği enerjinin değeri şu maçta göründüğü kadarıyla paha biçilemez duruyor.. Servet Çetin sonrası şamar oğlanı ama o, yeteneksizlik abidesi.. Onun Tuncay'a yaptığı ortanın aynısını yapan 48 tane topçumuz var zaten.. Çoğu oyuncumuz da her ortasında istikrar sağlamakla ün yapmıştır zaten ekolümüzde.. Tuncay solda attığı golden başka oyuna katkıda bulunmadı.. Arda'yı bekliyordum sol açıkta ama belli ki 60. dakikalardan sonraki koz olarak kullanılacak Terim tarafından..

65'ten sonraki fiziksel düşüşümüze de şüpheyle yaklaşmak gerek.. Antrenmanların zorlayıcı geçtiği yazılıyor, söyleniyor ama zaten bizim futbolumuzda 90 dakikalık kondüsyona sahip bir takım yok ki.. Ligde 90 dakikaya çıkabilen bir tek Fenerbahçe vardı.. Galatasaray sene boyunca 70'ten sonra düştü.. Beşiktaş keza öyle.. Ligin genelinde böyle genel bir kondüsyon yokken Milli Takım'dan 90 dakika taş gibi bir futbol beklemek zor.. Ama sanıyorum ki Portekiz maçında biraz daha iyi olacaktır..

Maçı izlerken 60'tan sonra Tuncay-Arda, sonra Mevlüt-Colin Kazım, en son olarak da Emre-Ayhan/Topal değişimi olur dedim.. 3. çıkan kesin Emre olmalıydı ama sanırım özel istekle hoca kenara Hamit'i aldı.. Sonunda 14-15 kişilik çekirdeğe kavuşmamız güzel oldu.. Büyük sürpriz Mevlüt'le beraber umuyorum bu sistem ve kadro yapısı 1 hafta sonrası için daha iyi bir yere gelecek.. Şu anda tek korkum Nihat'ın büyük bir hayal kırıklığı yaratma ihtimali olarak görünüyor bana, umarım gerçekleşmez.. Bir de kehanet yapalım yine, Cristiano Ronaldo bizim maçta fazla etkili olamayacak gibi geliyor bana.. Eğer çıkarsa nedenini yazarım sonra..

Bol şans çocuklara..

hit counter
Blogger tarafından desteklenmektedir.